HATİM NEDİR
Kur’ân-ı Kerîm’i başından sonuna kadar okuyup, bitirdikten, yani hatmettikten sonra yapılan duaya “hatim duası” adı verilir.
HATMİN FAZİLETİ
Peygamberimizden, Kur’ân’ı hatmetmeye teşvik; eden pek çok hadis nakledildiğini görmekteyiz. Hatim hadisin ifadesiyle Allah’a sevimli olan amellerdendir. Bu hadis Tirmizi’de şöyle geçmektedir: İbni Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Bir adam:“Ey Allah’ın resulü, Allah’a hangi amel daha sevimlidir?” diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Yolculuğu bitirince tekrar yola başlayan” cevabını verdi. Adam “Yolculuğu bitirip tekrar başlamak nedir?” diye sorunca: “Kur’ân’ı başından sonuna kadar okur, bitirdikçe yeniden başlar” cevabını verdi.” (Tirmizî, Kırâat 4). Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in, Abdullah bin Amr’a yapmış olduğu tavsiyeden Kur’an’ın en az ayda bir defa hatmedilmesi gerektiğini anlıyoruz. (Buhari, Fezailü’l Kur’an, 34) Bu ve benzeri rivayetlerden hareketle âlimlerimiz, ayda bir Kur’an’ın tamamını okumayanın onu terk etmiş sayılacağını, okurken de esas olan anlayarak okumak olduğunu söylemişlerdir. (Fetavay-ı Hindiye) Yine Efendimiz (sas) üç günden daha az bir müddet içerisinde hatim yapanın ne okuduğunu anlamayacağını ifade buyurmuştur. (İbni Mace, İkame, 178 ; Ebu Davud, Kıraat, 1 ; Tirmizi, Kıraat ,13)
HATİM ADABI
Kur’an, okunsun, anlaşılsın ve hayata hayat olsun diye indirilmiştir. Dolayısıyla ÖNCE onu GÜZEL OKUMALI. Biz bu güzel okumaya Kur’ânî ifadesiyle tertil diyoruz. Yani, harflerin çıkışlarını iyi yaparak, acele etmeden, kelimeleri yutmadan, telaffuzları bozmadan okumalı.Hatmi bitireceğim diye hızlı hızlı okumak, tecvidine, harflerin mahrecine, ayetlerin manasına dikkat etmeden yapılan bir okuyuş, hedeflenen, istenilen bir okuyuş değildir. İKİNCİ olarak, Kur’an’ı hüzünle okumalı. Bu husus, bizzat Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in tavsiyesidir. Yine Efendimiz’in tavsiyelerinden biri de, Kur’an okurken ağlamaya çalışmaktır. ÜÇÜNCÜ olarak, anlamak için Kur’an’ın mealine bakmalı, hatta tefsire yakın mealleri tercih etmeli. Bu konuda Suat Yıldırım Hoca’nın ve Ali Ünal Bey’in mealleri birer misal teşkil eder. DÖRDÜNCÜ olarak Kur’an’ı hayatımıza gelmiş ve hiç gitmeyecek bir misafir gibi ağırlamalı. Yani yaşarken Kur’an’a göre yaşamaya çalışmalı.
HATİM DUASININ FAZİLETİ:
Konuyla ilgili hadislerden birinde Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve selem); “Kim Kur’ân’ı hatmederse, onun kabul olunmuş bir duası vardır” (Suyûtî Camiu’s-Sağîr, 2/175) buyurarak, gerek ezberden, gerekse yüzünden KUR’ÂN’I HATMEDEN KİŞİNİN, DUASININ ALLAH KATINDA MAKBUL OLDUĞUNU ve bir DİĞER HADİSLERİNDE de Allah’ın bu kimselere “cennette bir ağaç ihsan edeceğini” haber vermişlerdir (Suyûtî, Câmiu’s-Sağîr, 1/96).
Hz. Peygamber’in Kur’an’ı hatmettikten sonra dua yaptığına dair İbn Kesîr’den gelen bir rivayet de bulunmaktadır. İbnü’l-Cezerî, Câbir b. Abdullah’dan rivayet edilen; “Kur’an sahibinin kabul olunmuş bir duası vardır. Allah isterse onu sahibine hemen dünyada verir dilerse onu âhirete bırakır” hadisine işaret ederek, “Kur’an’ı hatmedenin bu hadisin zâhirî manasına göre, dua etmesi müstehaptır” demektedir (İbnü’l-Cezerî, Takrîbu’n-Neşr, 194).
