20.Bölüm [213-222]

MÜNÂCÂT 

[ 213 – 214 – 215 – 216.Sayfaların Meâlidir]

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Sübhansın Allahım! Her türlü eksiklikten, kusur ve noksanlıktan nihayet derecede münezzehsin, müberrasın. Ben, Senin layık olduğun medh ü senayı saymaktan âcizim. Sen Furkan-ı Hakîm’inde Kendi Zâtını nasıl sena ettiysen, Habîb-i Ekrem’in Senin izninle Senin hakkında nasıl senada bulunduysa ve bütün masnûatın, Senin onları dile getirmenle Seni nasıl sena ettilerse, Sen öyle yüce, öyle münezzehsin. Ey bütün masnûatının mucizekârâne yaratılışlarıyla, bütün mahlûkatının tavsif ve bütün mevcudatının tarifleri ile bilinen Mârûf! Biz Seni hakkıyla bilemedik. Sübhansın Sen! Her türlü eksiklikten nihayet derecede münezzehsin. Bütün mahlûkatının lisanlarıyla, kâinat kitabının bütün kelimeleriyle, yarattığı her bir canlının mânevî hediyeleri olan tesbihleriyle ve bütün ağaç ve bitkilerin de devamlı olarak titremeleriyle her an zikredilen ve hepsini bir ölçü ile yarattığın bütün yaprakların zikirleriyle sürekli anılıp duran Mezkûr! Biz Seni hakkıyla zikredemedik. Sübhansın Sen! Her türlü eksiklikten nihayet derecede münezzehsin. Ey bütün gözler önünde, ihsanlarına karşı yine bütün ihsanlarının dilleriyle; kâinat çarşısında, bütün nimetlerinin, onları Senin vermene karşı yaptıkları ilanlarıyla; yine mahlûkatının gözleri önünde, Senin rahmet ve nimet eserlerin olan bütün meyvelerin nizam ve intizam içindeki duruşlarıyla; bütün ağaç ve bitkilerin dallarına eşsiz bir ölçü ile dizilmiş çiçek ve salkımların hamd ü senalarıyla Yüce Zâtına her lahza şükredilen Meşkûr! Biz Sana hakkıyla şükredemedik. Sübhansın Sen! Her türlü eksiklikten nihayet derecede münezzehsin. Sübhansın Allahım! Şanın ne büyük, ne kadar zinetli, ne kadar âşikâr ve ne kadar parlak! Ey bütün melekler, canlılar, unsurlar ve topyekûn mahlûkat kemâl-i itaatle emrine boyun eğerek intizam, ittifak ve iştiyak içinde Yüce Zâtına kulluk eden Mâbûd! Biz Sana hakkıyla kulluk edemedik. Sübhansın Sen! Her türlü eksiklikten nihayet derecede münezzehsin. Ey yedi sema, arz ve içindekiler, Kendisini sürekli tesbih eden Yüceler Yücesi! Ey varlık âleminde Kendisini hamd ile tesbih etmeyen hiçbir şey olmayan Zât! Gök ve yer, bütün masnûatının tesbihatı ve bütün mahlûkatının tahmidatı ile Seni hamd ile tesbih ederler. Biz ise Seni hakkıyla tesbih edemedik. Sübhansın Sen! Her türlü eksiklikten nihayet derecede münezzehsin.

Sübhansın Allahım! Yer gök bütün nebilerin, velilerin, meleklerin – Senin salât ve selâmın hepsinin üzerine olsun- tesbihatları ile Seni tesbih edip durmaktadır. Sübhansın Allahım! Kâinat, Habîb-i Ekrem’inin (sallallâhu aleyhi ve sellem) bütün tesbihleriyle, Resûl-i Âzamı’nın (Senin en faziletli salâvat ve en mükemmel teslimatın onun ve ehl-i beytinin üzerine olsun) bütün hamdleriyle Seni tesbih edip durmaktadır. Sübhanın Allahım! Kâinat, Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’ın, asırların dalgaları ve fevc fevc birbirini takip eden nesiller üzerinde temevvücsâz olan, dalgalanıp duran tesbihlerinin sadalarıyla hep Seni tesbih etmektedir. 

