•Kırık Dilekçe (Tek Parça)

Câmî Bir Salât ü Selam

 

Yüceler Yücesi Allahım! Efendimiz Hazreti Muhammed’e, mümtaz ailesine, seçkin ashâbına ilmin ve mâlûmatın sayısınca salât eyle ve bereket ihsan et.

Allahım! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve O’nun kardeşleri olan nebîlere, mürselîne.. mukarreb meleklere.. gök ve yer ehlinden -onlarla beraber rızana nâil olmak için dua ettiğimiz Senin salih kullarının hepsine.. özellikle de Hazreti Adem, Hazreti İdris, Hazreti Nuh, Hazreti Hûd, Hazreti Salih, Hazreti İbrahim, Hazreti Lût, Zebîhullah Hazreti İsmail, Hazreti İshak, Hazreti Yakub, Hazreti Yusuf, Hazreti Eyyub, Hazreti Şuayb, Kelîmullah Hazreti Mûsa, Hazreti Harun, Hazreti Davud, Hazreti Süleyman, Hazreti Yunus, Hazreti İlyas, Hazreti Elyesa, Hazreti Zülkifl, Hazreti Zekeriyya, Hazreti Yahya, Hazreti İsa ve annesi Hazreti Meryem, Hazreti Zülkarneyn, Hazreti Lokman ve Hazreti Üzeyr’e (alâ nebiyyinâ ve aleyhimüsselâm).. Ve Efendilerimiz Hazreti Cebraîl, Hazreti Mîkaîl, Hazreti İsrafîl ve Hazreti Azraîl’e.. Hamele-i Arş’a.. mukarreb meleklere.. Kerûbiyyûn’a ve Kirâm-ı Katibîn’e..

Allah Resûlü’nün halifeleri Hazreti Ebû Bekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman, Hazreti Ali efendilerimize.. Peygamberimiz’in iki amcası Hazreti Hamza ve Hazreti Abbas’a ve Allah Resûlü’nün ahfâdına.. özellikle de Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin, Muhammed el-Hanefî, Zeynü’l-Âbidîn ve Ca’fer-i Sâdık hazerâtına.. Annelerimiz Hazreti Hatice-i Kübrâ ve Hazreti Âişe-i Sıddîka’ya ve Efendiler Efendisi’nin diğer pak zevcelerine ve kızları Zeynep, Rukayye, Ümmü Külsüm ve Fatımetü’z-Zehraya.. Ve muhacir ve ensardan bütün ashâb-ı güzîne, tâbiîn ve tebe-i tâbiîn efendilerimize.. müçtehidîn-i kirâma, müfessirîn-i izâma.. muhaddisîn-i fihâma.. evliya, asfiya, ebrar ve mukarrebîne.. aktâba ve hususen Hazreti Ali ve Hazreti Hamza efendilerimize.. Şeyh Abdülkâdir-i Geylanî, Şeyh Ebu’l-Hasen el-Harakânî, Şeyh Harranî, Şeyh Menbicî, İmam Rabbanî, Ebu’l-Hasen eş-Şazilî, Ahmed el-Bedevî, Ahmed er-Rufaî, Muhammed Bahâüddin en-Nakşebendî ve Üstadımız Bediüzzaman Said Nursîye.. ve Senin nezd-i ulûhiyetinde kıymeti olan bütün salih kullara ilmin ve mâlûmâtın adedince salât ve bereket ihsan eyle.

Dünyanın dört bir bucağında ve hayatın bütün birimlerinde iman ve Kur’ân meşalesini tutuşturup hep canlı tutmaya çalışan kadın-erkek bütün kardeşlerimize, arkadaşlarımıza ve dostlarımıza da –yukarıda zikrettiğimiz salih kullarına tabî olarak- salât ü selâm eyle ve bereketinle lütufta bulun. Âmîn, ya Rabbelâlemîn.

 

02﴿

 

Ey gözlerin göremediği, zihinlerin, zan ve bakışların ihata edemediği ALLAHIM! Ehl-i imana düşmanlık yapanların şerlerine karşı bizleri Senin o zarar verilemeyen, ulaşılamayan himayene dâhil etmeni diliyoruz.

Ey merhametlilerin en merhametlisi! Düzenbazların entrikalarından bizi koru; kâfirlerin küstahlıklarını, fâcirlerin komplolarını ve münafıkların saldırılarını başımızdan defet.

Ey her şeye yeten, koruması hiçbir himayeyle kıyaslanamayan, bütün ihtiyaçları gideren Rabbimiz! Dünya ve ahiret ihtiyaçlarımızı karşıla ve her türlü sıkıntıdan bizleri halâs eyle, tasa ve kederden kurtararak gönlümüze inşirah ver! Ey merhametlilerin en merhametlisi, ey celâl ve ikram sahibi!

 

03﴿

 

ALLAHIM! Seçkin kullarının bir sır gibi saklayıp da sadece Sana içlerini dökerken şefaatçi yaptıkları ve Senin de onun hatırına dualarını kabul ettiğin ism-i şerifin hürmetine, “imdat” iniltileriyle Senden medet bekleyenler onunla Sana yönelince çağrılarına icabet ettiğin nâm-ı celîlin hürmetine, bizim dualarımıza da icabet buyur, bizim isteklerimizi de yerine getir. Acz ve ihtiyaçlarla çırpınan gönlümüzü Sana vuslat arzusuyla tatmin et, nefsimizi maiyyetinle sükûnete erdir. Bizi, Senden bir imtihan vesilesi olarak gelen sıkıntı ve zorluklara karşı sabırlı, hakkımızda verdiğin hükümlere razı, takdir buyurduğun nimetlere kanaat edip şükürle mukabelede bulunan ve Sana vuslat için can atan kullarından eyle.

Ey günahkârlardan bile rahmet ve şefkatini esirgemeyen, tökezleyenlere bir kere daha doğrulup yürüme fırsatları veren, samimi isteyenlerin isteklerini yerine getiren Rabbimiz! Ey kendisine el açılanların en hayırlısı, en merhametlisi!

Şikayetler ancak Seninle âdilâne hükme bağlanır, sadece Sana arz edilen yardım talepleri tam karşılığını bulur; her şeyin sahibi Sensin; Sensin el açılıp istekte bulunulan, ümitle kapısına koşulan; Sensin hakiki dost, Sensin beklentileri boşa çıkarmayan. Bizim dostumuz, ümitle rahmet kapısına koştuğumuz da Sensin. Dualarımızı kabul buyur, hatalarımızı mağfiret eyle.

Ehl-i imana düşmanca davrananların bizi alay mevzuu yapmalarına müsaade etme, onları bize güldürme! Senden medet uman biz bîçare kullarını her türlü şer ve zarardan muhafaza et!

 

04﴿

 

Ey kendisine el açılıp istekte bulunulanların en cömerdi ve ey isteyenleri boş çevirmeyenlerin, istekleri yerine getirenlerin en hayırlısı!

Hata ile yahut kasden, farkında olarak ya da olmayarak, bilerek veya bilmeyerek, her ne hâl üzere yaparsak yapalım Senin mutlaka bildiğin yakışıksız işlerimizi ve hatalarımızı bağışla. Senin sevgini istiyor, Sana yakınlığı arzuluyoruz ey her şeye yakın olan Rabbimiz! Senin komşuluğun, Senin yakınlığın ne yücedir. Senin senân ve övgün ne güzeldir! Zaten Senden başka da ilah yoktur.

Ey Rabbimiz! Dayanacak bir mazeretimiz yok ki, onunla Senden özür dileyelim; güç ve kuvvetimiz yok ki, günah ve hatalarımızın kahrediciliğine tahammül gösterelim.. fakat, her şeye rağmen, ey Rabbimiz ve ey Mevlamız! Günahlarımızı itiraf ediyor, onların hacâletinden ve ağırlığından bizleri kurtarmanı, bağışlamanı diliyoruz.. günahlarımızı affet, bundan sonraki hayatımızda da ayıp ve kusurlarımızı Settar isminin tecellisine mazhar kıl, onlarla bizi mahcup etme.. dualarımızı kabul buyur.. bize düşmanca tavır takınanları hâlimize güldürme, bizi onlara alay konusu eyleme.

Ey celal ve ikram sahibi! Cehennemin, varıp ulaşacağımız son durak olmasından Sana sığınırız; Cenneti bizim için ebedî bir sığınak ve istirahat mekanı kılmanı rahmetinden dileniriz.

 

05﴿

 

Ey koruyup gözetenlerin en güzeli Allahımız! Bizleri her zaman korumanı ve daimî himayen altında tutmanı diliyoruz. Bizlere iman-ı kâmil, a’mâl-i saliha ve ihlâs-ı etemm lütfetmekle dinimiz ve âhiretimiz hususunda yardım et! Muttali olamadığımız endişe ve tehlikelerden bizi muhafaza eyle; karşılaştığımız hâdiselerde de bir an bile olsun bizi nefsimizle baş başa bırakma.

Ey kullarının günahlara düşmesi kendisine zarar vermeyen ve mağfiret etmekle hazinelerinden hiçbir şey eksik olmayan Rabbimiz! Bizlere tükenme bilmeyen hazinelerinden çokça ihsanda bulun ve yarlığa bizi! Affet bizi, lütfen bağışla kusurlarımızı, merhamet buyur bize! Sensin Mevlâmız, yardımcımız! Kâfir topluluklara karşı Sen yardım eyle bize!

 

06﴿

 

Ey yücelerden yüce Allahımız! Günlerimizin en hayırlısını Sana vâsıl olduğumuz günlerimiz, amellerimizin en hayırlısını son amellerimiz ve ömrümüzün en hayırlı zamanını da hayatımızın son ânları eyle.

Ya Rabbenâ! Senden, şu dünya hayatında bizi her tarafımızdan kuşatan bir afiyet-i tâmme ve âhirette de Senin teveccüh-ü tâmmını istiyoruz.. İstiyoruz, çünkü Sen lütuf, ihsan ve kerem sahibi bir Latîf ü Kerîmsin.

ALLAH’IM! Senin kapı kulların olan bizler katiyyen inanıyor ve ümid ediyoruz ki, Sen bizimle oldukça bizler helâke maruz kalmayacak, Rabbimiz Sen isen -ki öyle olduğunda şüphe yok- kulların olan bizler kaybeden olmayacağız.

 

07﴿

 

Ey kendisine gönülden inanan kullarını her zaman koruyup gözeten Allahım! Ben nâçar kulunu, kadın-erkek bütün kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı, dostlarımızı ve sevdiklerimizi önümüzden, arkamızdan, sağımızdan, solumuzdan (gelecek tehlike ve musibetlerden) muhafaza buyur.

Ey Rabbimiz! Hakkımızda kötülük düşünenlere fırsat verme.. Sana iman etmiş masum kullarının aleyhinde entrika çevirenlerin komplolarını başlarına yık.. inananlara oyun oynamak isteyenlerin oyunlarını boz ve bize haksızlık yapıp zulmedenlere hadlerini bildir.

Yüce Allahım! Bize düşmanlık yapanlara karşı Sen bizim muînimiz ol.. haddini aşıp hukumuza saldıran mütecavizlerin şerlerini üzerimizden def’et.. ehl-i iman hakkında kötülük düşünen ne kadar şerîr insan varsa Sen bizi onların şerlerinden ve tuzaklarından koru.. Senin o zarar verilemeyen ve ulaşılamayan himayene bizleri de dâhil eyle.. kâfirlerin azgınlıklarını, facirlerin entrikalarını başımızdan uzaklaştır, bizleri ebedlere kadar devam edecek olan himayen altına al.. dünya ve ahiret ihtiyaçlarımızı karşıla.

Ey şefkati ve merhameti varlığı bütünüyle kucaklamış Rabbimiz!

Hakkında beslediğimiz hüsn-ü zanlarda bizi tasdik et; et de, biz çaresiz kullarını her türlü endişe, gam, üzüntü, keder ve sıkıntıdan halâs eyle.

 

08﴿

 

Ey gece karanlığı, gündüz aydınlığıyla; Kamer nuru, Şems ziyasıyla; sular şırıltısı, ağaçlar bir o yana bir bu yana sallanışlarıyla kendisine daima secde eden Yüceler Yücesi Rabbimiz!

Ey sevgili kullarından Nuh’u boğulmaktan kurtaran, Davud’un zellesini mağfiret buyuran, Yunus’un tasasını gideren, Eyyub’un derdine derman olan Allahımız! Ey dünyanın günah ve isyanlarına batmış olanları kurtaran, ey helâka sürüklenenleri kurtuluşa erdiren Rahmeti Sonsuz! Ey garip ve yalnızların enîs ü celîsi, kimsesizlerin kimsesi olan Mevlâmız! İşlerimizi sulh ü salâh ve felahla tanzim buyur ve biz âciz kullarını işlerimizde muvaffak eyle.

Ey yüceler yücesi Aliyy!

Ey ululuk mertebelerinin en üstünü tutan Azîm!

Ey günahkarları cezalandırmakta acele etmeyen Halîm!

Ey kerem sahibi Kerîm!

Ey yüceler yücesi Yaratıcı!

Bizim ihtiyaçlarımızı en iyi bilen Sen ve onları gidermeye en muktedir olan da Sensin! Zaten hiç bir iş Sana zor gelmez; her şey Senin katında kolaylardan daha kolaydır.

 

09﴿

 

Allahım! Senin güzel isimlerini, ulvî sıfatlarını, kitaplarında indirdiğin ve peygamberlerine bildirdiğin kelimelerini şefaatçi yaparak günahlarımızı bağışlamanı, kalblerimizi dupduru hâle getirmeni, nefislerimizi arındırmanı ve bizleri, nimetlerinle donattığın nebîlerle, sıddıklarla, şehitlerle ve salih kullarınla beraber eylemeni dileniyoruz.

Ey Rabbimiz! İşte ellerimiz, Sana kalkmış halde.. kalblerimiz, Sana tevekkül duygusuyla dopdolu.. boyunlarımız eğik ve kıldan ince ve biz huzurunda kemerbeste-i ubûdiyet içinde elpençe divan duruyoruz.

Rabbimiz! Sen cezalandırdığın zaman mutlaka adaletinle muamele edersin; kaldı ki Sen yaptıklarından dolayı muâheze edilemeyen yegane Zâtsın! Affına gelince, o hiç şüphesiz Senin fazl ve keremindendir, ona karşı hamd ü sena da ancak Sana edilir.

Ey her varlığa lütuf deryasından nimetler yağdıran ve ikramı her ikram sahibinden sonsuz derece üstün olan! Ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametle kuşatan! Her an bizimle ol ve bizi hiç bir zaman yalnız bırakma; cömertlik ve merhametinle gönüllerimizi doyur, ikram ve rahmet yağmurlarından bizleri mahrum eyleme.

 

10﴿

 

Allahım! Ululuğun karşısında ürperen ve tir tir titreyen mahzun bir gönülle işte yine kapına geldik! Senden bizleri salâha ve iyiliğe kilitlenmiş kullarından eylemeni, ebrâr ve mukarrebînin hayatına denk bir hayatla bize canlılık bahşetmeni, mükerrem ibâdına lütufta bulunduğun gibi bizleri de nimetlerinle donatmanı, muhlisîn (ihlasa ermiş) ve muhlasîn (ihlasa erdirilmiş) kullarına nasip ettiğin güzellikte bir ölümle hayatımızı hitama erdirmeni, sonra da bizi indinde makbul kullarınla beraber haşretmeni ve Senin yoluna baş koymuş “ilkler”in içinde Cennetine almanı dileniyoruz.

Allahım! Dünyanın her türlü bela ve musibetine karşı bize afv u afiyet ver. Olmasına hükmettiğin şeylerin şerrinden bizi koru. Önümüzden yahut arkamızdan gelebilecek tehlikelerden bizleri muhafaza buyur. Dünyada ve âhirette bizim için utanç vesilesi olabilecek durumlardan Sen bizi siyanet et ve bizleri konumunun hakkını veremeyip de sukût eden düşkünlerden eyleme. Amin.

 

11﴿

 

Ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametiyle kuşatan ve ey sürçüp düşenleri bağışlayarak tökezleyenlere yeniden doğrulma fırsatları veren yüce Yaratıcı!

Kendisinden yardım talep edilebilecek yegane zât Sensin ve ancak Sana tevekkül edilir. Sen, Sana yönelip dua edenlerin sesini mutlaka işitir, çağrılarına icabet edersin; kapına sığınıp bir nidâda bulunanlara da elbette karşılık verirsin.

Rabbimiz, Senden bütün varlığı kuşatan rahmet havuzuna bizi de almanı dileniyoruz; işte kalblerimiz de bu duygularla Senin ulu dergâhına yönelmiş vaziyette. Bize merhametinle muamele et.. sürçmelerimizi bağışla.. bütün günahlarımızı ve kusurlarımızı yarlığa.. ömrümüzün geri kalan kısmında da bize sıhhat, afiyet ver ve bizleri dupduru ve katışıksız salih ameller işlemeye muvaffak eyle! Dualarımızı kabul buyur ve isteklerimizi geri çevirme, ey kendisine el açılanların en cömerdi ve ey lütufta bulunanların en hayırlısı.

 

12﴿

 

Ey rahmeti, re’feti, şefkati sonsuz Rabbimiz! 

Bizleri büyük-küçük hatalardan, günahlardan ve Senin emirlerine karşı isyan kokan tavır ve davranışlardan arındır.. lisanlarımızı yalandan, gıybetten, Senin sevmediğin, hoşnut olmadığın bütün kirli sözlerden temizle.. kalblerimizi gösterişten ve iki yüzlülükten muhafaza buyur.. gözlerimizi bakmamaları gereken şeylere bakıp da hıyanet etmekten koru.. yüzlerimizi nurunun ziyasıyla aydınlat ve amellerimizi ıslah buyur. Niyetlerimizi ihlâslı kıl ve bize lütfettiğin bütün şeylerde bereket ihsan eyle.

Ey bizatihî var olup başkasına muhtaç olmayan ve her şeyin varlık ve bekâsı kendisine muhtaç bulunan Hayy u Kayyûm!

Her hâl ve tavrımızı rızan istikametinde eyle.. göz açıp kapayıncaya kadar hatta ondan da kısa bir süre bizi nefsimizle baş başa bırakma.. bizi ve dünyanın dört bir yanındaki, hayatın bütün birimlerindeki kadın-erkek kardeşlerimizi, sevdiklerimizi, dostlarımızı başımıza gelebilecek her türlü kötü durumdan himaye buyur.

 

13﴿

 

Yüce Rabbimiz! Bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz günahlardan dolayı bize azap etme.. şu âciz kullarına, gazabına sebkat etmiş o engin rahmet ve fazlınla muâmele eyle.. bizi dünyevî âfet ve rezaletlerden, ahiret azabından, kalbleri fenalığa esir düşmüş kötü insanların şerlerinden, fâcir kimselerin komplolarından, düzenbazların hîle ve tecavüzlerinden, bozguncuların kırıp dökmelerinden ve bütün despotların zulmünden sıyanet buyur.

Ya Rabbena! Bilebildiğimiz ya da bilemediğimiz her türlü dünyevî bela ve musibete karşı bize afv u afiyet ver.. insî ve cinnî şeytanların kötülük ve fitnelerinden ve nefs-i emmârenin zararlarından bizi koru.. önümüzden, arkamızdan, sağımızdan, solumuzdan yahut üzerimizden gelmesi muhtemel tehlikelerden ve ayaklarımızın altından tutulup yerle bir edilmekten bizi muhafaza eyle. Küfür ve dalâlete düşmekten başka her hâl için Sana hamdederiz ey Rahmân u Rahîm.

 

14﴿

 

Rabbimiz! Bizleri muhafaza buyur, buyur ki Sen biricik koruyucumuzsun.. dünyanın bütün kötülüklerinden, bizim için ar vesilesi olabilecek durumlardan ve ahiret azabından koru.. koru ki, Sen bizim korkup endişe ettiğimiz şeylerin üstesinden gelebilecek kadar büyük ve ulusun.

Rabbimiz! Ancak Senin inayetinle bozguncuların şerlerini defedebiliriz. Kötü kimselerin fenalıklarından, kâfirlerin ve münafıkların hile ve hud’alarından korunmak için sığınabileceğimiz Senin kapından başka kapı da yoktur.

Ey bir belaya maruz kaldıklarında sabırları, lütfedilen nimetler karşısında da şükürleri pek az olan biz zayıf ve çaresiz kulların Rabbi!

Dünyanın feci ve korkutan hâdiseleri ve dehrin musibetleri karşısında bize inayet eyle ve kâfirlerin ve fesatçıların şerlerinin bize ulaşmasına mani ol.

 

15﴿

 

Ey engin rahmetin ve münkirlere itiraz noktası bırakmayan en kesin, en mükemmel delilin sahibi Rabbimiz!

Sadece Senin dergâhının önünde ellerimizi kaldırıyor ve ancak Senin inayetinle içine düştüğümüz sevimsiz durumlardan kurtulabileceğimizi umuyoruz. Muttali olabildiğimiz ve olamadığımız bütün kötülüklerden Sana sığınıyor ve Senden eksiksiz, bol nimet ve inayet-i kâmile istiyoruz.

