•1.Bölüm (Arapça+Meâl)

[Bu Bölümde On Fasıl Vardır]

 PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN (ﷺ) DUALARI

HERHANGİ BİR VAKİT İLE KAYITLI OLMAYAN DUALAR

BİRİNCİ FASIL

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

 لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ (١٠٠) 

Meal: “Lâ ilâhe illâllah. (100 defa)”

لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ 

Meal: Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. O birdir ve ortağı yoktur. Mülk bütünüyle O’nundur; hamd de O’na mahsustur.

أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ 

Meal: ŞEHADET ederim ki, Allah’tan başka bir ilah yoktur ve yine ŞEHADET ederim ki, Hazreti Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem) O’nun kulu ve resûlüdür.

أَشْهَدُ أَنْ لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ , وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ , وَأَنَّ عِيسَى عَبْدُ اللهِ وَابْنُ أَمَتِهِ وَكَلِمَتُهُ أَلْقَاهَا إِلَى مَرْيَمَ وَرُوحٌ مِنْهُ، وَأَنَّ الْجَنَّةَ حَقٌّ، وَالنَّارَ حَقٌّ 

Meal: ŞEHADET ederim ki, Allah’tan başka bir ilah yoktur. Allah tektir ve şerîki bulunmaz. ŞEHADET ederim ki, Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) O’nun kulu ve elçisidir. İsa (salavâtullahi ve selâmühû alâ nebiyyinâ ve aleyh) de Allah’ın kulu, kullarından bir kadının oğlu, Hazreti Meryem’e ilkâ ettiği bir kelimesi ve O’ndan gelen bir ruhtur. Muhakkak ki Cennet hak, Cehennem de haktır.

سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ (١٠٠)

Meal: “Sübhan’dır Allah, her türlü eksiklikten münezzehtir. Yüce şanına yaraşır şekilde hamd olsun O’na. Azamet tahtının O yegane Sultanı, en güzel şekilde tesbihe layıktır. ”(100)

سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ عَدَدَ خَلْقِهِ وَرِضَا نَفْسِهِ وَزِنَـةَ عَرْشِـهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِهِ

Meal: Yüce Allah’ı, Kendisine mahsus hamd ile, mahlûkatı adedince, Zâtının hoşnutluğu kadar, arşının ağırlığı ve kelimelerinin mürekkepleri miktarınca tesbih ederim.

سُبْحَانَ اللهِ عَدَدَ خَلْقِهِ

Meal: Allah’ı, mahlûkatı sayısınca tesbih ederim.

سُبْحَانَ اللهِ رِضَا نَفْسِهِ

Meal: Allah’ı, Zâtının hoşnutluğu kadar tesbih ederim.

سُبْحَانَ اللهِ زِنَـةَ عَرْشِـهِ

Meal: Allah’ı arşının ağırlığınca tesbih ederim.

سُبْحَانَ اللهِ مِدَادَ كَلِمَاتِهِ

Meal: Allah’ı kelimelerinin mürekkepleri kadar tesbih ederim.

سُبْحَانَ اللهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي السَّمَاءِ

Meal: Semadaki mahlûkatı adedince “Sübhanallah.”

وَسُبْحَانَ اللهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي الْأَرْضِ

Meal: Arzda yarattıkları sayısınca “Sübhanallah.”

وَسُبْحَانَ اللهِ عَدَدَ مَا بَـيْنَ ذٰلِكَ

Meal: Sema ve arz arasındakiler sayısınca “Sübhanallah.”

وَسُبْحَانَ اللهِ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ

Meal: Yarattığı, yaratıyor olduğu ve yaratacağı varlıklar adedince “Sübhanallah.”

اَللهُ أَكْـبَـرُ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي السَّمَاءِ

Meal: Gökte yarattıkları sayısınca “Allahuekber.”

وَاللهُ أَكْـبَرُ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي الْأَرْضِ

Meal: Arzda yarattıkları sayısınca “Allahuekber.”

 وَاللهُ أَكْـبَرُ عَدَدَ مَا بَـيْنَ ذٰلِكَ

Meal: Arz ve sema arasındakiler adedince “Allahuekber.”

وَاللهُ أَكْـبَرُ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ

Meal: Yarattığı, yaratıyor olduğu ve yaratacağı mevcûdat adedince “Allahuekber.”

وَالْحَمْدُ لِلهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي السَّمَاءِ

Meal: Semada yarattığı mahlûkat adedince “Elhamdülillah.”

وَالْحَمْدُ لِلهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي الْأَرْضِ

Meal: Yer yüzündeki mahlûkat sayısınca “Elhamdülillah.”

وَالْحَمْدُ لِلهِ عَدَدَ مَا بَـيْنَ ذٰلِكَ

Meal: Yerler ve gökler arasındakiler sayısınca “Elhamdülillah.”

وَالْحَمْدُ لِلهِ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ

Meal: Yarattığı, yaratıyor olduğu ve yaratacağı şeyler adedince “Elhamdülillah.”

لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي السَّمَاءِ

Meal: Semada yarattığı varlıklar adedince “Lâilâheillallah.”

لَا إِلٰـهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي الْأَرْضِ

Meal: Yeryüzün de var ettiği mevcûdât adedince “Lâilâheillallah.”

لَا إِلٰـهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ مَا بَـيْنَ ذٰلِكَ

Meal: Yer ve gök arasında olanlar sayısınca “Lâilâheillallah.”

لَا إِلٰـهَ إِلَّا اللهُ عَدَدَ مَا هُوَ خَالِقٌ

Meal: Yarattığı, yaratıyor olduğu ve yaratacağı her şey adedince “Lâilâheillallah.”

وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي السَّمَاءِ

Meal: Semadaki varlıklar adedince “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh.”

وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ فِي الْأَرْضِ

Meal: Yerküredeki varlıklar adedince “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh.”

 وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ عَـدَدَ مَـا بَـيْـنَ ذٰلِكَ

Meal: Sema ve yerküre arasındaki bütün mevcûdât sayısınca “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh.”

وَلَا حَـوْلَ وَلَا قُـوَّةَ إِلَّا بِاللهِ عَدَدَ مَـا هُـوَ خَالِقٌ

Meal: Yarattığı, yaratıyor olduğu ve yaratacağı ne varsa, hepsi sayısınca “Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh.”

سُبْحَانَ اللهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ

Meal: Mahlûkatı sayısınca “Sübhanallah.”

سُبْحَانَ اللهِ مِلْءَ مَا خَلَقَ

Meal: Yarattıkları dolusunca “Sübhanallah.”

سُبْحَانَ اللهِ عَدَدَ مَا فِي الْأَرْضِ وَالسَّمَاءِ

Meal: Sema ve arzdakiler adedince “Sübhanallah.”

سُـبْحَانَ اللهِ مِلْءَ مَا فِي الْأَرْضِ وَالسَّمَاءِ

Meal: Yer ve göktekiler dolusunca “Sübhanallah.”

سُـبْحَانَ اللهِ عَدَدَ مَا أَحْصَى كِتَابُهُ

Meal: Kitabında sayıp ortaya koyduğu şeyler adedince Sübhanallah.

سُـبْحَانَ اللهِ مِلْءَ مَا أَحْصَى كِتَابُهُ

Meal: Kitabında saydıkları dolusunca “Sübhanallah.”

سُـبْحَانَ اللهِ عَدَدَ كُلِّ شَيْءٍ ، سُـبْحَانَ اللهِ مِلْءَ كُلِّ شَيْءٍ

Meal: Her şey adedince “Sübhanallah”, her şey dolusunca “Sübhanallah.”

اَلْحَمْدُ لِلهِ عَدَدَ مَا خَلَقَ

Meal: Mahlûkatı sayısınca “Elhamdülillah.”

اَلْحَمْدُ لِلهِ مِلْءَ مَا خَلَقَ

Meal: Yarattıkları dolusunca “Elhamdülillah.”

اَلْحَمْدُ لِلهِ عَدَدَ مَا فِي الْأَرْضِ وَالسَّمَاءِ

Meal: Sema ve arzdakiler adedince “Elhamdülillah.”

اَلْحَمْدُ لِلهِ مِلْءَ مَا فِي الْأَرْضِ وَالسَّمَاءِ

Meal: Arz ve semadakiler dolusunca “Elhamdülillah.”

اَلْحَمْدُ لِلهِ عَدَدَ مَا أَحْصَى كِتَابُهُ

Meal: Kitabının sayıp ortaya koyduğu şeyler adedince “Elhamdülillah.”

اَلْحَمْدُ لِلهِ مِلْءَ مَا أَحْصَى كِتَابُهُ

Meal: Kitabının saydıkları dolusunca Elhamdülillah.

اَلْحَمْدُ لِلهِ عَدَدَ كُلِّ شَيْءٍ، اَلْحَمْدُ لِلهِ مِلْءَ كُلِّ شَيْءٍ

Meal: Her şey adedince “Elhamdülillah”, her şey dolusunca “Elhamdülillah.”

اَللهُ أَكْـبَـرُ عَدَدَ مَا خَلَقَ

Meal: Mahlûkatı sayısınca “Allahuekber.”

اَللهُ أَكْـبَـرُ مِلْءَ مَا خَلَقَ

Meal: Yarattıkları dolusunca “Allahuekber.”

اَللهُ أَكْـبَـرُ عَدَدَ مَا فِي الْأَرْضِ وَالسَّمَاءِ

Meal: Sema ve arzdakiler adedince “Allahuekber.”

اَللهُ أَكْـبَـرُ مِلْءَ مَا فِي الْأَرْضِ وَالسَّمَاءِ

Meal: Yer ve göktekiler dolusunca “Allahuekber.”

اَللهُ أَكْـبَـرُ عَدَدَ مَا أَحْصَى كِتَابُهُ

Meal: Kitabında sayıp ortaya koyduğu şeyler adedince “Allahuekber.”

اَللهُ أَكْـبَـرُ مِلْءَ مَا أَحْصَى كِتَابُهُ

Meal:  Kitabında saydıkları dolusunca “Allahuekber.”

اَللهُ أَكْـبَـرُ عَدَدَ كُلِّ شَيْءٍ، اَللهُ أَكْـبَـرُ مِلْءَ كُلِّ شَيْءٍ

Meal: Her şey adedince “Allahuekber”, her şey dolusunca “Allahuekber.”

İKİNCİ FASIL

سُبْحَانَ اللهِ وَالْحَمْدُ لِلهِ وَلَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَاللهُ أَكْـبَـرُ (١٠٠)

Meal: “Sübhan’dır Allah.Bütün hamd ü senalar Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur. Büyük Allah’tır.”(100)

رَبِّ اغْفِرْ لِي وَتُبْ عَلَيَّ إِنَّكَ أَنْتَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ (١٠٠)

Meal: “Rabbim! Yarlığa beni ve tevbemi kabul buyur; hiç şüphesiz Sen Tevvâb ü Rahîm’sin.”[100]

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ (١٠٠) 

Meal: “Allahım! Mağfiretini diliyor ve Sana tevbe ediyorum.” [100]

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْعَفْوَ وَالْعَافِـيَةَ فِي الدُّنْـيَا وَالْأٰخِرَةِ

Meal: ALLAH’IM! Senden dünyada ve âhirette af ve afiyet diliyorum.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْمُعَافَاةَ وَالْعَافِـيَةَ فِي الدُّنْـيَا وَالْأٰخِرَةِ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ، يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ , حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ، نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ

Meal: Ey Merhametliler Merhametlisi, celâl ve ikram sahibi Rabbim! Dünyada ve âhirette afv ü afiyet ihsan eyle. [“Allah bize yeter; O ne güzel vekildir!” ] [“O, ne güzel Mevlâ ve ne güzel yardımcıdır!”].