Kurtubî, bu konunun önemini belirtmek üzere tefsirinde şu rivayetlere yer vermektedir: Hakem b. Uteybe bir kısım insanların Kur’ân okuyup hatim indirecekleri sırada kendilerine haber verdiklerini; “Biz Kur’ân’ı hatmedeceğiz, sizin de hatim duasında bulunmanızı arzu ediyoruz, çünkü Kur’ân-ı Kerîm hatmedileceği zaman rahmet iner, yahut ilâhî rahmet hatim esnasında hazır bulunur” dediklerini anlatmaktadır (Kurtubî, Tefsir, 1/31).
Mücâhid de, sahabenin hatim duasına iştirak etmeye özel bir önem verdiğini belirtmek üzere “Ashâb-ı Kiram, ilâhî rahmet iner diye hatim esnasında hazır bulunurlardı ” demektedir (Suyûtî, ltkân, 1/311). Enes b. Mâlik’ten rivayet edilen bir hadise göre Efendimiz (aleyhi ekmelüt tehâyâ), hatim yapacağı zaman ehl-i beytini toplar ve hatim duası yapardı (el Fûrî, Kenzü’l-Ummâl, 1/ 392). İbn Mes’ud’un rivayetine göre de, Peygamber Efendimiz ehl-i beytini toplar, dua eder, onlar da “âmîn” derlerdi (Sehavi, Cemalü’l Kurrâ, vd. 34). Sahabe her konuda olduğu gibi bu konuda da Efendiler Efendisini (aleyhissalâtü vesselam) kendisine örnek almıştır. Enes b. Mâlik, Kur’an’ı hatmedeceği zaman, ailesini, çocuklarını ve komşularını toplar ve hatmin sevabını umarak onlarla birlikte dua ederlerdi (Kurtubî, Tefsir, 1/30). Bu ve benzeri örneklerden hareketle, âlimler, hatim esnasında âile ve dostları toplayarak birlikte dua etmenin müstehap olduğunu ifade etmişlerdir (Kurtubî, Tefsîr, 1/30; Suyûtî, İtkan, 1/311).
Hatim duasına geçmeden önce Nâs ve Fâtiha sureleri ile Bakara suresinin başından beş âyet okumak sünnettir. Bu konuda Übey b. Ka’b: “Rasûlullah, Nas suresini okuduğu zaman, Fatiha suresine başlar, sonra Bakara suresinin başından “ve ülâike hümü’l-müflihûn”a kadar okur, hatim duasını yapar, daha sonra da kalkardı” (Suyûtî, İtkân, 1/313) demektedir. Rasûlullah’ın, Kur’ân-ı Kerîm’i terkedilmiş bir vaziyette bırakmamak için böyle yaptığı rivayet edilmektedir (Kurtubî, Tefsir, 1/30). (Erdoğan PAZARBAŞI, Şamil İslam Ansiklopedisi’nden bazı tasarruflarla) Evet, hatim duası yapılmalı, bu vesileyle aile efradı ve çevremiz Kur’an’ı okumaya, anlamaya ve yaşamaya teşvik edilmeli, evimizde ve çevremizde manevi bir atmosfer oluşturmalı, dua etme kültürünün artmasına katkıda bulunmalı, yine bu vesileyle etrafımıza bir şeyler anlatmalı ve dini anlaşılmasına yardımcı olunmalıdır.
Kaynaklar: Hikmet.net’ten hatim ve fazileti ile ilgili notlardan hazırlanmıştır.

HATİM DUÂSI
Bu hatim duası herkul.org ta yayınlanmış Hatim dualarından seçilmiş ve küçük tashihler yapılarak hazırlanmıştır..
أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم
أَلْحَمْدُ لِلَّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالْعَاقِـبَـةُ لِلْمُـتَّـقِينَ وَلَا عُدْوَانَ إِلَّا عَلَي الظَّالِمِينَ وَالصَّلٰاةُ وَالسَّلٰامُ عَلٰى رَسُولِـنَا مُحَمَّدٍ وَأٰلِه وَصَحْبِهٓ أَجْمَعيِنَ
أَللَّٰـهُمَّ رَبَّـنَا يَا رَبَّـنَا تَـقَـبَّـلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنْتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ وَتُبْ عَلَيْنَا يَا مَوْلٰــنَآ إِنَّكَ أَنْتَ التَّــوَّابُ الرَّحِيمُ وَاهْدِنَا وَوَفِّقْـنَآ إِلَى الْحَقِّ وَإِلٰى طَرِيقٍ مُسْتَـقِيمٍ بِـبَـرَكَـةِ الْقُرْأٰنِ الْعَظِيمِ وَبِحُرْمَـةِ مَنْ أَرْسَلْـتَـهُ رَحْمَةً لِلْعَالَميِنَ وَاعْفُ عَـنَّا يَا كَرِيمُ وَاعْفُ عَـنَّا يَا رَحِيمُ وَاغْفِرْ لَـنَا ذُنُـوبَـنَا بِفَضْلِكَ وَجُودِكَ وَكَرَمِكَ يَآأَكْرَمَ الْاَكْرَميِنَ
أَللَّٰـهُمَّ زَيِّـنَّا بِزِيـنَـةِ الْقُرْأٰنِ وَأَكْرِمْنَا بِكَرَامَةِ الْقُرْأٰنِ وَشَرِّفْـنَا بِشَرَافَةِ الْقُرْأٰنِ وَأَلْبِسْنَا بِـخِلْعَةِ الْقُرْأٰنِ وَأَدْخِـلْـنَا الْجَـنَّـةَ بِشَفَاعَةِ الْقُرْأٰنِ وَعَافِـنَا مِنْ كُلِّ بَلٰٓاءِ الدُّنْـيَا وَعَذَابِ الْاٰخِرَةِ بِحُرْمَةِ الْقُرْأٰنِ وَارْحَمْ جَميِعَ أُمَّـةِ مُحَمَّدٍ يَا رَحِيمُ يَا رَحْمٰنُ
أَللَّٰـهُمَّ اجْعَلِ الْقُرْأٰنَ لَـنَا فِي الدُّنْـيَا قَرِينًا وَفِي الْقَـبْـرِ مُونِسًا وَفِي الْقِيَامَـةِ شَفِيعًا وَعَلَى الصِّرَاطِ نُـورًا وَفِي الْجَـنَّـةِ رَفِيقًا وَمِنَ النَّارِ سِتْـرًا وَحِجَابًا وَإِلىَ الْخَـيْـرَاتِ كُـلِّـهَا دَليلًا وَإِمَامًا , بِفَضْلِكَ وَجُودِكَ وَكَرَمِكَ يَآ أَكْرَمَ الْاَكْرَمِينَ وَيَآ أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
أَللَّٰـهُمَّ اهْدِنَا بِـهِدَايَـةِ الْقُرْأٰنِ وَنَـجِّـنَا مِنَ النّـِيرَانِ بِكَرَامَةِ الْقُرْأٰنِ وَارْفَعْ دَرَجَاتِـنَا بِفَضِيلَـةِ الْقُرْأٰنِ وَكَفِّرْ عَـنَّا سَيِّأٰتِـنَا بِـتِـلٰاوَةِ الْقُرْأٰنِ يَا ذَا الْفَضْلِ وَالْاِحْسَانِ
أَللَّٰـهُمَّ طَهِّرْ قُـلوُبَـنَا وَاسْتُرْ عُيوُبَـنَا وَاشْفِ مَرْضَانَا وَاقْضِ دُيُـونَـنَا وَارْفَعْ دَرَجَاتِـنَا وَارْحَمْ أٰبَآءَنَا وَاغْفِرْ أُمَّـهَاتِـنَا وَأَصْلِحْ دِيـنَـنَا وَدُنْـيَانَا وَشَتِّتْ شَمْلَ أَعْدَآئِـنَا وَاحْفَظْ أَهْلَـنَا وَأَمْوَالَـنَا وَبِلَادَنَا مِنْ جِمِيعِ الْاٰفَاتِ وَالْاَمْرَاضِ وَالْـبَـلٰايَا وَثَـبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ بِحُرْمَةِ الْقُرْأٰنِ الْعِظِيمِ