Rabbimiz! Kalblerimizi Sana karşı haşyet ve reca duygularıyla doldur ve Senin kapından başka kapılara karşı içimizde bir temayül ve ümit bırakma. Biz kullarını Sana tevekkül ve iltica hisleriyle rızıklandır. Bizi, kadın-erkek bütün kardeşlerimizi ihlâsa ermiş ve erdirilmiş kullarını koruduğun gibi sıyanet buyur, ey sayılamayacak kadar nimetlerin, en güzel isimlerin ve en ulvî sıfatların sahibi Yüce Rab!

 

16﴿

 

Ey rahmeti kuşatılamayacak kadar geniş ve görüp gözetmesi başka kapılardan yardım dilenmeye ihtiyaç bırakmayacak kadar eksiksiz olan Rabbimiz!

Biz kapı kullarına merhamet buyur.. Seni hakkıyla zikredebilmemiz, Sana gerektiği gibi şükredebilmemiz ve en güzel şekilde ibadet edebilmemiz için bize yardım et.. himaye perdeni başımızdan aşağı sarkıtıp bizi muhafazan altına al.. kendisine güvendiğimiz ve her şeyimizi emanet ettiğimiz vekilimiz ol ve bizi başkalarının ellerine bırakma.. bizi her zaman katında makbul, duru, katışıksız salih amellerle meşgul eyle.. bize ve dinimize karşı adavet duygularıyla oturup kalkanları da katından göndereceğin şeylerle oyala (oyala ki planlayıp durdukları kötülükleri yapamasınlar).. bizi onların kötülüklerinden, komplolarından ve tuzaklarından koru, ey biricik merhamet Sahibi!

 

17﴿

 

Ey nimetleri, tükenip bitmeden sürekli sağanak sağanak yağan ve ey dilediği zaman Hakk’a, hakîkate cephe alan düşmanları helak eden ulu Rabbimiz!

İşte yine kapına geldik; Senin zahir-bâtın (açık-gizli) nimetlerine, eksiksiz ve sapasağlam sıyanetine muhtacız. Bize lütufta bulun.. bizi nimetlerinden mahrum bırakma; şu kimsesiz kullarını bütün şerli insanların kötülüklerinden ve endişe edip sakındığımız her türlü fenalıktan muhafaza buyur.

Ey Yüceler Yücesi! Şayet bize karşı düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların kalblerini yumuşatmak murad ediyorsan, bize ve gönüllüler hareketine karşı onların kalblerini yumuşat ve sinelerini daimî bir sevgiyle doldur.

Ey kalbleri evirip çeviren Sultanlar Sultanı! Bizim kalblerimizi de, onların kalblerini de sevdiğin ve hoşnut olduğun güzelliklere çevir.

 

18﴿

 

Rabbimiz! Senden güzel isimlerin ve ulvî sıfatların hürmetine bizi affetmeni, nefislerimizi dizginlemeni ve ruhumuzun emrine vermeni, işlerimizi kolaylaştırmanı ve insanlardan ve cinlerden bize düşmanlık besleyenleri bertaraf etmeni diliyoruz.

Ey bütün mülk ve melekût (varlık ve varlık ötesi) kabza-ı tasarrufunda bulunan Mâlikü’l-Mülk.. ey hayat sahibi Hayy.. ey varlığının asla bir başlangıcı olmayan Kadîm.. ey ölüm Kendisi için katiyen söz konusu olmayan Bâkî.. İhtiyaçlarımızı gider.. bize lütfunla muamelede bulun.. başımızdaki bütün belaları def ü ref’ eyle.. bizim yanımızda ol, bizi yardımsız bırakma.. dînî ve dünyevî her türlü musibetten bu âciz bendelerini koru.. dünyayı en büyük derdimiz, tasamız ve kendisi için en fazla gayreti sarfettiğimiz bir meta’ kılma; kılma ki bizim en büyük işimiz Senin rızanı kovalamak olsun. Bizi sevdiğin ve hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl, Rabbimiz!

 

19﴿

 

Ey her türlü tasayı, gamı ve kederi uzaklaştırıp gideren.. hevanın ve her zaman kötülüğü emredip duran nefs-i emmarenin dar mahbeslerinde sıkışıp kalanlara kurtuluş yolları açan, her türlü eksiklik ve noksandan münezzeh Rabbimiz! Bizim endişe ve tasalarımızı da gider ve bizi Sen’den uzaklaştıran bütün kayıtlardan âzâd eyle.

Rabbimiz! Senden bizi affetmeni.. bize afiyet vermeni.. bizi sıyanetin altına almanı.. riayetinle gözetip kollamanı.. inayetinle te’yid buyurmanı ve bizlerden hoşnut olmanı diliyoruz.

Ey kudreti ve merhameti sonsuz Rabbimiz! Nefislerimizin şerlerinden ve kötü amellerin içine düşmekten Sana iltica ediyor, şeytanın ve ins-cin bütün mahlukatın zararlarından Sana sığınıyoruz. Eman dileniyoruz Rabbimiz, el-eman, el-eman…

 

20﴿

 

Ey kapısına varanları geri çevirmeyen Rabbimiz! Kendisiyle Senin kapına gelindiğinde mutlaka icabet buyurduğun ve yine onunla anıldığın her zaman kullarına yardımcı olduğun Nâm-ı Celîlin hürmetine istiyoruz:

Dualarımızı kabul buyur ve ümitlerimizi boşa çıkarma. Senden kusurlarımızı setretmeni.. günahlarımızı yarlığayıp bizi mağfiret buyurmanı.. ihlâsa erdirdiğin has kullarına bulunduğun gibi bize de lütufta bulunmanı.. bize –malın mülkün fayda vermediği o günde işimize yarayacak ve Senin hoşlanmadığın kirli duygulardan arınmış- bir kalb-i selîm; her zaman sadece doğruyu söyleyen nezih bir lisan ve bizi Senin sevgine ve Seni sevenlerin sevgisine yaklaştıracak makbûl ameller nasib etmeni dileniyoruz.

Rabbimiz! Hoşnutluğunu, ufkumuzu bütünüyle kaplayan en büyük gaye ve Cennetini de ebedî meskenimiz eyle.

 

21﴿

 

Ey kâinatın her köşesinde Kendisine ibadet edilen ve bütün varlığın hususi lisanlarla Kendisini zikredip durduğu Ulu Zât!

Meşguliyet sahamızı yalnızca Sana hasrettiğimiz ibadetlerimizle doldur ve daima varlığını duyurarak gönüllerimizi Sana şükür hissiyle coştur; coştur ki sadece ve sadece Sana ibadet etmiş olalım ve yalnız Senin huzurunda kullukta bulunalım. Ve bizi tevbe, evbe ve inabelerle sürekli Senin kapına rücû eden bahtiyarlardan eyle.

Ey yoksullara her zaman rahmet ve merhametiyle muamele eden.. ey yollara koyulmuşları rehbersiz bırakmayan.. ey şaşırmışların önüne ışıklar saçan, onlara aydın ufuklar gösteren.. ve ey korku içinde yaşayanlara emn ü eman kaynağı olan! Bize merhamet buyur; bizi sırat-ı müstakime irşad eyle ve dünyada rezil rüsvâ olmaktan, âhirette de azaba düçar kalmaktan muhafaza buyur.

 

22﴿

 

Rabbimiz! Biz zayıf ve kusurlu kullar, nefislerimizi dizginlemekten âciz kaldık. Bizi nezdinden bahşedeceğin tam bir azm ü ikdamla ve “Lâ havle velâ kuvvete illâ billahGerçek havl ve kuvvet sadece Allah’tandır” hazinesinden lütfedeceğin kuvvetle destekle.. nefislerimizin kirlerinden, lekelerinden arındır ve günahlarla âlûde şu kullarını şekâvete götüren yollara düşmekten muhafaza eyle.. bizi, sürekli kötülüğü emreden nefislerimizin merhametsizliğine ve insî, cinnî şeytanların acımasızlığına terk etme.. ilahî güç ve sıyanetinle te’yîd edip mâsivaya el açmaktan müstağni kıl.. işlediğimiz kötü amellerden ve kendi dar anlayışımız yüzünden teferruata dair hususları da sayıp dökerek mübalağa ettiğimiz isteklerimizden dolayı rahmetinden mahrum eyleme.

 

23﴿

 

Ey ilmine ve rahmetine hudut olmayan Yüce Rabbimiz!

İlminin ve rahmetinin vüs’ati ölçüsünde bize de şefkat ve merhametinle muamelede bulun.. bize rızık olarak bahşettiğin nimetleri hakkımızda bereketli eyle.. bizi Sen’den başka herkes ve her şeyden müstağni kıl –kıl ki Sen’den başka hiçbir şeye muhtaç olmayalım- .. bize engin lütuflarınla lütufta bulun ve elbiselerin en güzeli olan takva elbisesini giydir.. bizi zühdle, dünyevî hazları terkedip cismanî meyillere karşı koymakla ve verâ ile, bütün şüpheli hususlara karşı kapanmakla zinetlendir.. bizi her hâl ve davranışımızda gıll u gıştan uzak, dupduru ve Sana karşı ubudiyetimizde kemâl noktasını ihraz edebilmiş kullarından eyle.

Rabbimiz! Senden muhlis (ihlasa ermiş) ve muhlas (ihlasa erdirilmiş) kullarını te’yîd buyurduğun gibi, biz aciz ve muhtaç kullarını da, yapıp ortaya koymaya çalıştığımız amellerimizde ihlâslı kılarak te’yîd buyurmanı diliyoruz.

 

24﴿

 

Rabbim! Celâl-i vechine layık şekilde bütün hamdler Sana ve lütufta bulunduğun her türlü nimetlerden dolayı şükür de yine Sanadır. Senden benim ve kadın-erkek kardeşlerimin, arkadaşlarımın üzerimize zâhir-bâtın nimetlerini sağanak sağanak yağdırmanı dileniyorum.

Allahım! Bizlere, her türlü endişe ve tasa karşısında fereç ve mahreç yollarını göster.. sürekli kötülüğü emredip duran nefislerimizin dar kafeslerinden ve hevalarımızın öldüren ağlarından bizi halâs eyle.. biz çaresiz kullarını, bize düşmanlık besleyip duran kimselerin tuzak ve komplolarından muhafaza buyur.. bizleri dünyanın her türlü cevr ü cefasından, rezil rüsvâ bir duruma düşürmesinden ve ahiret azabından koru. Bizi ve hayatını ilây-ı kelimetullaha adamış bütün hizmet erlerini hoşnutluğunla şereflendir.

 

25﴿

 

Yüce Rabbimiz! Dünyada insî ve cinnî şeytanların ve fasılasız kötülüğü emredip duran nefs-i emmarenin şerrinden; âhirette de rezil rüsvâ olup umduklarımıza nâil olamamaktan Sana ilticâ ediyoruz.

Senden, Zatın, güzel isimlerin ve ulvî sıfatların hakkı için ve Efendimiz Muhammed Mustafa hürmetine, bize dünyada ve ukbada rahmetinle muamele etmeni ve teveccühünü üzerimizden hiç eksik etmemeni dileniyoruz.

Dinimizi tastamam yaşamayı, yaşamaya çalışmayı bize nasip et; dünyada ve âhirette biz muhtaç kullarına bahşedeceğin nimetlerini tamamla.. nezdinden göndereceğin engin bir hikmet, faydalı bir ilim ve makbul amellerle bizleri serfiraz eyle!

 

26﴿

 

Ey merhameti nihayetsiz Rabbimiz!

Enginlerden daha engin rahmetin, karşı konulmaz ve önünde durulmaz kudretin hakkı için, biz nâçar kullarına, her türlü endişe, keder, bela, musibet ve zorluk karşısında çıkış yolları ve iç ferahlığı lütfet.. bizleri salih kullarının bulunduğu halkaya dâhil eyle.. bütün insî ve cinnî şeytanlara, haddini aşan zalimlere, despotlara ve kalbi hasede kilitlenmişlere karşı şu acz u fakr içindeki kullarını koruyup kolla; bizi yakınlığına kabul buyur ve sıyanetinle taltif et. Bunları Senden dileniyoruz; çünkü, her şeyin perçemini tutan ve eşya üzerinde tasarruf hakkını kudret elinde bulunduran sadece Sensin!

 

27﴿

 

Rabbimiz! İçimizden yükselen şu nida mahzun ve münkesir kalblerin nidasıdır; o nidaya icabet edecek Yegane Zat da Sensin, ey ellerini açtığında darda kalmışların duasına icabet eden!

Kusurlarla âlûde olsak da, gaflet denilen illetten bir türlü kurtulamasak da işte yine Sana el açtık.. va’d-i ilahîni gerçekleştir ve dualarımıza icabet buyur.. bizi dalalete saplananların ve gazabına uğramışların mahrumiyetine dûçar kılma. Sen bizim Mevlâmızsın; teveccühünle bizleri serfiraz kılacağını ümit ediyor ve kereminle muamelede bulunacağını umuyoruz, ey rahmet dalgalarıyla kainatı kuşatan ve ey mağfiretine had-hudud olmayan!

 

28﴿

 

Rabbimiz! Dualarımızı kabul buyur.. âcizliğimize, zayıflığımıza, düşmüşlüğümüze ve muhtaç oluşumuza merhametinle mukabelede bulun.. aşılmaz gibi görünen zorlukları bizim için kolaylaştır.. gaye-i hayallerimize hakikat urbası giydir ve bizi dünyada ve âhirette utanılacak durumlara düşmekten muhafaza eyle.

Rabbimiz! Kalblerimizi ve bütün kullarının kalblerini imana, İslâm’a ve Kur’ân yolunda hizmete tevcih buyur.. sineleri bize karşı düşmanlıkla köpürüp duranlara karşı yardımcımız ol ve bizi sevip hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl… Bütün bunları Senden, yine Senin güzel isimlerinin hakkı için ve Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa hürmetine dileniyoruz Rabbimiz.

 

29﴿

 

Rabbimiz! Ümmet-i Muhammed’in başında dönüp duran kara bulutları kaldır.. içinde bulunduğumuz elîm durumdan bizi halâs eyle.. şu âciz kullarını gam, keder, zillet, tembellik, çaresizlik ve ye’s musibetlerinden muhafaza buyur.

Rabbimiz! Bizi zahir-batın nimetlerinle donat.. kurbiyetin kahramanı salih kullarını o payeyle şereflendirdiğin gibi bizi de dünya ve ukba hayatında mesud eyle.. dünyada sevip hoşnut olmadığın işlerden, âhirette de azabına ve ikabına maruz kalmaktan bizleri uzak kıl.. ebedî hayatın gerçek yurdu olan Cennetine al.. cemâlini müşahede ile lütuflandır ve Sana muhatap olma payesiyle şereflendir.

 

30﴿

 

Rabbimiz! Tevfikinle bizi, sevip razı olduğun güzellikleri işlemeye muvaffak kıl.. düşüp düşüp kalkan bu mücrim kullarını günah bataklığında boğulmaktan sıyanet buyur, buyur da Senin payeler üstü dostluğuna erelim.. nimetlerini de üzerimize sağanak sağanak yağdır.

Rahmeti her zaman gazabının önünde yüce Rabbimiz! Biz âciz kullarını erişilemez ve asla nüfuz edilemez hıfzınla muhafazan altına al.. bizi koruyup kolla, kolla ki Senin, kapıkullarını hiç bir zaman zayi etmeyeceğin hakkındaki kanaatimiz tamdır.

Ey merhameti sonsuz yüce Rab! Sen bizi altından kalkamayacağımız işlerle mükellef tutma; her zaman bizimle ol ve hiçbir zaman bizi yalnız bırakma.. dualarımıza icabet buyur.. ümitlerimizi boşa çıkarma.. Sana rücû yollarını kolaylaştır ve tevbelerimizi kabul buyur.. bizi kapından haybet ve hüsrana uğrayan bir kısım zavallılar olarak geri çevirme Rabbimiz!

 

31﴿

 

Merhameti sonsuz biricik Rabbimiz!

Sıkıntılarımızı izale buyur ve bizi içinde bulunduğumuz gamdan, kederden kurtar.. en yakın bir zamanda biz âciz kullarına nezdinden bir fereç ve mahreç, çıkış yolu ve ferahlık nasip eyle.. bu mücrim bendelerini nefislerimizin, insî ve cinnî şeytanların ilkâ etmeye çalıştıkları vesveselerden, şehvet ateşinden, gaflet zilletinden uzak tut.. rahmetinle muamele buyur da, bizi günahlardan koruyacak elbiselerle donat.. bize mehafet ve mehabet duygularıyla beraber müşahede imkanı lütfet.. kulaklarımıza ve gözlerimize de hakkı görmeyi ve hakikati duymayı müyesser kıl!

Allahım! Bizi cehalet vadilerinin dar ve boğucu atmosferine de terk etme.

 

32﴿

 

Ey inayetleri sonsuz Rabbimiz! Ey yegane koruyucumuz.

Bizi her zaman koruyup kollamanı ve sıyanet etmeni dileniyoruz. Sen bütün mahlûkatını lütuflarınla sevindiren, özellikle de iyilik duygusuna kilitlenmiş kullarını gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insan tasavvurunu aşan nice hususî iltifat ve hususî pâyelerle şereflendiren sonsuz lütuf Sahibisin.

Ey sevdiği kullarını hiç yalnız bırakmayan Mevlâmız! Sen bizim için lütufkâr namına layık yegane Zatsın. Biz muhtaç kullarını riayet ve inayetinle, insî ve cinnî şeytanların asla ulaşamayacağı sıyanet kalene al.. etrafımızı muhafaza surlarınla kuşat.. düşmanlıkla oturup kalkan kötü niyetli kimselerin şerlerinden bizi muhafaza buyur, ey koruyup gözetenlerin en güzeli, ey celâl ve ikram sahibi Rabbimiz.

 

33﴿

 

Allahım! Şayet Senin hıfzın ve riayetin olmasaydı biz mutlaka helâk olurduk.. tenezzül buyurup da bizi nimetlerinle donatmasaydın o zaman da hüsrana uğrardık.

Ey bütün eksik sıfatlardan berî, yüceler yücesi Rab! Biz kapı kulların eğer Sana itaat edebilme gibi bir paye ile müşerrefsek, bu tamamen Senin lütuf ve inayetinin eseridir. Bütün verdiklerinden dolayı minnet Sana; iman ve İslâm nimetinden dolayı hamd ve şükran da yine Sanadır.

Rabbimiz! Senden, bundan sonra da her zaman yar ve yardımcımız olmanı istirham ediyor, bizi yolların en sağlam ve en şaşırtmaz olanına hidayet buyurmanı diliyoruz. Sen bizim hem velîmiz, hem de biricik vekîlimizsin. Hem ne güzel vekîlsin.

 

34﴿

 

Rabbimiz! Senden, bize masivadan arınmış dupduru bir kalb, sürekli Senin yâdınla meşgul bir dil, iman esaslarını aksine ihtimal vermeyecek şekilde bilip kabullenebileceğimiz, duyup hissedebileceğimiz ve onu kendi özümüzle bütünleştirip irfan ufkuna ulaşabileceğimiz kıvamda bir yakîn-i tâmm, yaratıldıkları gayeler karşısında boyun büküp her zaman kemerbeste-i ubudiyet içerisinde emre âmâde duran hisler ve bizi asla terketmeyecek bir afv ü afiyet istiyoruz.

Rabbimiz! Günahlarla âlûde bir hâlimiz var; bizi fevtettiğimiz şeyleri telafi edip yeniden toparlanabileceğimiz kâmil bir tevbeye muvaffak kıl ve bütün günahlarımızı eritecek mağfiret havuzlarına al. Gırtlaklarımıza kadar kabahatlerle kirlenmiş olsak da Sen seyyiatımızı, meâsî ve mesâvîmizi affet.. sevmediğin ve hoşnut olmadığın şeylerin muhabbet ve meyillerini kalblerimizden söküp at.. bizi kendi nezdindeki hazinelerinle te’yid buyur, kendi kuvvetinle destekle, destekle ki şu geçici dünyadan ancak Senin yardımınla emniyet ve selamet içinde çıkabiliriz.

 

35﴿

 

Ya Rab! Bizi Cehennem ateşinden koru ve ebediyet yurdu olan Cennetinle şereflendir.. varlığını Seni sevmeye adamış ve nezdinde sevgiye mazhar olmuş sevgililerin dostluğuyla sevindir.. Seyyidü’l-Mürselîn ve Şefîu’l-Müznibîn olan Nebiy-yi Muhterem’e komşu eyle.. Sana kavuşup, Senin cemâl-i pâkini müşahede ihsanıyla bizleri şerefyâb kıl.. Senden bize hep merhametinle muamele etmeni diliyoruz.. Biz muhtaç kapıkullarını refîk-i a’lâya al ve nimetlerinle payeler üstü payelere er(iştir) dirdiğin nebilerin, sıddıkların, şehitlerin ve salihlerin maiyyetiyle şâd eyle.

