Muhtasar Yakaran Gönüller Münâcâtı

EVRÂD Ü EZKÂR ile Cenâb-ı Hakk’a içten tazarru ve niyazda bulununca, bir yönüyle her arkadaşımızın yürüdüğü yolda kaymaması adına yollara tuz serpmiş oluruz. Günümüzde yollar çok buzlu. Buna karşı arkadaşlarımızın ağız birliği yaparak, duayı koro haline getirmesi lazım. (Manevî Ortaklık ve İlahî Mukabele/17 Mart 2019)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمَانِ الرَّحِيمِ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا وَسَنَدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ وَعَلَى جَمِيعِ الْأَنْبِيَاءِ وَالْمُرْسَلِينَ وَعَلَى عِبَادِ اللّٰهِ الصَّالِحِينَ مِنْ أَهْلِ السَّمَاوَاتِ وَأَهْلِ الْأَرَضِينَ أَجْمَعِينَ
-İsm-i Âzam-
(Hadis-işerifler de Geçen İsm-i Âzam Tesbihleri) O İsm-i A’zam ki, onunla dua edilirse Allah icabet eder, onunla istenirse verir.” (Tirmizî, Daavât 64; Ebû Dâvûd, Salât 358)
 لآَ إِلٰهَ إِلآَّ أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِـينَ اَللّٰهُ لآَ إِلٰهَ إِلاَّ هُوَۚ اَلْحَــيُّ الْقَـيُّومُۚ لاَ تَأْخُذُهُ سِــنَةٌ وَلاَ نَــوْمٌۘ لَهُ مَا فِــي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِۘ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُٓ إِلاَّ بِإِذْنِهِ۪ۘ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلاَ يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِٓ إِلاَّ بِمَا شآَءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضَۚ وَلاَ يَؤُۧدُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ﴾ قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِي الْمُلْكَ مَنْ تَشآَءُۘ وَتَنْزِعُ الْمُلْكَ مِمَّنْ تَشآَءُ وَتُعِزُّ مَنْ تَشآَءُ وَتُذِلُّ مَنْ تَشآَءُۘ بِيَدِكَ الْخَيْرُۘ إِنَّكَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ هُوَ اللّٰهُ الَّذِي لآَ إِلٰهَ إِلاَّ هُوَۚ عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِۚ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّحِيـمُ،  هُوَ اللّٰهُ الَّذِي لآَ إِلٰهَ إِلاَّ هُوَۚ اَلْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلاَمُ الْمُؤْمِنُ الْمُهَيْمِنُ الْعَز۪يزُ الْجَبَّارُ الْمُتَكَبِّرُۘ سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يُشْرِكُونَ، هُوَ اللّٰهُ الْخَالِقُ الْبَارِئُ الْمُصَوِّرُ لَهُ الْأَسْمَآءُ الْحُسْنٰىۘ يُسَبِّحُ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِۚ وَهُوَ الْعَزِيزُالْحَكِيمُ الٓـمٓۚ ، اَللّٰهُ لآَ إِلٰهَ إِلاَّ هُوَۙ اَلْحَيُّ الْقَيُّومُۘ﴾ وَإِلٰهُكُمْ إِلٰهٌ وَاحِدٌۚ لآَ إِلٰهَ إِلاَّ هُوَ الرَّحْمٰنُ الرَّحِيمُاَللّٰهُ لآَ إِلٰهَ إِلاَّ هُوَ الْأَحَدُ الصَّمَدُ الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً أَحَدٌ أَسْأَلُكَ يَآ اَللّٰهُ يَا هُوَ يَا رَحْمٰنُ يَا رَحِيمُ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَالْإِكْرَامِ اَللّٰهُمَّ إِنِّٓي أَسْأَلُكَ بِأَنِّٓي أَشْهَدُ أَنَّكَ أَنْتَ اللّٰهُ لآَ إِلٰهَ إِلآَّ أَنْتَ الْأَحَدُ الصَّمَدُ الَّذِي لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً أَحَدٌ اَللّٰهُمَّ إِنِّٓي أَسْأَلُكَ بِأَنَّ لَكَ الْحَمْدَ لآَ إِلٰهَ إِلآَّ أَنْتَ الْمَنَّانُ بَدِيعُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ يَا حَنَّانُ يَا مَنَّانُ يَا بَدِيعَ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضِ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَالْإِكْرَامِ أَسْأَلُكَ الْجَنَّةَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ النَّارِ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَحْدَهُ لآَ شَرِيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ الْحَمْدُ يُحْيِى وَ يُمِيتُ وَ هُوَ حَىٌّ لاَ يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ لآَ اِلٰهَ اِلاَّ اللّٰهُ وَلاَحَوْلَ وَلاَقُوَّةَ اِلاَّبِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ
Salât-ı Bedeviye
Önce Arapçası Sonra Meali “birer” defa okunacak
اَللَّهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلٰى سَيِّدِنَا وَ مَوْلَانَا مُحَمَّدٍ شَجَرَةِ الْأَصْلِ النُّورَانِيَّةِ وَ لَمْعَةِ الْقَبْضَةِ الرَّحْمَانِيَّةِ وَ أَفْضَلِ الْخَلِيقَةِ الْإِنْسَانِيَّةِ وَ أَشْرَفِ الصُّورَةِ الْجِسْمَانِيَّةِ وَ مَعْدِنِ الْأَسْرَارِ الرَّبَّانِيَّةِ وَ خَزَائِنِ الْعُلُومِ الْإِصْطِفَائِيَّةِ صَاحِبِ الْقَبْضَةِ الْأَصْلِيَّةِ وَ الْبَهْجَةِ السَّنِيَّةِ وَ الرُّتْبَةِ الْعَلِيَّةِ مَنِ انْدَرَجَتِ النَّبِيُّونَ تَحْتَ لِوَائِهِ فَهُمْ مِنْهُ وَ إِلَيْهِ وَ صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ عَلَيْهِ وَ عَلٰى اٰلِهِ وَ صَحْبِهِ عَدَدَ مَا خَلَقْتَ وَ رَزَقْتَ وَ أَمَتَّ وَ أَحْيَيْتَ إِلَى يَوْمٍ تَبْعَثُ مَنْ أَفْنَيْتَ وَ سَلِّمْ تَسْلِيمًا كَثِيرًا وَ الْحَمْدُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلٰى نُورِ الْأَنْوَارِ وَ سِرِّ الْأَسْرَارِ وَ تِرْيَاقِ الْأَغْيَارِ وَ مِفْتَاحِ بَابِ الْيَسَارِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الْمُخْتَارِ وَ اٰلِهِ الْأَطْهَارِ وَ أَصْحَابِهِ الْأَخْيَارِ عَدَدَ نِعَمِ اللّٰهِ وَ إِفْضَالِهِ  
Meâl: ALLAH’IM! Kâinat ağacının nurani aslı çekirdeği, Rahmânî yaratılış tecellisinin parıltısı, yaratılmışların en üstünü, cismânî şekillerin en şereflisi, Rabbânî sırların kaynağı, gaybî ilimlerin hazinesi, asıl yaratılış, parlak güzellik ve yüce rütbe sahibi, O’ndan gelip yine O’na yönelip giden diğer peygamberlerin kendisinin sancağının altında toplandıkları Efendimiz Hazreti Muhammed’e salât eyle. O’na, O’nun aile ve ashabına, fani kıldıklarını dirilteceğin güne kadar, yarattıkların, rızıklandırdıkların, canını aldıkların ve tekrar dirilteceklerin sayısınca çok salât ve selâm eyle. Hamd, Âlemlerin Rabbi Allah’adır. ALLAH’IM! Nurların nuru, sırların sırrı, ağyârın dermanı ve ilacı, zenginlik kapısının anahtarı Efendimiz Muhammed’e ve O’nun tertemiz pak ailesine, seçilmiş ashabına nimetlerin ve lütufların adedince salât eyle. (Delâil-in-Nûr)
Estağfirullah (70) ALLAH’IM! Kaleminin yazdığı, ilminin ihata ettiği, ömrümün sonuna kadar işleyeceğim bütün günahlarımı; öncesini, sonrasını; kasten ya da hataen olanını; azını, çoğunu; küçüğünü, büyüğünü; önemsiz görüneni, büyük tehlike taşıyanı; eskisini, yenisini; gizlisini, açığını; başkalarının görmediğini, gördüğünü ve bunlarla beraber ömrüm boyunca işlediğim ne kadar kusur, cürüm, ma’siyet, suç ve günah varsa hepsini sil ve nedamet yüklü istiğfarlarla kapına gelmiş bu bendeni mağfiret buyur. (1
Allahın, size bir kısım mal+imkan bahşetmesi ve Düşmandan korunmak ve çok lütuflara mazhar olmak için (129 defa) Ya Latif okuyun  [***] sonra ayetler birer defa okunur.