أَللَّٰـهُمَّ بَـلِّـغْ -أَوْصِلْ ثَــوَابَ مَا قَرَأْ نَاهُ ، وَنُـورَ مَا تَـلَوْنَاهُ , إِلٰى رُوحِ سَيِّـدِنَا وَنَـبِـيِّـنَا مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ تَـعَالٰى عَلَـيْـهِ وَسَلَّمَ وَإِلٰٓى أَرْوَاحِ جَميعِ الْاَنْبِـيَـآءِ وَالْمُرْسَلِينَ ، صَلَوَاتُ اللّٰهِ وَسَلٰامُهُ عَلَـيْهِمْ أَجْمَعينَ. وَإِلٰٓى أَرْوَاحِ أٰلِهِ، وَأَوْلٰادِه ، وَأَزْوَاجِه، وَأَصْحَابِـه، أَتْـبَاعِهِ، وَجَميعِ ذُرِّيَّاتِـهِ رِضْوَانُ اللّٰهِ تَعَالٰى عَلَـيْـهِمْ أَجْمَعينَ وَإِلٰٓى أَرْوَاحِ أٰبَآئِـنَا، وَأُمَّـهَاتِـنَا، وَإِخْوَانِـنَا وَأَخَوَاتِـنَا، وَأَوْلَادِنَا، وَأَقْرِبَآئِـنَا، وَأَحِبَّآئِـنَا، وَأَصْدِقَآئِـنَا، وَأَسَاتيذِنَا، وَمَشَايِـخِـنَا، وَلِمَنْ كَانَ لَهُ حَقٌّ عَلَـيْـنَا وَإِلٰي أَرْوَاحِ جَميعِ الْمُؤْمِنينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ، وَالْمُسْلِمينَ وَالْمُسْلِمَاتِ ، أَلْاَحْـيَآءِ مِـنْـهُمْ وَالْاَمْوَاتِ

Bütün âlemleri yaratan ve ayakta tutan Rabbimiz’e, kâinatın zerrâtı adedince hamd ve şükür, Peygamberler Serveri Efendimiz’e, sair enbiya-i izâma, melâike-i kirama, ehl-i beyte ve Hakk’ın bütün sadık kullarına deryalardaki su damlaları, çöllerdeki kum taneleri adedince salât ü selam olsun.
يَا مَنْ وَسِعَتْ رَحْمَتُهُ كُلَّ شَىْءٍ
Ey Muztar kullarının duasına icabet buyuran Yüceler Yücesi Rabb’imiz, işte yüce dergâhına geldik; boyun büküyor, huzurunda kemerbeste-i ubûdiyet içinde el pençe divan duruyor, Rahmetinin tokmağına dokunuyor, affına iltica ediyoruz.
يَا مُجِيبَ دَعْوَةِ الْمُضْطَرِّينَ
Ey ızdırar içerisinde hafakanlar yaşayan muztar kullarının niyazlarına icabet buyuran Yüceler Yücesi Allah’ımız! Esaret altında zulmün paletleri altında günlerini hapishanelerde geçiren ya da evinde hapse düşmüş eşini, evladını, anne babasını bekleyen mazlumların, tiranizmin zulmünden kaçarak ülkesini terk etmek zorunda kalan muhacir kardeşlerimizin, dünyanın dört bir yanında senin dinine hizmet eden bahtiyarların, yüreği ızdırapla dolu olan Muhterem büyüklerimizin kardeşlerimizin duaları içinde ellerimizi kaldırıyor, “Medet ey Kerîm Rabbimiz!” diye inleyen saflaşmış insanlarla beraber halimizi Sana arz ediyoruz. Ne olur bizi yalnız bırakma, dualarımızı kabul eyle Yâ Rabbi! Bizi kaybedenlerden ve hüsrana uğrayanlardan eyleme Yâ Rabbi!
يَا غَافِرَ الْخَطَايَا
Ey en büyük günahları bağışlayan ve en büyük kusurları, eksikleri sarıp sarmalayan Rabbimiz! Senden, en kahredici günahlarımızı bile bağışlayıp yok saymanı, yüzümüzün karası suçlarımızı örtmeni, bize günahlarımıza göre değil engin Rahmetinle icabette bulunmanı, kıyamet gününde affının ve gufranının serinliğinden ve bağışlayıcılığının güzelliğinden bizleri mahrum etmemeni dileniyoruz.
