Altın ve Gümüşe Tapanlar

Ne acıdır ki, bu çağ, dünyaya tapanların çağı.. bilerek dünya hayatını ahiret hayatına tercih edenlerin çağı.. camiden Kabe’ye, oradan Mina’ya, Müzdelife’ye ve Arafat’a kadar!.. Bütün kulluğu kirletecek şekilde dünyaya birinci sırada yer vermek, onu birinci tercih yapmak -hafizanallah- bu çağın vebadan, taundan, cüzzamdan, AIDS’ten daha tehlikeli bir hastalığıdır; o virüs kime musallat olursa, onu yere serer. [BMTL: Dünyaya Tapanların Çağı/27 Ara 2015]

لُعِنَ عَبْدُ الدِّينَارِ، لُعِنَ عَبْدُ الدِّرْهَمِ

Altına tapanlar mel’undur, gümüşe tapanlar mel’undur. [Tirmizî, Zühd: 42]

Hadis-i şerif para biriktirmekte hırs gösterenleri lanetlemektedir. Para kazanmada gayr-ı meşruluğun ölçüsü, “hırs”tır. Yani paraya aşırı bir hırs gösterip haram-helal demeden sâdece kazanmayı düşünen, zekâtını vermeden, hayır yolunda harcamadan sadece çoğaltmayı düşünen kimse paraya tapıyor demektir. Para sevgisi Allah sevgisinden öne geçti mi, bu ona tapmadır. Para kazanma meşgaleleri yüzünden ibadeti terketmek, kazanılan paranın zekâtını tam olarak gönül hoşluğuyla ödememek gibi durumlar para sevgisinin Allah ve Resulüne olan sevgiye galebe çaldığını gösterir. Suç olan “para kazanmak” değildir, “tapınmaya düşmek”dir, para sebebiyle Allah’ı unutmak, tuğyan etmektir. Hadiste “altın” ve “gümüş”ün zikri, dünyevî serveti bunlar temsil ettiği içindir. Değilse, her çeşit madde düşkünlüğü buna dâhildir. Nitekim günümüzde dolar, apartman dairesi, arsa, fabrika vs. düşkünleri çoğalmaktadır.

İbrahim Canan
Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi
Akçağ Yayınları: 3/171-172

Bu yazı 38 kez okundu