يَا لَطِيفُ (129)
Proplemlerin halli için..
اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ۟ (سورة الملك-١٤)
Rızıkta Bereket için..
اَللّٰهُ لَطِيفٌ بِعِبَادِهِ يَرْزُقُ مَنْ يَشَٓاءُۚ وَهُوَ الْقَوِيُّ الْعَزِيزُ۟ (سورة الشورى-١٩)
Düşmandan korunmak için..
لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُۘ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارَۚ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ (سورة الأنعام-١٠٣)
Havkale
لاَحَوْلَ وَلاَقُوَّةَ اِلاَّبِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ (33)
Gerçek havl ve kuvvet yalnız Aliyy ü Azîm Allah’a aittir ve O’nun lütfu iledir.
ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’i mağfiret buyur. Ümmet-i Muhammed’e şefaat et. Ümmet-i Muhammed’e merhamet eyle! Ümmet-i Muhammed’i nusretinle destekle. Ümmet-i Muhammed’in önündeki yolları bir kez daha aç. Ümmet-i Muhammed’in kalblerini her şeyin en doğru ve güzel olanına aç. Ümmet-i Muhammed’in her hâlini ıslah buyur. Ümmet-i Muhammed’i muhafaza buyur. Ümmet-i Muhammed’e bereket bahşet. Ümmet-i Muhammed’i sıkıntılarından kurtar.
ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve sellem), özellikle de dünyanın dört bir yanında iman, İslâm ve Kur’ân hizmetinde koşuşturan kadın erkek kardeşlerimin, arkadaşlarımın ve sevdiklerimin birlik ve düzenini temin eyle! Bize dirlik ver! Kalplerimizin arasını te’lif buyur ve bizlere vifak ve ittifak bahşeyle! Katından bir güçle bizleri te’yîd buyur, bizleri destekle! Sevdiğin ve hoşnut olduğun işleri yapmaya bizleri muvaffak eyle! Ey celâl ve ikram sahibi Zü’l-celâli ve’l-ikrâm! (***)
ALLAH’IM! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve hane halkına öyle salât ü selâm eyle ki, geçmiş ve gelecek bütün salavâtı kuşatsın.. Günler geçtikçe o salât ve selâmlar arttıkça artsın, arttıkça artsın; ta ki, onları Senden başkası sayamasın.. işte O salât-ü selâmlar hürmetine.. Bizim (ve Aile fertlerimizin) ahlâkımızı güzelleştir. Rızkımızı bollaştır. Şevkimizi genişlet. Amellerimizi dupduru hâle getir ve bereketlendir. Günahlarımızı mağfiret buyur. Sinelerimize inşirah bahşet. Kalblerimizi tertemiz hâle getir. İşlerimizi kolaylaştır. Ruhlarımızı ferahlandır. Kalblerimizde ilahî bir vedîa olan latîfe-i rabbaniyemizi, sırlarımızı pak hâle getir. Havâtır ve efkârımızı yakışıksız his ve mülahazalardan arındır. Kalblerimizin derinliklerindeki sırlarımızı her türlü bulanıklıktan kurtar. Basiret ve basarlarımızı tenvîr buyur. Vatanımızı ve memleketimizi ma’mur kıl. Hastalarımıza şifa bahşet. Bize rahmet yüklü yağmurlarını bolca lutfet ve feth-i mübîn nuru ile kalblerimizin paslı kilitlerini çözüver.