Allahım! Sen de lütfunla, Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’ın tesbihatının sadalarını, Kıyamet gününde Arasat meydanı kuruluncaya kadar, kâinatın her yerinde, zamanın her yaprağında devam ettir. Ey bütün dünya, Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’ın âsâr-ı şeriatıyla Yüce Zâtını tesbih eden Allahım! Sübhansın, her türlü kusurdan münezzeh, müberra ve muallâsın. Kıyamet gününe kadar, bütün dünyayı Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’ın getirdiği Din’in eserleriyle müzeyyen hâle getir. Ey dünyanın, Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’ın lisanıyla, kudret ve azamet Arşı’nın altında, secde hâlinde, hamd ile Kendisini tesbih ettiği Allahım! Sübhansın, bütün noksanlıklardan Seni tenzih ü takdis ve topyekûn güzel sıfatlarla mevsuf bulunduğunu ikrar ederiz. İhsan buyur ve kıyamet ve haşir gününe kadar yerküreyi bütün bölgeleriyle Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’ın lisanıyla konuştur. Kadın erkek bütün mü’minlerin her vakit, her yerde Efendileri Hazreti Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’ın lisanıyla tesbih ettikleri Yüceler Yücesi Allahım! Sübhansın, mukaddessin. Lütf u kereminle, kadınıyla, erkeğiyle bütün mü’minlere kıyamet gününe kadar Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’ın Seni tesbihlerini söylet Allahım! Âmin.

[ 217 – 218 – 219 – 220 – 221 – 222. Sayfaların Meâlidir ]

ŞEFAAT DUASI 

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

Ey en güzel isimlerin ve en yüce sıfatların sahibi Hazreti Allah! Ey küllî ve umumi rahmet sahibi Rahmân! Ey donanım, konum ve liyakate göre bol bol merhamet eden Rahîm! Ey eşi ve benzeri olmayan Ferd! Ey ebedî hayat sahibi Hayy! Ey Kendi Kendine kaim olan ve bütün varlığı ayakta tutan Kayyûm! Ey dilediği gibi hüküm veren ve her şeyi hall ü fasl eden biricik hüküm sahibi Hakem! Ey her icraatında adalet ve istikameti takip eden Adl! Ey Zâtında mukaddes ve münezzeh, fiillerinde mutahhir ve munazzif Kuddûs!

İsm-i âzamın hakkı için.. esmâ-i hüsnân hakkı için.. Furkan-ı Hakîm ve sûreleri, âyetleri, sırları, nurları, kelime ve harfleri hakkı için Resûl-i Ekrem’in (aleyhissalâtü vetteslimât) ve O’nun mucizeleri, kemâlatı, şeriatı ve sünneti hakkı için… Yine O’nun âli, ashabı, ensarı (radıyallâhu anhüm) ve onların mücahedeleri hakkı için… Ya Rabbi! Hamele-i Arş’ın ve sair melâike-i kiramın (aleyhimüsselâm) ve onların tesbih ve ibadetleri hakkı için…  Ya Rabbi! Hazreti Cebrail ve emaneti, Hazreti Mikail ve vekaleti, Hazreti israfil ve sûru, Hazreti Azrail (aleyhimüsselâm) ve ruhları kabzedip koruması hakkı için… Ya Rabbi! Hazreti Âdem ve kelimeleri, Hazreti Havva ve şefkati, Hazreti şît ve nübüvveti, Hazreti idris ve rif’ati (göğe yükseltilmesi), Hazreti Nuh (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) ve gemisi ve duaları hakkı için…  Ya Rabbi! Hazreti İbrahim ve hilleti (Haliliyeti), Hazreti Lût ve (Allah’ın (celle celâluhu) sevip-hoşgördüğü şeyleri, fevkalâde bir iştiyakla yerine getirip; hoşlanmadığı hususlara karşı da olabildiğince kararlı davranmak hususundaki) gayreti/kıskançlığı, Hazreti ishak ve zürriyetinden gelen peygamber evlatları, Hazreti İsmail (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) ve pek şerefli nesli hakkı için…  Ya Rabbi! Hazreti Yakub ve münâcâtı, Hazreti Yusuf ve sıddîkiyeti, Hazreti Yunus ve duası, Hazreti Eyyub (aleyhimüsselâm) ve sabrı hakkı için…  Ya Rabbi! Hazreti Cercis ve metaneti, Hazreti Üzeyr ve hayatı, Hazreti Hızır ve seyahati, Hazreti İlyas (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) ve risaleti hakkı için… Ya Rabbi! Hazreti Musa, münâcâtı ve Tevrat’ı, Hazreti Harun ve fesahatı, Hazreti şuayb ve hitabeti, Hazreti Yûşa’nın Hazreti Musa’ya (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) olan refakati hakkı için… Ya Rabbi! Hazreti Salih ve devesi, Hazreti Hûd ve heybeti, Hazreti Zülkarneyn ve hâkimiyeti, Hazreti Danyal ve hikmeti, Hazreti Lokman (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) ve hakîmiyyeti hakkı için… Ya Rabbi! Hazreti Davud ve hilafeti ve Zebur’u, Hazreti Süleyman ve mucizeleri, Hazreti Zekeriya ve ibadetleri, Hazreti Yahya ve siyadeti (efendiliği, liderliği), Hazreti İsa (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) ve zühdü ve İncil’i hakkı için… Ya Rabbi!Server-i Enbiya Habîb-i Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselâm) ve Miraç’ı ve Kur’ân’ı hakkı için…  Ya Rabbi! Bütün enbiya ve resûller (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) ve onlara indirilen kitap ve sahifeler hakkı için…  Ya Rabbi! Senden Kıyamet gününe kadar devam ettirmeni dilediğimiz şeriat-ı Muhammediye ve onun hakikat ve hükümleri hakkı için…