وَلَا حَوْلَ وَلَا قُـوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ

Meal: Salih ameller işleyebilmek ve günahlardan uzak durabilmek gibi güç ve kuvvet gerektiren her hâlimiz ve her işimizde lazım olan güç ve kuvvet ancak Allah’ın lütfu iledir.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى إِخْوَانِهِ مِنَ النَّبِـيِّـيـنَ وَالْمُرْسَلِينَ، عَدَدَ خَلْقِكَ، وَرِضَا نَـفْسِكَ، وَزِنَـةَ عَرْشِكَ، وَمِدَادَ كَلِمَاتِكَ

Meal: ALLAH’IM! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve O’nun nebî ve resûl kardeşlerine, mahlûkatın sayısınca, Ulu Zâtının rızası, Arşının ağırlığı ve kelimelerinin mürekkepleri miktarınca salât eyle.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى أٰلِهِ عَدَدَ كَمَالِ اللهِ وَكَمَا يَلِيقُ بِكَمَالِهِ، وَالْحَمْدُ لِلهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ

Meal: ALLAH’IM! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve âline, Senin ölçüler üstü kemâlin ölçüsünde, o kemâle yaraşır ve Nebiy-yi Ekrem Efendimiz’in Senin nezdindeki büyüklüğüne uygun şekilde salât eyle. Bütün hamdler, övgüler Âlemlerin Rabbi Allah’adır

 اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَالْهَرَمِ وَالْمَغْرَمِ وَالْمَأْثَمِ

Meal: ALLAH’IM! Tembellikten, düşkünlük derecesine varan ihtiyarlıktan, borç altında ezilmekten ve günahlardan Sana sığınıyorum. 

اَللّٰهُمَّ إِنِّـي أَعُوذُ بِـكَ مِـنْ عَذَابِ النَّارِ، وَفِـتْـنَـةِ النَّـارِ، وَعَذَابِ الْقَـبْـرِ، وَشَـرِّ فِـتْـنَـةِ الْغِنَى، وَشَـرِّ فِـتْـنَـةِ الْفَقْرِ، وَمِنْ شَـرِّ فِـتْـنَـةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ

Meal: ALLAH’IM Cehennem azabından ve fitnesinden, kabirde azaba dûçâr kal maktan, zenginlik ve fakirlik fitnelerinin şerrinden ve Mesîh-i Deccal’ın fitnesinin şerrinden de Sana iltica ediyorum.

اَللّٰهُمَّ اغْسِلْ خَطَايَايَ بِمَاءِ الثَّلْجِ وَالْبَرَدِ، وَنَقِّ قَلْبِي مِنَ الْخَطَايَا كَمَا يُـنَـقَّى الثَّوْبُ الْأَبْـيَضُ مِنَ الدَّنَسِ، وَبَاعِدْ بَـيْـنِي وَبَـيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَـيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ

Meal: ALLAH’IM! Hatalarımı kar ve dolu suyu ile yıka. Beyaz elbisenin kirlerden arındığı gibi, kalbimi günahlardan arındır ve benimle günahlarımın arasını, doğu ile batının arasını ayırdığın gibi ayır.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْهَرَمِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ فِـتْـنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ

Meal: ALLAH’IM! Aciz düşmekten, tembellik yaşamaktan, korkak davranmaktan ve kocamaktan Sana sığınırım. Kabir azabından Sana iltica ediyor; hayatın ve ölümün fitnelerinden de yine Sana sığınıyorum.

اَللّٰهُمَّ إِنِّـي أَعُوذُ بِـكَ مِنَ الْقَسْوَةِ وَالْغَفْلَةِ وَالْعَيْلَةِ وَالذِّلَّـةِ وَالْمَسْكَنَةِ، وَأَعُوذُ بِـكَ مِـنَ الْفَقْرِ وَالْكُفْرِ وَالْفُسُوقِ وَالشِّـقَاقِ وَالسُّـمْعَةِ وَالرِّيَـاءِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الصَّمَمِ وَالْبَكَمِ وَالْجُنُونِ وَالْجُذَامِ وَسَيِّئِ الْأَسْقَامِ

Meal: ALLAH’IM! Kalb katılığından, gafletten, fakirlikten, zillet ve meskenetten Sana sığınırım. Fakirlikten, küfür ve nankörlükten, fısktan, ihtilaf çıkarmaktan, süm’a ve riyadan, kulluğumu baş kalarının duyup görmesine bağlamaktan da Sana sığınırım. Sağırlık, dilsizlik, delilik ve cüzzam gibi ağır hastalıklardan da yine sadece Sana iltica ediyorum Allahım.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَشْكُو إِلَيْكَ ضَعْفَ قُوَّتِي، وَقِلَّةَ حِيلَتِي، وَهَوَانِي عَلَى النَّاسِ

Meal: ALLAH’IM! Gücümün zayıflığını, çaresizliğimi ve insanlarca önemsenmeyişimi Sana arz ediyorum.

اَللّٰهُمَّ أٰتِ نَفْسِي تَقْوَاهَا، وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا، أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلَاهَا

Meal: ALLAH’IM! Nefsime takva bahşeyle ve onu temizle; onu temizleyecek olan şüphesiz yalnız Sensin. Sen, onun velîsi ve mevlâsısın.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَـنْـفَعُ، وَمِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ، وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ، وَمِنْ دَعْوَةٍ لَا يُسْـتَجَابُ لَهَا, اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَـرِّ مَا عَمِلْتُ، وَمِنْ شَرِّ مَا لَمْ أَعْمَلْ

Meal:  ALLAH’IM! Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalbden, doyma bilmeyen nefisten ve icabet edilmeyen duadan Sana sığınıyorum. İşlediğim ve işlemediğim amellerin şerrinden Sana sığınıyorum Allahım! Bildiklerim ve bilmediklerimin şerrinden de yine Senin rahmetine iltica ediyorum Allahım!

ÜÇÜNCÜ FASIL

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ زَوَالِ نِعْمَتِكَ، وَتَحَوُّلِ عَافِـيَـتِكَ، وَفَجْأَةِ نِقْمَتِكَ، وَجَمِيعِ سَخَطِكَ يَا رَحْمٰنُ يَا رَحِيمُ، يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ ، يَا حَيُّ يَا قَـيُّومُ

Meal: Ey Rahman ü Rahîm, celâl ve ikram sahibi, Hayy u Kayyûm olan ALLAH’IM! Nimetinin zevalinden, afiyetinin değişmesinden, azabının ansızın gelip çatmasından ve her türlü gazabından Sana sığınıyorum.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَدْمِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ التَّرَدِّي وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْغَرَقِ وَالْحَرَقِ وَالْهَرَمِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ يَـتَخَـبَّطَنِيَ الشَّيْطَانُ عِنْدَ الْمَوْتِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ أَمُوتَ لَدِيغًا

Meal: ALLAH’IM! Enkaz altında kalmaktan Sana sığınırım. Düşmekten ve yuvarlanmaktan Sana sığınırım. Boğulmaktan, yanmaktan, kocamaktan Sana sığınırım. Ölüm esnasında şeytanın çarpmasından Sana sığınırım. Yılan ve akrep gibi hayvanlar tarafından sokulmuş olarak ölmekten de yine Sana sığınırım.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ مُـنْـكَرَاتِ الْأَخْلَاقِ وَالْأَعْمَالِ وَالْأَهْوَاءِ وَالْأَدْوَاءِ

Meal: ALLAH’IM! Huy, amel, arzu ve hastalıkların kötü olanlarından Sana sığınırım.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ، وَغَلَبَةِ الْعَدُوِّ، وَشَمَاتَةِ الْعِبَادِ

Meal: ALLAH’IM! Borca batmaktan, düşmanın galebesinden ve insanların başıma gelen musibetlere sevinmesinden Sana sığınırım.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ، وَالْعَجْزِ وَالْكَسَلِ، وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ، وَضَلَعِ الدَّيْنِ وَغَلَبَةِ الرِّجَالِ 

Meal: ALLAH’IM Her türlü üzüntü, tasa, acizlik, tembellik, korkaklık, cimrilikten, yine borç altında ezilmek ve insanlara mağlup olmaktan Sana sığınıyorum.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَـنْـفَعُ وَمِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ وَمِنْ دُعَاءٍ لَا يُسْمَعُ وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ وَمِنَ الْجُوعِ فَإِنَّـهُ بِئْسَ الضَّجِيعُ وَمِنَ الْخِيَانَةِ فَلَبِئْسَ الْبِطَانَةُ وَمِنَ الْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ، وَمِنَ الْهَرَمِ وَمِنْ أَنْ أُرَدَّ إِلَى أَرْذَلِ الْعُمُرِ وَمِنْ فِـتْـنَـةِ الدَّجَّالِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ وَفِـتْـنَـةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ

Meal: ALLAH’IM Faydasız ilimden, ürperti duymayan kalbden, işitil meyen duadan, doymayan nefisten, açlıktan –ki o ne kötü bir arkadaştır–, hıyanetten –ki o ne kötü bir sırdaştır–, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, kocamaktan, erzel-i ömre düşüp buna maktan, Deccal fitnesinden, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden Sana sığınıyorum Allahım.

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ قُلُوبًا أَوَّاهَةً مُخْبِتَةً مُنِيبَةً فِي سَبِيلِكَ

Meal: ALLAH’IM! Senden, her zaman âh u enînlerle yakaran, Sana karşı saygı ile dopdolu ve her zaman Senin yoluna yönelen kalbler dileniyoruz.

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِـرٍّ وَالْفَوْزَ بِالْجَنَّةِ، وَالنَّجَاةَ مِنَ النَّارِ , اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي، خَطَئِي وَعَمْدِي

Meal: ALLAH’IM! Senden rahmetini celbedecek şeyleri, mağfiretinin vesilelerini, her türlü günahtan uzak durmayı, her türlü iyiliğe muvaffak kılınmayı, Cennet’e nâil ve Cehennem’den âzâd olmayı diliyoruz. Ne olur, bilerek ya da bilmeyerek işlediğim bütün günahlarımı bağışla ALLAH’IM!

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْتَهْدِيكَ لِأَرْشَدِ أَمْرِي، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ نَفْسِي

Meal: ALLAH’IM! Senden, yapıp ettiklerimde beni en doğruya hidayet etmeni diliyor ve nefsimin şerrinden Sana sığınıyorum.