ALLAH’IM! İçimizi hayâ hisleriyle donat ve o hayâyı dışımıza aksettir. Kalblerimizi sürûr ve huzûr ile doldur.. Bizi hayır ve hasenâtı bol, cömert ve kendisini dünyanın fâniyât ü zâilâtından çekmiş kullarından eyle; cimri, aksiyon ve hareketten uzak, olduğu yere çakılakalmış, söz getirip götüren, gurur ve kibire kapılmış ve fesat için uğraşan kimselerden eyleme.. Lüzumsuz yere konuşup gevezelik yapmaktan, kıtlıktan, haddini aşmaktan, geçim sıkıntısından, kesin olmayan bilgiye ve zanna tâbi olmaktan, sarhoşluk veren şeylerden, felçten, hırstan, sar’a hastalığından, sihir ve büyüden, kabalık ve sertlikten, faize bulaşmaktan, koyu ve karanlık fitnelere sürüklenmekten ve sıkıntılı bir hayat sürmekten sana sığınıyoruz.
ALLAH’IM! biz kullarını Kur’ân-ı Azîm ve O’nun bilgisiyle rızıklandır. Demimizi, damarımızı, kulağımızı ve gözümüzü O’nunla doyur ve ulaşılması mümkün olmayan havl ü kuvvetinle bedenimizi hep Kur’ân yolunda istihdam buyur. Yüce Kitabının âyetlerini tefekkür ve tedebbür ile okumaya bizi de muvaffak kıl. Kitabın hakkında anlayışımızı artır ve manasını anlama payesine eriştir. Ömrümüz oldukça o şanı yüce Kitap’la amel etmeye bizi muvaffak eyle.
ALLAH’IM! Bizleri sohbeti uzun, hizmeti devamlı, hürmet ve ihtiramını her zaman muhafaza eden, murakabeyle duygu, düşünce ve davranışlarını sürekli kontrol altında tutan, en geniş manasıyla kullukla ünsiyet etmiş, münacat ve yakarışın halâvetini kalbinin derinliklerinde duymuş, mağfiretin lezzetini yudumlamış, gönül duruluğuna ermiş, sevgisinde alabildiğine samimi, her zaman ahdine vefalı, Hakk vuslatına inancı tam, bir zelleye düşmekten bile tir tir titreyen ve emellerine sadece salih amellerle ulaşabileceğine yürekten inanan müminler eyle.
ALLAH’IM! Lisanlarımızı zikrinle coştur. Kablerimizi masiva kirlerinden arındır. Ruhlarımızı kurbunun nesîm ve esintileriyle ferahlat. Sırlarımızı muhabbetinle doldur. Vicdanlarımızı ve kalblerimizi kullarına iyilik düşüncesi ile sarıp sarmala. Nefislerimizi ilminle buluştur. Sadr u sinelerimizi Sana ta’zimle doldur. Bizi bütün benliğimizle Sana teveccühe muvaffak kıl. Sırlarımızı, latîfe-i Rabbaniyelerimizi Seninle güzelleştir. Bizi safa veren duru şeyleri alan, keder veren bulanık şeyleri terk eden, verdiğin afiyetin kadr u kıymetini bilen, o büyük nimet karşısında hep şükürle metafizik gerilime geçen, kefil olarak Senden razı olan, Seni en güzel vekil bilip tevekkül ile işlerini Sana havale eden kullarından eyle.
Ya ERHAMERRÂHİMÎN! Bize rızık endişesi ve yarattıklarının korkusunu yaşatma. Bizi hep sıdk yolunda yürüt. Hak yolda her zaman yardımcımız ol. Cennet’e doğru giden yolda her türlü tasa, gam ve korkudan emin kıl ve bizi Cennet’inle serfiraz eyle. Üstümüzden, altımızdan gelebilecek her türlü azaptan bizi sıyanet buyur. Bizi gruplara ayrılmak ve birbirimize intikam nazarıyla bakmakla imtihan etme. Bizim bilemediğimiz, bilemediğimizden dolayı da diyemediğimiz fakat Senin ilminin taalluk ettiği olmuş ya da olacak daha başka hususlarda da Sen bize yar ve yardımcı ol Allahım! Hiç şüphe yok ki, Sen her şeye gücü yeten bir Kudreti Sonsuzsun.
