Hiçbir Şeyin Zarar Vermemesine Vesile Olan Dua

“Mutlak Zikir Kemâline Masruftur” sözü, pekçok farklı konuda olduğu gibi dua ve zikirle ilgili rivayetlerin nasıl anlaşılması gerektiğine dair de önemli bir ölçü verir. “Şu duayı okuyan şunu elde eder.” denildiğinde bu, diliyle sadece lafız olarak okumak değil; o duayı hissederek, gönlünü işin içine katarak, kâmil ihlâs ve tam teveccühle okuyan kastedilir. Bu konuyu izah sadedinde şöyle misal verebiliriz: Herkes … Devamını oku

Göbek bağlamak Çok uyku Tembellik ve Yakîn azlığı

“Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, saygıyla ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten ve kabul edilmeyen duadan Sana sığınırım.” İRADE İNSANI OLMADA AŞILMASI GEREKENLER Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde أَخْشَى ما خَشِيْتُ عَلى أُمَّتِى: كِبَرُ الْبَطْنِ، وَمُدَاوَمَةُ النَّوْمِ، والْكَسَلُ وَضَعْفُ الْيَقِينِ  “Ümmetim hakkında en çok korktuğum Şeyler: Karın büyüklüğü (göbek bağlamak), çok uyku, tembellik … Devamını oku

Rüya-Hakikat Dengesi

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), bu sahih bir hadis-i şeriflerinde: رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ “Rüya, nübüvvetin kırk altı cüz’ünden bir cüz’dür.” (Tirmizî, rüya 1; İbnü’l-Ca’d, el-Müsned s.207, 256.) buyuruyor. Bu, muhteva ve mânâ açısından peygamberliğin, kırk altı derinliğinden, kırk altı parçasından, ifade ettiği kırk altı mânâsından ve içindeki kırk altı esastan … Devamını oku

Kötülükleri Def Etme Yolları

Münker: Tanınmayan, yabancı, akla aykırı, kötü; İslâm şerîatının yasakladığı ve selîm aklın çirkin gördüğü her şey. مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أَضْعَفُ الإيمَانِ ‘Sizden kim bir münker görürse, onu eliyle değiştirsin. Gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle ona buğzetsin. İmanın en zayıfı da … Devamını oku

Allah’a En Sevimli Gelen İki Damla

“Allah katında şu iki damladan ve şu iki izden daha sevimli bir şey yoktur: Allah’a iman ve iz’anın O’ndan haşyetin ifadesi olarak dökülen gözyaşı damlasıyla Allah yolunda (harbederken) dökülen kan damlası. İki iz ise, Allah yolunda (çarpışırken alınan) yara  izi ve Allah’ın emrettiği farzlardan birini yerine getirmekten kalan kulluk izidir.” (Tirmizî, Fezâilü’l-cihâd 26) Evet, Aslında mümin, öbür âleme iştiyakla … Devamını oku

Ziraat Cihâd ve Kurtuluşumuz

Mümin, ancak içte ve dışta vereceği bu mukaddes kavgayla aziz olacaktır. Ama o, kendisine terettüp eden vazifeyi yapmayıp, yaşama ve hayattan kâm alma sevdasına düştüğü, şahsî zevklerine takılıp kaldığı zaman ise, onuru ve izzeti de gidecek, dolayısıyla da sefil ve perişan olacaktır. Rasûl-i Ekrem (s.a.v): وَتَركْتُمُ الجِهَادَ سَلّط اللهُ علَيْكُم ذُلاً لاَ يَنْـزِعُهُ حَتّى تَرْجِعُوا إِلَى دِينِكُمْ “Cihadı … Devamını oku

Cehennem Ateşi Görmeyecek İki Göz

Uyûn-u sâhire lugat mânâsı itibarıyla uyku bilmeyen ve her zaman uyanık duran gözler demektir. Bu tabir, sınır boylarında, sızmalara karşı titiz bir şekilde ve uyanık bir vaziyette pürdikkat nöbet bekleyen er oğlu erler için kullanılır. Onlar “Aman ülkeme, dinime, neslime, nefsime, geleceğime, toprağıma, bayrağıma… bir zarar gelmesin!” diye gözlerini kırpmaksızın sabaha kadar nöbet tutarlar. Resûl-i Ekrem Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) bu uyûn-u … Devamını oku

Fakirliğe Hazır Ol

Abdullah İbnu Muğaffel (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Bir adam gelerek “Ey Allah’ın Resûlü! Ben seni seviyorum” dedi. Resûlullah: “Ne söylediğine dikkat et!” diye cevap verdi. Adam: “Vallâhi ben seni seviyorum!” deyip, bunu üç kere tekrar etti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bunun üzerine adama: “Eğer beni seviyorsan, fakirlik için bir zırh hazırla. Çünkü beni sevene fakirlik, hedefine koşan selden daha sür’atli gelir.” … Devamını oku

İmanın Tadını Almak İçin

Hz. Enes, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şöyle buyurduğunu anlatıyor: “Üç haslet vardır. Bunlar kimde varsa imanın tadını duyar: Allah ve Resûlünü bu ikisi dışında kalan herşeyden ve herkesten daha çok sevmek, bir kulu sırf Allah rızası için sevmek, Allah, imansızlıktan kurtarıp İslâm’ı nasib ettikten sonra tekrar küfre, inançsızlığa düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkmak.“ [Buhari, İman 9, 14, … Devamını oku

Alimlerin Fazileti

Ebu Ümâme (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a biri âbid diğeri âlim iki kişiden bahsedilmişti. “Âlimin âbide üstünlüğü, benim sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir” buyurdu.” [Tirmizî, İlm 19] Tirmizî’nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: “…Aleyhissalâtu vesselâm sonra buyurdular ki: “Allah Teâlâ Hazretleri, melekleri, semâvat ehli, deliğindeki karıncaya,  denizindeki balıklara varıncaya kadar arz ehli, halka hayrı öğretene mağfiret duasında bulunur.” (Hadis Tirmizî’nin … Devamını oku