اَللّٰهُمَّ انْعِشْنِي وَاجْبُرْنِي وَارْزُقْنِي وَاهْدِنِي لِصَالِحِ الْأَعْمَالِ وَالْأَخْـلَاقِ، لَا يَهْدِي لِصَالِحِهَا وَلَا يَـصْرِفُ سَـيِّـئَـهَا إِلَّا أَنْتَ

Meal: ALLAH’IM! Beni azîz kıl, eksiklerimi gider, bana rızık ihsan et, beni salih amellere ve güzel ahlâka ilet. İlet ki, bunların salih olanına ancak Sen iletir, kötülerinden de ancak Sen uzak tutarsın.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُذَامِ وَالْبَرَصِ وَسَيِّئِ الْأَسْقَامِ

Meal:  ALLAH’IM! Cüzzam, alaca ve benzeri kötü hastalıklardan Sana sığınıyorum.

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي جِدِّي وَهَزْلِي وَخَطَئِي وَعَمْدِي، وَكُلُّ ذٰلِكَ عِنْدِي، وَلَا تَحْرِمْنِي بَرَكَةَ مَا أَعْطَيْـتَـنِي، وَلَا تَـفْـتِـنِّي فِيمَا حَرَمْـتَـنِي 

Meal: ALLAH’IM! Günahlarımızı, zulüm ve haksızlıklarımızı, şaka ile ya da ciddi olarak, kasten veya hata yoluyla işlediğimiz kusurlarımızı mağfiret eyle. Bütün kusurlarımızı bağışla. Bağışla ki, o kusurların hepsi bizde vardır.

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَظُلْمَنَا وَهَزْلَنَا وَجِدَّنَا وَعَمْدَنَا وَخَطَأَنَا وَكُلَّ ذٰلِكَ عِنْدَنَا

Meal:  ALLAH’IM! Ciddi ya da şaka olarak, hataen veya bilerek yaptığım kusurlarımı, işlediğim günahlarımı mağfiret buyur. Biliyorum ki, o kusurların hepsi bende vardır. Beni ihsanlarının bereketinden mahrum etme, mahrum ettiklerinle de imtihan eyleme.

اَللّٰهُمَّ أَصْلِحْ لِي دِينِيَ الَّذِي هُوَ عِصْمَةُ أَمْرِي وَأَصْلِحْ لِي دُنْـيَايَ الَّتِي فِيهَا مَعَاشِي وَأَصْلِحْ لِي أٰخِرَتِيَ الَّتِي فِيهَا مَعَادِي وَاجْعَلِ الْحَيَاةَ زِيَادَةً لِي فِي كُلِّ خَيْرٍ وَاجْعَلِ الْمَوْتَ رَاحَةً لِي مِنْ كُلِّ شَرٍّ

Meal: ALLAH’IM! Her işimin esası olan dinimi, içinde geçimim olan dünyamı ve döneceğim yer olan âhiretimi ıslah buyur. Hayatımı her türlü hayırları artırmaya, ölümümü de bütün şerlerden kurtulup huzura ermeye vesile eyle.

 اَللّٰهُمَّ أَحْـيِـنِي مَا كَانَتِ الْحَيَاةُ خَيْرًا لِي وَتَـوَفَّنِي إِذَا كَانَتِ الْوَفَاةُ خَيْرًا لِي

Meal: ALLAH’IM! Yaşamam hayırlı olduğu müddetçe beni yaşat. Vefatım hayırlı olduğunda da verdiğin can emanetini al.

DÖRDÜNCÜ FASIL

رَبِّ أَعِنِّي وَلَا تُعِنْ عَلَيَّ وَانْصُرْنِي وَلَا تَـنْـصُرْ عَلَيَّ وَامْكُرْ لِي وَلَا تَمْكُرْ عَلَيَّ وَاهْدِنِي، وَيَسِّرِ الْهُدَى لِي وَانْصُرْنِي عَلَى مَنْ بَغَى عَلَيَّ

Meal: RABBİM! Lehimde olan hususlarda bana inayet et, aleyhime olacak şeylerde değil. Bana yardım et, düşmanlarıma değil. Düşmanlarımın benim için hazırladıkları tuzakları boz ve onlara aleyhimde tekrar komplo kurma imkânı verme. Beni dosdoğru yola ilet ve o yolda yürümeyi benim için kolaylaştır. Haddini aşanlara karşı da her zaman yanımda ol.

رَبِّ اجْعَلْنِي لَكَ ذَكَّارًا، لَكَ شَكَّارًا لَكَ رَهَّابًا، لَكَ مِطْوَاعًالَكَ مُخْبِتًا، إِلَيْكَ أَوَّاهًا مُنِيبًا 

Meal:  ALLAH’IM! Beni, Seni çok zikreden, Sana çok şükreden, çok saygılı, çok itaatkâr, çok yakaran, çok huşûlu ve durmadan âh u enîn ile huzurunda yalvaran kullarından eyle.

 رَبِّ تَـقَـبَّلْ تَوْبَـتِي، وَاغْسِلْ حَوْبَـتِي وَأَجِبْ دَعْوَتِي، وَثَـبِّتْ حُجَّتِي وَاهْدِ قَلْبِي، وَسَدِّدْ لِسَانِي وَاسْلُلْ سَخِيمَةَ صَدْرِي 

Meal:  RABBİM! Tevbemi kabul buyur, günahımı yıka, duama icabet et, delilimi güçlendir; kalbime hidayet, dilime de istikamet ver ve sinemdeki kin ve nefreti söküp al.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّـبَاتَ فِي الْأَمْرِ وَأَسْأَلُكَ الْعَزِيمَةَ فِي الرُّشْدِ وَأَسْأَلُكَ شُكْرَ نِعْمَتِكَ وَحُسْنَ عِبَادَتِكَ وَأَسْأَلُكَ لِسَانًا صَادِقًا وَقَلْبًا سَـلِيمًا وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَـرِّ مَا تَعْلَمُ وَأَسْـأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا تَعْلَمُ وَأَسْتَغْفِرُكَ بِمَا تَعْلَمُ إِنَّكَ أَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ

Meal: ALLAH’IM! Senden, beni işimde sebatkâr ve doğru yolda azimli kılmanı diliyorum. İçimi nimetlerine karşı şükür hisleriyle doldur ve kulluğumu en güzel şekilde yerine getirmeye beni muvaffak kıl. Bana hep doğruyu söyleyen bir dil ve selim bir kalb ihsan buyur. Bildiğin şeylerin şerrinden Sana sığınıyor, onların hayrını Senden diliyor, malumun olan kusurlarımdan dolayı Senin mağfiretini talep ediyorum. Şüphesiz ki Sen, gayb âlemlerini de bilen yegane Zâtsın.

اَللّٰهُمَّ أَلْهِمْنِي رُشْدِي، وَأَعِذْنِي مِنْ شَـرِّ نَـفْـسِـي

Meal: ALLAH’IM! Bana varlığımın gayesini talim buyur ve beni nefsimin şerrinden koru.

اَللّٰهُمَّ إِنِّـي أَسْـأَلُكَ فِـعْـلَ الْخَـيْـرَاتِ وَتَـرْكَ الْمُنْـكَرَاتِ، وَحُبَّ الْمَسَاكِينِ وَأَنْ تَغْفِرَ لِي وَتَرْحَمَنِي وَإِذَا أَرَدْتَ فِـتْـنَـةَ النَّاسِ فَـتَـوَفَّنِي غَيْرَ مَـفْـتُونٍ وَأَسْأَلُكَ حُبَّكَ، وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَحُبَّ عَمَلٍ يُقَرِّبُـنِي إِلَى حُبِّكَ 

Meal: ALLAH’IM! Senden, beni hayırlı işlere muvaffak kılmanı, kötülüklerden uzak tutmanı, fakirleri bana sevdirmeni, mağfiret ve merhametinle beni sarıp sarmalamanı ve insanları fitnelerle imtihan etmeyi murad buyurduğunda o fitnelere dûçâr kalmadan bendeki can emanetini almanı diliyorum. Ne olur, bana, Seni, Senin sevdiklerini ve beni Sana yaklaştıracak amelleri sevdir.

اَللّٰهُمَّ مَـتِّـعْـنِي بِسَمْعِي وَبَصَرِي وَاجْعَلْهُمَا الْوَارِثَ مِنِّي وَانْصُرْنِي عَلَى مَنْ ظَلَمَنِي وَخُذْ مِنْهُ بِثَأْرِي يَا مَنْ لَا تَـرَاهُ الْعُيُونُ وَلَا تُخَالِطُهُ الظُّـنُونُ وَلَا يَصِفُهُ الْوَاصِفُونَ وَلَا تُـغَـيِّـرُهُ الْحَوَادِثُ وَلَا يَخْشَى الدَّوَائِـرَ وَيَعْلَمُ مَثَاقِيلَ الْجِبَالِوَمَكَايِيلَ الْبِحَارِ وَعَدَدَ قَطْرِ الْأَمْطَارِ وَعَدَدَ وَرَقِ الْأَشْجَارِ وَعَدَدَ مَا أَظْلَمَ عَلَيْهِ اللَّيْلُ وَأَشْرَقَ عَلَيْهِ النَّهَارُ وَلَا تُوَارِي سَمَاءٌ سَمَاءً وَلَا أَرْضٌ أَرْضًا وَلَا بَحْرٌ مَا فِي قَعْرِهِ وَلَا جَبَلٌ مَا فِي وَعْرِهِ ؛ اِجْعَلْ خَيْرَ عُمُرِي أٰخِرَهُ وَخَيْرَ عَمَلِي خَوَاتِمَهُ وَخَيْرَ أَيَّامِي يَوْمَ أَلْقَاكَ فِيهِ 

Meal: Ey gözlerin göremediği, zanların erişemediği, vasfa kalkışanların aciz düştüğü, hâdiselerin değiştiremediği, belalardan korkmayan; dağların ağırlıklarını, denizlerin hacmini, yağmur damlaların sayısını, ağaçlardaki yaprakların adedini ve üzerine gecenin karanlığının çöktüğü, gündüzün ışıklarının doğduğu her şeyin sayısını bilen; hiçbir semanın diğer bir semayı, hiçbir arzın bir başka arzı, hiçbir denizin dibindekini ve hiçbir dağın içindekileri Kendisinden gizleyemediği Allahım! Ömrümün en hayırlı anını sonu, amellerimin en hayırlısını son amelim ve günlerimin en hayırlısını da Sana kavuştuğum gün eyle.

اَللّٰهُمَّ بَارِكْ لِي فِي دِينِيَ الَّذِي هُوَ عِصْمَةُ أَمْرِي وَفِي أٰخِرَتِيَ الَّتِي إِلَيْهَا مَصِيرِي وَفِي دُنْـيَـايَ الَّتِي فِيهَا بَلَاغِي وَاجْعَلِ الْحَيَاةَ زِيَادَةً لِي فِي كُلِّ خَيْرٍ وَاجْعَلِ الْمَوْتَ رَاحَةً لِي مِنْ كُلِّ شَرٍّ

Meal: ALLAH’IM! Her şeyim olan dinimi hakkımda bereketli eyle. Dönüş yerim olan âhiretimi ve maîşet mekanım olan dünyamı mübarek kıl. Hayatımı bütün hayırları artırarak yapmaya ve ölümümü her türlü şerden kurtulmaya vesile eyle.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِيشَةً نَقِـيَّـةً، وَمِيـتَـةً سَوِيَّةً، وَمَرَدًّا غَيْرَ مُخْزٍ وَلَا فَاضِحٍ

Meal: ALLAH’IM! Senden, tertemiz bir hayat, dosdoğru bir ölüm ve huzurunda rezil rüsvay olmayacağım bir dönüş dileniyorum.

اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنِي صَبُورًا وَاجْعَلْنِي شَكُورًا وَاجْعَلْنِي فِي عَـيْـنِي صَغِيرًا وَفِي أَعْيُنِ النَّاسِ كَبِيرًا

Meal: ALLAH’IM! Beni çok sabreden, çok şükreden, kendi gözümde küçük fakat insanların gözünde büyük bir kul eyle.

رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاهْدِنِي السَّبِيلَ الْأَقْوَمَ

Meal: YA RABBİ! Beni bağışla, bana merhamet eyle ve beni yolların en doğrusuna hidayet buyur.

BEŞİNCİ FASIL

تَمَّ نُورُكَ فَهَدَيْتَ فَلَكَ الْحَمْدُ عَظُمَ حِلْمُكَ فَغَفَرْتَ فَلَكَ الْحَمْدُ بَسَطْتَ يَدَكَ فَأَعْطَيْتَ فَلَكَ الْحَمْدُ؛ رَبَّـنَا وَجْهُكَ أَكْرَمُ الْوُجُوهِ وَجَاهُكَ أَعْظَمُ الْجَاهِ وَعَطِيَّتُكَ أَعْظَمُ الْعَطِيَّةِ وَأَهْنَاهَا تُطَاعُ رَبَّـنَا فَـتَشْكُرُ وَتُعْصَى فَـتَغْفِرُ وَتُجِيبُ الْمُضْطَرَّوَتَـكْشِفُ الضُّرَّ وَتَشْفِي السَّقِيمَ وَتَـغْـفِـرُ الذَّنْبَ وَتَـقْبَلُ التَّوْبَـةَ وَلَا يَجْزِي بِأٰلَائِكَ أَحَدٌ وَلَا يَـبْلُغُ مِدْحَتَكَ قَوْلُ قَائِلٍ 

Meal:  ALLAH’IM! Nurun tastamam oldu, hidayet buyurdun, hamd olsun Sana. Hilmin öyle engin ki, bağışladın, hamd olsun Sana. Nimetlerini bol bol bahşettin, hamd olsun Sana. Senin kerem ve şerefin bütün şereflerin üstünde, şanın da topyekûn nâm ü nişanların ötesindedir. İhsanların hem en büyük hem de kulların için en meşakkatsizdir. Rabbimiz, Sana itaat edilir, Sen de takdir buyurup karşılığını verirsin. İsyan edilir, onu da bağışlarsın. Darda kalmışların imdadına yetişir, zarar ve sıkıntıları bertaraf eder, hastalara şifa verir, günahları bağışlar, tevbeleri de kabul buyurursun. Bütün bu nimetlerinin karşılığını Senden başka hiç kimse veremez, kimsenin sözü de Seni hakkıyla sena etmeye kâfi gelemez.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَـنْـفَعُ، وَأَسْأَلُكَ عَمَلًا مُتَـقَـبَّلًا

Meal: ALLAH’IM! Senden faydalı ilim istiyor, fayda vermeyen ilimden Sana sığınıyorum. Ne olur, amellerimi kabul buyur.

 اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ أَوْسَعَ رِزْقِكَ عَلَيَّ عِنْدَ كِـبَرِ سِنِّي وَانْقِطَاعِ عُمُرِي

Meal:  ALLAH’IM! Bana ihsan edeceğin rızkın en genişini yaşlılığımda ve ömrümün sonunda lütfeyle.

 اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ الْمَسْأَلَةِ وَخَيْرَ الدُّعَاءِ، وَخَيْرَ النَّجَاحِ وَخَيْرَ الْعَمَلِ، وَخَيْرَ الثَّوَابِ وَخَيْرَ الْحَيَاةِ، وَخَيْرَ الْمَمَاتِ وَثَـبِّـتْنِي وَثَـقِّلْ مَوَازِينِي وَحَقِّقْ إِيمَانِي، وَارْفَعْ دَرَجَتِي وَتَقَبَّلْ صَلَاتِي، وَاغْفِرْ خَطِيئَـتِي وَأَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ، أٰمِينَ

Meal: ALLAH’IM! Rahmetinden, dileklerin, duaların, muvaffakiyetlerin, amellerin, sevapların, hayatın ve ölümün en hayırlı olanını diliyorum. Beni dinin üzerine sabit kadem eyle, mizanımı ağır tut, beni tahkîkî imana ulaştır, derecemi yükselt, dua ve namazımı kabul buyur ve hatalarımı bağışla. Senden, Cennet’te en yüksek dereceleri diliyorum. Âmin!

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ فَوَاتِحَ الْخَيْرِ وَخَوَاتِمَهُ وَجَوَامِعَهُ وَأَوَّلَهُ وَأٰخِرَهُ وَظَاهِرَهُ وَبَاطِنَهُ، وَالدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ، أٰمِينَ

Meal: ALLAH’IM! Senden, yapacağım şeylerin, işleyeceğim amellerin, ortaya koyacağım fiillerin, gizli açık her şeyin en hayırlısını ve Cennet’in en yüksek derecelerini diliyorum. Âmin!

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا أٰتِي وَخَيْرَ مَا أَفْعَلُ، وَخَيْرَ مَا أَعْمَلُوَخَيْرَ مَا أُبْطِنُ، وَخَيْرَ مَا أُظْهِرُ وَالدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ، أٰمِينَ

Meal: ALLAH’IM! Bana bütün hayırların başını ve sonunu, en cami olanlarını, evvel ve âhirini, açık ve gizlisini ve Cennet’in en yüksek derecelerini lütfet. Âmin!

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ أَنْ تَرْفَعَ ذِكْرِي وَتَضَعَ وِزْرِي، وَتُصْلِحَ أَمْرِي وَتُطَهِّرَ قَلْبِي، وَتُحَصِّنَ فَرْجِي وَتُـنَـوِّرَ قَلْبِي، وَتَغْفِرَ لِي ذَنْبِي وَأَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ، أٰمِينَ

Meal: ALLAH’IM! Namımı yücelt, günah yükünü sırtımdan kaldır, hâlimi ıslah edip düzelt, kalbimi tertemiz hâle getir, namusumu muhafaza buyur, kalbimi nurlandır, günahımı affeyle ve beni Cennet’te en yüksek derecelerle serfiraz kıl. Âmin!

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ أَنْ تُـبَارِكَ لِي فِي سَمْعِي، وَفِي بَصَرِي، وَفِي رُوحِي، وَفِي خَلْقِي، وَفِي خُلُقِي، وَفِي أَهْلِي، وَفِي مَحْيَايَ، وَفِي مَمَاتِي، وَفِي عَمَلِي، وَتَـقَـبَّلَ حَسَنَاتِي، وَأَسْأَلُكَ الدَّرَجَاتِ الْعُلَى مِنَ الْجَنَّةِ، أٰمِينَ

Meal: ALLAH’IM! Kulağımı, gözümü, ruhumu, bedenimi, ahlâkımı, ailemi, hayatımı, ölümümü ve amelimi mübarek eyle. İyiliklerimi kabul buyur ve beni Cennet’in en yüksek dereceleriyle lütuflandır. Âmin!

اَللّٰهُمَّ أَنْتَ الْأَوَّلُ فَلَا شَيْءَ قَبْلَكَ وَأَنْتَ الْأٰخِرُ فَلَا شَيْءَ بَعْدَكَ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ دَابَّةٍ نَاصِيَـتُهَا بِـيَـدِكَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْمَأْثَمِ وَالْمَغْرَمِ

Meal: ALLAH’IM! Evvel Sensin; Senden önce hiçbir şey yoktur. Âhir Sen sin; Senden sonra da hiçbir şey olamaz. Perçemini yed-i kudretinde tuttuğun bütün canlıların şerrinden Sana sığınıyorum. Günah işlemekten ve borca saplanmaktan da yine Sana iltica ediyorum.

اَللّٰهُمَّ نَـقِّـنِي مِنْ خَطَايَايَ كَمَا يُـنَـقَّى الثَّوْبُ الْأَبْـيَضُ مِنَ الدَّنَسِ

Meal: ALLAH’IM! Beyaz elbisenin yıkanıp tertemiz olduğu gibi beni günah kirlerinden temizle.

اَللّٰهُمَّ بَاعِدْ بَـيْـنِي وَبَـيْنَ خَطَايَايَ كَمَا بَاعَدْتَ بَـيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ، هٰذَا مَا سَأَلَهُ مُحَمَّدٌ رَبَّـهُ

Meal: ALLAH’IM! Doğu ile batının arasını uzak tuttuğun gibi, günahlarla benim aramı da öyle uzak tut. Bu, Hazreti Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) Rabbinden bir dileğidir.

اَللّٰهُمَّ نَجِّنِي مِنَ النَّارِ وَأَسْأَلُكَ مَغْفِرَةً بِاللَّيْلِ وَالنَّهَارِ وَالْمَنْزِلَ الصَّالِحَ، أٰمِينَ

Meal: ALLAH’IM! Cehennem ateşinden beni koru. Gece ve gündüz beni mağfiret eyle ve bana Cennet’te güzel bir menzil ihsan et.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ خَلَاصًا مِنَ النَّارِ سَالِمًا، وَأَدْخِلْنِي الْجَنَّةَ أٰمِنًا

Meal: ALLAH’IM! Senden beni Cehennem’den salimen kurtarıp emniyet içinde Cennet’e koymanı diliyorum.

ALTINCI FASIL

يَـا مَـنْ أَظْهَرَ الْجَمِيلَ وَسَـتَـرَ الْقَبِيحَ يَا مَنْ لَا يُؤَاخِذُ بِالْجَرِيمَةِ وَلَا يَهْتِكُ السِّتْرَ يَـا حَسَنَ التَّجَاوُزِ، يَا وَاسِعَ الْمَغْفِرَةِ يَا بَاسِطَ الْيَدَيْنِ بِالرَّحْمَةِ يَـا صَاحِبَ كُلِّ نَجْوَى يَا مُنْـتَـهَى كُلِّ شَكْوَى يَا كَرِيمَ الصَّفْحِ، يَا عَظِيمَ الْمَنِّ يَا مُـبْـتَدِئَ الـنِّـعَمِ قَـبْلَ اسْتِحْقَاقِهَا؛ يَا رَبَّـنَا، وَيَا سَـيِّدَنَا وَيَا غَايَةَ رَغْبَـتِـنَا أَسْأَلُكَ يَا اَللهُ أَنْ لَا تَشْوِيَ خَلْقِي بِالنَّارِ نَعُوذُ بِاللهِ مِنْ عَذَابِ النَّارِ نَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الْفِتَنِ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ نَعُوذُ بِاللهِ مِنْ فِـتْـنَةِ الدَّجَّالِ

Meal: Ey güzeli açığa çıkarıp çirkini örten.. ey günahlarından dolayı kullarını hemen muâheze etmeyen ve perdeyi yırtmayan.. ey affı güzel.. ey mağfireti bol.. ey rahmetini her yana saçan.. ey kullarının gizli yakarışlarını duyan.. ey bendelerinin arz-ı hâllerini ilettikleri yegane merci.. ey afv u safhı geniş olan.. çokça ihsanda bulunan.. ey kullarının istihkakından önce nimetleri daha baştan bahşeden… ey Rabbimiz, ey Seyyidimiz, ey arzu ve dileklerimizin en son ufku, ey Allahım! Senden, vücudumu ateşte yakmamanı diliyorum. Cehennem azabından, açık-gizli bütün fitnelerden, Deccal fitnesinden de Sana sığınıyoruz Allahım.