ALLAH’IM! Dünyada ve âhirette bizi velayet ehli kullarından eyle. Bizleri namazlarını hakkını vererek kılan ve cismaniyetin dehlizlerine düşmekten âzâde olan kulların zümresine dahil eyle.
ALLAH’IM! Kullarından herhangi birisinin önünde yüzsuyu dökmekten ve dinimizin en küçük bir hakikatinden taviz vermek suretiyle fasıkların ellerindeki bir şeye tamah etmekten muhafaza buyur. Zalimlere yandaş olmaktan ve Senin dinine yaptıkları taarruzlarda bilerek ya da bilmeyerek onlara destek çıkmaktan Sana sığınırız!
ALLAH’IM! Bizi hakkı hak olarak görüp ona ittiba etmeye, bâtılı bâtıl olarak bilip ondan da uzak durmaya muvaffak kıl. Canlarımızı Müslüman olarak al ve bizi salihler zümresine dâhil eyle. Olup biten şeylerin şerrinden bizleri koru. Zalimlerin kötülüklerini bizden uzak tut. Ve bizi müminlerin dualarına ortak eyle
ALLAH’IM! Niyetlerimizi ihlaslı kıl ve bize lütfettiğin bütün şeylerde bereket ihsan eyle. (***)
ALLAH’IM! Bizi mekr-i İlahî’ye maruz bırakma. İbretlik vaziyetlere sokma.
ALLAH’IM! İlmimizi artır ve bahşettiğin hidayetten sonra kalbimizi kaydırma. Yüce nezdinden bize rahmetini lütfet. Şüphesiz ki, bağışı bol olan Vehhâb Sensin!
ALLAH’IM! Bizi dinde fakîh/derin anlayışlı kıl ve Müslüman kullarının gönüllerinde bizim için vüdd/sevgi vaz’et. Bütün cihanda, Senin rızana vesile olacak bir yâd-ı cemîl ile anılmayı nasip eyle.
ALLAH’IM! Kalblerimizi ve bütün kullarının kalblerini imana, İslâm’a ve Kur’ân yolunda hizmete tevcîh buyur. (***)
ALLAH’IM! Bizleri hidayeti bulmuş ve başkalarına buldurmak için çabalayan, dalâlet ve idlâlden uzak, dostların için emniyet ve sulh vesilesi, düşmanların için de düşman eyle.
ALLAH’IM! Sana, biz kullarına, Senin dinin olan İslâm’a, yüce kitabın Kur’ân-ı Azîmüşşân’a ve hizmet-i imaniyeye ısrar ve inatla düşmanlık yapanları Sana havale ediyoruz. Allahım! Sen şayet onların hidayetlerini ve Senin yoluna, istikamet, adalet, insaf ve iz’ana hidayetlerini murad buyuruyorsan, en yakın, en yakın bir zamanda onları sırat-ı müstakîme hidayet eyle. Yok muradın böyle değil de başka türlü ise, onların ağızlarına gem vur, ellerine zincir, ayaklarına da prangalar tak. Karşı konulamaz gücünle onları ez. Kalemleriyle düşmanlık yapanların kalemlerini, dilleriyle haklarımıza tecavüz edenlerin dillerini, kaba kuvvetle iş yapmaya çalışanların güç kaynaklarını daha kullanılamaz hâle getir ve hepsinin ama hepsinin kuvvetlerini, aşırılıklarını, dalâletlerini, güçlerini, birliklerini, şer ve zulüm istikametinde kullandıkları malzemelerini, ittihat ve ittifaklarını paramparça et; zîr ü zeber eyle! Allahım! Hayatlarını adavete bağlamış o din düşmanlarını bütün teşebbüslerinde hezimete uğrat. Onları sarsıntı üstüne sarsıntıya maruz bırak. Birlik ve düzenlerini boz. Cemiyetlerini paramparça hâle getir. Hepsini bölük pörçük et. Birbirlerine düşür. Kirli emellerine ulaşmalarına müsaade etme ve onlara karşı biz kullarını her zaman nusretinle te’yîd buyur. (***)