يَا مَنْ يَقْبَلُ عُذْرَ التَّٓائِبِينَ
Sen samimiyetle günahından nedamet edip Sana yönelen kullarının özürlerini kabul edersin. Bahtına düştük, ey biricik Matlûb’umuz, Maksûd’umuz, Mahbûb’umuz; ne olur, tevbelerimizi kabul, kalblerimizi de marifetinle ihya buyur! Buyur ki, günahlarımızı affedebilecek, yaralarımızı sarıp tedavi edebilecek Sen’den başka hiç kimseyi bilmiyoruz. Allahım isteyeceklerimizi söylerken, dualarımızı asrın muzdariblerinin duaları arasına katarak, ellerimizi elleri altına koyarak boynu bükük mahcup bekliyoruz. DUALARIMIZI, şu an hapishane de olan işkence altında inleyenlerin duaları içine dahil ediyoruz. DUALARIMIZI, anneleri ile medrese-i yusufiyede olan ve daha ağzı süt kokan sabilerin masum ağlamalarına dahil ediyoruz. DUALARIMIZI, vatanından ayrılırken yaşlı gözlerle vatanına bakıp hıçkırıkları boğazında düğümlenmiş muhacirlerin halleri içine dahil ediyoruz. DUALARIMIZI bir nebze olsun nefes almak için gurbete çıkmış ve gurbette kurbet ile şereflenmişlerin şehadeti içine dahil ediyoruz. Kabul eyle Allah’ım…
يَا مُعِينَ الضُّعَفَٓاءِ
Ey güç ve kuvvetin yegâne sahibi olan Yüce Allah’ımız! Sen Kavî’sin, biz ise Senin önünde zayıf, aciz ve muhtaç kapıkullarınız. Zayıf ve acizleri kollayabilen fakir ve muhtaçların ihtiyaçlarını giderebilen yalnız Sensin! Ne olur, salih kullarını sevindirdiğin gibi bizi de sürpriz lütuflarınla sevindir! Şu anda zindanlarda, nezarethanelerde zalim tiranların ve onların uşaklarının elinde işkence gören, sıkıntı çeken, gaybubette yüreği endişeyle çarpan mazlum, mağdur, mahpus kadın-erkek bütün kardeşlerimizden ve yeryüzünün değişik yerlerine hicret edip hizmetlerine devam eden kardeşlerimizden tasa ve elem sebebi olan bela ve sıkıntıların hepsini bertaraf et!
يَا قَاهِرَ الْاَعْدَٓاءِ
Ey bu güne kadar, Peygamberlerine, veli kullarına düşmanlık eden küstahları kahrıyla perişan eden Kahhâr u Zü’l-Celâl! Seni ve Habîb-i Edîbini milyonlara tanıtıp sevdiren gözü yaşlı, gönlü mahzun rehber(ler)imize ve Senin Nâm-ı Celîlini bütün insanlığa duyurmaktan başka gayeleri olmayan masum kullarına düşmanlık besleyen küstah, cahil, kaba, insanlık ve medeniyet mahrumu zalim birtakım tiranlar ve onların avaneleri göz göre göre hakaretler ediyor, iftiralar atıyor ve zulmün bin bir çeşidini irtikab ediyorlar. “Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billah” hazinelerinin tek sahibi Sen’sin.
يَا ذَا الْبَاْسِ وَالنِّقَمِ
Sabah akşam düşmanlık hisleriyle oturup kalkan, Îman ve Kur’an hizmetine gönül vermiş kardeşlerimizin aleyhine sürekli komplo üstüne komplolar kuran, her gün yeni yalan ve iftiralarla halkı kandıran, masum insanları terörist olarak yaftalayıp zindanlara atan insanlık mahrumu bu zorbaları Sana havale ediyoruz. Bu haddini bilmez haramiler, insafsız despotlar şayet salah yolunu seçmezler, fitne ve fesatlarına devam ederlerse, Sen onları tez zamanda kahreyle… Ellerini, kollarını bağla… Ayaklarına prangalar vur… Akıllarını işlemez, dillerini konuşamaz, kalemlerini de yazamaz hale getir… Masum insanların aleyhine kullandıkları ne kadar yol-yöntem, imkân ve malzeme varsa, hepsini ellerinden çekip al.. Menfur emellerine ulaşmalarına fırsat verme ve bizi o tiran bozması zalimlerle daha fazla karşı karşıya bırakma.. Nusretinle, hıfz u inayetinle bu aciz ve çaresiz kullarını te’yid buyur Allah’ım!