 

36﴿

 

Merhametinin hududu olmayan yüce Rabbimiz! 

Senden dünya hayatımız itibariyle biz pürkusur kullarına itikatta, amelde, yemede, içmede, hâlde, sözde ve bütün davranışlarda dosdoğru olmayı nasip etmeni, âhirette de Cennetle ve sürpriz nimetlerinle sevindirmeni diliyoruz. Diliyoruz zira Sen lütuf ve ihsanda bulunmakla maruf, iyiliğini asla esirgememek ve keremini başlarımızdan aşağıya sağanak sağanak yağdırmakla da mevsufsun. Bütün işlerimizi en güzel neticelerle neticelendir.. bu muhtaç bendelerini sürpriz ve fevkalâdeden lütuflarınla sevindir.. Rahmaniyet ve Rahimiyetinin muktezasını yerine getir de, ikramlarınla şâd olalım, ey rahmet ve şefkatiyle kâinatı okşayıp duran Raûf ve Rahîm.

Allahım! Bize, kadın-erkek kardeşlerimize, arkadaşlarımıza, dostlarımıza iman ve Kur’ân yolunda hizmet etmeyi kolaylaştır, (kolaylaştır da Senin nâm-ı celîlinin ulaşmadığı hiç bir köşe-bucak kalmasın) ve bize istihkakımıza göre değil de engin merhametinin iktizasına göre muamelede bulun.

Merhameti sonsuz ve gücü her şeye yeten Allahım, Sen bize yetersin; Sen her ihtiyacımıza kâfî ve vâfîsin. Kapına yönelenlerin teveccühlerinden haberdar bulunduğun gibi bizim dualarımızı da mutlaka duyar ve icabet edersin.

 

37﴿

 

Bizi sıyanet buyur ey yegane Koruyanımız.. dinimize ve dünyaya müteallik bütün işlerimizde insî ve cinnî şeytanların, sürekli kötülüğü emredip duran nefs-i emmarenin vereceği zararlardan, inanan kullarına karşı kalbleri kin ve nefret duygularıyla dopdolu düşmanların saldırgan davranışlarından bizi muhafaza et, ey her zaman inayetiyle bizimle beraber olan Rabbimiz.. onların tuzaklarından, komplolarından bizi ve gönlünü Senin dinine vermiş bütün inananları himaye eyle.. hile ve hud’alarını başlarına çevir ve onları mağlup bir vaziyette gerisin geriye döndür.. bilerek yahut bilmeyerek işlediğimiz hata ve günahlardan dolayı bu hak-hukuk tanımaz insafsızları başımıza musallat eyleme.. kirli emellerini gerçekleştirmelerine müsaade etme ve bize, ihsan çeşmenin tatlı bir suyu olan, “Gel ve endişe etme, çünkü sen güven içinde olanlardansın” hakikatini tattır.

 

38﴿

 

Ey bütün cebbar ve gaddarları azamet ve ululuğuyla dizginleyip durduran ve bize, yüce dinimiz İslâm’a ve kemerbeste-i ubudiyetle ona yürekten bağlanmış müslümanlara kinle, nefretle düşmanlık besleyenleri kudretiyle çepeçevre kuşatan Yüceler Yücesi Rab!

Sen’den, sırf Sana inandıkları için, inanan kullarına adavet besleyen insafsız ve yola gelmez kimselerin ağızlarına gem vurmanı, ellerine kelepçe geçirmeni, ayaklarına zincir takmanı diliyoruz. Biz masum ve garip kullarına merhamet buyur da, bize karşı kin ve nefret duygularıyla oturup kalkan hasetçilerin menfur emellerine ulaşmalarına müsaade etme.. bizi nusretinle te’yid buyur.. Tâhâ ve Yâsin hakkı için, Peygamberlerin Efendisi yüzü suyu hürmetine, bütün şerlerden ve şerirlerden Senin Hâfiz (koruyup kollayan, himaye eden) isminle ve sevdiğin kullarını siyanet edip koruduğun diğer isimlerinle bizi de muhafaza buyur.

 

39﴿

 

Allahım! Biz, Senin müslüman kulların, mahzun ve kederli olarak huzuruna geldik. Sen’den sıkıntılarımızı gidermeni, gam ve hüznümüzü de izale buyurmanı dileniyoruz.. dileniyoruz zira Sen kapına koşanları hiç bir zaman eli boş geri çevirmezsin.

Ya Rab! O sahip bulunduğun en güzel isimlerin ve en ulvî sıfatların hakkı için günahlarımızı mağfiret buyurmanı, kusur ve ayıplarımızı örtmeni, bizi sevip razı olduğun amelleri işlemeye muvaffak kılmanı, Sana gönül bağlamış bütün müslüman kullarını haddini aşıp saldırganca davranan, düşmanlık duygularıyla oturup kalkan ve her zaman komplo peşinde koşan insanlık mahrumlarına karşı nusretinle te’yîd buyurmanı istirham ediyoruz. Gelip başımıza çöreklenen her türlü üzüntü, tasa, keder ve sıkışıklık hâllerinden kurtulmamız için bize nezdinden bir fereç ve mahreç, bir çıkış yolu gönder.. varıp Sana ulaşan dosdoğru yolu göster ve bize takva elbisesini giydir. Çünkü düşenlerin günahlarını bağışlama şanına yaraşan yegane zât Sensin.

 

40﴿

 

Ey her şeyin perçemini elinde tutan ve bütün kapıların anahtarları sadece Kendi nezdinde bulunan Yüceler Yücesi Rab!

Senden, bizi masivanın bütün kayıtlarından azat etmeni ve en hayırlı kapıları biz muhtaç kullarına açmanı diliyoruz. Bu pürkusur bendelerini sadece Sana, hem de en mükemmel bir şekilde kullukta bulunmaya muvaffak kıl.. Rahmet ve inayet tecellilerinle ihtiyaçlarımızı gidererek Senden başka her şeyden ümidimizi kes (kes ki, aradıklarımızı sadece Senin kapında arayalım).. içimizde şeytanın ve her zaman kötülüğü emredip duran nefislerimizin taleplerine karşı bir ürperti uyar.. bizi hükmünden ve icraat-ı sübhaniyenden hoşnut, sağanak sağanak yağdırdığın lütuflarının şükrüyle gerilmiş, Zatını ve isimlerini yadetmekten engin bir haz duyan ve Sana kavuşmaya karşı her zaman iştiyakla dopdolu olan kullarından eyle.

Rabbimiz! Engin rahmetine iltica ediyor ve bizi başka değil, sadece, ulu dergâhının önünde yana yakıla içini döken, yüzünü yalnızca Sana dönen, Senin emir buyurduğun yolda yürüyen ve bütün bunlarla sadece ve sadece Senin hoşnutluğunu murad eden kulların hâline getirmeni istirham ediyoruz.

 

41﴿

 

Rabbimiz! Bizim kalblerimizi ve cihanın dört bir bucağındaki, hayatın bütün ünitelerindeki bütün kullarının kalblerini imana, yakine, İslâm’a ve ihsana açmanı diliyoruz. Gökte ve yerdeki kulların arasında bizim için vüdd (hüsn-ü kabul) halket.. Senin yüce dinine hizmet etme mülahazalarıyla çıktığımız bu yolda işlerimizi kolaylaştır, umduklarımıza nail eyle ve üzerimize düşen vazifeleri yüzümüzün akıyla yerine getirmeyi nasip et.

Ey her zaman gizli ve sürpriz nimetleriyle bizleri lütuf sağanakları altında sırılsıklam hâle getiren yüce Mevlamız! Bazılarını az-çok sezip korktuğumuz ve bazılarını da hiç fark edemediğimiz için endişe bile duymadığımız tehlikelerden dünyada ve âhirette bizi emin eyle.. şu kısacık fani hayatta altından kalkamayacağımız belalara maruz kalmaktan, kabrin ağır imtihanından, Cehennemin kasıp kavuran ateşinden, yüce Zatın, Rahman ve Rahim isimlerinin hakkı için bizi sıyanet buyur, ey günah ve kusurlarla âlûde kullarını çokça bağışlayan Gaffar ve ey günahkarların hata ve isyanlarını setreden Settar.

 

42﴿

 

Ey her iş Kendisinde başlayıp yine kendisinde biten! Ey Kendisinden başka mabud ve hakikî maksud bulunmayan ve kainatın bütün unsurları bir ve tek olduğuna apaçık delalet eden Yüce Rabbimiz!

Senden iman-ı kâmil, yakin-i tâm, ihlâs-ı etemm, tevbe-i nasûh, bütün günahlardan bağışlanma, vuslat yollarını açacak bir marifet ufku ve zahir ve batın duygularımızı aydınlatacak genişlikte bir nur istiyoruz. Sana başkaldırma manasına gelen her türlü isyandan, günahtan ve Senin, sevip hoşnut olmadığın çirkin durumların kirletici atmosferinden bizi kurtarmanı diliyoruz.

İzin ve müsadesi olmadan hiçbir güç, kuvvet ve hareketin meydana gelemeyeceği Yüceler Yücesi! Sonsuz güç ve kudretin yüzü suyu hürmetine bize vadettiğin hayırların nüzûlünü yine Senden bekliyoruz. İnzar ettiğin bütün şerleri de yine Senin o sonsuz kudretine dayanarak savmaya çalışıyoruz. Ey nihayetsiz merhamet sahibi Rahman, ne olur, bizi muhafaza, görüp gözetme ve koruma atmosferine al; hıfzının, sıyanetinin seralarıyla çepeçevre kuşat.

 

43﴿

 

Ey her şeyin zimamı yed-i kudretinde bulunan Rabbimiz!

Biz zayıf ve âciz kullarını, olmuş ya da olması muhtemel her türlü tehlikeli durumdan ve Senin sevip razı olmadığın bütün hallerden, fikir sapmalarından ve düşünce inhiraflarından muhafaza buyur.. ululuğunun nurunu insî, cinnî şeytanların ve durmadan kötülüğü salık veren nefs-i emmarenin şerleriyle bizim aramızda perde yap.

Rabbimiz! Bütün günahlardan ve o günahlara götüren yollara düşmekten yine Senin rahmet ve inayet iklimine sığınıyoruz. Münezzeh ve mualla yakınlığını lütfederek payeler üstü payelere erdirdiğin kurbet kahramanlarına hatırlattığın hakikatleri, hata, günah ve isyan mülahazaları zihinlerimize hücum etmeden önce, bize de hatırlat ve sakındırıp menettiğin ne varsa hepsini bize çirkin göster; onların yalancı tatlarını kalblerimizden izale buyur.

 

44﴿

 

Ey recâ kapısının biricik sahibi!

Ey bütün ümit ve beklentilerin yegane mercii!

Gönülden istediğimiz şeylerin gerçekleşmesi istikametindeki recamızla sadece Sana teveccüh ediyoruz; beklentilerimizi dua kabul buyur.. af ve cömertlik denizinden üzerimize sağanak sağanak rahmet yağdır, yağdır ki Senin huzur bahşeden huzuruna emniyet ve selamet içinde varabilelim. Bütün lezzetleri acılaştıran ölüm değişik zorluklarıyla gelip çattığında, kabirde ve topyekün niyet ve amellerin ortaya döküldüğü hesap gününde, sevenlerin sevdiklerine davrandığı gibi, Sen de bize re’fet ve şefkatinle muamelede bulun.. rahmetine her zaman muhtaç bu fakir kullarını, mahşer gününün ve amellerin teraziye konulup tartıldığı ânın sıkıntı ve kederlerinden yine merhametinle ferahlandır.. bütün varlığı çepeçevre kuşatan şefkatinle ve bitip tükenmek bilmeyen iyilik hazinenle bizleri de sarıp sarmala.

 

45﴿

 

Allahım! Evvel Sen, Âhir Sen, Zâhir Sen, Bâtın Sen, her şeyin ilmi nezdinde olan yegane Alîm de Sensin!

Bahtına düştük, ne olur, Doğu ile Batı’yı birbirinden uzak tuttuğun gibi, inadı, lüzumsuz yere ısrarı ve arzularına uymak suretiyle İblis ve avenesine benzemeyi de bizden fersah fersah uzak kıl. Bilerek ya da bilmeyerek işlediğimiz günahları, Senin mukaddes sevgine mazhar olmuş kullarının günahları (gibi) kabul et.. Senin inayetinle bizden sâdır olmuş şayet bir kısım hasenât varsa, onları da kendi hata ve kusurlarıyla Senin sevginden mahrum kalmışların hasenatı gi bi değerlendirme.. âkıbetimizi ihlâsa mazhar olmuş kullarının akıbeti gibi eyle.. ümid ettiğimiz hususlarda da bizi haybet ve hüsrana uğratma, ey her isteyene veren ve Kendisini ihsanda bulunmaktan hiçbir şeyin engelleyemeyeceği lütuf ve kerem Sahibi…

 

46﴿

 

Ey hem dünyada hem de ukbada bitip tükenme bilmeyen hazinelerin sahibi.. Ey ihsan ve atâsıyla bütün âlemleri kuşatan yüce Rab!

Mukaddes ve bereketli hazinelerinin kapılarını bize de aç.. bize de teveccüh buyur ve nezdinden hususi bir nurla simalarımızı, sinelerimizi pürnur eyle.. Sana yaklaştırmayan ve Sen’den uzaklaştıran masiva adına ne varsa hepsini tecellilerinin şualarıyla gönlümüzden çıkar.. çıkar ki kalbimizde sadece Senin sevip hoşnut olduğun şeylere karşı arzu ve iştiyak kalsın. Her dem tazelenen sürpriz eltâf-ı sübhaniyenle biz muhtaç kullarını sarıp sarmala.. maiyyetini içimize öyle duyur ki onunla Senden başka her şeye karşı müstağni kalabilelim. Ve ey Rabbimiz! Mukarrebîn ve ebrara nimetlerini sağanak sağanak yağdırdığın gibi bize de bol bol iyilik ve cömertlikte bulun.

 

47﴿

 

Allahım! Senden, yerde ve gökteki bütün kullarının kalblerinde bizim için bir sevgi zemini hazırlamanı diliyoruz. Nezdinde armağanların en güzeli olan kurbet payesine mazhar olmuş enbiya ve mürselîne teveccühte bulunduğun gibi bizi de teveccüh ve hüsn ü kabul mevhibelerinle donat.. bizimle cinnî ve insî şeytanların; şu geçici dünya hayatında, onların saptırma, dalâlet yollarına çekme, tesvîl (ayartma) ve tezyîn (süslü gösterme) arzularının arasını meşrık ve mağrip arasındaki mesafe kadar uzak tut.

Rabbimiz! Kapında durup acz u fakrla beraber reca duygusuyla dilendiğimiz şeyleri bize lütfedeceğine inanıyoruz. Sen, Raûf ve Rahîmsin; ne olur, umduklarımızı boşa çıkarma.

 

48﴿

 

Yüce Rabbimiz! Bizim için de nezdindeki hazinelerin kilitlerini açmanı ve esrar-ı rubûbiyetinin perdelerini aralamanı dileniyoruz. Bize ulûhiyetinin esrarıyla teveccühte bulun.. azamet ve kibriyanla öyle tecelli et ki, gönül gözlerimiz Seni unutup da kendimize ve mâsivâya takılmaktan kurtulsun.. nurunun şualarıyla bütün cismanî meyillerimizi siliver, siliver de hayvaniyetimize bakan yönüyle keyfiyet ve kemiyet darlığına dûçar kalmayalım.

Ey Rabbimiz! Biz âciz, zayıf, garip ve muhtaç kullarına rahmaniyetin, rahîmiyetin, inayet ve riayetinle nazar kılmanı istiyoruz. Ne olur, Senin ulu dergâhına yönelen şu derbeder gönülleri boş çevirme.

 

49﴿

 

Ey güzel isimlerinden birisi de ‘Mü’min’ olan ve kullarına her zaman emniyet va’deden yüceler yücesi Rabbimiz!

Biz âciz kullarını da korktuklarımızdan emin eyle.. ihtiyacımız olan şeyleri lütfet.. bizi, ihsan ü atân ile lütuflara boğduktan sonra onlardan mahrum etmek suretiyle cezalandırma…

Allahım! Senden hoşnutluğunu talep ediyoruz. Bir kere ‘Ben sizden razı oldum’ dedikten sonra, ne olur daha bize gazabınla muamele etme.. hâdiselerin mahiyet-i nefsi’l-emriyelerine muttali olabileceğimiz şekilde gözlerimizi hakka’l-yakîn ufkuna aç.. bizi tevekkül ve teslim mevhibelerinle öyle donat ki, sadece Sana karşı mehafet ve mehabet hisleriyle dolalım; dolalım da Senden başka hiç kimseye karşı bir korkumuz olmasın.. başka yerlere değil, sadece Senin ulu dergâhına yönelelim ve başka kapılarda değil yalnızca Senin kapında dilencilikte bulunalım.

Ya Rab! Senin hududu olmayan merhametine sığınıyor ve “bazı yüzlerin ağardığı, bazılarının da karardığı” o dehşetli mahşer gününde bizi yüzü ağaranlardan eylemeni ve ebrar ve mukarrebînin seyyidi olan Efendiler Efendisi’nin sancağı altında bir araya gelen dostlarının arasına almanı diliyoruz.

 

50﴿

 

Ey ululardan ulu Rabbimiz! Bizi, Senin azamet ve ululuğun karşısında kulluk hakikatini kavramış, yüzü her zaman yerde olanlardan eyle.. buudları ölçülemeyecek kadar geniş olan ihsan ü atâ hazinelerinden ve hadd ü hesabı olmayan bereket kaynağı fazlından bize de bol bol lütufta bulun.

Ey her şeyin yegane sahibi yüce Rabbimiz! Dostluğunla şerefyab kılarak lütufta bulunduğun kulların gibi, bize de teveccühte bulun; Sana düşmanlık edenleri mahrum ettiğin şekilde bizi de nimetlerinden mahrum etme; Sen mü’minlerin dostu ve yardımcısı, Senden talepte bulunanların isteklerini is’af eden biricik kerem sahibisin. Zaten Senin keremin sadece hâlis mü’minlere, teveccühün de ebrar ve mukarrebîne mahsus değildir; Sen her şeyi kuşatan rahmetinle dilediğini ihsan ve ikrama boğarsın… Evet, Sen lütuflarında sınır olmayan cömertler cömerdi, kullarının bütün ihtiyaçlarını görüp onları başkalarına el açma zilletinden kurtaran Ganiy-yi Hakiki ve merhamet şualarıyla bütün varlığı sarıp sarmalayan yüceler yücesi Rahîm ü Aliyy’sin.

 

51﴿

 

Ey rahmetiyle bütün mevcudatı kuşatan Rabbimiz!

Bize ve bütün müslümanlara merhametinle muamelede bulun.. Sana uzaklığın mahrumiyetini yaşatma.. bizi salih kullarından ayırma.. hâlimize acı da, bizi ne nefsimizle ne de Senden uzaklaştıracak herhangi bir şeyle göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa baş başa bırakma.. yardımcımız, koruyanımız ol ve bizi nusretinle te’yid buyur; buyur ki Sen koruyanların en güzelisin ve Senin gücünü aşkın hiçbir şey yoktur.

Rabbimiz! Önümüzden, arkamızdan, sağımızdan ve solumuzdan gelebilecek bütün tehlikelerden bizi muhafaza buyur.. sinelerimizi açığıyla-gizlisiyle, büyüğüyle-küçüğüyle her türlü şirkten ve şirk şaibesinden emin eyle.. bizden yüz çevirme.. bize şefkat ve re’fetinle teveccühte bulun.. rızıkların en güzeli olan mağfiretinle bizi yarlığa ve iyilik düşüncesine kilitlenmiş salih kullarından eyle.

 

52﴿

 

Allahım! Semi’ ve Alîmsin, her sesi işiten ve ilmiyle her şeyi kuşatan yalnız Sensin; Sen yakarışlarımızı da duyar, gizli-açık bütün hâllerimizi de bilirsin. Dualarımızı kabul buyur ve beklentilerimizi boşa çıkarma.. ihtiyaçlarımızı gider ve ne olur bize terkedilmişlik hüsranını yaşatma.

Rabbimiz! Senden Cennetini dileniyoruz. Ona yaklaştıracak kavlî ve fiilî vesileleri yerine getirmeye bizi muvaffak kıl. Cennetini istediğimiz gibi rızanı da arzuluyoruz; rahmetinle ve fazlınla muamele buyur ve bizi Senin hoşnutluğunu kazanmış bahtiyarlardan eyle. Bize imanın hakikatini yakîn derecesinde öyle duyur ki, gönüllerimiz sadece Senin mehabetinle dolsun ve haşyet duygumuz da yalnızca Sana karşı olsun.

