16-) Kâinatta her şeyin bir kemal noktası vardır.

Kâinatta her şeyin bir kemal noktası ve o şeyin o noktaya doğru bir meyli vardır. Katlanmış meyil ihtiyaç, katlanmış ihtiyaç iştiyak, katlanmış iştiyak incizap olur ve incizap, iştiyak, ihtiyaç ve meyil, Cenab-ı Hakk’ın tekvinî emirlerinin eşyanın mahiyetindeki çekirdekleri ve bu emirlere itaat merkezleridir. [ Sözler, “3. Mevkıf, 2. Mebhas, 3. Nükte”]

Cenab-ı Allah (c.c.), her varlık için nihaî bir tekâmül veya terakkî noktası tayin buyurmuştur. Meselâ, bir çekirdeğin hedefinde ağaç olup meyve vermek ve tekrar kendine dönmek, yani binlerce yeni çekirdekte varlığını sürdürmek yatar. Anne karnında aşılanmış bir yumurtacık, merhale merhale bir canlı olmak, hangi canlı olacaksa onunla varlığının kemal noktasına ulaşmak ve sonra neslinde hayatını devam ettirmek hedefi istikametinde gelişir. Bundan ayrı olarak, her varlıkta tasaffî ederek, yani saflaşarak kemalini bulma hedefi ve meyli de sözkonusudur.

Meselâ, altın cevheri, kemalini ve nihaî saffetini 24 ayara ulaşmakta bulur; insan, kemaline ve nihaî saffetine nefsini tam tezkiye, kalbini tasfiye, ruhunu tenmiye, yani terbiye ile tam terakkî edip, sahip bulunduğu bütün potansiyelleri meleke haline getirme ve bu melekeleri kendine has tam kapasite ile kullanmakla ulaşır. Bu süreçte, her varlığın fıtratına yerleştirilen bu kemal ve nihaî arınma ve gelişme noktasına ulaşma meyli, katlanarak ihtiyaç halini alır. İhtiyaç ise, artarak iştiyaka, tam bir şevkle yoluna devam etmeye; iştiyak da, katlana katlana hedef istikametinde çekilircesine yol almaya, yani incizaba dönüşür. Varlıkların fıtratına konmuş bulunan bu meyil, ihtiyaç, iştiyak ve incizap gibi hususiyetler, Cenab-ı Allah’ın tekvinî, yani kâinatın işleyişi için vazetmiş bulunduğu karşı konulmaz emir veya kanunlara itaatin nüveleri, hattâ bizzat itaat etmenin kendisidir.

Evet, bilhassa her bir iradesiz varlıkta Cenab-ı Allah’ın tekvinî emirlerine öyle karşı konulmaz bir itaat yönlendirmesi veya sevki vardır ki, lâtif ve nazik su, nazik bir meyille, yani soğumanın tesirinden gelen bir yönelişle donma emrini aldığı zaman demiri parçalar. Kışın donma sebebiyle ne kadar su saatinin çatlayıp bozulduğunu biliriz.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 26 kez okundu