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَعُوذُ بِكَ مِنْ جَهْدِ الْبَلَاءِ، وَدَرْكِ الشَّقَاءِ، وَسُوءِ الْقَضَاءِ، وَشَمَاتَةِ الْأَعْدَاءِ

Meal: ALLAH’IM! Belâ cenderesine, bela ağına dûçâr kalmaktan, şekavetin gelip çatmasından, hakkımızda takdir buyuracağın acı kazadan ve davranışlarımızda falso ve fiyaskolar içine girerek, hasımlarımızı sevindirmekten yine Sana sığınıyoruz.

اَللّٰهُمَّ يَا مُصَرِّفَ الْقُلُوبِ، صَرِّفْ قُلُوبَـنَا إِلَى طَاعَتِكَ

Meal: Ey kalbleri dilediği gibi evirip çeviren ALLAH’IM! Kalblerimizi Hakk’a kulluğa çevir.

اَللّٰهُمَّ يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ، ثَـبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِيـنِكَ

Meal: Ey kalbleri evirip çeviren ALLAH’IM! Kalbimi dinin üzere sabit kıl.

 اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا وَارْضَ عَنَّا وَتَـقَـبَّلْ مِنَّا وَأَدْخِلْنَا الْـجَـنَّـةَ، وَنَجِّنَا مِنَ النَّارِ، وَأَصْلِحْ لَنَا شَأْنَـنَا كُلَّهُ

Meal: Ey Merhametliler Merhametlisi ALLAH’IM! Bizi bağışla, bize merhamet et, bizden razı ol, bizden kabul buyur, bizi Cennet’ine koy, Cehennem’den koru ve her hâlimizi, her işimizi ıslah eyle.

اَللّٰهُمَّ زِدْنَا وَلَا تَـنْـقُصْنَا، وَأَكْرِمْنَا وَلَا تُهِنَّا وَأَعْطِنَا وَلَا تَحْرِمْنَا، وَأٰثِرْنَا وَلَا تُؤْثِرْ عَلَيْنَا وَأَرْضِنَا وَارْضَ عَنَّا، يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ

Meal: ALLAH’IM! Lütuflarını artır, eksiltme; bizi yücelt, hakir düşürme; bize ihsanlarda bulun, mahrum eyleme; bizi tercih et, başkalarını bize tercih etme; bizi Senden razı et ve Sen bizden razı ol. Ey Merhametliler Merhametlisi

اَللّٰهُمَّ أَعِنَّا عَلَى ذِكْرِكَ وَشُكْرِكَ وَحُسْنِ عِبَادَتِكَ

Meal: ALLAH’IM! Seni zikir, Sana şükür ve güzelce ibadet edebilmemiz için bize yardım eyle.

اَللّٰهُمَّ أَحْسِنْ عَاقِـبَـتَنَا فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا وَأَجِرْنَا مِنْ خِزْيِ الدُّنْـيَا وَعَذَابِ الْأٰخِرَةِ

Meal: ALLAH’IM! Bütün işlerimizde âkıbetimizi güzel eyle. Dünyada rezil rüsvay olmaktan ve âhirette azaba maruz kalmaktan bizi koru.

 اَللّٰهُمَّ اقْسِمْ لَـنَا مِنْ خَشْيَـتِكَ مَا تَحُولُ بِهِ بَـيْنَنَا وَبَيْنَ مَعَاصِيكَ وَمِنْ طَاعَتِكَ مَا تُـبَلِّغُنَا بِهِ جَنَّـتَكَ وَمِنَ الْيَـقِينِ مَا تُهَوِّنُ بِهِ عَلَيْنَا مَصَائِبَ الدُّنْـيَا، وَمَتِّعْنَا بِأَسْمَاعِنَا وَأَبْصَارِنَا وَقُوَّتِنَا مَا أَحْـيَـيْـتَنَا، وَاجْعَلْهُ الْوَارِثَ مِنَّا، وَاجْعَلْ ثَأْرَنَا عَلَى مَنْ ظَلَمَنَا، وَانْصُرْنَا عَلَى مَنْ عَادَانَا وَلَا تَجْعَلْ مُصِيبَـتَـنَا فِي دِينِنَا وَلَا تَجْعَلِ الدُّنْـيَا أَكْـبَرَ هَمِّنَا وَلَا مَبْلَغَ عِلْمِنَا وَلَا تُسَلِّطْ عَلَيْنَا مَنْ لَا يَرْحَمُنَا

Meal: ALLAH’IM! Bize, bizi günahlardan uzak tutacak bir haşyet, Cennet’e ulaştıracak bir tâat ve dünya musibetlerini önemsetmeyecek kadar yakîn bahşet. Ömür verdiğin müddetçe kulaklarımızdan, gözlerimizden ve kuvvetimizden istifadeye bizleri muvaffak kıl. Onları hep kusurlardan sâlim eyle. Bize zulmedenlerden intikamımızı Sen al ve düşmanlık edenlere karşı bizi muzaffer et. Bizi, dinimizle alâkalı musibetlere maruz bırakma. Dünyayı en büyük hedefimiz, tek düşüncemiz ve ilmimizin varıp dayandığı son nokta yapma ve bize merhamet etmeyecekleri üzerimize musallat etme.

 اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِـرٍّ، وَالْفَوْزَ بِالْجَنَّةِ وَالنَّجَاةَ مِنَ النَّارِ

Meal: ALLAH’IM! Senden, rahmetini celbedecek amelleri, mağfiretine götürecek vesileleri, her türlü günahtan selâmette kalmayı, bütün iyiliklere nâil olmayı, Cennet’e ermeyi ve Cehennem’den kurtulmayı diliyoruz.

اَللّٰهُمَّ لَا تَدَعْ لَنَا ذَنْـبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ وَلَا دَيْنًا إِلَّا قَضَيْـتَهُ وَلَا حَـاجَـةً مِنْ حَوَائِجِ الدُّنْـيَـا وَالْأٰخِـرَةِ هِـيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَـضَيْـتَـهَا، يَـا أَرْحَـمَ الرَّاحِمِينَ

Meal: Ey Merhametliler Merhametlisi Allahım! Üzerimizde bağışlamadığın günah, gidermediğin gam ve tasa, ödemeye muvaffak kılmadığın borç, rızana uygun dünya ve ahiret ihtiyaçlarımızdan is’af buyurmadığın bir şey bırakma.

اَللّٰهُمَّ أٰتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً، وَفِي الْأٰخِرَةِ حَسَنَةً، وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Meal: ALLAH’IM! Bize dünyada da, âhirette de güzellik ver ve bizi Cehennem azabından muhafaza buyur.

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا سَأَلَكَ مِنْهُ نَبِيُّكَ مُحَمَّدٌ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا اسْتَعَاذَكَ مِنْـهُ نَـبِـيُّكَ مُحَمَّدٌ وَأَنْتَ الْمُسْتَعَانُ، وَعَلَيْكَ الْـبَـلَاغُ وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللهِ

Meal: ALLAH’IM! Nebiy-yi Ekremin Hazreti Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Senden istediği her hayrı biz de istiyor, yine Nebin Hazreti Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) Sana sığındığı her türlü şerden biz de Sana sığınıyoruz. Şüphesiz her hususta kullarına yardım edebilecek bir tek Sen varsın. Bütün dilekler de Sana ulaşır. Gerçek güç ve kuvvet sadece Allah’a aittir ve O’ndandır.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ أَنْ أُشْرِكَ بِكَ شَيْـئًا وَأَنَا أَعْلَمُ، وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا لَا أَعْلَمُ

Meal: ALLAH’IM! Bilerek Sana bir şeyi ortak koşmaktan rahmetine sığınıyor, bilemediğim hususlarda da mağfiretini diliyorum.

اَللّٰهُمَّ رَبَّ النَّبِيِّ مُحَمَّدٍ ، اِغْفِرْ لِي ذَنْبِي وَأَذْهِبْ غَيْظَ قَلْبِي، وَأَجِرْنِي مِنْ مُضِلَّاتِ الْفِتَنِ

Meal: Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Rabbi olan Allahım! Ne olur, günahımı bağışla, kalbimdeki gayz ve hiddeti gider ve dalâlete sürükleyen fitnelerden beni muhafaza buyur.

وَصَلَّى اللهُ عَلَى سَـيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى أٰلِـهِ الطَّيِّـبِـينَ الطَّاهِرِينَ، وَصَحْبِهِ الْكِرَامِ الْبَرَرَةِ أَجْمَعِينَ

Meal: Efendimiz Hazreti Muhammed’e, pırıl pırıl aile efrâdına ve kerem âbideleri olan sahabesine salât ve selâm eyle.

YEDİNCİ FASIL

HAZRETİ EBÛ BEKR SIDDÎK’IN (r.a.) MÜNACAATI

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

جُدْ بِلُطْفِكْ يَا إِلٰهِي، مَنْ لَـهُ زَادٌ قَلِيلْ

Meal: Lütfunu esirgeme ey Rab bu kuluna ki, azığı pek kalîl,

مُفْلِسٌ بِالصِّدْقِ يَأْتِي عِنْدَ بَابِكَ يَا جَلِيلْ

Meal: İflas etmiş olsa da sadakatle yine kapına geldi ey Celîl!

ذَنْـبُـهُ ذَنْبٌ عَظِيمٌ فَاغْفِرِ الذَّنْبَ الْعَظِيمْ

Meal: Günahı pek büyük; Sen o günahları yarlığa ne olur,

إِنَّهُ شَخْصٌ غَرِيبٌ مُذْنِبٌ عَبْدٌ ذَلِيلْ

Meal: Hâli de pek acip, hem günahkâr bir abd-i zelîl.

مِـنْـهُ عِصْيَانٌ وَنِسْيَانٌ وَسَهْوٌ بَعْدَ سَهْوْ

Meal: Onunki isyan üstüne isyan, hata üstüne hata,

مِنْكَ إِحْسَانٌ وَفَضْلٌ بَعْدَ إِعْطَاءِ الْجَزِيلْ

Meal: Senden ihsan üstüne ihsan, hem de atâ-yı cezîl.

قَالَ يَا رَبِّ ذُنُوبِي مِثْلَ رَمْلٍ لَا يُعَدْ

Meal: Kum taneleri sayısınca günahlarından Sana sığınıyor,

فَاعْفُ عَنِّي كُلَّ ذَنْبٍ وَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَمِيلْ

Meal: N’olur müsamahanı göster de sil onları ey Cemîl!