Rabbimiz! Bizi korktuklarımızdan emin eyle ve duamıza icabette bulunarak istediklerimizi ihsan et. Kıymetlerini bilemediğimiz için hiç ihtiyaç hissetmediğimiz ve rahmet hazinenden dilenmediğimiz nimetleri bile bize lütfeden Cömertler Cömerdi. İşte şimdi, ihtiyacımız olan şeyleri Senden dileniyoruz. Verenlerin en güzeli Sensin ve biz de Senin nezd-i rububiyetinden gelecek lütuflara her zaman muhtacız.

 

53﴿

 

Allahım! Senden bizi hep hidayet üzere yaşatmanı ve takva duygusu ile dopdolu hâle getirmeni dileniyoruz. Nefislerimizin içimize akıtabileceği her türlü şer düşüncesinden, Seninle aramıza girip perde olabilecek ve bizi Habîbinin yolundan alıkoyabilecek bütün manilerden de yine Sana sığınıyoruz.

Rabbimiz! Kalblerimizi topyekün şüphe, şehvet, gaflet ve nefsanî hazların kirlerinden arındır ve bizi her hâliyle örnek olan seçkin kullarından eyle.. gönlümüzü, dilimizi zikir ve şükür hisleriyle, hamd ü sena sözleriyle doldur; doldur da bütün latifelerimizle dipdiri hâle gelebilelim.

Ya Rab! Ruhlarımızı rıza makamına yükselt ve bizi hep kalb ve ruhun yüce ufuklarında gezdir.

 

54﴿

 

Ey her şeyi bilen Alîm Rabbimiz! Bizi nezd-i uluhiyetinden göndereceğin ilham hüzmeleriyle doyur. Ve ey kullarını cezalandırmakta acele etmeyen hilm sahibi Halîm Rabbimiz. Bu tahammülü az kullarını, sinelerini sabr-ı cemille doldurmak suretiyle teyîd buyur. Ve ey yaptığı bütün işlerinde sayılamayacak kadar hikmetler bulunan Hakîm Rabbimiz! Yakîne susamış şu kullarının kapalı gözlerini de icraatındaki yüce ve derin hikmetlere aç.

Ya Hayy u ya Kayyum! Ey gerçek hayatın Sahibi ve her şeyin varlık ve devamı Kendisine muhtaç bulunan Rabb-i Rahîm! Vicdanlarımızda sürekli Zat-ı Akdesini yâd etmeye bizi muvaffak kıl ve bütün latifelerimizi zikrinle ihya buyur.. bir an bile olsa doğruluktan ve doğru yoldan bizi cüdâ düşürme.

Allahım! Ağaçların dallarına asılı yapraklara ve meyvelere varana kadar kainatta dönüp duran bütün hâdiseler.. insanların içlerinde gezip dolaşan hayaller, düşünceler.. sır ve hafîlerdeki dereceler… bunların hepsi sadece Senin deymûmiyetin ve kayyûmiyetinle (nihayet ve yeniden oluş gibi hâllerden münezzeh, ezelden ebede dâim, kâim ve bâkî bulunmanla) olmaktadır. Onların tamamı Senin varlığına ve birliğine şahit, müşahitler için de birer delildirler. Hepsi Senin emrin, teshirin ve evirip çevirmenle varlığın cilvelerini tatmaktadır.

Ya Rab! Ne olur, bizim matlubumuzu ve maksudumuzu da teshir buyur; Senin ulu adını ve hakkın sesini-soluğunu cihanın her bir bucağında ve hayatın bütün ünitelerinde i’lâ etmek olan maksudumuzu.

 

55﴿

 

Ya Rab! Sen lütufta bulunanların en güzelisin; bizi de umduklarımıza nâil eylemeni istirham ediyoruz. Başlarımızdan aşağıya sağanak sağanak yağdırdığın nimetlerden dolayı evvel-âhir bütün hamd ü senalar Sana, bizim gibi liyakatsiz gönülleri iman ve İslâm’la şerefyâb kıldığın için bütün minnet ve şükran hislerimiz yine Sanadır; bizi iman ve İslâm’la şereflendirdiğin gibi ihsanla ve daha ötesiyle de donatmanı diliyoruz.

Ey kudreti sonsuz olduğu gibi rahmeti de sonsuz olan biricik Rabbimiz! Biz âciz bendelerini, ihsanda bulunduğun lütufları geri almak suretiyle ikaba maruz bırakma.. bizi de o nimetlere karşı kör ve nankör durumuna düşmekten sıyanet buyur.. bize hoşnutluğunun mahrumiyetini yaşatma.

Ya Rab! Ulu dergâhının önüne geldik; Sana hatalarından dolayı uzak düşüp de hatasını anladıktan sonra içi nedametle köpüren bir ihtiyaç sahibinin lisanıyla sesleniyoruz. Dileklerimizi de sevenlerin sevdiklerinden istemesi türünden sayacağını ümid ederiz. Yaptığımız duaları, artık bütün bütün çaresiz kalmış muzdarr bir kulunun duası gibi kabul buyur ve nezd-i uluhiyetine yakınlık gibi payeler üstü bir payeyle taltif ettiğin kullarının gözlerindeki hicabı kaldırdığın gibi, Hak ve hakikatle bizim aramıza girmiş perdeleri de kaldır.

 

56﴿

 

Ey merhameti sonsuz Rabbimiz! Bizim ve cihanın dört bir bucağındaki, hayatın bütün birimlerindeki bütün kullarının sinelerini imana, İslam’a açmanı ve hakikat ile aramıza giren bütün perdeleri de kaldırmanı diliyoruz.

Rabbimiz! Şayet, Senin bu masum kullarına düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların hakkı, hakikati tanıyıp hidayete ermelerini murad buyuruyorsan, onları en kısa zamanda sırat-ı müstakîme ulaştır; kalblerini iman ve İslâm istikametinde yumuşat ve hem bizi hem de onları razı ve hoşnut olduğun amelleri işlemeye muvaffak eyle.

Ey kudreti sonsuz ulu Rabbimiz! Yüce dinini bugün de bir kere daha yücelt.. müslümanları nusretinle te’yîd buyur.. bizim ve inanan kardeşlerimizin mağlubiyeti için gayret gösterenleri, bu menfur isteklerinde fiyaskoya uğrat.. boyunlarındaki tasmayı, ayaklarındaki prangayı kulluklarının en büyük alâmeti sayan bu âciz ve fakir kullarını, kardeşlerimizi ve arkadaşlarımızı da azîz kıl ve tutup kaldır.

 

57﴿

 

Kerem ve cömertliğine hudut olmayan yüce Allahımız!

Senden, lütuf sağanağınla bizleri de sırılsıklam hâle getirmeni.. kullarının kalblerini bizim Sana iman ve teslimiyetten nebeân eden duygu ve düşüncemize yönlendirmeni.. biz zayıf ve muhtaç kullarını muhafaza ve himayen altına almanı.. Hayy ve Muhyî ism-i celîllerinden gelen nurlarla, ölmeye yüz tutmuş gönüllerimize hayat üflemeni.. nezd-i ulûhiyetinden ekstra bir armağan olarak göndereceğin ilm-i ledün ile bilip duyma, duyup tanıma ve marifet ufkumuzu genişletmeni.. Senin nâm-ı celîlini dünyadaki her yüreğe duyurma istikametinde didinip duran kullarına rahmetinle muamelede bulunarak açılım üstüne açılımlar nasip etmeni ve kerem kapını bizler için de ardına kadar açmanı diliyoruz.

Rabbimiz! Bahtına düştük; ne olur, hep düşe-kalka sendeleyerek yürüyen ve ruhları itibariyle bir paçavraya dönüşme tehlikesiyle her zaman karşı karşıya bulunan bu mücrim kullarını takva elbisesi, ihsan urbası, muhabbet ve kurb tacıyla zinetlendir. Sana müştak kullarının başka her şeye kapandıkları gibi, Sen de bizim dışımızı ve içimizi, Cânân mülahazası dışındaki bütün fiil, duygu, düşünce ve hayallerden tecrîd eyle. Sevmediğin ve razı olmadığın ne kadar şey varsa, onların hepsinin dar mahpeslerinden bizleri kurtar.

 

58﴿

 

Ey bilinmesi gerektiği ölçüde bilmekten fersah fersah uzak bulunduğumuz yüce Rabbimiz. Bizi marifet denizinin derinliklerine daldır; daldır ki, kalblerimiz saffet bulsun, yolumuzun sonu da vuslat olsun. Bizi nurunla rızıklandır.. şek ve şüphenin karanlık vadilerinden uzaklaştır.. zahirimizi ve batınımızı ilahî inayetinle te’yîd buyur ve bizi cismaniyetinin altında kalıp da ezilenlerin elîm akıbetine maruz bırakma. Ey kullarının dualarına her zaman mukabelede bulunan yüceler yücesi Rab! Bizim dualarımızı da kabul et.. bizi dünyada da, ukbada da kaybedenlerden eyleme.. her türlü bela ve musibetlerden sıyanet buyur ve umduklarımızın ötesinde sürpriz lütuflarınla sevindir.

 

59﴿

 

Rabbimiz! Biz yoktuk; Sen var ettin. Fakat biz kendimize zulmettik, zulmettik de olmadık günahlar irtikap ettik, mesavîye girdik, Senin asla hoşnut olmayacağın vadilerde dolaştık.

Ey Rab! Şimdi bütün bunları yüce huzurunda itiraf ediyoruz. Şayet bizi affeder ve bağışlarsan –Sen de biliyorsun ki– Senin mülkünden hiçbir şey eksilmeyecektir. Bize azap edersen, o zaman da saltanatında bir ziyade olmayacaktır.

Ey Kendini her kelamının evvelinde Rahman ve Rahîm diye tavsif buyuran Merhametliler Merhametlisi Rab! Sen dilersen bizden başka azap edecek başkalarını bulabilirsin. Ya biz Senden başka merhamet edecek birisini asla bulamayız. (Öyleyse) rahmetinle muamelede bulun ve bize merhamet buyur, ey Rahîm ü Vedûd!

 

60﴿

 

Rabbimiz! Günahlarımızdan ve hatalarımızdan dolayı bize azap etme. Senin azabına uğrayarak helak olma endişesinden dolayı tir tir titriyoruz; bahtına düştük, ne olur, bizi azabından koru ve bize dünyada ve âhirette afv ü afiyet ver.

Ey yüceler yücesi Allahımız! Senin kapından başka sığınacak yerleri olmayan biz muhtaç kullarını içine yuvarlandığımız bir takım yakışıksız amellerden dolayı muâhaze etme.. dönüp dolaşıp Sana gönül bağlamış kullarına musallat olmak isteyen vatan, millet, insanlık ve din düşmanlarına fırsat verme.. bizi hem Senin hem de yüce habibin Hazreti Muhammed (aleyhi efdalüssalavât ve ekmelüttahiyyât)’ın asla dokunulamayan ve zarar verilemeyen himayene dâhil eyle ve yürüdüğümüz yolumuzu her biri birer takva âbidesi hâline gelmiş müttakî önderlerin yollarıyla birleştir.

Ey ihsanda bulunup kullarını mevhibeleriyle donatmakla hazinelerinden hiçbir şey eksik olmayan yüce Rabbimiz! Bizi de günahların zarar veremeyeceği sağlamlıkta bir sadakat,yüzünü sadece Sana çevirmekle huzur bulan bir kalb ve yalnızca Cemali bâ-kemaline ulaşmakla itmi’nana erecek bir sır ile donatmanı istiyoruz.

 

61﴿

 

Ey yüceler yücesi Rab!

İşte yine Senin kalblere inşirah salan huzuruna geldik. Sana teveccüh ediyor, mukaddes iklimine sığınıyor ve teveccühümüze teveccühle hem de teveccüh-ü tâmm ile mukabelede bulunmanı dileniyoruz.

Bize aksine ihtimal verilmeyecek kadar güçlü ve olgun bir iman; hiçbir şirk şaibesiyle bulanmamış berrak bir tevhid telakkisi lütuf buyur!

Kalblerimizi, Senin için sevilenler dışında zerresi bile Senden başkasına tahsis edilmemiş dupduru bir sevgiyle donat.

Vicdanlarımızı kusursuz, pâk ve her hususta noksansız bulunduğun mülahazasına bağlanmış ve Zat-ı zülcelaline isnad edilmesinden hoşnut olmayacağın sıfatlardan azade kalmış bir takdis düşüncesiyle mamur kıl.. ve iyilik mülahazasına kilitlenmiş mukarreb kullarına ihsanda bulunduğun gibi bize de topyekün günah, hata, masiyet, batıl mülahaza ve hiçbir sağlam esasa dayanmayan kuruntulardan kurtulma yolları ihsan et.

 

62﴿

 

Ya Rab! Senin kudretin her şeye yetecek kadar büyük, nimetlerin de bütün varlığı kuşatacak kadar umumîdir.

Bizi de rububiyetinin nurları ve uluhiyetinin esrarıyla çepeçevre sarmalamanı dileniyoruz. Rahman ve Rahîm isimlerinin hürmetine bu muhtaç kullarını da rahmaniyet ve rahîmiyetinle te’yîd buyur. Senin dostluğuna her şeyden daha fazla ihtiyacı olan bendelerini üns ikliminin re’fet ve nurundan mahrum eyleme; eyleme ki, sübuhât-ı esmaiye ve sıfatiyende biz de eriyip tükenelim. Varlığını vicdanlarımıza duyur ve gönüllerimizi marifet-i tâmme ile öyle bir doyur ki, Seni daha iyi tanımaya vesile olabilecek ne kadar malumat varsa hepsinin inceliklerine ve derinliklerine biz de muttali olabilelim.

Ya Rab! Sen cömertliğine hudut olmayan yegane Cevâd-ı Kerîm ve rahmetinin sınırları hayal bile edilemeyecek kadar engin bir Rabb-i Rahîmsin. Ne olur, ihsanlarından bu kapı kullarını da mahrum etme ve nimetlerinle bizi de şâd ve mesrur eyle.

 

63﴿

 

Yüce Allahım! Sen Zatıyla kâim olup başkasına muhtaç olmayan yegane varlıksın ve Senden başka her şey Senin kayyumiyetine (ayakta tutmana) muhtaçtır. Yine Sen sıfât-ı sübhaniyen (mukaddes ve münezzeh sıfatların) ile her şeyi kuşatansın ve bütün kevn ü âlem Senin bu ihata dairen içinde bulunmaktadır. Esma-i hüsnası (güzellerden güzel isimleri) ile kainat üzerinde tecellilerde bulunan ve bütün eşya, tecellilerinin değişik karelerinden ibaret olan Zat-ı Ecell-i A’lâ da Sensin.

Rabbimiz! Bizi nezdinden göndereceğin bir ruh ve Senin muhabbetine ulaştıracak bir marifetle te’yîd buyur.. kalbimizde dolaylı ya da doğrudan Senin rızana ulaştırmayan/ulaştırmayacak olan sevgiler varsa onları da sil süpür.. tatmak, görmek gibi havâss-ı zâhiremizi, hayal, hafıza gibi havâss-ı bâtınamızı ve kalbe bağlı duygularımızı, Senin emrine muhalefetten muhafaza eyle.

Rabbimiz! Bütün bunları dilenirken yine Senin gazabından rızana sığınıyor, cezalandırmandan rahmaniyet ve rahîmiyetine iltica ediyoruz; ne olur, göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa bizi nefislerimizle baş başa bırakma!

 

64﴿

 

Rabbimiz! Senin fikr ü zikrinden uzaklaştıracak ne kadar meşguliyet varsa onların hepsinden bizi uzak tut.. bu acz ü fakr içindeki kullarını hiç kimseye muhtaç olmayacağımız, başka hiçbir kapının önünde el açmak sefaletine düşmeyeceğimiz ölçüde fevkaladeden lütuflarınla zenginleştir; zenginleştir Ya Rab, zira gerçekte veren yalnız Sensin, biz ise Senin kapının önünde bir “nigâh-ı âşina” bekleyip duran kapıkullarınız.

Merhameti sonsuz yüce Rabbimiz! Sinelerimize inşirah salmanı, yolumuzu, peygamberan-ı izamın, sıddıkların, şehitlerin ve salihlerin yolu eylemini istirham ediyoruz. Sen her şeye gücü yeten, her istediğini gerçekleştiren ve yakarışlara mukabelede bulunmak şanına çok yakışan yegane Zatsın; ne olur, bizim dualarımıza da icabet eyle ve sağımızdan-solumuzdan, önümüzden-arkamızdan, üstümüzden-altımızdan gelebilecek bütün tehlikelerden ve Senin azabına uğramaktan; aynı zamanda bunların hasıl edeceği korku, gam ve kederden de sıyanet buyur!

Ey isteyenlere cevap veren ve dua dua yalvaranların dualarını kabul buyuran Yüceler Yücesi Rab! Bizim niyazlarımızı da kabul buyur.. kinle, nefretle oturup kalkan ve hep düşmanlık duygularıyla köpüren imansız ve amansızlara karşı yardımcımız ol.. üzerimizden sekine bulutlarını hiç eksik etme, etme ki, Senden başka kimseye karşı hiçbir korkumuz, hiç kimseden de en küçük bir beklentimiz kalmasın.

 

65﴿

 

Ey her zaman kullarına rahmet ve merhametiyle muamele eden Yüce Allahımız!

Senden bu düşkün kullarına da merhamet edip, onları iman-ı kâmil ve marifet-i tâmme ile donatmanı diliyoruz! Sinelerimizde, Senin azamet ve ululuğunun hakkı olan hürmete kaynak teşkil edebilecek mehâbet, mehâfet ve vuslata karşı şevk ü iştiyak hislerini uyaracak yegane Zat Sensin! Ne olur, bu lütuflarından bizi mahrum bırakma! Bizleri razı ve hoşnut olacağın amellere muvaffak kıl.. taklide takılmayarak kendi iman binasını kendi cehd ü gayretiyle ikame eden, bu imanın tabiî neticesi olarak da yaptıklarını hep arızasız ve kusursuz olarak yerine getiren ve haklarında yerde-gökte ‘vüdd’/sevgi vaz’ettiğin kullarından eyle.. sadakatı, ihlâsı, Hak huzurunda hep hürmet içinde iki büklüm olup mütevazi durmayı yani hudû ve huşûu da fıtratlarımızın bir yanı hâline getir.

Ya Rab! Sen hak kelâmında ifade buyuruyorsun ki: “(Kullarım.) Bana dua edin, ben de o dualarınıza cevap vereyim.” İşte kapıkulların olarak huzurundayız ve Sana teveccüh ediyor, hakkımızda vereceğin hükmünü bekliyoruz. Ne olur, bahtına düştük, dualarımızı kabul etmemek suretiyle bizi haybete dûçar kalan zavallılardan eyleme; eyleme ve Yüce Kitabında vaadde bulunduğun gibi dualarımıza icabet eyle.

 

66﴿

 

Ey Rabbimiz ve ey yegane İlahımız! 

Zihinlerin idrakinden âciz olduğu yücelerden yüce Zâtın, ulvî sıfatların, birbirinden güzel isimlerin hakkı için ve Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (sallallâhu aleyhi ve sellem) hürmetine sinelerimizi tertemiz hâle getirerek pürnur eyle.. her şeyin başı ve bütün sevgilerin de en saf, en duru kaynağı olan muhabbetine mazhar kıl ve ‘mustafeyne’l-ahyar’ diye tavsif buyurduğun seçkinlerden seçkin kullarının evsafıyla bizleri de donat.. her zaman ve her yerde işiten kulağımız, gören gözümüz, hisseden kalbimiz ol ve nezdindeki ilm-i ledünden bizleri de hissedar eyle.

Ey merhameti hayallerimizin sınırlarını aşkın Merhametliler Merhametlisi! Biz nâçar ve kimsesiz kullarına da şefkatle muamelede bulun.

Ey bize her şeyden daha yakın bulunan Yüce Rabbimiz! Bizleri uzaklığın yakıp kavuran soğuğundan kurtar.. bulacağını bulmuş ve başka aramalardan kurtulmuş gerçek vuslat kahramanlarının, gezip yüzmeden sıyrılmış temkin erlerinin zümresine bizi de dâhil eyle.. lâhut âleminin ferah-feza ikliminin kapılarını bu müştak kulların için de arala.. hidayet tacıyla taçlandırarak himayene al ve sevip hoşnut olduğun kullarını her zaman muhafaza buyurduğun gibi bizi de koruyup kolla!

 

67﴿

 

Allahım! Bütün eşyadan önce var olan Evvel Sensin; Senden önce hiçbir şey yoktu. Her şey göçüp gittikten sonra bâkî kalacak Âhir Sensin; Senden sonra hiçbir şey kalmayacaktır. Sayısız açık delillerle varlığı meydanda olan Zâhir Sensin; Senden ayan hiçbir nesne olamaz. Varlığının keyfiyeti gözlerden ve idrakten uzak olan Bâtın da yine Sensin; Senden başka hiçbir şey bizzat mevcut değildir.

Allahım! Seninle aramıza –göz açıp kapayıncaya kadar bile olsa– hiçbir engelin girmesine fırsat verme ve bizi hiçbir zaman huzurundan kovma. Bize –bizim istihkakımıza göre değil de– Senin keremine yakışır bir şekilde muamelede bulun. Ne olur, işlediğimiz günahlardan dolayı bizi azaba uğratma.