يَا صَاحِبَ الْغُرَبَٓاءِ
Ey Yüceler Yücesi Rabb’imiz! Hadiseler bizi boğacak hale geldi. Üstesinden gelebilecek gibi de değiliz. Şahit olduğumuz her manzara artık gırtlağımızda hıçkırıklarımızı yumruk gibi düğümleniyor, üzerine bir söz de söyleyemiyoruz. Müslümanların yaşadığı hemen bütün coğrafyalarda, zulümler, haksızlıklar irtikâp ediliyor, cinayetler, katliamlar işleniyor. Bir zamanlar Senin dinine beşiklik etmiş Anadolu coğrafyasında ,masum insanlar öldürülüyor. Hiçbir suçu, günahı olmayan tertemiz insanlar sokak ortasında siyah minibüslere bindirilip bilinmezlere götürülüyor. Senin namını duyurmak adına yıllar önce başka diyarlara hicret eden masum insanlar birer cani gibi derdest edilip kaçırılıyor. Bir tarafta Senin Mü’minlerin zindanlarda türlü zulüm ve işkencelere maruz kalırken diğer yanda modern çağın firavunları ve onların yalancı, sahtekâr, ikiyüzlü ve dini kullanan avaneleri yeni zulümler peşinde koşuyorlar. Gün geçmiyor ki zindanlarda zulmün paletleri altında türlü zulümler ile ruhunun ufkuna yürüyen veya gurbette sıkıntıdan kalbi çatlayıp ahirete kanatlanan bir mazlumun haberiyle yüreklerimiz burkulmasın…
يَا حَبِيبَ الْبَكَّٓائِينَ
Paklardan pak annemiz Hazreti Aişe’nin gözyaşlarının kuruması gibi, asrın muzdarib(ler)inin ve çile çeken binlerce masumun gözyaşları kurudu. Halimiz sana ayan, Sen bu vaziyette bizi daha fazla devam ettirme Yâ Rabbi! Keremin ve lütfun engindir Senin. Sıkıntı içindeki bütün kardeşlerimize yardım et Allah’ım. Onlara en kısa zamanda bir fereç ve mahreç lütfet. Zalimlerin zulmünden, fitnecilerin ve münafıkların hile ve hud’alarından onları ve bizleri muhafaza buyur Yâ Rabbenâ!
يَا مَنْ يَرٰى بُكَٓاءَ الْخَٓائِفِينَ
Bütün benliğimizle bir kere daha Sana yöneliyor, af ve mağfiret dileniyoruz. Kalb katılığından, gafletten, başkalarına yük olmaktan, aşağılıktan, aşağılanmaktan, miskinlikten, cehaletten, doymak bilmeyen nefisten, kabul edilmeyen duadan, yaşarmayan gözden, ürpermeyen kalpten, nimetlerinin zeval bulmasından, lütuflarının değişip başkalaşmasından, ansızın bastıran azabından, gelip çatan gazabından Sana sığınıyoruz. Senden her zaman yalvaran diller, haşyetle ürperen gönüller ve yaşaran gözler istiyoruz Yâ Rabbenâ!
يَا مَنْ لَا يُتِمُّ النِّعْمَةَ اِلَّا هُوَ
Allah’ım, Senden her işimizde sebat, Kur’an yolunda kararlılık ve nimetlerine karşı da duyarlılık hissi bekliyoruz. Kapına yönelenleri boş çevirme. Bize va’dettiğin nimetini tamama erdir. Bizim ve yeryüzündeki bütün kullarının sinelerini imana, İslam’a, Kur’an’a, İhsan şuuruna ve Hazreti Muhammed sevgisine açık hale getir. Bu işi tamamlarken de ne olur, biz aciz, fakir bendelerini de istihdam buyur. Bütün muzdariplerin gönüllerini lütfunla şâd eyle.
يَا حَبِيبَ مَنْ لَا حَبِيبَ لَهُ
Ey yoluna gönülden baş koymuşları her zaman vuslat neş’esiyle serfiraz kılan, adanmış ruhlardan merhametini hiçbir zaman esirgemeyen ve onları kat’iyyen yalnız bırakmayan Rabb’imiz! Bizi dünyanın geçici ve zevâle mahkûm güzelliklerine aldanıp da Rabbilerini unutanlardan olmaktan muhafaza buyur.. Bizleri Seni sevmek ve Senin sevgine mazhar olmak lütfuyla serfiraz eyle. Sâlih kullarının kalblerine yerleştirdiğin gibi bizim kalblerimize de Seni delicesine sevme duygusunu ve Sana kavuşma iştiyakını yerleştir!..
يَا مَنْ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِه۪
Ey Rabb’imiz! Biz kullarını Senin sevmediğin ve hoşnut olmadığın vadilerde dolaşmaktan muhafaza buyur.. Kalblerimizi mâsivadan ve günahların hâsıl ettiği bütün yara ve kirlerden temizle. Beyt-i Hüda olan o kalbe Sen’den başkasının gelip otağ kurmasına izin verme. Senin nezdinde anlamsız sayılan ne kadar meşguliyet varsa bizi onlardan uzak tut.. Nereden gelirse gelsin, bütün bulanık düşüncelerden ve kirli hayallerden zihnimizi ve kalbimizi koru.. Enbiyâ ve Mürselîn efendilerimizi donattığın gibi, onların yollarından yürümeye azmetmiş bu muhtaç bendelerinin kalblerini de değişik ve sürpriz mevhibelerinle donat!