كَيْفَ حَالِي يَا إِلٰهِي، لَيْسَ لِي خَيْرُ الْعَمَلْ

Meal: Nice olur hâlim, yok defterde işe yarar bir fiil,

سُوءُ أَعْمَالِي كَثِيرٌ زَادُ طَاعَاتِي قَلِيلْ

Meal: Günahlarım çok, kulluğa gelince pek kalîl.

عَافِنِي مِنْ كُلِّ دَاءٍ وَاقْضِ عَنِّي حَاجَتِي

Meal: Ruhumun yaralarını sar da, hâcâtıma kıl bir çare,

إِنَّ لِي قَلْـبًا سَقِيمًا أَنْتَ مَنْ يَشْفِي الْعَلِيلْ

Meal: Sen Şâfî-i Hakikî, ben de kalbi sakîm bir alîl.

قُلْ لِنَارِي اُبْرُدِي يَا رَبِّ فِي حَقِّي كَمَا

Meal: Beni yakan ateşe de “berd ü selâm ol” de ey Allahım,

قُلْتَ قُلْنَا يَا نَارُ اُبْرُدِي فِي حَقِّ الْخَلِيلْ

Meal: Bir zaman dediğin gibi fî hakk-ı Halîl.

أَنْتَ شَافِي أَنْتَ كَافِي فِي مُهِمَّاتِ الْأُمُورْ

Meal: Sensin Şâfî, Sensin Kâfî, evvel-âhir her işte,

أَنْتَ رَبِّي أَنْتَ حَسْبِي أَنْتَ لِي نِعْمَ الْوَكِيلْ

Meal: Ente Rabbî, Ente hasbî, Ente lî ni’me’l-Vekîl.

رَبِّ هَبْ لِي كَـنْـزَ فَضْلٍ أَنْتَ وَهَّابٌ كَرِيمْ

Meal: Cömertliğine yoktur sınır, fazlınla bu kulunu sevindir,

أَعْطِنِي مَا فِي ضَمِيرِي دُلَّنِي خَيْرَ الدَّلِيلْ

Meal: Gönlümü şâd eyle, göster de en güzel bir delil.

هَبْ لَنَا مُلْكًا كَبِيرًا نَجِّنَا مِمَّا نَخَافْ

Meal: Saç rahmetini üzerimize, hem emin kıl korktuğumuzdan,

رَبَّـنَا إِذْ أَنْتَ قَاضِي وَالْمُنَادِي جَبْرَئِيلْ

Meal: Ya İlahî! Sensin yegâne hüküm sahibi, münadin de Cebraîl.

أَيْنَ مُوسَى أَيْنَ عِيسَى أَيْنَ يَحْيَى أَيْنَ نُوحْ

Meal: Nerde Mûsa, nerde İsa, nerde Yahya, nerde Nuh,

أَنْتَ يَا صِدِّيقُ صَادِقْ3 تُبْ إِلَى الْمَوْلَى الْجَلِيلْ

Meal: Sen ey Sıddîk-ı Sâdık*, dön de ara bul bir Mevlâ-yı Celîl!

3 في أصل القصيدة “عَاصِي”، ولكن تُقرأ “صَادِقْ” أدبًا.

(*Kasîdenin aslında, “âsî” yazılıdır fakat edeben “sâdık” olarak okunur.)

HAZRETİ EBÛ BEKR ES-SIDDÎK’A (r.a.) PEYGAMBER EFENDİMİZ’in TA’LİM BUYURDUĞU BİR DUÂ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِسَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ  نَبِيِّكَ وَسَيِّدِنَا إِبْرَاهِيمَ  خَلِيلِكَ وَسَــيِّدِنَا مُوسَـى  نَجِـيِّـكَ وَسَــيِّدِنَا عِيسَى  كَلِمَتِكَ وَرُوحِكَ وَبِكَلَامِ سَــيِّدِنَا مُوسَـى وَإِنْجِيلِ سَــيِّدِنَا عِيسَى وَزَبُورِ سَــيِّدِنَا دَاوُودَ وَفُرْقَانِ سَـيِّدِنَا مُحَمَّدٍ  وَبِكُلِّ وَحْيٍ أَوْحَيْتَهُ أَوْ قَضَاءٍ قَضَيْـتَـهُ، أَوْ سَــائِلٍ أَعْطَـيْـتَـهُ أَوْ غَنِـيٍّ أَفْقَرْتَهُ، أَوْ فَقِيرٍ أَغْـنَـيْـتَـهُ أَوْ ضَالٍّ هَدَيْـتَـهُ 

وَأَسْـأَلُكَ بِاسْـمِكَ الَّـذِي أَنْـزَلْتَهُ عَلَى سَـيِّـدِنَا مُوسَـى

وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي تُـثَـبِّتُ بِـهِ أَرْزَاقَ الْعِبَادِ

وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي وَضَعْـتَـهُ عَلَى الْأَرْضِ فَاسْتَـقَرَّتْ

وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي وَضَعْـتَـهُ عَلَى السَّمَاوَاتِ فَاسْتَـقَلَّتْ

وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي وَضَعْتَهُ عَلَى الْجِبَالِ فَأَرْسَتْ

وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي اسْتَـقَلَّ بِـهِ عَرْشُكَ

وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الطَّاهِرِ الْمُطَهَّرِ الْأَحَدِ الصَّمَدِ الْوِتْرِ الْمُنْزَلِ فِي كِتَابِكَ مِنْ لَدُنْكَ مِنَ النُّورِ الْمُبِينِ

وَأَسْأَلُكَ بِاسْمِكَ الَّذِي وَضَعْـتَـهُ عَلَى النَّهَارِ فَاسْـتَـنَارَ، وَعَلَى اللَّيْلِ فَأَظْلَمَ، وَبِعَظَمَتِكَ وَكِبْرِيَائِكَ، وَبِنُورِ وَجْهِكَ أَنْ تَرْزُقَنِي الْقُرْأٰنَ الْعَظِيمَ وَالْعِلْمَ، وَتَخْلِطَهُ بِدَمِي وَلَحْمِي وَسَمْعِي وَبَصَرِي، وَتَـسْـتَـعْمِلَ بِهِ جَسَدِي، بِحَوْلِكَ وَقُوَّتِكَ، فَإِنَّـهُ لَا حَوْلَ وَلَا قُـوَّةَ إِلَّا بِكَ، يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ

Meal: Ey Merhametliler Merhametlisi Allahım! Senin Nebiy-yi Ekrem’in, bizim Efendimiz Hazreti Muhammed (aleyhi milyon milyon essalâtü vesselâm) hürmetine.. Halîlin, Seyyidina İbrahim (aleyhisselâm) hürmetine.. Neciyyullah, Seyyidina Hazreti Mûsa (aleyhisselâm) hürmetine.. Kelimetullah ve Ruhullah, Seyyidina Hazreti İsa (aleyhisselâm) hürmetine.. Hazreti Mûsa’nın Tevrat’ı, Hazreti İsa’nın İncil’i, Hazreti Dâvud’un Zebûr’u ve Hazreti Muhammed’in (ala nebiyyina ve aleyhimüsselâm) Furkan’ı hürmetine..  kullarına gönderdiğin bütün vahiyler hürmetine.. icra buyurduğun her hükmün hürmetine.. Senden isteyip de dileğine erişen kulların hürmetine.. zenginken fakir, fakirken zengin hâle getirdiğin insanlar hürmetine.. yolunu yitirmişken hidayet ettiğin kimseler hürmetine..  Mûsa Peygamber’e indirdiğin ismin hürmetine.. kullarının rızıklarını dağıttığın ismin hürmetine.. üzerine koyduğunda arzın istikrar bulduğu ismin hürmetine.. semavatı yükseklerde tutan ismin hürmetine.. dağların kendisiyle yerlerine oturduğu ismin hürmetine.. Arş’ın kendisiyle yücelerde durduğu ismin hürmetine.. Yüce Kitabında, Senin ulu nezdindeki apaçık bir nurdan inzal buyurulmuş olan Tâhir, Mutahher, Ehad,Samed, Vitr ismin hürmetine.. kendisiyle gündüzü aydın, geceyi de karanlık kıldığın ismin hürmetine.. azamet, kibriya ve nur-u vechin hürmetine… bu kulunu Kur’ân-ı Azîm ve O’nun bilgisiyle rızıklandır. Demimi, damarımı, kulağımı ve gözümü O’nunla doyur ve ulaşılması mümkün olmayan havl ü kuvvetinle bedenimi hep Kur’ân yolunda istihdam buyur.

SEKİZİNCİ FASIL

HAZRETİ EBÛ BEKR ES-SIDDÎK’A (r.a.) AİT BAŞKA BİR DUÂ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

 اَللّٰهُمَّ إِنَّـكَ ابْـتَـدَأْتَ الْخَلْقَ مِـنْ غَـيْـرِ حَـاجَـةٍ بِـكَ إِلَيْهِمْ ثُـمَّ جَعَلْـتَـهُمْ فَرِيقَيْنِ فَـرِيقًا لِلـنَّـعِـيـمِ وَفَرِيقًا لِلسَّـعِيرِ  فَاجْعَلْنِـي لِلـنَّـعِـيـمِ وَلَا تَجْعَلْنِـي لِلسَّـعِيرِ

Meal: ALLAH’IM! Sen onlara hiç ihtiyacın olmadığı hâlde insanları yarattın; sonra onların bir kısmı salih ameller işleyip Cennetlik oldular, diğer kısmı da ısrarla işleyip durdukları günahlar yüzünden Cehennem’i boyladılar. Rabbim, ne olur, bu aciz kulunu Cehennem azabından muhafaza buyur ve Cennet’e layık kullarından eyle!

اَللّٰهُمَّ إِنَّكَ خَلَقْتَ الْخَلْقَ فِـرَقًا وَمَـيَّـزْتَـهُمْ قَـبْـلَ أَنْ تَخْلُقَهُمْ فَجَعَلْتَ مِنْهُمْ شَــقِـيًّا وَسَــعِيدًا وَغَوِيًّا وَرَشِـيدًا، فَـلَا تُـشْـقِـنِـي بِمَعَاصِيَّ إِلَـيْـكَ

Meal: ALLAH’IM! İnsanoğlunu varlık sahasına çıkaran Sen, daha yaratmadan evvel kimin hayatını iyi işlerde kullanıp saîd olacağını, kimin de kötü yollara düşüp bir şakî hâline geleceğini bilen de yalnız Sensin. Rabbim, bahtına düştüm, bu affına pek muhtaç kulunu bilerek ya da bilmeyerek işlediği günahlardan dolayı şakîlerden eyleme!

اَللّٰهُمَّ إِنَّـكَ تَـعْلَمُ مَا تَـكْـسِــبُ كُلُّ نَـفْسٍ قَـبْـلَ أَنْ تَخْلُقَهَا، فَـلَا مَحِيصَ لَــهَــا مِـمَّـا عَلِمْتَ، فَـاجْـعَـلْـنِـي مِـمَّـنْ تَـسْـــتَـعْمِلُهُ بِطَاعَتِكَ

Meal: ALLAH’IM! Herkesin dünyadayken ne tür fiiller yapacağını, daha onları yaratmadan evvel Sen ezelî ilminle biliyor ve görüyordun. Onların da Senin ilmin dışına çıkmaları katiyen söz konusu değildir. Rabbim, inayetini esirgeme ve bu bendeni hep Sana kullukta istihdam eyle!