Ya Rab! Bu muhtaç ve müştak kullarına muhabbetinin halavetini tattır da, sinelerimiz inşiraha ersin.. marifetinin nurlarıyla zâhir-bâtın bütün latîfelerimizi öyle aydınlat ki, kalblerimiz bir kez daha hayat bulsun.. gönüllerimizi esmâ-i hüsnânın ve sıfât-ı sübhâniyenin ziyasıyla tenvir buyur ve bizi Yüce Nebi’nin sünnetini ihya edebileceğimiz kıvamda faydalı bir ilimle rızıklandır.

Rabbimiz! Bütün bunlara mazhar olabilmek için Senin rahmet ve merhametine iltica ediyor; havl ve kuvvetine sığınıyoruz.. Sana, Senin yüce dinine ve sevgili kullarına karşı kin ve gayzla köpürüp duran insafsız ve vicdansızları da yine Sana havale ediyoruz.

 

68﴿

 

Ey yücelerden yüce Sultanımız!

Senden, ulu ve münezzeh Zâtının nurlarıyla kalblerimizi ulvî hakîkatlere açmanı diliyoruz. Salih kullarını aynı zamanda birer idrak ve anlayış kahramanı hâline getirdiğin gibi bizi de nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin marifet vesilesi ilimle donat ve idrak ufku açık kullarından eyle.. dostlarının duyuş ve görüş hislerini nasıl inkişaf ettirmişsen, bizleri de öyle, sadece Seni görüp Seni duyan ve başka şeylere bakarken de yine Senin işaret ve emir buyurduğun çerçevede bakan bahtiyar kullardan kıl.

Ey Mevlâ-yı Müteâl! Gelip Sana ulaşan yolları biz şaşkın kullarına da göster.. fazlınla işlerimizi kolaylaştır ve bizi başka değil sadece –libasların en hayırlısı olan– takva elbisesiyle zinetlendir. Bütün bunları Senden dileniyoruz Rabbenâ; dileniyoruz, çünkü Sen her şeye gücü yeten, kudreti sonsuz yegane zâtsın.

Rabbimiz! Ne olur, bize de rahmet, şefkat ve merhametinle muamelede bulun; bulun ve her türlü tasa, gam ve darlıktan çıkış yolları nasip eyle.

 

69﴿

 

Ey merhameti sonsuz yüce Rabbimiz!

Biz âciz ve pürkusur kullarını sevmediğin ve hoşnut olmadığın vadilerde dolaşmaktan muhafaza buyur.. Senin yüce nezdinde mâlâyaniyat sayılan ne kadar meşguliyet varsa bizi onlardan uzak tut.. ne şekilde ârız olursa olsun, bütün bulanık düşüncelerden ve kirli hayallerden de zihinlerimizi ve kalblerimizi koru.. enbiyâ ve mürselîn efendilerimizi donattığın gibi, onların yürüdükleri yollarda yürümeye azmetmiş bu bendelerini de sürpriz mevhibelerinle donat.

Ey her şeye gücü yeten ve kullarına onların şah damarından daha yakın olan Rabbimiz! Gidecek başka hiçbir kapısı olmayan ve işlerini yoluna koyabilecek yegane güç ve kuvvet sahibi olarak sadece Seni bilip Seni tanıyan bir düzine çaresiz olarak yine kapına geldik ve yine bize yardımcı olmanı diliyoruz. Ne olur, bizi göz açıp kapayıncaya kadar hatta daha az bir zamanda bile nefislerimizle başbaşa bırakma.. nurunla tecellî buyurup, Sana ulaşan yolları bize de göster.. fazlınla bizi öyle çepeçevre kuşat ve öyle iğnâ buyur ki, Senden başka hiçbir kimseye en ufak bir ihtiyacımız kalmasın; kalmasın da Senin hakîkî dostların gibi biz de her zaman başkalarına karşı müstağnî yaşayabilelim.

Ya Rab! Sana dilbeste olmuş ve Resûlünü gönülden tasdik etmiş şu kullarını Yüce Nebî’nin risalet davasını omuzlamaya muktedir sâbit kadem insanlar hâline getir.. (getir ki,ufkumuzu Sadece Senin nâm-ı celîlini ve Resûlünün yâd-ı cemilini âfâk-ı âleme ulaştırma gaye-i hayali tutsun ve kalbimiz yüce dinine hizmet etme düşüncesinden başka bütün yüklerden kurtulsun.) Aynı zamanda bizi bu ağır ve zor yolda inayetinle takviye buyur, buyur ki Senin işaret ettiğin istikâmette yürümeye muvaffak olabilelim.. bâtın ve zahirimizi, sevdiğin kullarının evsâf-ı hasenesi ve nezdi uluhiyetinde hoşnutluğa mazhar olmuş amelleriyle güzelleştir.. ulûhiyet ve rubûbiyetinin esrârından bizim üzerimize de sağanak sağanak yağdır.

 

70﴿

 

Ya Rabbena ve Ya İlahena!

İçler acısı hâlimize merhamet buyurup bize de re’fet ve lütufla muamelede bulunmanı ümid ediyor ve diliyoruz. Sana iman etmiş insanlar olmanın izzetini bizim gönüllerimize de duyur. İçine düştüğümüz bir kısım yakışıksız fiillerden dolayı bizi muâheze etmemen ve taksîratımızdan dolayı cezalandırmaman evvel-âhir niyazımızdır.

Sen dilediğini yapmaya muktedir yegane Zât, biz ise Senin bir kısım günahkar kullarınız; ne olur, cismaniyetin ve hayvaniyetin kirlerinden bizleri de arındır ve sâlih kullarını hususî inayet ve sıyanetinle nasıl te’yîd buyurmuşsan bizi de öyle tutup destekle. Nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin fevkalade ve sürpriz tecellilerle ölmeye yüz tutmuş kalblerimizi ve sönmek üzere olan ruhlarımızı ihya buyur.. maddî-manevî hastalıklarımıza şifa ihsan et.. sinelerimizi paklaştır, gönüllerimizi pür nur eyle.. hâlimizi salaha erdir; hem öyle erdir ki, ey biricik Mevlamız ve biricik Seyyidimiz, içimizde sadece sâlih düşünceler kalsın ve kalblerimiz fâsit bütün mülahazalardan, hatta onların kırıntılarından bile sıyrılsın.

Rabbimiz! Yüce katından öyle bir rida ile biz muhtaç ve müştak kullarını giydir ki, şeytanların ve durma dinlenme bilmeden hep kötülüğü emredip duran nefs-i emmarenin zararlarından emin olabilelim.

 

71﴿

 

Yâ İlahenâ ve Ya Rabbenâ!

Kalb gözü açık olanların bütün eşyada ayan-beyan görebileceği Zâhir Sen, gayblar gaybı Bâtın Sen, dillerde vird ü zeban Sen, esmâ-i hüsnasıyla malum, sıfât-ı ulyâsıyla maruf da yine Sensin. Senden zâhirimizi tertemiz hâle getirmeni ve batınımızı da nûrânîlerin içleri gibi tenvîr buyurmanı diliyoruz. Bizim yanımızda ol, aleyhimizde olma.. işlerimizi yoluna koy.. sevip hoşnut olmadığın ne kadar kötü haslet ve ne kadar çirkin davranış varsa onların hepsiyle bizim aramızı –doğu batı arası kadar– uzak tut.

Ey yücelerden yüce ve kullarına onların şah damarlarından daha yakın Rabbimiz! Bizim Senden uzaklığımızı düşünüp Sana avazımız çıktığı kadar yüksek sesle nida ediyor ve yine Senin bize yakınlığını mülahazaya alarak da kısık seslerimizle münacaatta bulunuyoruz. Ne olur, bahtına düştük, bizi sâlih ameller işlemeye muvaffak kıl; nebîleri, sıddıkları, şehitleri ve daha başka mukarreb kullarını Kendine yaklaştırdığın gibi biz âciz ve muhtaç kullarını da yakınlaştır.

 

72﴿

 

Ey hem kudretine hem de merhametine hudut olmayan biricik Rabbimiz!

Senden nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin mukaddes bir ruhla sinelerimizi tertemiz hâle getirmeni, basiretlerimizi keskinleştirmeni ve aradaki perdeleri kaldırarak mükaşefe yollarını bizim için de açmanı diliyoruz. Ne olur, Senin büyüklüğüne layık feth-i mübînleri bizim için de müyesser kıl ve yüce katından lütuf buyuracağın ilm-i ledün ve rahmanî tecellîlerle bizim kalb kâselerimizi de doldur.

Ey sevip hoşnut olduğu kullarını her zaman koruyup kollayan Sultanlar Sultanı! Senin hıfz u inayetinden başka sığınacak melce’ ve dayanağı olmayan bu zayıf ve garip kullarını da, önümüzden ve arkamızdan gelebilecek tehlikelerden sıyanet buyur; buyur ki Senin saîd kullarından olalım ve şekavet derelerine düşmekten kurtulalım.

Ey zikrinden âciz olduğumuz biricik Mezkûr ve şükrüne tâkat getiremediğimiz yegane Meşkûr! Bize Seni anma hususunda bir an bile fütur getirmeyecek diller, muradını anlamaya muktedir gönüller, sağanak sağanak gönderdiğin nimetlerine karşı hamd ve şükür duygusuyla gerilmiş zihinler ver.. sinelerimizi ilmine muvafık bilgi ve hikmet damlacıklarıyla doldur.. günahlarımızı yarlığa.. bizi, kadın erkek bütün kardeşlerimizi, Habîbinin yolunda yol arkadaşlığı yaptığımız dostlarımızı ve yine sırf Senin hoşnutluğun için birbirimizi sevdiğimiz kardeşlerimizi gönüllerde birer yâd-ı cemîl hâline getir ve hepimizi Naîm cennetlerinin vârisleri kıl.

 

73﴿

 

Ya Rab! Dünyaya, ukbâya ve bu iki diyar arasında bir geçit sayılan kabir âlemine ait endişelerimizi emn ü emana çevir.. dualarımıza icabet et.. beslediğimiz ümitlerimizi haybet ve hüsranla neticelendirme.. herhangi bir talep ve istek izhar etmediğimiz bir zamanda, Sen, rahmet ve merhametinin, lütuf ve inayetinin neticesi –değerlendirilip nemalandırılmaya açık– bir ilk mevhibe olarak bizleri varlık sahasına çıkardın; hayat nimetiyle şereflendirdin ve bunların da ötesinde imanla, İslâm’la pâyelendirdin.

Rabbimiz! İşte bir kez daha kapına geldik. Rızan istikametindeki arzu ve recalarımızı kabulle karşılayacağın mülahazalarıyla içimizi Sana açıyoruz. Ne olur,salih kullarının niyazlarını kabul buyurduğun gibi bizim dualarımızı da kabul buyur!

Ey bütün hamd ü senâların yegane sahibi ve biricik mercii Yüce Rabbimiz! Hazinelerinden bizlere lütfettiğin bütün nimetler, kalblerimizi donattığın tüm zînetler ve ruhlarımıza sevdirdiğin topyekün güzellikler için Sana hamd ve şükranlarımızı arzediyoruz. Bahtına düştük, hâlimize merhamet eyle ve lütfen bu kadar ikram ü i’zaz ve ihsanda bulunduktan sonra bunları geri almak suretiyle bizi ikab etme.. hoşnutluğundan mahrum bırakmak suretiyle cezalandırma. Sana doğru yürüdüğümüz rıza yolunda hususî inayetinle bizi teyi’d buyur ki, huzuruna yüzümüz ak olarak gelebilelim.

 

74﴿

 

Yâ Rabbenâ ve Yâ İlâhenâ!

Ne olur, hâlimize merhamet et.. nezdinde kurbet kahramanlığını ihraz etmiş ve makbul kulların arasına girmiş seçkinlerin evsaf-ı hasenesiyle bizim ruhlarımızı da güzelleştir.. sevip hoşnut olduğun salih amelleri işlemeye bizleri de muvaffak kıl.. bu bendelerini de, sürekli Senin kapının önünde, o kapının aralanmasını bekleyen yüzü yerde, tevazu, mahviyet ve hacâlet kahramanlarından eyle.. sadakatle Senin ulu dergâhının önünde bekleyip duran sıddıkları doyurduğun gibi, bu marifete muhtaç kullarını da marifet tecellilerin ile doyur.

Rabbimiz! Bizi nezdinden öyle bir inayetle te’yîd buyur ki, gönüllerimiz ve ruhlarımız gerçek hayatın içlere inşirah salan nefesleriyle dolup taşsın.. imanın hakikatini göster.. yakîn zirveleriyle tanıştır; tanıştır da ihlâs ve samimiyet, fıtratlarının bir derinliği hâline gelmiş salih kullarının teveccühleri ölçüsünde bir teveccühle yüzlerimizi Sana çevirebilelim; Senin kapından başka hiçbir kapının dilencisi olmayalım ve Senden gayrı hiçbir şeye gizli-açık kullukta bulunmayalım.

Yâ Rab! Bütün maksutların ve mahbubların ötesinde yegane matlup Sensin. Kalbler de perçemler de Senin elindedir. Bütün her şeyin, önünde-sonunda varıp dayanacağı biricik mercî’ de yine Sensin.

 

75﴿

 

Kudretine ve merhametine hudut olmayan ululardan ulu Rabbimiz!

Ömürleri vefa ettikçe dergâhının bendeleri olarak kalmaya, tâ elest bezminde söz vermiş yolunun bu yolcularını, bütün şek ve şüphelerden kurtulup imanî hiçbir meselede herhangi bir tereddüt ve kuşkuya düşmeyecek ölçüde tam bir yâkîn ile ve Sana sonsuz itimat ve güvene vesile olabilecek kıvamda hakiki bir tevekkülle donatmanı diliyoruz. Simalarımızı ve dünyanın dört bir bucağındaki kadın-erkek bütün kardeşlerimizin, sevenlerimizin, sevdiklerimizin nâsiyelerini esmâ-i hüsnanın ve sıfât-ı sübhaniyenin nurlarıyla tenvîr buyur ve pırıl pırıl hâle getir.. hepimizin üzerine marifet tecellîlerini yağmurun semadan inmesi gibi sağanak sağanak indir.. sürpriz nimetlerinle bizi de sevindir, ey sınırsız ikramlarıyla bütün varlığı donatan Atûf ve ey her zaman ilahî rahmetiyle muamele edip mahlukâtın bağrına da şefkat hissi dolduran Raûf.

Yüce Mevlâmız! Bizi ulu dergâhından göndereceğin gaybî zırhla öyle donat ki, Senin masum kullarına adavet beslemeyi bir meslek hâline getiren amansız ve emansızların elleri bize uzanamasın. Şayet, nefislerine zulmederek kendilerini kin, haset, düşmanlık ve zulüm gibi çirkin ve kaba sıfatların mahbusu hâline getirmiş o tali’sizlerin hidayetini murad buyuruyorsan en kısa zamanda onların kalblerini de İslâm, Kur’ân ve iman istikametinde yumuşat. Yok eğer ıslahları kâbil değilse, kalbleri de hakka, hakikate bütün bütün kapanmış ve kapkara hâle gelmişse, ellerine kelepçeler, ayaklarına da prangalar vur.. çirkin ve menfur emellerine ulaşmalarına asla fırsat verme. Habibinin ve ashabının yalvardığı gibi biz de yalvarıyoruz: Ne olur, bu âciz ve korunup kollanmaya muhtaç kullarını, mülhitlerin tecavüzünden, münafıkların şerrinden, fasıkların fitnesiden sıyanet buyur.

 

76﴿

 

Ey ululuğu ve azametiyle beraber bize bizden daha yakın bulunan yüceler yücesi Rab!

Talep ettiğimiz şeylerin biricik sahibi Sensin; her zaman acz u fakr ve ihtiyaçlarımızın ibresi de Seni gösteriyor; hâl böyle olunca biz başka hangi kapıya yönelebiliriz ki.. Bilerek ve bilmeyerek işlediğimiz hadd ü hesaba gelmeyecek kadar hata ve günahlardan dolayı Senden cüdâ düştük. Bu acınacak hâlimizi Sana arzediyor ve yakınlığını diliyoruz. Diliyoruz Rabbimiz zira biliyoruz ki, Senin lütf u keremin sadece mukarrebîne has değildir; bilakis Sen şayet dilersen bizler gibi isyan vadilerinde dolaşan kullarına da ihsanda bulunur ve nimetlerini sağanak sağanak yağdırırsın. Yağdırırsın zira rahmeti her zaman gazabının önünde olan Rahman ve sevdiği kullarını, zâlimlerin, fâcirlerin, fâsıkların, münafıkların ve mülhidlerin acımasızlığına asla terketmeyen Rahîm Sensin.

Ey selamet ve esenliğin kaynağı, biricik melceimiz, yegane Rabbimiz! Biz mücrim kullarını bütün yaramaz ve uygunsuz düşünce ve davranışlardan sıyanet buyur.. topyekün bela ve musibetlerden koru.. dünyada da, âhirette de utanç verici, yüz kızartıcı, rezil rüsvâ edici hâllere düşmekten muhafaza et.

Ya Mevlânâ ve ya İlâhenâ! Biliyor ve inanıyoruz ki, Sen, kullarının ibadet ü tâatına asla ve kat’a muhtaç olmadığın gibi, onların işlediği masiyetler de Senin ululuğuna asla zarar veremez. Ne olur, bahtına düştük, kasden ya da min gayr-i kasdin, içine düştüğümüz kusurlardan dolayı bizi muâheze etme. İhlas-ı tâmma mazhar olmuş kullarının arasına bizi de al ve ibadetlerimizin riya ve süm’a gibi virüslerle kirlenmesine izin verme.

 

77﴿

 

Ey bütün mevcûdâtın yaratıcısı ve yaşatıcısı olan Yüce Allahımız!

Sen Zât-ı Ecell-i A’lâsına hiçbir arazın ârız olamadığı, gücünü, kuvvetini hiçbir çerçevenin kuşatamadığı ve hiçbir beyanın Kendisini hakkıyla ifade edemediği yegane Zâtsın. Bütün âleme yerleştirdiği alâmetlerle seyyarelerden zerrelere kadar topyekün mahlûkat tarafından eksiksiz bilinip tanınan ve varlığı kendinden olan Mevcûd-u Hakîkî de yine Sensin.

Hiçbir delil ve hiçbir burhan mevcudiyetini ispata kâfî gelemez. Varlığını, kullarının kalblerine yerleştirdiğin imanla duyuran ve varlık âlemindeki her şeyden daha ayan olan Sensin. Biz, Senin kapıkulların, varlığımızı Sana borçlu olduğumuz gibi, onun devamı da yine Senin devam ettirmenle mümkün olmaktadır.

İşte bu hislerle Sana yöneliyor, Sana tevekkül ediyor, kudretinin azametine, ilminin ihatasına, iradenin şümûlüne, sem’ ve basarının da nüfûzuna dayanarak, bize de vahdaniyetinin esrarını duyurmanı istirham ediyoruz. Ruhlarımızı sıfât-ı sübhaniyenin tecellîleri ile pırıl pırıl hâle getir ve kalblerimizi marifetinin nurları ile bütün kirlerden, paslardan ve ahlâk-ı zemîmeden temizle.

 

78﴿

 

Ya Rabbe’l-âlemîn ve ya Ekrame’l-ekramîn ve ya Erhame’r-râhimîn! Ey engin rahmet ve merhamet sahibi Rahman ü Rahîm Rabbimiz!

Senden başka dertlerimize derman olabilecek, hastalıklarımıza şifa verebilecek, keder ve tasalarımızı izale buyurup kalblerimizi imar edebilecek bir güç ve kuvvet yoktur. İstirham ediyor, el açıp dileniyoruz; içimizi Senin hoşnutluğuna zıt bütün şâibelerden ve ağyar düşüncesinden temizle.. ne kalbimizde ne de dilimizde, küçük ya da büyük, iddia kokan hiçbir duygu ve düşünce bırakma.. bütün latîfelerimizi nezdinden lütfedeceğin esintilerle lebâleb doldur.. bizim gibi kendi uzaklığının vadilerinde âvâre dolaşanlara kurbet yamaçlarında tenezzüh etme imkanları ihsan et.. bahşettiğin nimetlerin lezzetlerini vicdanlarımıza duyur ve içimizdeki şükür hislerini coştur.. zâhirimizi, bâtınımızı, Senin yüce huzurundan uzaklaşmamıza ve Senden uzaklığın karanlık çukurlarına düşmemize sebep olabilecek her türlü isten, pastan, kirden ve sisten arındır.

Ya İlâhenâ ve ya Mevlânâ! Gönüllerimize rubûbiyetinin esrarını duyur..ulûhiyetinin gizli enginlik ve derinliklerini anlamamıza vesile olabilecek bir idrak ufkuyla bizleri ma’mûr kıl.. sıfât-ı sübhâniyenden akıp gelen tecellî hazînelerine basar ve basîretlerimizi aç ve esmâ-i hüsnânın hakîkatleriyle marifet ufkumuzu genişlet, ey ezelî ihsan ve nâmütenahî lütuf sahibi Rabbimiz.