يَا حَافِظَ مَنِ اسْتَحْفَظَهُ
Ey biricik Koruyanımız! Dinimize ve dünyaya müteallik bütün işlerimizde yanımızda ol, aleyhimizde olma… Bizleri insî ve cinnî şeytanların, durmadan kötülüğü emredip duran nefs-i emmârenin vereceği zararlardan, inanan kullarına karşı kalbleri kin ve nefret duygularıyla dopdolu düşmanların saldırgan davranışlarından muhafaza et. Onların tuzaklarından, komplolarından bizi ve gönlünü Senin dinine vermiş bütün inananları himaye eyle.
يَا نَاصِرَ الْاَوْلِيَٓاءِ
Ey Kudreti Sonsuz, Lütfu ve Keremi nihayetsiz Rabbimiz, bize Seni ve Kitab’ını tanıtan, Efendimiz’i ve ashabını sevdiren, irşadıyla hayatımıza anlam kazandıran, her haliyle, duruşuyla bize rehberlik eden Hoca’mıza mağfiret eyle. Dünyada ve ahirette bizi O’ndan ayırma. Gösterdiği istikamette son nefesimize kadar koşturmayı, bu şekilde ruhumuzu teslim etmeyi, O’nunla beraber haşrolmayı, Cennet’te Efendimiz’e birlikte komşu olmayı nasip eyle. Üstad’ımızla ve Hoca’mızla kalbî irtibatımızı kuvvetlendir. Onları daha iyi anlamaya bizleri muvaffak eyle. Hasenatımıza kat kat fazlasıyla onları şerik eyle. Bizleri, Sana, Efendimize, Üstadımıza, Hocamıza ve kardeşlerimize karşı mahcup olacağımız hatalara düşmekten, yanlışlar yapmaktan muhafaza eyle! Bazı yüzlerin kararıp bazı yüzlerin pak olacağı o günde bizleri alnı ak, yüzü pak, sinesi engin, hasenatı zengin bahtiyar kullarından eyle…
يَا مَنْ لَا يُتِمُّ النِّعْمَةَ اِلَّا هُوَ
Hayatın bütün katmanlarında ve dünyanın dört bir yanında insanlığa hizmet sevdasıyla bulunan kadın-erkek bütün kardeşlerimize ihlâs, samimiyet, takva, ihsan şuuru, istikamet ve aşk u şevk lütfeyle. Ömürlerine vüs’at, rızıklarına bereket, hanelerine huzur ihsan eyle. Onları İmana ve Kur’an’a hizmette daim eyle. Kalblerimizi telif buyur. Vifak ve ittifak içinde hizmet etmeye muvaffak eyle. Bu dairedeki kardeşlerimize karşı kalbimizi gill u gışdan, su-i zandan, hasetten ve nefretten halas eyle. Bizleri ve bütün samimi kardeşlerimizi kem gözlerden, kötü ruhlu, kötü düşünceli, kötü karakterli kimselerden muhafaza eyle. Bizi birbirimize daha çok sevdir, aramıza şeytanların ve şeytanlaşmış insanların girmesine müsaade etmeyecek ölçüde bir “bünyan-ı marsus” oluşturmaya bizleri muvaffak eyle. Hasidlerin hasedinden, fesatçıların fesadından, münafıkların nifakından, zalimlerin zulmünden sıyanet buyur. Bunca SIKINTIYA ve İMTİHANA rağmen ŞAHSÎ İKBALİ için veya bir kısım OLUMSUZ PLANLARIN PLANLAYICISI veya PARÇASI olarak İÇİMİZE SIZANLAR ya da sızmaya çalışanlar VARSA, sen onları emellerine ulaştırmadan KAHREYLE!
يَا مُطْلِقَ اْلاُسَارٰى
Masum kardeşlerimiz zindanlarda türlü zulümlere maruz kalıyor. Bir gece yarısı sokaktan veya evinden kaçırılıp akıbetlerinden haber alınamayan insanlar var. Aileleri, yakınları dışarıda onların yolunu gözlüyor. Bütün esaret zincirlerini kıran Sen’sin. Yusuf Aleyhisselam’ı kuyudan, Yunus Aleyhisselam’ı fırtınalı denizden, Musa Peygamberi Firavundan, Efendimiz’i Ebu Cehiller’den Sen kurtardın. Ne olur Allah’ım, bahtına düştük!