Ya Rabbi! Din-i İslâm ve erkânı hakkı için..  iman ve envarı hakkı için.. Kur’ân ve esrarı hakkı için.. Tevrat ve sayfaları hakkı için.. Zebur ve sûreleri hakkı için.. İncil ve âyetleri hakkı için… ve Kur’ân-ı Azîmüşşan ve getirdiği müjdeler hakkı için… Ya Rabbi! Cennet ve lütufları, görevli melekleri, hurileri ve bütün güzellikleri hakkı için… Ya Rabbi! Sema ve zinetleri, melekleri, ruhanîleri, yıldızları ve Senin varlık ve birliğine olan sair şahitleri hakkı için… Ya Rabbi Arz ve içindeki hazineleri, bağrında barındırdığı hayvanları, ağaçları, bitkileri ve Senin varlık ve birliğine olan bütün delilleri hakkı için… Ya Rabbi! Hazreti Ebû Bekir ve sıddîkiyeti, Hazreti Ömer ve fârukiyeti, Hazreti Osman ve nûraniyeti, Hazreti Ali ve velâyeti, Hazreti Hasan ve neslinden gelen aktâb (kutuplar) ve Hazreti Hüseyin ve evlatlarından çıkan imamlar hakkı için… Ya Rabbi! Ashab-ı Bedir ve Şühedâ-yı Uhud ve onların Sen’in yolundaki mücadeleleri hakkı için.. evliya ve keşfiyatları hakkı için.. asfiya ve tahkikatları hakkı için.. Şüheda ve Hak yolundaki mücahedeleri hakkı için.. Kâbe ve ziyaretçileri hakkı için.. Ravza ve sinesindeki şanı yüce Son Peygamber hakkı için… Ya Rabbi! Bütün bu isimleri zikredilenler hakkı için kulun, Nebi’n ve Resûl’ün Hazreti Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’a ve O’nun âl ü ashabına, gece ve gündüz birbirini takip ettikçe, Risale-i Nur’un yazılan, okunan, hava zerreciklerinde ve zihinlerde temessül eden harfleri sayısınca salât ve selâm eyle.

Bizim kalblerimizi ve vefasını koruyabilmiş Risale-i Nur talebelerinin (Hizmet Erlerinin) kalblerini ve bu nüshayı yazan kulunun kalbini imana ve islâm’a aç. Bizi ve onları hüsn-ü hâtime ile rızıklandır; son nefesimizi iman ile teslim ederek huzuruna gelmeyi bize de nasip eyle. Bizden ve onlardan her birimizi kâmil, mükemmel, ekmel, sarsılmaz, sabit, daimi ve ebedî bir imanla rızıklandır. Bizi ve arkadaşlarımızı sabr-ı cemîl ile, kâmil bir tevekkül, tam bir ihlâs, apaçık bir fetih, acilen lütfedeceğin aşılamayan bir zafer ile serfiraz kıl. Bizi ve onları, islâm coğrafyasındaki herkese ulaştırmakla iman ve Kur’ân hizmetinde kâmilen muvaffak eyle. Bizi ve onları her türlü âfet ve belâlardan, ehl-i dalâlet ve ehl-i tuğyanın şerlerinden, nefs-i emmare ve şeytanın kötülüklerinden muhafaza buyur. Bizi ve onları kabir ve Cehennem azabından koru. İyi kullarınla beraber, âl ve ashab-ı Muhammed zümresi içinde bizi de Cennet’ine al Allahım! Bütün ümmetinin hasenatı adedince Hazreti Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm)’a ve onun âl ü ashabına salât ve selâm.. Âlemlerin Rabbi Yüceler Yücesi Allah’a nihayetsiz hamd ve sena. Âmin!..

Ey Yüceler Yücesi Allahım! İsm-i âzamın, Furkan-ı Ahkem’in, Resûl-i Ekrem’in (aleyhissalâtü vesselâm) hakkı için, bizim şu okuduklarımızı, muhabbetine en çok mazhar kıldığın veli kullarından kabul buyurduğun gibi, bizden de en güzel şekilde kabul buyur. Âmin, elfü elfi âmin. Ve’l-hamdü lillahi Rabbi’lâlemîn.

Bu yazı 2184 kez okundu