 

79﴿

 

Ya Rabbe’l-âlemîn ve ya Erhame’r-râhimîn! Yüce nezdinden göndereceğin bir nurla simalarımızı pırıl pırıl hâle getir.. sadrımızı, sinemizi, kâmil imana, tastamam ihsana aç ve bizi, sevip razı olduğun amelleri işlemeye muvaffak kıl.

Ya İlahenâ ve ya Mevlânâ! İhlasa erdirdiğin ve nezdinde makbûliyet payesiyle şereflendirdiğin kullarının kalblerindeki kilitleri çözdüğün gibi bizim kalbimizin kapılarını da Senin marifetine ve muhabbetine aç.. sinelerimizde paslanmaya yüz tutmuş kilitleri çöz.. bizi kapının eşiğine yüz sürmekten mahrum etme ve o ulu dergâhına yüz sürüp bir dilekte bulunduktan sonra da talebimizi reddetmek suretiyle bizi cezalandırma.

Ya Rab! Sana sığınıyor, isteyeceğimizi sadece Senden istiyor ve yalnızca Sana teveccühte bulunuyoruz. Sen de biliyorsun ki, başka bir şey değil, Senden sadece Seni istiyoruz. Zaten Rab olarak da bir tek Senden razı olabiliriz. Ne olur, bahtına düştük, bizi cismaniyetin ve bedene kulluğun derekelerinden, alt basamaklarından, kalbin, ruhun ve sırrın derecelerine, üst basamaklarına çıkar. Çıkaracağına inancımız da tamdır, zira bizi ve işlerimizi koruyup kollayan yegane Zat Sensin. Biz dostluğun gereklerini ortaya koyamasak, ahdimize sadık ve vefalı olamasak da Sen bizi ümit ettiğimiz hususlarda haybet ve hüsrana uğratma.

 

80﴿

 

Ya Ekrame’l-ekramîn ve ya Erhame’r-râhimîn!

Sen bizim yegane Mevlâmızsın. Biz de derdimizi Sana şerhediyor, hâl-i pürmelâlimizi, kullukla asla bağdaştırılamayacak nâhoş hâllerimizi Sana şikayet ediyoruz. Bilerek ya da bilmeyerek içine düştüğümüz günahlardan dolayı bizi azaba maruz bırakma, ikâba uğratma.. insî ve cinnî şeytanların gelip gelip inananların tepesine binmelerine, tebelleş olmalarına da müsaade etme.. enbiyâ-i izâmı ve rusül-ü kirâmı koruyup kurtardığın gibi bizleri de din ve diyanet düşmanlarının şerlerinden, tuzaklarından, hilelerinden kurtar ve her zaman sıyanet buyur. O sevgili kullarının bazılarına dokunan zararı def ü ref’ etmiş, bazılarını içinde bulundukları sıkıntılardan çekip çıkarmış, diğer bazılarını da kefere ve fecerinin verebilecekleri zararlar karşısında hıfz u inayet seralarına almıştın.

Yâ Rabberrahîm! Bize dokunan ve dokunması muhtemel olan zararları da kaldır.. gaflet, heva ve heves gayyalarından bizi de kurtar.. hata işlemekten, masiyetlere düşmekten, küfrün ve dalâletin karanlık vadilerine yuvarlanmaktan muhafaza buyur.. marifet basamaklarındaki derecelerimizi yükselt.. kurbiyetinin halâvetini ve üns esintilerini gönüllerimize tattır.. bütün hâl, hareket, tavır ve davranışlarımızda ruhumuzun heykelini ikâme etmeyi müyesser kıl.. dünyada ve âhirette sağanak sağanak yağdırdığın ve yağdıracağın lütuflarının kadr ü kıymetini bilmeyi de nasip eyle.

 

81﴿

 

Azameti ve ululuğu bütün izafî büyüklüklerin kıyas kabul etmeyecek kadar üstünde olan yüceler yücesi Rabbimiz! 

Senin kulun olmak ve Sana kullukta bulunmak bizim için en büyük şeref, en büyük pâyedir ve iftihar vesilesi olarak da kâfî ve vâfîdir. Acz ü fakrımızı itiraf ederek çaresizlik içinde bir kez daha kapına geldik; rahmetinle muamelede bulunup bizi yüce dergâhından eli boş, haybet ve hüsrana maruz kalmış bahtsızlar olarak geri çevirmemeni diliyor ve dileniyoruz.

Ya Rab! Andolsun ki, Sen bizleri huzurundan boş çevirirsen, sığınacak başka hiçbir melceimiz ve necâtımıza vesile olabilecek hiçbir çaremiz yoktur.

Ey fazlı ve lütfu bir nehir gibi sürekli çağlayıp duran ve ey kullarının günahları ne kadar büyük olursa olsun onları mağfiret buyuran merhameti sonsuz Rabbimiz!

Gaffâr ism-i celîlin yüzü suyu hürmetine bizi de günahlarımızdan arındırıp tertemiz, arı-duru bir kıvama erdirmeni.. Kerîm ve Latîf isimlerinin hatırına bu kapıkullarını da ihsan ve atâ sağanaklarıyla sırılsıklam hâle getirmeni.. kurb-u huzurundan uzak kalmaya sebep olabilecek her türlü mani ve engeli Seninle aramızdan kaldırıp uzaklaştırmanı.. nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin tecellî dalgalarıyla, beşeriyetimizden kaynaklanan karanlık noktaları ve boşlukları aydınlatıp kapatmanı.. zâhir ve bâtın hislerimizi istila eden seviyesizlikleri, nâhoş huyları, kaba ve çirkin sıfatları bir daha geri dönmelerine imkan kalmayacak şekilde silip süpürmeni… ve bizi dünya ve âhirette rezil rüsvâ bir duruma düşmekten korumanı istirham ediyoruz. Dualarımızı kabul buyur Rabbimiz.

 

82﴿

 

Rabbimiz! Şayet Sen bize azap eder ve ayıplarımızın, günahlarımızın ortaya dökülüp utanılacak hâllere maruz kalmamıza izin verirsen, biz başka hangi kapının tokmağına dokunabiliriz; bizi bu hâllere düşmekten başka kim koruyabilir?. Biz Senin kapıkullarınız ve işte bir kez daha, günahlarımız sırtımızda bir kambur gibi, onun hacaletiyle huzuruna geldik. Şayet bizi hata ve isyanlarımızın karşılığı olan ikâba maruz bırakır ve yüzümüzün kararmasına mani olmazsan, Sen de biliyorsun ki biz bunlara fazlasıyla müstehakız. Fakat, dağlar büyüklüğündeki cürümlerimize, günahlarımıza rağmen merhametinin ve şefkatinin enginliğiyle muamelede bulunursan, o da Sana pek yaraşır.

Ya Rab! Biz yapıp ettiklerimizle kendimizi beşerî yanlarımızın esiri hâline getirdik. Ne olur, Sen, bizi hem cismaniyetimizin hem de yaratılmışlara kulluğun esaretinden kurtar. Bizi ihlâs kahramanlarından eyle. Sen kullarına karşı pek merhametli, pek lütufkârsın; bize de lütfunla muamelede bulunup dosdoğru yolu göster ve geçeceğimiz yolları düz ve pürüzsüz hâle getir. Ezelî ilminde kendileri hakkında ebedî mutluluk takdîr ettiğin bahtiyar kulların gibi bizi de Cehennemden uzak tut. Cehennemin hışırtılarını bize de işittirme, hissettirme. Bizi de ebedî nimetlerine garket ve mahşer gününün tasa ve sıkıntılarından koru.

 

83﴿

 

Ey keremi bir gölge hükmünde olan bütün keremlerin aslı ve menbaı olan Kerîm Rabbimiz! Biz, mücrim kapıkulların olarak inanıyoruz ki, Senin ihsanların ve lütufların sadece iyi ve itaatkar kimselere mahsus değildir. Bilakis Sen bütün kullarını görüp gözetir ve onlardan hiçbirini mahrumiyet içinde bırakmazsın; bırakmazsın, zira Sen Ekremü’l-Ekremîn’sin.

Ya Rabbe’l-âlemîn! Senin kereminin, rahmetinin, merhametinin herkesi ve her şeyi çepeçevre sarıp sarmaladığı mülahazasıyla biz de huzurunde elpençe divan duruyor ve bizim gibi isyan vadilerinde düşe kalka yürüyen günahkârları da kereminden mahrum etmemeni diliyoruz; diliyoruz, çünkü Sen fazlı ve keremi bol, hazineleri için bitip tükenme asla söz konusu olmayan yegane Zatsın.

Rabbimiz! Bize kötülük yapanlara iyilikle mukabelede bulunmamızı ve seyyiâtı hasenâtla savmamızı emreden de yine Sensin. İşte biz de Senden böyle bir muâmele ümid ediyor, hata ve kusurlarımızı setredip ihsanlarınla bizi de sevindirmeni diliyoruz. Bu türlü bir iyiliğin en çok yüce Zâtına yaraşacağında ise zerre kadar şüphemiz yoktur, ey merhametlilerin en merhametlisi olan ulu Allahımız.

 

84﴿

 

Ey hiç açılmaz gibi görünen kapıları bile ardına kadar açmaya muktedir olan yüce Rabbimiz! Senden, arkasında hayır ve güzellik olan bütün kapıları en yakın zamanda bizim için de açmanı diliyoruz.

Ey bütün sebepleri yaratan ve onlara hükmeden ulu Sultanımız!

Nezdinden göndereceğin inayet sürprizleriyle, bize de, ümitlerimizin ve hayallerimizin ötesinde maksûdumuza, matlûbumuza, mahbûbumuza ulaşacağımız imkanlar lütfet. Nezdinde makbul ve mukarreb kullar gibi, bizleri de emredilen hususlarla meşgul olup tamamını bihakkın yerine getiren.. nehyedilen hususlardan yüz çevirip hepsinden içtinab eden.. hedefinde hep Senin hoşnutluğun olan.. insanların ellerindeki şeylere tama(h) etmeyen.. peygamberâne bir iffet, peygamberâne bir ismet ve peygamberâne bir fetanet peşinde olup, her zaman Senin sâdık u masdûk elçilerinin yürüdükleri şehrahlardan yürüme gayreti içinde bulunan.. gözü-gönlü sürekli Sana müteveccih ve hiç ara vermeden hep ölüm ötesi hayat için hazırlık yapan salih kimselerden eyle.

Ya Rab! Bizi dünyada da ukbâda da utanılacak, başımızı aşağıya eğdirecek ve rezil rüsvâ hâle düşürecek işlerden uzak tut ve öyle fecî durumlarla karşı karşıya bırakma. Senden, dostlarının yüzüne baktığın, ellerinden tutup kaldırdığın gibi, bizim yüzümüze de bakmanı, bizi de tutup kaldırmanı istirham ediyoruz. Sana düşmanlıkta bulunanların düştükleri, insanı yerin dibine batıracak, utanılası bir hâle düşmekten de yine Senin hıfz u sıyanetine sığınıyoruz.

Ya Rabbenâ ve ya İlâhenâ! Sen de biliyorsun ki, bilerek hiçbir zaman Senden başkasına kullukta bulunmadık; bulunmayız da. Biz sadece ve sadece Senin kullarınız. Senden başka hiçbir Rab tanımadık; zaten Senden başka hiçbir Rab da yoktur. İşte onun için huzuruna geldik, kapının eşiğine başımızı koyduk, ulûhiyetinin ve rubûbiyetinin ululuğu karşısında boyunlarımızı büküp yüz yere sürdük. Her zaman el-pençe divan durmaya da âmâde bulunuyoruz; ne olur, biz âciz, zayıf, garip ve muhtaç kullarından merhametini esirgeme ve bizi haybet ve hüsrana maruz bırakma.

 

85﴿

 

Ya Rabbelâlemîn! “Kullarım Benden bir şey dileyecek olurlarsa Ben onlara yakınlardan daha yakınım ve dualarına mutlaka icabet ederim.” buyuran Sensin ve Senin buyruklarının hak ve hakîkat olduğu hususunda asla şüphe edilemez. İşte zayıf ve âciz kulların olarak yüce dergâhının eşiğine başlarımızı koyduk; kendimize zulmettiğimizi ve daha başka günahlarımızı itiraf ediyor ve “Tevbeler olsun ya Rabbi. Tevbeler olsun.” diyoruz. Evet, Senin hoşnut olmadığın ne kadar çok günaha bulaşmışsak hepsi için bağışlanma diliyor, bunun için de yüce dergâhına iltica ediyoruz. Gaffâr ism-i cemîlinin hakkı için, ne olur, günahlarımızı ört ve bizi onların kirinden, isinden, pasından, tozundan, dumanından arındırarak zâhir ve bâtın latîfeleri dupduru insanlar hâline getir. Şayet kusur, hata, günah ve isyanlarımızdan dolayı isimlerimiz şakîler defterine kaydolmuşsa, ne olur bahtına düştük,ismimizi oradan kaldır ve iyilerin, makbul ve mukarreb kulların isimlerinin kayıtlı olduğu kütüğe yazdır.

Ey merhametine, şefkatine, keremine, ihsan ve lütuflarına nihayet olmayan Rahmet Sultanı Rabbimiz! Senden, bize de, dostlarına bulunduğun gibi muamele etmeni diliyor, hoşnutluğunun şerbetiyle bizi de ferahlandırmanı dileniyoruz.

Rabbimiz! Haddimizi aşarak bütün bunları Senden isteme cür’etinde bulunuyoruz, zira gidecek başka hiçbir kapımız yok ve Sen de bizim yegane Mevlâmızsın. Hem ne güzel Mevlâ ve ne güzel Dostsun. Ne olur, eksik gedik de olsa teveccühlerimizi kabul buyur; ar ve utanç sebebi olabilecek durumlara düşmemize müsaade etme.

 

86﴿

 

Ey yücelerden yüce Rabbimiz! Biz her ne kadar Senin rahmetine ve keremine layık olmasak da, şüphesiz Senin rahmetin, bizim gibi hayatının çoğu düşüp kalkmakla geçmiş mücrimlere bile ulaşacak kadar geniş ve boldur.

Ya Rab! Bizi de o enginlerden engin rahmetinden hissedâr kıl..imanımızı kemâle ulaştırmak sûretiyle kalblerimizi itmi’nanla doldur.. lütfunla yakînimizi de etemmiyet vasfıyla zenginleştir. İlâhenâ ve Mevlânâ! –Hata, kusur ve günahlarımız çok olsa da– asla Senden başkasına teveccühte bulunmadık.. Senin cemâl ve kemâlinden başka hiçbir sûrî güzellik için gönüllerimizde şevk u iştiyak duymadık –inşaallah öyleyizdir.

Ey yoluna gönülden baş koymuşları her zaman vuslat neş’esiyle serfiraz kılan ve adanmış ruhlardan merhametini hiçbir zaman esirgemeyen ve onları katiyen yalnız bırakmayan Rabbimiz!

Dünyanın geçici ve zevâle mahkum güzelliklerine aldanıp da Rabbilerini unutanlardan olmaktan bizi de muhafaza buyur.. gözlere aydınlık, gönüllere de sürûr veren sürpriz lütuflarınla bu muhtaç kullarını da sevindir.. tasamızı, gamımızı, kederimizi izâle eyle.. her türlü musîbet ve belalardan koru ve sâlih ibâdının kalblerine yerleştirdiğin gibi bizim kalblerimize de Seni delicesine sevme duygusunu yerleştir.

 

87﴿

 

Ey celâl ve ikram sahibi Rabbimiz! İhsan ve keremine sığınarak bize dünyada da, ukbâda da afv u afiyet vermeni diliyoruz. Hiçbir şeyi gerçekleştirmek Senin için zor değildir; ne olur, başka gidecek kapıları olmayan zayıf ve âciz kullarının bu taleplerini kabul buyur.

Rabbimiz! Allah tanımaz, Peygamber bilmez, Din’e, diyanete saygı duymaz nâdanların yapıp ettikleri kötülükler ve zulümler tahammül edilemez bir hâl aldı. Senin bu masum kulların hakkında kötülük düşünüp onlara zarar vermek isteyenlerin emellerini gerçekleştirmelerine müsaade etme.. tuzak kuranların tuzaklarını başlarına çevir.. komplo peşinde olanları maksatlarının aksiyle tokatla.. haklarımıza tecavüz eden ya da etmeyi düşünen ne kadar haddini bilmez varsa, onların hepsini Sana havale ediyoruz; haklarından gel.

Mallarını ve canlarını Rabbilerinin yoluna adayan muhabbet fedailerini hiçbir zaman yalnız bırakmayan Kudreti Sonsuz Rabbimiz! Hayatını Dine hizmete vakfetmiş masum insanlara karşı kinle, nefretle, hasetle, adavetle diş bileyen amansız zalimlerin yapmak istedikleri şerlere karşı Senin inayetine sığınıyoruz. Ehl-i iman hakkında kötülük düşünen ne kadar şerîr insan varsa, Sen bizi onların şerlerinden ve tuzaklarından koru.. zararları bize ulaşabilecek tahrip temsilcilerinin oyunlarını boz ve emellerini gerçekleştirmelerine fırsat verme.. sağlamlardan daha sağlam himayene bizi de al ve bütün şerîrlerin şerlerinden, komplocuların komplolarından sıyanet buyur.. kâfirlerin, fâcirlerin ve zâlimlerin entrikalarını başlarına geçir ve bütün inananları ebedlere kadar devam edecek ve başka hiçbir korumaya muhtaç bırakmayacak olan hıfzınla muhafaza et.

 

88﴿

 

Ey kudreti sonsuz, merhameti nihayetsiz, bütün âlemlerin yegane sahibi yüceler yücesi Rabbimiz!

Senin Dinine, Kitabına, Peygamberine ve masum kullarına düşmanlık besleyen cahil, kaba, insanlık ve medeniyet mahrumu, zalim bir takım insanlar, iyilikte, hayr u hasenâtta kullansınlar diye emaneten kendilerine verdiğin gücü ve saltanatı, inanan insanların hukukuna tecavüz edip onlara karşı bir baskı unsuru olarak kullanıyor ve göz göre göre zorbalık, derebeyliği yapıyorlar. ‘Lâ havle velâ kuvvete illâ billah’ hazinelerinin tek sahibi Sensin; mutlak güç ve otorite yalnız Senindir; biz de izafi, gölge mahiyetindeki güç ve kuvvetimizden arınıp Senin asla karşı konulamayacak güç ve kuvvetine iltica ediyoruz.

Ne olur Yüce Mevlâmız, adavet hisleriyle oturup kalkan, inanmış insanların aleyhinde sürekli komplo üstüne komplo kuran o kimselerin düşmanlık hislerini kalblerinden söküp at ve bütün duyma, görme ve idrak kabiliyetlerini topyekün insanlığın hayrına olabilecek istikamete tevcîh buyur. Biz, onların yapmak istedikleri kötülükleri, vermek istedikleri zararları, hile ve hud’alarını, tuzaklarını, komplolarını ancak Senin yardımınla def’edebiliriz. Onun için de, Rabbimiz,o insafsız gaddarlardan gelebilecek her türlü şerden Senin sıyanetine dehâlet ediyoruz. Bu haddini bilmez, insafsız tipler şayet salâh yolunu seçmezler, fitne ve fesatlarına devam ederlerse, Sen onların ellerini kollarını bağla.. ayaklarına prangalar vur..kalemlerini yazamaz, dillerini de konuşamaz hâle getir..inananların aleyhinde kullandıkları ne kadar yol-yöntem, imkan ve malzeme varsa, hepsini ellerinden çekip al.. menfûr emellerine ulaşmalarına fırsat verme ve bizi o tiran bozması zalimlerle karşı karşıya bırakma ve nusretinle, hıfz u inayetinle bu âciz ve çaresiz kullarını te’yîd buyur.

 

89﴿

 

Ey güç ve kuvvetin yegane sahibi olan yüce Allahımız! Sen Kavîsin, biz ise Senin zayıf, âciz ve muhtaç kapıkullarınız. Zayıf ve âcizleri Senden başka kim koruyup kollayabilir ve ihtiyaçlarını is’af edebilir!? Ne olur, salih kullarını sevindirdiğin gibi bizi de sürpriz lütuflarınla sevindir ve üzerimizdeki nimetlerini tamamla.

Ey her şeye gücü yeten Rabbimiz. Bize ve yeryüzünün değişik yerlerindeki, hayatın farklı ünitelerindeki bütün inananlara, özellikle de gadre, zulme ve haksızlığa uğratılmış mazlumlara dünyada ve ukbada tasa ve elem sebebi olan kötülüklerin hepsini bertaraf et.