OKUMUŞ OLDUĞUMUZ HATM-İ ŞERİFLER hürmetine hapishanedeki anneler ve masum bebeler başta olmak üzere bütün masumları tez zamanda en güzel şekilde özgürlüklerine kavuştur. Hizmetimizi, atılan iftiraların tamamından beraat ettir. Bütün kardeşlerimizle birlikte hepimize mahşerde Nebiler Sultanı’nın Livâü’l-hamd sancağı altında Üstad’ımızla ve Hoca’mızla beraber buluşmayı nasip ve müyesser eyle.
OKUDUĞUMUZ HATM-İ ŞERİFLERDEN hâsıl olan hasenatı evvelen ve bizzat İnsanlığın İftihar Tablosu, Nebiler Sultanı, Kâinatın Efendisi, İki Cihan Serveri, Efendimiz Hazreti Muhammed’e (sallallahu aleyhi ve sellem) hediye ediyoruz, Sen vâsıl eyle. Hazreti Âdem’den Efendimiz’e kadar gelmiş bütün Enbiyây-ı İzâmın (aleyhimüsselam) da ruhlarına hediye ediyoruz, Sen vasıl eyle. Efendimiz’in pâklardan pâk âl-i beytine, Ezvâc-ı Tâhirât annelerimize, Hulefa-i Râşidin Efendilerimize, Aşere-i Mübeşşereye, ve bütün Sahabe-i Güzin Hazeratına da hediye ediyoruz, onları da hissedar eyle. Asr-ı Saadetten günümüze kadar bu kudsi emaneti (İman ve Kur-an hizmetini ) taşıyan, hakkıyla temsil eden ve bizlere en güzel şekliyle ulaştıran Tabiîn, Tebe-i Tâbiîn, Eimme-i Müçtehidîn, Müceddidîn, Muhakkikîn, Ulemâ, Asfiya, Evliya hazeratının, din ve dava uğrunda feda-i can eden şühedanın ruhlarına da hediye ediyoruz, Sen vasıl eyle… ÜSTADIMIZIN , onun mübarek anne, babasının, saff-ı evveli teşkil eden has talebelerinin, HOCAMIZIN mübarek anne, baba ve ahirete irtihal etmiş kardeşlerinin, BİDAYETTEN BU YANA SADAKATLE HİZMET ETMİŞ ve bu uğurda can vermiş.. Senin yolunda koşturken ruhunun ufkuna yürümüş.. isimlerini bildiğimiz bilmediğimiz bütün ABİ ve ABLALARIMIZIN da ruhlarına hediye eyledik, Sen onları da hissedar eyle…
YÂ İLÂHE’L-ÂLEMÎN VE YÂ EKRAME’L-EKRAMÎN
Okuduğu Sayfa ya da Hizb yada CÜZ yada HATİMLER İLE bu nurani halkaya dâhil olan, şu anda bu duayı okuyan, işiten ve gönülden “Âmin” diyen bütün kardeşlerimizi ve onların ahirete irtihal etmiş anne, baba, akraba ve yakınlarını da bu halkanın feyzinden, bereketinden ve hasenatından hissedar eyle. Ahirete irtihal edenlerin kabirlerini nur, makamlarını Firdevs eyle! Her zaman engin lütuflarıyla, buhranlı zaman dilimlerinin peşinden aydınlardan daha aydınlık bayram günlerini yaratan Rabb’imize, ağaçların yaprakları, denizlerin dalgaları ve yağmurların damlaları adedince hamd ve şükürlerimizi arz ediyor, günlerin nevbahara döneceği demlerin heyecanıyla ümitle bekliyoruz.
Duamızın evvelinde salât ü selamla kaldırdığımız ellerimizi bir kere daha Efendimiz’e, O’nun tertemiz, dupduru, pırıl pırıl aile fertlerine, yıldızlar kadar yükseklerde dolaşan ashabına Senin ilmin ve ma’lûmatın adedince salât ü selamlarımızı arz ederek indiriyor ve bizi ellerimiz boş ve hüsran içinde geri çevirmemeni diliyoruz Rabb’imiz! Âmin.
يَا قَاضِيَ الْحَاجَاتِ وَيَا مُجيبَ الدَّعَـوَاتِ أَللَّٰـهُمَّ ﴿ رَبَّـنَآ أٰتِـنَا فِي الدُّنْـيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ رَبَّـنَا اغْفِرْ لي وَلِـوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ إِسْتَـجِبْ دُعَآ ئَــنَا بِرَحْمَتِكَ يَآ أَرْحَمَ الرَّاحِمينَ وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلينَ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمينَ
اَلْفَاتِـحَة