ALLAH’IM! Hizmet-i imaniye ve Kur’âniye yolunda beraber yürümeye çalıştığımız kardeşlerimizle aramıza, her kim ihtilaf ve iftiraklar sokmaya çalışır, böyle yanlış bir yolda olanlara yardım eder, söz ve fiilleriyle ayrılık ve gayrılığa davetiye çıkarır, bölüp parçalamak için kirli projeler üretir, hizmet yolunda koşturanların karşısına bir muhalif olarak çıkar, onlara hıyanet eder, basit şahsî menfaatlerini iman ve Kur’ân hizmetinin âlî menfaatlerinin önüne geçirir ya da fitne tohumları saçarak ayrılır giderse, şayet sen böylelerinin hidayetini ve doğru yola sevkini murad ediyorsan, en kısa zamanda onları rıza zirvelerine çıkaran dosdoğru ve sapasağlam yoluna irşad buyur. Onlara hakkı hak olarak görüp ona uygun hareket etmeyi, bâtılı da bâtıl görüp ondan uzak durmayı müyesser kıl. Yok, muradın bu değilse, o art niyetli ve zarar peşinde koşan kimselerin hepsini Sana havale ediyoruz. Fitne ve fesat yayan ağızlarına gem vur. Kirli planlar üreten zihinlerini darmadağınık hale getir. Nefret saçan dillerini konuşamaz hale getir. Oluşumlarını temelinden sars. Kirli tuzaklarını da paramparça hale getir; getir ki menfur emellerine ulaşma fırsatı bulamasınlar. (***)
ALLAH’IM! Her kim Bizler, kardeşlerimiz, sevdiklerimiz, yârânlarımız ve dostlarımız hakkında bir kötülük düşünür yahut bir komplo kurarsa, düşündükleri kötülük ve kurdukları komployla kendilerini cezalandır.
ALLAH’IM! Dünyanın dört bir yanında ki.. hizmet ehli kadın-erkek bütün kardeşlerimize ihlâs, samimiyet, takva, ihsan şuuru, istikamet ve aşk u şevk lütfeyle. Ömürlerine vüs’at, rızıklarına bereket, hanelerine huzur ihsan eyle. Onları İmana ve Kur’an’a hizmette daim eyle. Kalblerimizi telif buyur. Vifak ve ittifak içinde hizmet etmeye muvaffak eyle. Bu dairedeki kardeşlerimize karşı kalbimizi gill u gışdan, su-i zandan, hasetten ve nefretten halas eyle. (Herkul Hatim Duasından)
Ya Rab! Hanelerimizi huzur ve emniyet menzili eyle.. gönüllerimizi rızkının bereketiyle doyur.. her yandan gelen ihsanınla şenlendir. Meleklerinin kanatlarıyla çevrilen, sekîne nurunun indiği, rahmetinle kuşatılmış meskenler eyle. Ey Latîf ve Kerîm olan Allahım! Evlerimizi kalblerin sürur bulduğu, günah kirlerinden arınmış, zikrinle mamur, nimetlerine şükürle daim olan dergâhlar kıl. @YakaranGonuller
Ya Rabbi, zulüm atmosferinde sıkıntı içinde büyüyen kardeşlerimizin çocuklarına ve gençlerimize zılliyet planında küçük yaşta Yahya aleyhisselam’a lütfettiğin gibi hikmeti öğret, İsmail aleyhisselam gibi zor durumlarda dahi emrine inkiyad etmelerinin şuurunu ver, Yusuf aleyhisselam gibi erken yaşta ailelerinden ayrı kalmalarına rağmen, aciliyeten aileriyle buluşturup onlara mühim makamlar nasip eyle, Musa aleyhisselam gibi bebekken zulümden kurtulup, kavimlerini de zulümden kurtaracak karakter nasip eyle. Onlara Bediüzzaman gibi 13-14 yaşında icazet alabilecek zekavet lütfeyle, Suyuti gibi 16 yaşında eser yazacak kıvama getir, 15 yaşında İmam-ı Muhammed’in Ebu Hanife ile tanışması gibi mühim insanlardan istifade etmelerinin imkanını nasip eyle. (@fatihkumas4) “Ya Rab!, Evlatlarımızı Sana layık kul.. Habibine layık ümmet.. Kur’ân’a layık birer Cemaat eyle.. Onları iman, ahlak ve ihlas üzere yaşayan Hulefâ-i Râşidînin Sahâbe-i Kirâmın ve Müceddidlerin yolundan yürüyen “Hizmet Ehli” salih kullarından eyle!
