39-) Selef âlimlerinin aralarındaki tenkitler ve Ümmet’in büyükleri aleyhinde hürmetsizlik ve emniyetsizlik telkini 3 dk okuma
43-) Bir ağaca bakmak gibi, kapılarından bir saraya ve İslâm veya Müslüman sarayına girmenin de iki yolu vardır 3 dk okuma
45-) Bir yol (din, sistem, meslek, meşrep, mezhep veya ideoloji) hak ve hakikate dayanmıyorsa, ancak tahakküm ve istibdatla ayakta kalmaya çalışır. 3 dk okuma
47-) İnsanda hükmeden, akıl veya gözdür; fikir veya histir; haktır veya kuvvettir; hikmet veya hükümettir; hüdâ veya hevâdır. 9 dk okuma
51-) Dinî Şeriat’a nasıl itaat veya isyan olur, aynı şekilde Şeriat-ı Fıtriye’ye de itaat ve isyan olur. 4 dk okuma
52-) Çocuklar gibi masum insanlara veya hayvanlara gelen felâketlerde, musibetlerde, insan aklının ilk anda kavrayamayacağı sebepler ve hikmetler vardır. 5 dk okuma
57-) Fizik âlemde bir yerden bir yere giden yolların en kısası en doğrusu ise, maneviyatta, manevî yollarda ve ahlâkta da böyledir. 10 dk okuma
59-) İki kişinin söyledikleri aynı söz, birisinin cehaletine diğerinin ilmine delâlet eder. 2 dk okuma
76-) İman, Resûl-i Ekrem’in (s.a.s.) tebliğ ettiği zaruriyat-ı diniyeyi tafsilen ve zaruriyatın gayrısını icmalen tasdik etmekten hâsıl olan bir nurdur. 7 dk okuma
77-) İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktiza eder. 3 dk okuma
88-) İspat edicilerin ispatı birbirine kuvvet verir; nefiy ve inkâr edenler birbirine kuvvet veremez 3 dk okuma
98-) Âhiret’ten sinek kanadı kadar bir nur, ebedî olduğu için, bir insanın bütün ömründe dünyadan aldığı lezzet ve nimete mukabil gelir. 2 dk okuma
103-) Başka dinlerden çıkan bozulmuş süt gibi olmasına mukabil, İslâm’dan çıkan bozulmuş tereyağı gibi olur. 6 dk okuma
105-) Varlıkların hiçbir cihette Cenab-ı Hakk’a karşı hak dava etme ve şikâyette bulunma hakları yoktur 5 dk okuma
116-) İnsanı dalâletlere sürükleyen sebeplerden biri de şudur ki: İsm-i Zâhir ile İsm-i Bâtın’ın hükümleri ayrı ayrı iken insan, bunları birbirine karıştırıp, mercîini kaybeder. 12 dk okuma
119-) Peygamberlik, tevhid ve imanın gözü, Felsefe ve bilim ise doğrudan eşyaya, sebeplere ve tabiata bakar, ona göre görür. 6 dk okuma
120-) Filozofların çoğunun Batı’da, buna karşılık peygamberlerin çoğunun Doğu’da ortaya çıkması 2 dk okuma
122-) Eşya veya varlıkların vücuda gelişlerinde ve hayatlarında mutlak bollukla beraber mükemmel uyum ve intizam, aynı zamanda nihayet derecede kıymet 8 dk okuma
124-) Cenab-ı Allah’ın kâinatın tamamındaki tecellisi (imdâd-ı Vâhidiyet), Allah’ın Birliği ve bunun kâinatta hâsıl ettiği birlik ve bütünlük (yüsr-ü vahdet), Allah’ın her bir varlık üzerindeki tecellisi (tecelli-i Ehadiyet).. 8 dk okuma
125-) Cenab-ı Allah’a inanıp dayanan, bir parça iken bütün hükmüne geçer ve ona göre güç kazanır.. 3 dk okuma
129-) Kâinattaki bütün sebepler, kanunlar, insanlar, istediklerini yapma hürriyetine sahip birer fail olarak bir araya gelebilecek olsalar, bir ağaç yaratamazlar, yapamazlar. 2 dk okuma