اَللّٰهُمَّ إِنَّ أَحَدًا لَا يَشَاءُ حَتَّى تَشَاءَ، فَاجْعَلْ مَشِيئَـتَكَ أَنْ أَشَاءَ مَا يُـقَرِّبُـنِـي إِلَيْكَ

Meal: ALLAH’IM! Sen bir şeyi dilemeden hiç kimse o şeyi dileyemez. Ne olur, meşîet-i İlahîyeni, irademi beni hep Sana yakınlaştıracak ameller için kullanmam istikametinde gerçekleştir!

اَللّٰهُمَّ إِنَّكَ قَـدَّرْتَ حَرَكَاتِ الْعِبَادِ فَلَا يَـتَحَرَّكُ شَيْءٌ إِلَّا كَمَا قَدَّرْتَ فَاجْعَلْ حَرَكَاتِي فِي تَـقْوَاكَ

Meal:  EY KUDRETİ NİHAYETSİZ ALLAH’IM! Bütün varlığın harekâtını tanzim eden sadece Sensin. Sen dilemeden hiçbir nesne, hiçbir şekilde hareket edemez; Senden benim bütün hareketlerimi rızan istikametinde ve takva dairesinde tutmanı diliyorum.

 اَللّٰهُمَّ إِنَّكَ خَلَقْتَ الْخَيْرَ وَالشَّرَّ وَجَعَلْتَ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا عَامِلًا يَعْمَلُ بِهِ فَاجْعَلْنِي مِنْ خَيْرِ الْقِسْمَيْنِ

Meal: ALLAH’IM! Hayrı yaratan da Sen, şerri yaratan da Sensin. Senin kullarından bir kısmı hayır yolunu, bir kısmı da şer yolunu tutmuşlardır. Rabbim! Sen beni hep hayır yolunda yürüyenlerden eyle!

اَللّٰهُمَّ إِنَّكَ خَلَقْتَ الْجَنَّـةَ وَالنَّارَ وَجَعَلْتَ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا أَهْلًا فَاجْعَلْنِي مِنْ سُكَّانِ جَنَّتِكَ

Meal: ALLAH’IM! Cennet’i de, Cehennem’i de yaratan Sensin. Kullarından bir kısmını Cennet’e ehil hâle getirdin; diğer kısmı da kendi cürümleri yüzünden Cehennem’e müstahak oldular. Rabbim! Sen bu nâçar kulunu Cennet’in sakinlerinden biri eyle!

اَللّٰهُمَّ إِنَّكَ إِنْ أَرَدْتَ بِقَوْمٍ الضَّلَالَ وَضَيَّـقْتَ بِهِ صُدُورَهُمْفَاشْرَحْ صَدْرِي لِلْإِيمَانِ وَزَيِّـنْـهُ فِي قَلْبِي 

Meal: ALLAH’IM! Sen dilersen, müstahak olanları dalâlet vadilerinde dolaştırır ve sinelerine darlık üstüne darlık atarsın. Ne olur Rabbim! Benim sadrımı imana aç ve imanın güzelliklerini kalbime duyur ve o güzelliklerle ruhumu doyur!

اَللّٰهُمَّ إِنَّكَ دَبَّـرْتَ الْأُمُورَ فَجَعَلْتَ مَصِيرَهَا إِلَيْكَ فَأَحْيِـنِـي بَعْدَ الْمَوْتِ حَيَاةً طَـيِّـبَـةً وَقَـرِّبْـنِـي إِلَيْكَ زُلْفَى

Meal: ALLAH’IM! Olup biten bütün işleri evirip çeviren yalnız Sensin; neticede her şeyin dönüşü de sadece Sanadır. ALLAH’IM! Ölümden sonraki hayatımı güzel bir hayat eyle ve beni Sana yakın olan mukarreb kullarının arasına kat.

 اَللّٰهُمَّ مَنْ أَصْبَحَ وَأَمْسَى ثِـقَـتُـهُ وَرَجَاؤُهُ غَيْرَكَ، فَإِنَّكَ ثِقَتِي وَرَجَائِي، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُـوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ

Meal: YÜCELER YÜCESİ ALLAH’IM! Dileyenler başka başka kapılara iltica edip oralarda kendilerine bir sığınak arayıp dursunlar; benim biricik dayanağım Sen, güven kaynağım da yalnızca Sensin. Çünkü azamet tahtının yegâne sultanı Sen, gerçek güç ve kuvvetin tek sahibi de yine Sensin!

DOKUZUNCU FASIL

HAZRETİ ÖMER İBN el-HATTÂB’IN (r.a.) BİR DUASI

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

 اَلْحَمْدُ لِلهِ الَّــذِي أَعَــزَّنَــا بِـالْإِسْــلَامِ وَأَكْـرَمَـنَـا بِـالْإِيمَانِ، وَرَحِـمَـنَـا بِـنَـبِـيِّـهِ فَهَدَانَـا لَـــهُ مِــنَ الضَّلَالَةِ وَجَمَعَنَا بِـــهِ مِـنَ الشَّــتَاتِ وَأَلَّفَ بَـيْـنَ قُلُوبِـنَـا وَنَصَرَنَـا عَلَى عَدُوِّنَـا وَمَكَّنَ لَــنَـا فِـي الْبِـلَادِ وَجَعَلَـنَـا بِــهِ إِخْوَانًا مُتَحَابِّـيـنَ فَـنَحْمَدُ اللهَ عَلَى هٰـذِهِ النِّـعْمَةِ وَنَسْـأَلُهُ الْمَزِيـدَ فِيهَا، وَالشُّكْرَ عَلَيْهَا فَإِنَّ اللهَ قَـدْ صَدَقَـنَـا الْوَعْـدَ بِالنَّصْرِ عَلَى مَـنْ خَالَـفَـنَا

Meal: Bizi İslâm ile azîz, iman ile kerîm ve Nebîsi ile muhterem kılan; bizleri O’nunla dalâletten hidayete çıkaran, dağınıklıktan kurtaran, kalblerimizi te’lif buyuran, düşmanlık besleyenlere karşı bize yardım eden, beldelere hâkim eyleyen ve bizi birbirimizi seven kardeşler hâline getiren Allah’a hamd olsun. Hamd ediyoruz bütün bu nimetlerinden dolayı Allah’a ve O’ndan, nimetlerini artırarak devam ettirmesini diliyoruz. Nimetlerine karşı içimizi şükür hisleriyle doldurmasını istiyoruz. Muhakkak ki Allah, düşmanlıkla oturup kalkanlara karşı bizi nusretiyle te’yîd etmiş ve böylece vaadini gerçekleştirmiştir.

اَللّٰهُمَّ احْفَظْنِي بِالْإِسْـلَامِ قَائِمًا وَاحْفَظْنِي بِالْإِسْــلَامِ قَاعِدًا وَاحْفَظْنِي بِالْإِسْـلَامِ رَاقِدًا وَلَا تُشْمِتْ بِي عَدُوًّا وَلَا حَاسِـدًا

Meal: ALLAH’IM! Ayaktayken, otururken, uyurken her hâlimi İslâm’a muvafık eylemek suretiyle beni koru. Düşmanların ve hasetçilerin benimle alay etmesine de müsaade etme.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ كُلِّ خَيْرٍ خَزَائِـنُـهُ بِيَدِكَ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ كُلِّ شَرٍّ خَزَائِـنُـهُ بِيَدِكَ

Meal: ALLAH’IM! Beni nezdindeki hayırlara eriştir ve bütün şerlerden muhafaza buyur.

اَللّٰهُمَّ ارْزُقْنِي التَّـفَـكُّـرَ وَالتَّـدَبُّـرَ لِمَا يَـتْـلُوهُ لِسَانِي مِنْ كِتَابِكَ وَالْفَهْمَ لَـهُ، وَالْمَعْرِفَةَ بِمَعَانِـيـهِ وَالنَّـظَـرَ فِي عَجَائِـبِهِ وَالْعَمَلَ بِذٰلِكَ مَا بَـقِيتُ إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Meal: ALLAH’IM! Yüce Kitabının âyetlerini tefekkür ve tedebbür ile okumaya beni de muvaffak kıl. Kitabın hakkında anlayışımı artır ve manasını anlama payesine eriştir. İnsanı büyüleyen ve hayrete sevk eden sayısız güzelliklerine gözlerimi aç. Ömrüm oldukça o şanı yüce Kitap’la amel etmeye beni muvaffak eyle. Şüphe yok ki, Sen her şeye Kâdir’sin.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Meal: ALLAH’IM! Günahlarımı yarlığa ve tevbemi kabul buyur.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَـرِّ مَا أَنْتَ أٰخِذٌ بِنَاصِيَـتِهَا وَأَسْأَلُكَ مِنَ الْخَيْرِ الَّذِي هُوَ بِيَدِكَ كُلِّهِ

Meal: ALLAH’IM! Perçemini yed-i kudretinde tuttuğun her şeyin şerrinden Sana sığınıyor ve nezdindeki güzelliklere beni de nâil kılmanı diliyorum.

اَللّٰهُمَّ ارْزُقْـنِـي خَفْضَ الْجَنَاحِ، وَلِينَ الْجَانِبِ لِلْمُؤْمِنِينَ

Meal: ALLAH’IM! Beni müminlere kol kanat germeye ve her zaman onlara karşı mülâyemetle davranmaya muvaffak kıl.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي غَلِيظٌ فَلَيِّـنِّـي لِأَهْلِ طَاعَتِكَ بِمُوَافَقَةِ الْحَقِّ ابْتِغَاءَ وَجْهِكَ وَالدَّارِ الْأٰخِرَةِ، وَارْزُقْنِي الْغِلْظَةَ وَالشِّدَّةَ عَلَى أَعْدَائِكَ وَأَهْلِ الدَّعَارَةِ وَالنِّـفَاقِ مِنْ غَيْرِ ظُلْمٍ مِنِّي لَهُمْ وَلَا اعْتِدَاءٍ عَلَيْهِمْ

Meal: ALLAH’IM! Kalbim katıdır; itaatkâr kullarına karşı, Senin hoşnutluğun ve âhiret istikametinde, hakka muvafık olacak şekilde kalbimi yumuşat. Beni, Sana düşmanlık besleyenlere, fısk u fücûra dalmış müfsitlere ve münafıklara karşı da, onlara zulmetmeyecek ve haddi aşmayacak şekilde, sert ve şiddetli eyle.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي شَحِيحٌ فَسَخِّنِي فِي نَوَائِبِ الْمَعْرُوفِ قَصْدًا مِنْ غَيْرِ سَرَفٍ وَلَا تَـبْـذِيـرٍ وَلَا رِيَـاءٍ وَلَا سُمْعَةٍ، وَاجْعَلْنِي أَبْـتَـغِـي بِذٰلِكَ وَجْهَكَ وَالدَّارَ الْأٰخِرَةَ

Meal: ALLAH’IM! Ben Senin cimri kullarından biriyim; ne olur, israf ve tebzîre girmeden, riya ve süm’aya düşmeden istikamet içerisinde hep cömertçe davranan ve bu talebinde sadece Senin rızanı ve âhiret yurdunu gözeten kullarından eyle.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي كَثِيرُ الْغَفْلَةِ وَالنِّسْيَانِ فَأَلْهِمْنِي ذِكْرَكَ عَلَى كُلِّ حَالٍ وَذِكْرَ الْمَوْتِ فِي كُلِّ حِينٍ

Meal:  ALLAH’IM! Gaflet ve nisyanım çoktur; her hâlimde Seni ve ölümü hatırlamayı gönlüme ilham buyur.