ALLAH’IM! Üstad’ımız ve Hoca’mızla kalbî irtibatımızı kuvvetlendir. Onları daha iyi anlamaya bizleri muvaffak eyle. Hasenatımıza kat kat fazlasıyla onları şerik eyle. Bizleri, Sana, Efendimize, Üstadımıza, Hocamıza ve kardeşlerimize karşı mahcup olacağımız hatalara düşmekten, yanlışlar yapmaktan muhafaza eyle!
ALLAH’IM! Cevşenü’l-Kebîr’deki mübarek isimlerin hürmetine.. Bizleri (kardeşlerimizi, sevdiklerimizi, yârânlarımızı ve dostlarımızı) cinn ü insin ve şeytanların şerrinden, arzın zelzelesinden, Senin haşyetinle dağların parçalanmasından, tâun ve veba gibi afetlerden, kem nazardan, vücuda gelen ağrılardan ve sâir bela ve musibetlerden koru; her türlü kötülük ve zarardan muhafaza et; dünya ve ukbada selâmet, afiyet ve hayır ile rızıklandır. Bizi Cehennem’den halâs eyle, bizi koru ve bize necat ver! Bize afiyet ihsan et, bizi affet ve ebrâr ile beraber ancak kudsîlerin gireceği mukaddes diyar olan Cennet’ine al; afv u fazlına sığınıyor ve bunları Senden dileniyoruz ey Mücîr, ey Ğaffâr!
Ey ışığın ve karanlığın tek Rabbi! Ne olur düşman şamatasını bitir. Leyl-i yeldâmızı artık nehâr eyle!.. Ey kışın ve yazın şeriksiz Sahibi! Eşrâra rağmen gül günlerini getir Mevsimimizi gayrı nevbahâr eyle!
(Mü’min Sûresi 1-3) (Bakara 255-57)
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ حٰمۤۘ، تَـنْزِيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِۙ غَافِـرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَـدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِۘ لَۤا إِلٰـهَ إِلَّا هُـوَۘ إِلَـيْـهِ الْمَصِيرُ اَللّٰهُ لَۤا إِلٰهَ إِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَـيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِـنَـةٌ وَلَا نَـوْمٌۘ لَـهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِۘ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُۤ إِلَّا بِـإِذْنِهِْ يَعْلَمُ مَا بَـيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِٓ إِلَّا بِمَا شَۤاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضَۚ وَلَا يَـؤُۧدُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ لَۤا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَـدْ تَـبَـيَّنَ الرُّشْـدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى لَا انْفِصَامَ لَهَاۘ وَاللّٰهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذِينَ أٰمَنُوا يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِۘ وَالَّذِينَ كَفَرُۤوا أَوْلِيَۤاؤُۨهُمُ الطَّاغُوتُ يُخْرِجُونَـهُمْ مِنَ النُّورِ إِلَى الظُّلُمَاتِۘ أُوۨلٰۤئِكَ أَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ  
Ey Yüceler Yücesi Allahım! İsm-i âzamın, Furkan-ı Ahkem’in, Resûl-i Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselâm) hakkı için, bizim şu okuduklarımızı, muhabbetine en çok mazhar kıldığın veli kullarından kabul buyurduğun gibi, bizden de en güzel şekilde kabul buyur. Âmin, elfü elfi âmin. Ve’l-hamdü lillahi Rabbi’lâlemîn. (El Kulûbüddâria = Yakaran Gönüller)
Bu yazı 54 kez okundu