130-) İnsanda Sırr-ı Ehadiyet inkişaf ettiği anda kendi aczini ve Cenab-ı Allah’ın varlığını, Birliği’ni ve Kudreti’ni çok daha iyi idrak eder. 4 dk okuma
133-) Bir şeyin varlığı, bütün parçalarının varlığına bağlı olup, yok olması ise, bu şart, sebep ve parçalarından bir tekinin yokluğu ile mümkündür. 3 dk okuma
134-) İzzet ve Azamet ister ki, esbap perdedâr-ı dest-i Kudret ola aklın nazarında. Tevhid ve Celâl ister ki, esbap elini çeksin tesir-i hakikîden. 6 dk okuma
135-) Kâinatta en mühim hakikatler ve en kıymettar mahiyetler olan nur, vücut, hayat ve rahmet, perdesiz, vasıtasız, doğrudan doğruya Kudret-i İlâhiyye ve hususî Meşiet-i İlâhiyye ile yaratılır. 8 dk okuma
136-) Kâinatta bile redd-i müdahale kanunu vardır. Bu sebeple, âmiriyet ve hâkimiyet, rakip ve ortak kabûl etmez, müdahaleyi reddeder. 3 dk okuma
137-) İki türlü Tevhid vardır. Biri zahirî ve avama mahsus Tevhid’dir.. İkincisi hakikî Tevhid’dir ki, ispat üzerine oturur ve her bir şeyde İsim ve Sıfatları’yla Allah’ı görmek, her bir şeyden O’na pencereler açmaktır. 12 dk okuma
139-) Her bir fen, bir veya birkaç İlâhî İsm’e dayanmakla da Cenab-ı Allah’ın varlığını ve Birliği’ni ispat eder. 5 dk okuma
140-) O, yani Hüve’nin en muhteşem, en bâriz, en hayret verici bir temsilini ortaya koyan her bir hava zerresi, Hüve mertebesinde Tevhid’in de belki her bir nev’ine işaret eder. 4 dk okuma
143-) Kelâmcıların Cenab-ı Allah’ın varlığını ispat için kullandıkları bir diğer delil olan imkân delilidir. 5 dk okuma
144-) Mümkünâtın varlığı ve farklı farklı kimliğe sahip olmaları, Cenab-ı Allah’ın mutlak İradesi’ne delildir. 2 dk okuma
145-) Eğer sebep ve vasıtaların icat veya yaratmada hakikî tesiri olmuş olsaydı, sebep ve vasıtaların çokluğu ve muhtelif olmasından dolayı eserdeki sanatın farklı mükemmelliklerde olması gerekirdi. Oysa böyle değildir. 5 dk okuma
147-) Bir şey zâtî olsa, yani bizzat kendinde ve kendinden dolayı var olup, ona sonradan arızî olarak eklenmemiş bulunsa, o şeyde mertebeler ve o şeyin zıttı olmaz. 4 dk okuma
148-) Aynada veya şeffaf bir cisimde temessül (görünme) veya aksetme, farklı şekillerde olur. 5 dk okuma
151-) Cenab-ı Allah’ın Arş-ı A’zamı’nın, kâinatın manevî merkezi, kalbi ve kıblesi hükmündeki yerkürede yer alan varlıkların hayatıyla alâkalı olarak da dört tecellisi sözkonusudur. 3 dk okuma
153-) Cenab-ı Allah’ın ortağı, rakibi ve zıttı olmadığı gibi, Ona benzer, O’nun gibi hiçbir şey yoktur. 2 dk okuma
154-) Biz, Ezelî Güneşler Güneşi’ne sonsuz uzağız; fakat O’nun rahmet ve diğer tecelli ışıkları, O’nu bize yakın etmektedir. 2 dk okuma
156-) Allah’a ma’lûm (bilinen) olarak bakmak O’nu bilinmez yapar; buna karşılık, O’na var ve meçhul olarak bakıldığında, bu defa ma’rifet nurları sökün eder. 2 dk okuma
157-) Bir şeyden her şeyi, her şeyden bir şeyi yapmak, yani bir şeyi çok muhtelif eşyaya çevirmek ve birçok muhtelif eşyayı da birtek şey yapmak, Ezel ve Ebed Sultanı’na ait bir hususiyettir, O’nun taklit edilemez mührü veya tuğrasıdır. 7 dk okuma