Servetine ve şefkatine hudut olmayan Ganiy-yi Mutlak yüce Mevlâmız! Şayet Sen bizi sevip de muhabbetini gönüllerimize atmasaydın, biz Seni asla sevemezdik.–İnşaallah,yüce Zâtını ve hikmetli icrâatını sevilmesi gerektiği ölçüde sevebiliyoruzdur.–Senden işte o, kalblerimize vaz’ettiğin ilk sevgi hürmetine mukaddes muhabbetini ve muazzez sevgini şiarımız hâline getirmeni ve bir daha da o sevginin gönüllerimizden kayıp gitmesine izin vermemeni diliyoruz.

Allahım! Duamıza icabet buyur, merhametini sinelerimize duyur; servetinin ve şefkatinin tatlı tecellîleriyle de gönüllerimizi doyur.

 

90﴿

 

Üzerimizdeki lütuflarını saymakla tüketemeyeceğimiz, ihsanı, keremi bol,rahmeti, şefkati ve merhameti sonsuz Rabbimiz! Bize dünya adına verdiğin bütün nimetleri din-i mübin-i İslâm’a hizmet etme istikametinde kullanmayı nasip eyle. Bizi, kardeşlerimizi, hepimizi bütün mevcûdâtı kuşatan ve her şeye şâmil olan engin rahmetinden mahrum etme.

Allahım! Kapıkulların olarak biz, sadece Sana güveniyor ve ümid edip beklediklerimizi de yalnız Senden bekliyoruz; her halimizi ıslah buyur ve bizi göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan da az bir süre kendimizle, nefsimizle başbaşa bırakma.

Ey kullarına her zaman hilmle muamele edip, onların günahlarını görmezden gelen ve yeniden dönüp sırat-ı müstakimi bulmaları için fırsat üstüne fırsat veren yüce Mevlâmız!

Bizler çok hatalar irtikâp ettik, çok günahlar işledik. Şimdi “Tevbeler tevbesi.” diyor, yüce huzurunda boyun büküyor, huşû ile iki büklüm oluyoruz. Şayet bizi cezalandıracak olursan adaletinle muamele etmiş olursun; yok eğer onca günahlarımıza, kusurlarımıza ve isyanlarımıza rağmen o hududu olmayan rahmet ve merhametinle muamelede bulunur ve affedersen, o da Senin fazlın olur; Senin fazlın bizim hayal sınırlarımızı bile aşacak kadar büyüktür.

Rahmeti gazabının önünde bulunan, kullarının tevbelerini kabul buyuran ve dua dua yalvaranların nidalarına icabet eden Yüce Rabbimiz!

Amellerimizdeki eksiklere ve sözlerimizdeki kırık-döküklere değil, hakkındaki hüsn-ü zannımıza ve rahmetine bağladığımız recâmıza göre muamele et ve bizim dualarımıza da icabet buyur; bizi haybet ve hüsrana uğratma.

 

91﴿

 

Allahım! Şayet rahmetinle sarıp sarmalamasaydın biz çoktan helak olurduk ve re’fet ve şefkatinle muamele etmeseydin muhakkak hüsrana uğrardık.

Allahım! Bendelerin olan bizler şayet Sana –eksik-gedik de olsa– kullukta bulunabiliyorsak bu tamamen Senin iznin, inayetin ve lütfunla olmaktadır. İsyanlarımıza gelince onlar da yine Senin takdirindir ve Sen onların hepsini bilir, görür, duyar ve nezdinde muhafaza edersin.

Ya Rab! Sen de biliyorsun ki, -başta bu âciz benden olmak üzere- irtikâp ettiğimiz bir kısım günahları, cür’etimizden yahut ulu Zâtının ve yüce dininin hukukunu hafife aldığımızdan dolayı işlemedik. Ne çare ki şeytan ayaklarımızı kaydırdı, şeytanın içimizdeki santrali gibi çalışan nefs-i emmare de hep kötülük pompalayıp durdu.

Ya Rab! Sen affetmeyi seven bir kerem sahibisin, bir keremkânîsin. İşte nedamet hisleri içinde kapına geldik ve günahlarımızdan tevbe ediyor, “Tevbeler olsun” diyoruz. Ne olur, dualarımızı kabul buyur ve içine düştüğümüz günah ve hatalardan dolayı bizi azaba maruz bırakma.

 

92﴿

 

Allahım! Huzurunda boyun büküyor ve Senden afv ü afiyet istiyoruz. Bizi hoşnutluğun, teveccühün, ilâhî nefhaların, dostluğun, yakınlığın, muhabbetin, maiyyetin, hıfz u sıyanetin, koruyup kollaman, yardımınla zaferler nasip etmen, düşmanların acımasızlığına bırakmaman, himaye etmen, gözetmen ve raiyyetinden has kullarına yaptığın muameleyle muamele etmen, hastalıklarımıza şifa vermen, dertlerimize devalar lütfetmen, içine düştüğümüz sıkıntılardan kurtarman ve yürüdüğümüz yolda başarılı kılman, maddî-manevî her türlü esaretten zincirlerimizi çözmen, başarı, muvaffakiyet ve düşmanlık besleyen hainlere karşı zaferler nasip etmen, onların şerrinden, tuzaklarından, komplolarından, fesat düşüncelerinden, fitne ve nifaklarından korumanla mesrur et.

Yüce Rabbimiz! Bizleri âlim, ârif, halîm, çok çok tevbede bulunup dergâhına teveccüh eden, âh u enînlerle kapının tokmağına sürekli dokunan, mütevazi, huzurunda hep elpençe haşyet içinde duran, Kur’ân ahlâkıyla ahlâklanan, vakur, ciddi, mehabetli, muhlis (ihlası kazanmış), muhlas (ihlasa erdirilmiş), Senin bütün icraat-ı sübhaniyenden razı olmuş ve Senin rızana ermiş, Seni her şeyden daha çok seven ve nezdinde müstesna sevgine mazhar olmuş ve daima kalbi niyazla atan, dudakları münacaatlarla kıpırdayan salih kullarından eyle.

Ey merhametlilerin en merhametlisi celâl ve ikram sahibi olan Mevlâmız! Yüce Zatı için uyku gibi ârizî şeyler asla sözkonusu olamayacak ve himayesine aldıklarına kat’iyen dokunulamayacak Azametli Sultanımız. Ne olur, bizleri hep hıfz u inayetinle koruyup kolla.

Ey gizli ve sürpriz lütufları pek bol olan Allahımız! Bizi endişe ettiğimiz tehlikelerden de, nereden geleceği belli olmayan her türlü bela ve musibetlerden de muhafaza buyur.

 

93﴿

 

Allahım! zatında yüce olan dinini bugün de dünyanın her bir köşesinde, hayatın bütün ünitelerinde bir kere daha yücelt; bütün dünyada ve bütün birimlerde hakkı-hakikati bütün gönüllere duyur.. bizim ve bütün kullarının sinelerini imana, İslâm’a, ihsan duygusuna, Kur’ân’a ve Hakk’a hizmete aç ve bizi ihlâsın özüne ermiş, hep takva hatta onun da ötesinde vera’ duygusuyla hareket eden, zühdü bir hayat tarzı olarak benimsemiş, yüce nezdinde kurbete mazhar olmuş, Seni sevmiş, icraat-ı sübhaniyenin hepsinden razı ve hoşnut olmuş ve Senin sevdiğin, hoşnut olduğun kullarından eyle.

Ey merhameti sonsuz yüce Rabbimiz! Yeryüzünde sulhtan, barıştan, sevgiden, hoşgörüden, insanlıktan ve inandığı gibi yaşamadan başka bir arzusu olmayan kapının bu bendelerine kötülük ve düşmanlık yapmaktan bıkıp usanmayan ve menfur emellerini gerçekleştirmek için plan üstüne plan, entrika üstüne entrika, komplo üstüne komplo kuran hak ve hakikat düşmanlarından, zalimlerden çekmediğimiz kalmadı. Biz de nâçâr bir kez daha kapına geldik, dergâhına iltica ettik; rahmet, şefkat ve merhametini dileniyoruz.

Yegane güç ve kuvvet sahibi, sultanlar sultanı Rabbimiz! Canlarımız gırtlağımıza dayandığında, huzurunda zaman zaman isimlerini, mekanlarını hususi ya da umumi tasrih ettiklerimiz başta olmak üzere bize düşmanlık besleyen ne kadar insafsız gaddar ve zalim varsa hepsini Sana havale ediyoruz.

Allahım! Sen de biliyorsun ki bizim derdimiz onların perişaniyeti değildir; biz kimseye karşı düşmanlık beslemiyor ve hiç kimse hakkında kahriye okumayı tasvip etmiyoruz; sadece, kötülük düşüncesiyle yatıp kalkan kimselerin şerlerinden emin olmayı diliyoruz. Vereceğin hükme karşı her zaman boynumuz kıldan ince; şayet Sen onların hidayetlerini murad buyuruyorsan en kısa zamanda onları hidayete erdir; yok muradın bu değilse Rabbim, o hak-hukuk tanımaz, insanlıktan nasipsiz, tiran bozması azgın ve taşkınların ağızlarına gem vur.. ellerini, ayaklarını bağla..o azgınlar güruhuna karşı gücünün ve kuvvetinin büyüklüğünü göster.. kalemleriyle düşmanlık yapanların kalemlerini, dilleriyle haklarımızı ihlal edenlerin dillerini.. kaba kuvvetle iş yapmaya çalışanların maddi güçlerini daha kullanılamaz hâle getir ve hepsinin ama hepsinin kuvvetlerini, aşırılıklarını, dalaletlerini, güçlerini, birliklerini, şer ve zulüm istikametinde kullandıkları malzemelerini, ittihat ve ittifaklarını paramparça et; zîr ü zeber eyle.

Yüce Rabbimiz! Hayatlarını Senin masum kullarına adavet etmeye bağlamış din ve diyanet düşmanlarını bütün teşebbüslerinde hezimete uğrat..onları sarsıntı üstüne sarsıntıya maruz bırak.. birlik ve düzenlerini boz.. cemiyetlerini paramparça hâle getir.. hepsini bölük-pörçük et.. birbirlerine düşür.. kirli emellerine ulaşmalarına müsaade etme ve o insanlık mahrumlarına karşı her zaman biz kullarını nusretinle te’yîd buyur. Amin.

 

94﴿

 

Allahım! Rahmet, şefkat ve merhametine sığınarak bir kere daha huzurunda el açıyor, korku ve endişe içinde olan fakirlerin, yoksulların, ihtiyaçları ızdırar derecesine ulaşmış muhtaçların hisleriyle Sana yalvarıyoruz: Bize dünyada tastamam bir afiyet ve ötelerde de Cennetini ve Rıdvanını ihsan eyle.. ne nefsimizin ne de kullarından herhangi birisinin acımasızlığıyla bizi göz açıp kapayıncaya kadar olsun baş başa bırakma; hele bize karşı haddini aşanlara, adavet besleyenlere, komplo kuranlara bizi hiç muhtaç etme.. o türlü şerîr kimselerin tuzaklarından ve kötülüklerinden bizi koru.

Allahım! Dünyada ve âhirette her türlü korku ve endişeden bizi emin eyle; eyle ki, sadece Senden korkalım ve Sana sığınalım. Bizi yakınlığınla mükafaatlandır.. salih kullarını koruyup gözettiğin gibi, bizi de gözetip kolla ve fâcirlerin hıyanetlerine, şerîr kimselerin kötülüklerine karşı her zaman yardımcımız ve koruyanımız Sen ol.

 

95﴿

 

Ya Rab! Bizi, sevip hoşnut olduğun güzellikleri işlemeye ve gerçekleştirmeye muvaffak kıl.. marifet tecellilerini üzerimizden sağanak sağanak yağdır.. bize elbiselerin en güzeli olan takva elbisesini giydir ve nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin bol ve daimî feyizlerle bizi de has kullarından eyle, ey bütün nurlar Kendi nurunun gölgesi olan nurların nuru ve sinelerde saklı duranlara kadar açık-gizli her şeyi bilen Alîm Rabbimiz.

Allahım! İçimizi ve dışımızı nifak, şikak, fısk u fücur gibi hastalıkların zulümâtından arındır.. kalblerimizi ve ruhlarımızı marifet nurlarınla ışıklandır.. bizi en sevdiğin işlerde istihdam et.. hem bizim, hem de kadın-erkek bütün kardeşlerimizin hâllerini en güzel hâle tebdil eyle ve bizi yolların en doğrusuna, nimetlerin de en güzeline eriştir.

 

96﴿

 

Allahım! Kalblerimizi muhabbet, mehafet, Sana ve yüce katındaki güzelliklere karşı şevk u iştiyak hisleriyle doldur.. bizi Habîbin Hazreti Muhammed Mustafa[ﷺ] ve ulu Zatına yakınlıkla payelendirdiğin kurbet kahramanlarının maiyyetiyle şereflendir.. fazlından ve rahmetinden dileniyoruz; takva ile serfiraz, seçkin ve hayırlı kullarınla beraber, Firdevs cennetlerini, bizim de menzilimiz, makarrımız ve ikâmetgâhımız eyle.

Kullarını bağışlamayı, onların günahlarını setretmeyi, onları hep rahmet ve iyiliklerle sevindirmeyi Zatına layık bir şekilde çok seven yüceler yücesi Rabbimiz! Lütf u kereminle, bizim gözyaşlarımıza da merhamet buyurup, dualarımıza icabet etmeni, sürçmelerimizi, tökezlemelerimizi, kapaklanmalarımızı mağfiret buyurmanı, kusurlarımızı yarlığamanı, hatalarımızı görmezden gelmeni diliyoruz.

Rabbimiz! İzzet ve hikmet sahibi, Azîz ü Hakîm Sensin. Şayet azap edecek olursan biz Senin kullarınız; bir de lütfeder merhametinle muamelede bulunursan, doğrusu o da Senin şanına pek yaraşır.

 

97﴿

 

Yüce Allahımız! Gönüllerimizi sıdk, emanet, ihlâs ve yakîn hisleriyle buluştur ve bizi kalbleri rikkatle çarpan huşû ve hudû sahibi, murâkabe, heybet ve marifet-i tâmme ehli insanlardan eyle. Destekleyenimiz, yardım edenimiz ve koruyup kollayanımız Sen ol. Ne olur, biz âciz ve muhtaç kullarını hüsrana uğramış zavallıların düştükleri acıklı durumlara maruz bırakma.. kalblerimizin üzerinden sis ve pas perdelerini kaldır; kaldır ki hakkı hak olarak görüp bilebilelim.

Yüceler Yücesi Rabbimiz! Senden bize nezdindeki nurlardan bir nur göndermeni ve onunla zâhir-bâtın bütün hislerimizi nurlandırmanı, gönüllerimizi ağyar ve masiva karanlıklarından arındırmanı ve yürüyeceğimiz yolları, insanlığa en mümtaz rehber olarak seçip vazifelendirdiğin habibin Muhammed Mustafa’nın nuruyla ışıklandırmanı diliyoruz. Dualarımızı kabul buyur Rabbimiz.

 

98﴿

 

Ya İlâhenâ ve ya Mevlânâ! Cismaniyetin ve hayvaniyetin zulümatlı dehlizlerinde şaşkın ve âvare dolaşan bu âciz kullarının ve bütün ümmet-i Muhammed’in gönüllerini lütfedip marifetinin ziyasıyla ışıklandır..irfan güneşin kalblerimizin ve akıllarımızın üzerine doğsun; doğsun ki, onun nuruyla yümn ü eman içinde Sana ulaşabilelim.

Ey bize her şeyden daha yakın olan sultanlar sultanı Rabbimiz! Ne olur, bir kısım evham perdeleri yüzünden kalb gözlerimizin hakkı-hakikati göremez hâle gelmesine müsaade etme..bize, yakınlığının hakkını vermeyi müyesser kıl ve bizi Senden uzaklığın insanı yakıp kül eden azabıyla cezalandırma.

Ya Rahîm ü ya Rahman, ya Hannân ü ya Mennân! Ayaklarımızı her zaman istikamet üzere sabit eyle ve bizi selam ve esenlik yurdu olan Cennetinle şereflendir.

 

99﴿

 

Allahım! Yüce nezdinden göndereceğin burhanlarla bizi de destekle.. hakkı-hakîkati, selim ve sâlim aklı ve apaçık beyanı her zaman yol arkadaşlarımız eyle.. ulu katındaki ulvî sırların perdesini bizim için de aralayıver.. ne olur, gözlerimizin nuru muhlis ve muhlas kullarına gösterdiğin güzellikleri bize de göster.. rahmet hazinelerini bizim için de aç, aç ve bizi bırakma başkalarına muhtaç.

Ey bütün mülkün sahibi olan ve keremine hudut olmayan rahmeti engin Rabbimiz! Yüce Zâtına yakınlıkla serfiraz kıldığın kulların için nezdinde tuttuğun lütuflarla biz âciz ve muhtaç kullarını da sevindir ve bizi mahrum ve ümitsizliğe yenilmiş bîçarelerden eyleme.

Ya Rab! Mevhibe sağanaklarınla bizi de sırılsıklam hâle getir.. ulûhiyetinin ve rubûbiyetinin sırlarını bize de aç ve yüce katından göndereceğin inayet, sıyanet ve kilâetle bizi de te’yîd buyur.

 

100﴿

 

Ey celâl ve ikram sahibi yüce Rabbimiz!

Bize ve bütün müslümanlara karşı fitne ateşi tutuşturanların, tutuşturup maddî-manevî müktesebâtımızı kül etmeye çalışanların ateşlerini söndür. Hayatını Din’e hizmete vakfetmiş masum insanlara karşı kinle, nefretle, hasetle, adavetle diş bileyen amansız zalimlerin yapmak istedikleri şerlere karşı Senin inayetine sığınıyoruz. Ehl-i iman hakkında kötülük düşünen insî-cinnî ne kadar zalim varsa, Sen bizi onların şerlerinden ve tuzaklarından koru.. tahrip temsilcilerinin oyunlarını boz ve emellerini gerçekleştirmelerine fırsat verme.. Seni tanımaz, Peygamber bilmez, dine-diyanete saygı duymaz nâdanların hilelerini başlarına dola, göz boyamalarını ve saptırmalarını boşa çıkar; onların entrikalarına karşı sağlamlardan daha sağlam himayene bizi de al.

İhsan ve keremi bol Rabbimiz! Senden haşyetle ürperen bir gönül, zikrinle hayatdâr bir dil, azametinin celâlini idrak edebilecek bir akıl istiyor ve dileniyoruz. Bizi isimlerinin ve sıfatlarının nurlarıyla nurlandır; Sana kurbet kesbederek indinde ikrama mazhar olmuş kullarını zâhir-bâtın bütün latifeleriyle bambaşka bir dirilişe erdirdiğin gibi bizi de dirilt; fazl u kereminin hazinelerinden, bize sürekli kaynayıp duran coşkun bir marifet ihsan buyur.. ve bizi Habîb-i Edîb’inle [ﷺ] beraber eyle.

 

101﴿

 

Ey merhameti her şeyi kuşatan Rabbimiz! Bizi Cehennem ateşinden ve kabir azabından muhafaza buyur.. özü ve sözüyle sadâkate kilitlenmiş ebrâr kullarınla ve kurbetine mazhar kıldığın mukarrebînle beraber bizi de Cennete dâhil eyle.. Nebiyy-i Ekrem’in rü’yetiyle gönüllerimizi nura ve sürura kavuştur; ulvî hakikatleri, oldukları gibi görüp idrak edebilememiz için gözlerimizdeki perdeleri kaldır.

Ey talihsizlerin sığınağı ve ey âcizlerin güç kaynağı! Zâtına has korumanla şu hıfzına muhtaç kullarını muhafaza et; riâyet-i hâssânla bizi de gözet. Şüphesiz Sen, kendisinden istekte bulunulacak yegane Zât, her konuda yardımı ümit edilecek ve dergâhına koşulacak biricik mercîsin. Senden diliyor ve istirham ediyoruz; dünya ve ahiret umuru karşısında her zaman yardımcımız ol. Rahmetine bel bağlayan şu kullarına merhametinle muamele edeceğin konusunda, Senin hakkında beslediğimiz hüsn-ü zanlarımızda bizi yanıltma; zira Sen gerçek ilahımız ve şeksiz şüphesiz tek sığınağımızsın.

 

102﴿

 

Ey âcizlerin güç kaynağı, kimsesizlerin yegane sığınağı Rabbimiz!

Bize ihsan buyurduğun imkân, istidat ve kabiliyetleri, maddî-manevî nimetleri Din-i Mübîn’i hayatımıza hayat kılma ve onu herkese duyurma istikametinde kullanabilmemiz için yardımcımız ol.. nezd-i Uluhiyetinden mahz-ı fazl olarak bize inayet buyur ve şu âciz kullarını ölüm ötesinin sıkıntılarından kurtararak ahiret saadetine kavuştur ve ekstra bir lütufla biz biçare kullarına da Cemâl-i Bâkemâlini müşahede ufkunu tuttur.

Ey ihsanı hem dünyayı hem de âhireti doldurup donatan Rabbimiz, gönüllerimizi Zatına karşı aşk u iştiyakla, saygı ve haşyet hisleriyle doldur; bizi dur durak bilmeden ihlâs peşinde koşan ve kalbi her zaman huşû ile meşbû olan kullarından eyle.

