En Hayırlı Nesil

İslâm’ı imanla beraber ifade edecek olursak, Müslüman, Allah’a ve inanılması gereken esaslara, hem de aksine ihtimal vermeyecek şekilde inanmış ve Allah’a teslim olmuş insandır. Yani Müslüman, Cenâb-ı Hakk’ın ona şahsî, ailevî, içtimaî hayatını düzenlemesi adına ne kadar emirleri varsa, hepsini yürekten samimiyetle, ihlâsla temsil eden insandır. Bazı devirlerde Müslümanlar İslâmiyet’i, elif’inden ye’sine kadar temsil etme fırsatını bulamamış olabilirler, … Devamını oku

Allahın Tevbeden Duyduğu Memnuniyet

Tevbe, insanın bazen günahlarla temizliğini yitirince, hemen temizlenip asliyetine dönmesidir. Nitekim bir hadis-i şerifte buyruluyor ki: “İnsan günah işleyince, kalbinde bir siyah nokta belirir. Tevbe ile hemen onu silmezse, o nokta kalbinde öylece kalır. Sonra ikinci bir günah işlerse, kalbinde bir nokta daha belirir.” (Tirmizî, tefsir (83) 1; İbn Mâce, zühd 29.) Yani günah işleme fikri artık onun dimağında gelişmiş … Devamını oku

Edeb

İlim ilim bilmektir.. İlim kendin bilmektir..Sen kendini bilmezsin..Ya nice okumaktır. -Yunus Emre- عَنْ عَلِيٍّ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: أَدَّبَنِي رَبِّي فَأَحْسَنَ تَأْدِيبِي “Beni Rabbim edeblendirdi, Edebimi de ne güzel yaptı…” (Kenzu’l-Ummal, Ali el-Müttakî, 7/214, Hadis no: 18673; Kurtubî, el-Câmi’, 18/228; İbnü’l- Cevzî, S›fatu’s-Safve, 1/201; Münavî, Feyzu’l-Kadir, 1/225) Edep, Arapça bir kelime olup Türkçe karşılığı saygıdır. Ancak … Devamını oku

Tefekkür ve İbadet

~Bir saat tefekkür, bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır. ~Tefekküre sevk eden âyetler, sessizce yapılan dualar, tefekkür yerine geçer mi? ~Tefekküre esas teşkil eden veya vesile olan belli vird veya zikir var mıdır? Belli virdler ve zikirler insanın tefekkürünü geliştirebilir mi? عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: فِكْرَةُ سَاعَةٍ خَيْرٌ مِنْ عِبَادَةِ … Devamını oku

Sıla-i Rahim ve Getirdikleri

“Sıla”, kavuşmak, ulaşmak, akrabayı ziyaret etmek, müminlerle görüşmek ve alâkayı devam ettirmek manâlarına gelmektedir. Sıla-i rahim ise akraba ve yakınları ziyaret etme, hâl ve hatırlarını sorma, gönüllerini alma ve alâkayı koparmama demektir. Sıla-i rahimin dinimizdeki yeri çok büyüktür. Kur’ân’da namaz, zekât gibi farz ibadetlerden hemen sonra zikredilir. Açık ya da ima ile pek çok âyette sıla-i rahim nazara verilir. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de … Devamını oku

Halk İçinde Hak İle Beraber Olmak

Önsöz Müminin vazifesi, insanlardan uzaklaşıp kendi huzurunu korumak değil; insanların arasında bulunup onların dertleriyle dertlenmek, kusurlarına sabretmek ve onlara Allah’ın rızasına giden yolu göstermeye çalışmaktır. Hak yolunun yolcuları, zaman zaman yalnızlığın huzurunu tercih etme arzusu duysalar da, peygamberlerin ve onların izinden giden hak erlerinin yolu, toplumun içine dönüp insanlığa hizmet etmektir. Zira gerçek fedakârlık, insanların arasında yaşarken kalbi Allah’a bağlayabilmek; … Devamını oku

Hiçbir Şeyin Zarar Vermemesine Vesile Olan Dua

“Mutlak Zikir Kemâline Masruftur” sözü, pekçok farklı konuda olduğu gibi dua ve zikirle ilgili rivayetlerin nasıl anlaşılması gerektiğine dair de önemli bir ölçü verir. “Şu duayı okuyan şunu elde eder.” denildiğinde bu, diliyle sadece lafız olarak okumak değil; o duayı hissederek, gönlünü işin içine katarak, kâmil ihlâs ve tam teveccühle okuyan kastedilir. Bu konuyu izah sadedinde şöyle misal verebiliriz: Herkes … Devamını oku

Göbek bağlamak Çok uyku Tembellik ve Yakîn azlığı

“Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, saygıyla ürpermeyen gönülden, doyma bilmeyen nefisten ve kabul edilmeyen duadan Sana sığınırım.” İRADE İNSANI OLMADA AŞILMASI GEREKENLER Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bir hadis-i şeriflerinde أَخْشَى ما خَشِيْتُ عَلى أُمَّتِى: كِبَرُ الْبَطْنِ، وَمُدَاوَمَةُ النَّوْمِ، والْكَسَلُ وَضَعْفُ الْيَقِينِ  “Ümmetim hakkında en çok korktuğum Şeyler: Karın büyüklüğü (göbek bağlamak), çok uyku, tembellik … Devamını oku

Rüya-Hakikat Dengesi

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem), bu sahih bir hadis-i şeriflerinde: رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ “Rüya, nübüvvetin kırk altı cüz’ünden bir cüz’dür.” (Tirmizî, rüya 1; İbnü’l-Ca’d, el-Müsned s.207, 256.) buyuruyor. Bu, muhteva ve mânâ açısından peygamberliğin, kırk altı derinliğinden, kırk altı parçasından, ifade ettiği kırk altı mânâsından ve içindeki kırk altı esastan … Devamını oku

Kötülükleri Def Etme Yolları

Münker: Tanınmayan, yabancı, akla aykırı, kötü; İslâm şerîatının yasakladığı ve selîm aklın çirkin gördüğü her şey. مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أَضْعَفُ الإيمَانِ ‘Sizden kim bir münker görürse, onu eliyle değiştirsin. Gücü yetmezse diliyle değiştirsin. Buna da gücü yetmezse kalbiyle ona buğzetsin. İmanın en zayıfı da … Devamını oku