اَللّٰهُمَّ إِنِّي ضَعِيفٌ عَنِ الْعَمَلِ بِطَاعَتِكَ فَارْزُقْنِي النَّـشَاطَ فِيهَا وَالْـقُـدْرَةَ عَلَيْهَا بِالنِّـيَّـةِ الْحَسَنَةِ الَّتِي لَا تَـكُونُ إِلَّا بِعِزَّتِكَ وَتَوْفِيقِكَ

Meal: ALLAH’IM! Kulluk çizgisindeki amellerimde pek zayıfım; itaat ve kullukta güzel niyet ile beraber dinçlik nasip eyle; eyle ki, o ancak Senin izzet ve tevfîkinle vücuda gelir.

اَللّٰهُمَّ ثَـبِّـتْـنِي بِالْيَـقِينِ وَالْبِـرِّ وَالتَّـقْوَى وَذِكْرِ الْمُقَامِ بَـيْنَ يَدَيْكَ وَالْحَـيَـاءِ مِنْكَ؛ وَارْزُقْنِي الْخُشُوعَ فِيمَا يُرْضِيكَ عَنِّي، وَالْمُحَاسَـبَـةَ لِنَـفْسِي وَإِصْلَاحَ السَّاعَاتِ وَالْحَذَرَ مِنَ الشُّبُهَاتِ

Meal: ALLAH’IM! Yakîn ve birr ü takvada beni sabit kıl. Huzuruna çıkacağım mülahazasını zihnimde hep taze tut. Sana karşı hep hayâlı eyle. Senin hoşnutluğuna vesile olacak hususlarda kalbime huşû sal. Nefis muhasebesine, zamanımı salih amellerle değerlendirmeye ve şüpheli şeylerden uzak durmaya beni muvaffak kıl.

اَللّٰهُمَّ إِنَّا نَـتَـقَرَّبُ إِلَيْكَ بِعَمِّ نَبِيِّكَ وَبَـقِيَّـةِ أٰبَائِه۪ وَكِـبَارِ رِجَالِهِ فَإِنَّكَ تَقُولُ وَقَوْلُكَ الْحَقُّ وَأَمَّا الْجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَامَيْنِ يَـتِـيمَيْنِ فِي الْمَدِينَـةِ وَكَانَ تَحْـتَـهُ كَـنْـزٌ لَهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَالِحًا فَحَفِظْـتَهُمَا لِصَلَاحِ أَبِيهِمَا، فَاحْفَظِ اللّٰهُمَّ نَـبِـيَّـكَ فِي عَمِّه۪

Meal: ALLAH’IM! Huzuruna Senin Nebiy-yi Ekrem’inin amcası Hazreti Abbas’ı,diğer yakınlarını ve O’nunla maiyyet şerefine ermiş büyük insanları vesile ederek geldik. Sen, [“O duvar, şehirdeki iki yetim çocuğa aitti. Duvarın altında onlara ait bir define gömülü idi. Babaları da salih,iyi bir insandı.”] buyuruyorsun ki , sözün haktır. Babalarının salâhatinden dolayı o iki yetimi koruduğun gibi , Nebiy-yi Muhteremin hürmetine amcasının hatırını gözet , böylece bir kez daha Nebî’nin şeref ve izzetini yücelt ve bizim dualarımızı kabul buyur.

ON’UNCU FASIL

اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لَـنَا إِنَّكَ كُنْتَ غَفَّارًا

Meal: ALLAH’IM! Bizi bağışla; şüphesiz Sen çok bağışlayansın.

اَللّٰهُمَّ أَنْتَ الرَّاعِي لَا تُهْمِلُ الضَّالَّـةَ، وَلَا تَـدَعُ الْكَسِيرَةَ بِمَضْيَـعَةٍ

Meal: ALLAH’IM! Sen görüp gözetensin; yolunu kaybedenleri asla ihmal etmez, kolu kanadı kırıkları yalnızlıklarına terk etmezsin.

اَللّٰهُمَّ قَـدْ ضَرَعَ الصَّغِيرُ، وَرَقَّ الْكَبِيرُ  وَارْتَـفَـعَـتِ الشَّكْوَى، وَأَنْتَ تَعْلَمُ السِّرَّ وَأَخْفَى , اَللّٰهُمَّ أَغِـثْـهُمْ بِغِـيَاثِكَ قَـبْلَ أَنْ يَـقْـنَـطُوا فَـيَهْلَكُوا فَـإِنَّـهُ لَا يَـيْـئَسُ مِنْ رَوْحِ اللهِ إِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ

Meal: ALLAH’IM! Küçükler yana yakıla çağrışıp durmakta,büyükler de kalbleri buruk iki büklüm olmaktadır. Hepsi de hâllerini Sana arz ediyorlar. Zaten Sen, gizliyi de açığı da bilirsin. Ümitsizliğe düşmeden ve yıkılıp gitmeden onlara yardım et Allahım! “Kâfirler güruhu dışında hiç kimse Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”

اَللّٰهُمَّ ثَـبِّـتْـنَا عَلَى أَمْرِكَ، وَاعْصِمْنَا بِحَبْلِكَ، وَارْزُقْـنَا مِنْ فَضْلِكَ

Meal: ALLAH’IM! Bizi emrin üzere sabit kıl. Dosdoğru yolundan ayırma ve fazl u ihsanlarınla rızıklandır

اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ أَنْ تَـرْزُقَـنِـي الْـبَـرَكَةَ فِي الْأَوْقَاتِ، وَإِصْلَاحَ السَّاعَاتِ

Meal: ALLAH’IM! Senden, vaktimi bereketli eylemeni ve her anımı en salih bir amelle, salih bir kul olarak geçirmeye beni muvaffak kılmanı diliyorum.

اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ عَمَلِي كُلَّهُ صَالِحًا، وَاجْعَلْهُ لَكَ خَالِصًا، وَلَا تَجْعَلْ لِغَيْرِكَ مِنْـهُ شَـيْـئًا

Meal: ALLAH’IM! Bütün amellerimi salih ve arızasız eyle. Hepsini sadece Senin için işlenmiş ameller eyle ve onlardan Senden başkasına hiçbir hisse bırakma.

اَللّٰهُمَّ إِنِّـي أَعُوذُ بِكَ مِنْ ظُلْمِ خَلْقِكَ إِيَّايَ وَأَسْأَلُكَ الْعَافِـيَـةَ مِنْ ظُلْمِي إِيَّاهُمْ

Meal: ALLAH’IM! Yarattıklarının zulmüne uğramaktan ve onların herhangi birisine haksızlık yapmaktan Sana sığınıyorum.

اَللّٰهُمَّ لَا أَرَى شَـيْـئًا مِنَ الدُّنْـيَا يَدُومُ، وَلَا أَرَى حَالًا فِيهَا يَسْتَـقِيمُ

Meal: ALLAH’IM! Görüyorum ki, dünyada hiçbir şey dâimî değil ve hiçbir vaziyet tekdüze devam etmiyor.

اَللّٰهُمَّ اجْعَلْنِي أَنْطِقُ فِيهَا بِعِلْمٍ، وَأَصْمُتُ بِحِكَمٍ

Meal: ALLAH’IM! Konuştuğum zaman bilerek konuşmayı, sustuğumda da bir hikmete mebni susmayı bana nasip eyle.

اَللّٰهُمَّ لَا تُـكْثِرْ لِي مِنَ الدُّنْـيَا فَأَطْغَى، وَلَا تُقِلَّ لِي مِنْهَا فَأَنْسَى، فَإِنَّـهُ مَا قَـلَّ وَكَفَى خَـيْـرٌ مِمَّا كَـثُـرَ وَأَلْهَى

Meal: ALLAH’IM! Dünyadaki nasibimi beni azdıracak kadar çok, kendimi unutacak kadar da az eyleme. Şüphesiz, az ve kâfi olan, çok ve oyalayıp Hak’tan uzaklaştırandan hayırlıdır.

اَللّٰهُمَّ لَا تَـدَعْـنِـي فِي غَمْرَةٍ، وَلَا تَـأْخُذْنِي عَلَى غِـرَّةٍ، وَلَا تَجْعَلْنِي مِنَ الْغَافِلِينَ

Meal: ALLAH’IM! Beni acılarımla baş başa bırakma. Gaflete düştüğüm bir anda ansızın derdest etme. ALLAH’IM! Gaflete düşmeme bile müsaade etme.

اَللّٰهُمَّ قَـتْلًا فِي سَبِيلِكَ، وَوَفَاةً فِي بَلَدِ نَبِـيِّـكَ

Meal: ALLAH’IM! Yolunda cihat ve Nebî’nin beldesinde vefat (lutfet.)

اَللّٰهُمَّ لَا تَجْعَلْ قَـتْلِي عَلَى يَـدِ رَجُلٍ صَلَّى لَكَ رَكْعَةً أَوْ سَجْدَةً وَاحِدَةً يُحَاجُّنِي بِهَا عِنْدَكَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ اَلْحَمْدُ لِلهِ الَّذِي لَمْ يَجْعَلْ قَـتْلِي عَلَى يَدِ رَجُلٍ سَجَدَ لِلهِ سَجْدَةً وَاحِدَةً

Meal: ALLAH’IM! Birisi canıma kastedecek olursa o, Senin huzurunda bir kez rükûa varmış ya da bir defa bile secde etmiş birisi olmasın; olmasın ki, kıyamet gününde, Senin yanında onunla hüccet yarışına girme gibi bir talihsizliğe düşmeyelim. Hamd olsun O Allah’a ki, canıma kasteden kişi bir kez bile alnı secdeye varmış birisi olmadı.

اَللّٰهُمَّ قَدْ تَرَى مَقَامِي، وَتَعْلَمُ حَاجَتِي، فَأَرْجِعْنِي مِنْ عِنْدِكَ يَا اَللهُ بِحَاجَتِي، مُفْلِحًا مُنْجِحًا مُسْتَجِيبًا مُسْتَجَابًا لِي، قَـدْ غَفَرْتَ لِي وَرَحِمْتَنِي

Meal: ALLAH’IM! Hâlimi görüyor, ihtiyacımı biliyorsun. Ne olur, beni huzurundan felah ve necaha ermiş, dilekleri kabul edilmiş, mağfiret ve merhamet mazhariyetiyle payelendirilmiş bir kulun olarak çevir.

[Yakaran Gönüller] 

Bu yazı 1394 kez okundu