Ey, günahlarla kirlenmiş kimseleri hemen cezalandırmayan, haddini bilmezlere manevî kirlerinden arınma fırsatları veren Merhametliler Merhametlisi!

Rahmâniyetine has bir teveccüh ve nazarla bizim dua ve yakarışlarımıza da icabet buyur. Şüphesiz hepimiz boynu tasmalı, ayağı prangalı ve elleri kelepçeli kullarınız, Senin dergâhının köleleriyiz. Senden sıdk, emanet ve ismet gibi mü’min sıfatlarını hayatımız boyunca bize yâr etmeni istiyoruz. İnsî ve cinnî bütün şeytanların şerlerinden, fitlerinden, dürtülerinden ve sürekli kötülüğü dayatan,hep çirkinliklere çağıran nefsin desiselerinden, vesveselerinden, tuzaklarından hepimizi korumanı dileniyoruz.

 

103﴿

 

Ey sürçüp düşenleri bağışlayarak tökezleyenlere yeniden doğrulma fırsatları veren yüce Rabbimiz! Sadece Senden yardım diliyor ve yalnızca Senden medet bekliyoruz; bize yardım et ve “imdat” çağrımıza icabet buyur. Uyku gibi beşeri ihtiyaçlardan münezzeh bulunan Zâtına has riayetinle bizi koru. Hepimizi en doğru yol olan Din-i Mübin üzere yaşamaya ve her hayırlı işimizde en isabetli şekilde davranmaya muvaffak eyle.

Ey kendisine el açılıp istekte bulunulanların en cömerdi ve ey isteyenleri boş çevirmeyenlerin en hayırlısı! Nasıl bilinmeyi murad buyuruyorsan Seni öyle bileceğimiz bir marifet ufku nasip et bize ve zâtî ve subûtî sıfatların itibarıyla Seni “bî kem ü keyf” bilme hazzını duyur vicdanlarımıza. Her şeyi doğru görüp doğru değerlendirmemiz için, nezd-i ilahinden sıfatlarının ve isimlerinin nurlarını yağdır gönüllerimize. Senin azamet, celâl ve ceberûtunu mülâhazaya almaktan bir an bile dûr olmayacak, hep saygı ve tâzimle atacak bir kalb ver bize; keşf ü ilhamın âhizesi, ilâhî varidâtın da mahzeni ve nâkilesi olacak bir lâtîfe-i rabbâniye bahşet. Her ân-ı seyyale Senin enfüsî ve âfâkî âyetlerine bakıp onları mütalaa eden bir ruh ihsan buyur.

Ey herkesi ve her şeyi şefkat ve merhametiyle kuşatan Rabbimiz!

Sen yegane sığınağımızsın, Rahmâniyetine yaraşır bir muamele bekliyoruz Senden, merhamet et bize. Hakkındaki hüsn-ü zanlarımızda ve beklentilerimizde bize hayal kırıklıkları yaşatma; dünyaya ve âhirete ait ihtiyaçlarımızı gider. Marifetinle, muhabbetinle ve Sana kavuşma iştiyakıyla gönüllerimize inşirah sal; bizi vicdan genişliğine ulaştır, maiyyetinle şereflendir ve hep yanımızda bulunduğunun şuuruna erdir.

 

104﴿

 

Allahım! Biz günahkâr kullarız; hatalarımız her yanımızı kuşattı ve bizi çepeçevre sardı. Fakat, biz mücrim olsak da, Sen Halîm ü Rahîmsin; rahmetinin enginliğine çağıran Sen, günahkârların affına ferman çıkaran da Sensin. Kendimizi idare etmekten, nefislerimize söz geçirmekten âciz kaldık; âcizlere, fakirlere, muhtaçlara ve ihtiyaçları zaruret çizgisinde bulunanlara iltifatın türünden bizleri de teveccühlerinle sevindir. Hususiyle, şu muhtaç ve zavallı kulun ben, Seyyidinâ Abdülkadir Geylanî’nin(ks) dediği gibi diyorum; benim için bütün sebepler sukût etti; bütün kapılar yüzüme kapandı. Sen kimsesizler kimsesi ve darda kalanların yegane melceisin. Günahlarım dağlar azametinde olsa da, Senden başka sığınak bilmiyorum; her şeyi kuşatan merhametine itimad ediyorum. Sen Berr ü Rahîmsin; sürekli iyilik edip ihsanda bulunursun, kullarına rahmetinle muamele edersin. Dergâhında dilenciyim Rabbim, kapının tutsağıyım. Kulların arasında her şeyini yitirmiş, iflas etmiş bir garibim; ama senin ihsanlarının talibiyim.

Ey hilm, rahmet ve cömertlik tahtının sultanı Rabbim, ey Halîm, ey Rahîm, Ey Kerîm! Hâlime acı ve bana rahmaniyetinle muamele et. Dünyada ve âhirette beni rüsvâ eyleme. Sen bana sonsuz nimetler verdin ama ben onların şükrünü eda edemedim. Beni bir dertle imtihan ettin ama ben sabırlı olamadım. Buna rağmen beni hizlana uğratmadın; sürekli hatalar içinde bocaladığımı gördüğün hâlde beni rezilliğe dûçar kılmadın. Halimi ıslah et Allahım ve kalbimi nurlandır. Beni her amelinde ihlâsı gözeten, Seni seven ve Senin tarafından sevilen, Senden gelen her şeyi hoşnutlukla karşılayan ve rızana mazhar olan kullarından eyle.

 

105﴿

 

Allahım! Beşeriyete ait uzaklıkları aşarak kurbet ufkuna ulaşan mukarrebîn kullarının gönülleri Senin izzet, azamet ve ululuğunun tecellileriyle dolunca, onlar iman esaslarını ve bilhassa, imanın kutb-u a’zamını, aksine ihtimal vermeyecek şekilde bildiler, kabullendiler, duyup hissettiler ve varıp irfan ufkuna taht kurdular.. sonra da, artık sadece Senin münezzeh sevgine mazhar işlere yönelip hoşnut olacağın amellere koştular.

Rabbim, benim kalbimi ve kadını erkeğiyle bütün kardeşlerimin gönüllerini de izzet ve celâl nurlarınla doldur. Hem öyle doldur ki; dünyanın bütün meseleleri gözümüzde küçülüversin; dünyevî süs ve zinetler nezdimizde hiçbir kıymet ifade etmesin.

Ey şefkati gazabının önünde bulunan ve merhameti her şeyi kuşatan Allahım! Ey Raûf, ey Rahîm Rabbim! Benim niyazıma ve benimle beraber Sana teveccüh eden kardeşlerimin yakarışlarına Zâtına has lütf u kereminin enginliğiyle mukabelede bulun; bize merhamet buyur, lütuflarını üzerimize bol bol yağdır ve bizi maddî-manevî nimetlerinden mahrum etme.

Allahım! Lütf u kereminden dileniyorum; beni her işimde en çabuk ve kolay başarıya, sarsılmaz bir irfan ufkuna, maddî-manevî sağlık ve afiyete, hakiki muhabbete ve Sana kavuşma iştiyakına nâil eyle.

Allahım! Kullarına karşı cömertliğin gönlümde reca hissini yeşertiyor, Sana teveccüh arzumu tetikliyor ve dergâhına koşmam için bana şevk veriyor; hata ve günahlarım ise, hemencecik merhametine sığınmama mani oluyor ve bağışlanma ümidimi kırıyor. Karamsarlığımı gider ve Beni dergâhına cezbet; ta ki, beşerî sıfatlardan sıyrılayım, kendimi ötelerden kabarıp gelen dalgaların gel-gitlerine salayım; endişesiz, korkusuz, telâşsız ve derin bir teslimiyetle, bazen de şevk u tarâb içinde marifet deryasında Sana müteveccihen yüzüp durayım; daha da masivaya dönüp bakmayayım.

Ey rahmetin en latif cilvelerini gösteren, kullarına sayısız nimetler veren, gönülden tevbe eden herkesi bağışlayan ve hadd ü hesaba gelmez ihsanlarla sevindiren Allahım! Ey Hannân,ey Mennân,ey Gaffâr ve ey Mün’im! Aslında, günahlarım bile beni Senin lütufları bol kapına yönlendiriyor; hatalarım dahi beni Senin ululuğuna sığınmaya sevkediyor. Çünkü günahlarla kirlenenleri hemen cezalandırmayan ve onlara kirlerinden arınma imkânları veren sadece Sensin.

Ey kendisinden dilekte bulunulanların en hayırlısı, merhametliler merhametlisi Rabbim; gönlümü Esmâ-i İlahiye ve Sıfât-ı Sübhaniye’nin nurlarıyla öyle aydınlat ki, bu sayede uluhiyetin ve rububiyetin hakkında yakîne mazhar olayım.

 

106﴿

 

Ey her varlığa ihsan deryasından nimetler yağdıran ve ikramı her ikram sahibinden sonsuz derece üstün olan.. ey herkesi ve her şeyi merhametle kuşatan ve kerem ü lütfundan günahkarları dahî mahrum bırakmayan Rabbim! Benim istediklerimi de ver, cömertlik ve merhametinle beni de sevindir; ikram ve rahmet yağmurların neticesinde benim emelimi de gerçekleştir. Şu âciz bendeni eli boş, ümidi kırık, zavallı ve perişan bırakma. Sadece korktuğum tehlikelerden değil, hiç sezemediğim, tahmin bile edemediğim ve dolayısıyla da endişe duymadığım musibetlerden de beni emin eyle. Evet, itiraf ediyorum Rabbim; Sen bana hep güzellikleri emir buyurdun ama ben pek çok defa isyan ettim.. Sen bana kötülükleri yasakladın ve onlardan kaçınmam hususunda beni uyardın, heyhat ki ben masiyetten uzak durma mevzuunda da istikamet üzere olamadım. İşte şimdi, perçemim ellerindedir, huzurunda boynum kıldan incedir, bütün sırlarım Senin nezd-i ilahinde bir bir bilinmektedir; ne ki, ümidim sadece Sendedir. Şayet beni azapla cezalandırırsan, Sana kim itiraz edebilir, zira bu kul Senindir; fakat eğer bendeni bağışlarsan, bu Sana daha çok yakışır, çünkü mağfiret etmek Senin şe’nindir. Hâlim Sana ayan, söylediklerim bildiklerinin bir kısmını beyan. Beklentim ise maddî-manevî dertlerime derman. Duama icabet buyur ey Rahîm ü Rahmân.İcabet buyur ve beni beşerî kirlerden, cismanî lekelerden, ötede utandıracak hâllerden temizle..iç ve dış duyu organlarımı, bütün melekelerimi ve latifelerimi Zatının nurlarıyla münevver eyle.

 

107﴿

 

Ey her zaman güzellikler izhar edip çirkinlikleri örten ve en çirkin görünen şeyleri dahî izâfî güzelliklerle bezeyen Güzeller Güzeli! Basar ve basiretimin önündeki günah ve isyan perdelerini kaldır; doğruları görmeme ve eşyanın hakikatini bilmeme mani olan bütün engelleri def’et.. şu dünya hayatında, gönlümü güzellik duygularıyla mamur kıl.. bana her zaman güzel kalmanın yollarını göster.. ve beni yeniden diriltileceğim mahşer gününde rezil rüsvâ eyleme.

Allahım! Sen beni önce taştan, topraktan yarattın, sonra da iman ve mârifet bahşederek kalbde ve ruhta yeniden dirilttin. Ben, bir zamanlar yoktum; var olma ihtiyaç ve neş’esinden de habersizdim. Sen beni cebrî lütuflar tezgâhından geçirerek, talep üstü, vücud, hayat, şuur, idrak, irade ve gönül gibi latîfelerle şereflendirip,rahmet yurdunun koridoru şu mihnet diyarına gönderdin. Verdiğin şeyleri istememiştim, isteyemezdim,  isteyecek bir mahiyette de değildim. Ancak şimdilerde, bu lütuflarını anlamaya çalışıyor; anladıkça nimetlerinin artarak devam etmesine ihtiyaç duyuyor ve ıztırar çığlıklarıyla inliyorum: Ey iyilik ve ikram tahtının sultanı Rabb ü Kerîm! Mebdede benden bir istek ve talep olmadan lütf u ihsanınla bağışladığın sayısız nimetlerini, Rahmâniyetinin ve Rahîmiyetinin tecellileriyle bundan sonra da devam ettir.

Ey kesintisiz ikramlarıyla doyduğum, hep af ve mağfiretine nâil olduğum Rabbim! Ümidim odur ki, gayrı Seni hep ihsanlarınla yâd edeyim ve bana her zaman rahmetinle muamele ettiğini göreyim.

Allahım! Hakkındaki hüsn-ü zannımda beni yanıltma, reca duygumu boş bir kuruntu olarak bırakıp kulunu hüsrana uğratma; rahmetinin güzelliğine ve merhametinin enginliğine yaraşır şekilde icâbet eyle dualarıma.

 

108﴿

 

Allahım! Her şeyi yaratan yegane Hâlık Sen, benim sahibim ve yaratıcım da Sensin. Bütün mahlûkatını rahmetinin tecellileriyle payidar eylediğin gibi bana da merhamet buyur. Ey engin rahmet sahibi ve yegane merhametli Rabbim! Sen her şeyi ihata eden ilminle benim hata ve günahlarımı da bilirsin; ne ki, aynı zaman da Sen rahmeti bütün varlığı kuşatan Rahman ü Rahîmsin. Bağışla günahlarımı, affet hatalarımı, kabul buyur tevbemi ve yakarışlarımı.

Ey kullarını istiğfara sevk eden, sonra da onların tevbelerini kabul buyuran Tevvâb ü Rahîm! İşte âsi kulun, günahlarımın ağırlığından iki büklüm hâldeyim. Onca kaçkınlıktan sonra bir kere daha Sana döndüm ve bağışlanma diliyorum. Sen perişanlığımı biliyorsun, hâlimi her an görüyorsun, sürekli yanımda hâzır bulunuyorsun.

Ey her günahı yarlığayan Ğafûr! Ey hilm ile muamele eden Halîm! Çok şefkati hudutsuz Raûf! Kendisinden yardım talep edilebilecek yegane zât Sensin ve ancak Sana tevekkül edilir. Ne olur, göz açıp kapayıncaya kadar, hatta ondan daha az bir süre için de olsa beni nefsimle baş başa bırakma.

Ey kendisine yönelip dua edenlerin sesini mutlaka işiten, çağrılarına cevap veren ve ey dergâhına sığınıp bir nidâda bulunanlara mutlaka icabet eden Rabbim! Şimdiye kadar kim bilir kaç kere dua ettim, Sen niyazlarıma hemen icabette bulundun. Bir fısıltıyla ya da iç seslenişle sana yöneldiğim anlarda dahi beni karşılıksız bırakmadın, lütfunla mukabele ettin.Şimdi bir kere daha Senden dileniyorum: Bendeni ünsünle rızıklandır.. gönlüme mehafetini duyur ve benim için, dostuna şefkatle davranan, onu hep iyiliklere boğan ve asla yalnız koymayan bir komşu ol.

 

109﴿

 

Ey kullarına her zaman rahmet ve merhametiyle muamele eden yüce Allahım! Hakkındaki yakînimi arttır, imanımı kuvvetlendir, hâlimi ıslah eyle ve akıbetimi güzelleştir.. tökezlemelerimi azalt, sürçmelerimi bağışla ve bana yeniden doğrulup toparlanma fırsatı ver. Hatalarımı ve günahlarımı yarlığa, ihtiyaçlarımı gider ve düşkünlüğüme, zayıflığıma, âcizliğime merhamet et.

Ey rahmeti sonsuz Allahım! Gönlümü Senden gelecek her şeye karşı hoşnutluk hisleriyle doldur; beni lütuflarınla, sürpriz hediyelerinle sevindir ve vicdanımı nimetlerine, ihsanlarına karşı şükür duygularıyla coştur.

Rabbim! Senden sadece cömertlik ve âlicenaplık gördüm; fazl ü kereminden gayri bir şey hatırlamıyorum. Daha önce bol bol lütuf buyurduğun nimetlerini bundan sonra da devam ettir ve beni Sana kurbet kesbederek yakınlığına mazhar olmuş salih kullarının halkasına dâhil et.

Ey recâ kapısının biricik sahibi! Ey bütün ümit ve beklentilerin yegane mercii ! Kusurlarla âlûde olan ve gaflet denilen illetten bir türlü kurtulamayan bu zavallı kulun, yine Sana el açıyor. Evet, ben talep ettiğim bu lütuflara ve payelere ehil değilim; fakat saygı duyulup cezasından sakınmaya layık olan da,günahkârların günahlarını bağışlama, şanına yaraşan da yalnız Sensin. Ne olur, beni katında makbul olan, tertemiz ve salih amellere muvaffak eyle; dönüp varacağım ve mesken tutacağım yeri güzel kılarak bendeni orada da ihsanlarınla mesrur et.

 

110﴿

 

Allahım! Beni, bütün mü’min kardeşlerimi, mü’mine bacılarımı ve arkadaşlarımı kurbiyetinin halâveti ve üns esintileriyle rızıklandır. Eziyet ve ızdırap veren sâiklerden halas eyle. Sen benim Rabb ü Rahimimsin; ben ise Senin zavallı ve boynu tasmalı bir kapıkulunum. Evliya ve asfiyaya lütuf buyurduğun faziletleri bana ve benimle beraber bulunanlara da nasip et.

Allahım! Âkıbet açısından hayırlı olan dualarımı kabul buyur; beni emel ve ümitlerimde hüsrana uğratma. İnsî ve cinnî hasımlarımı da Sana havale ediyorum, düşmanlık yapanların haklarından gel.

Allahım! İşte ben mücrim kulun, pek çok hata ve günaha bulaşmış ellerimi kaldırıyor ve Sana yalvarıyorum. Senden talepte bulunmaya yüzüm olmasa da, âsî ve günahkâr birinin suçluluğu içinde ve mahcubiyetten kısılmış sesimle Sana hâlimi arz ediyorum.

Allahım! Hakkındaki hüsn-ü zannıma göre bana muamele ve mukabelede bulun ve bağışla beni. Ey yegane merhamet sahibi Rahman ü Rahîm ve ey tevbeye koşan günahkârları mağfiret buyuran Gaffâr u Settâr! Bu bendeni de rahmetinle yarlığa.

Rabbim! Dünyada ve ukbada Sensin dostluğuna güvenilen Yüce Mevlâ.. Sensin kendisine ümit bağlanan Mürtecâ ve Sensin yegane güç ve kuvvet sahibi.

 

111﴿

 

Allahım! Nice ümit ve emellerimi gerçekleştirdin, onca beklenti ve taleplerime cevap verdin.. beni kaç kere sevdiğin ve hoşnut olduğun işlere muvaffak eyledin.. hastalıklarıma şifa lütfettin.. hasımlarının ellerine ve dillerine düşürmedin. Ey bu lütf u ihsanlarda bulunmasa bile, Zatı itibarıyla bütün hamd ve senâlar hakkı olan Meşkûr u Mahmud, şükürler olsun Sana.

Allahım! İ’tikad, söz ve amel bakımından şanına layık olmayan her türlü kusurdan Zatını yüce tutma ve Sana layık olan sıfatları da isbat etme adına dile getirilen sözlerin en güzelleriyle, renk renk, desen desen tesbîh ü takdîs ifadeleriyle Seni anmak istiyorum. Sırf Senin hoşnutluğunu gözeterek ve rızana ermiş bir kul olma ümidi besleyerek Seni tesbîh ü takdîs etmeyi arzuluyorum. Bu talebimi gerçekleştirmeyi nasip eyle Allahım; beni bu devletten mahrum kılma, rahmetine açılan ellerimi boş koyma. Bu bendeni, hatalarını itiraf edip pişmanlıkla kıvranan, herhangi bir inhiraftan sonra yeniden toparlanıp dergâhına yönelen, büyük küçük her gaflet karşısında himmet kanatlarını açıp Senin inâyetine sığınan tevvâbîn unvanlı kullarının arasına kat. Bu perişan kulunu bilhassa seher vakitlerinde istiğfara sarılarak Senin mağfiretini dileyen Hak erlerinin safına dâhil et; günahlardan, ayıplardan, isyanlardan, kusurlardan, düşünce kaymalarından ve zihin kirlenmelerinden muhafaza buyur.

Ey kendisinden istekte bulunulanların en cömerdi ve ey talepleri yerine getirenlerin en hayırlısı Yüce Rabbim! Bilerek ya da bilmeyerek işlediğim günahlardan dolayı beni yarlığamanı ve hususi himayene, ilahî riâyetine almanı diliyorum. Sana karşı her an kulluk şuuruyla yaşayabilmenin kapısını ve ihsan sırrını bu nâçar kulun için de aç; bu çaresiz bendeni de peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin ve sâir sâlih kulların yoluna hidayet eyle. Amin.

 

Bu yazı 15562 kez okundu