Hak dostlarından birisinin yanından talebelerinden biri at üzerinde geçer. Bu saygısızlığının cezasını, tam üç ay feyz-i ilâhîden mahrumiyetle çeker.
Hacca giden bir veliye, başka bir zât refakatçı olarak evlâdından birini tahsis eder. Hacc dönüşü, “Evlâdımızı nasıl buldunuz efendim.” dediğinde, “Kesret-ü kelâm” (çok konuşuyor) buyurur. Evlâdına, “Ne konuştunuz hazretle?” der. O da, “Hiç konuşmaya fırsat olmadı. Çünkü Efendi Hazretleri hep tâatle meşguldü. Sadece ilk vardığımda İSMİMİ sordu, ben de “Ali oğlu Veli.” dedim. Üstadı der ki: “Bak yavrum! Sana adını sormuş, sen babanın adını da eklemişsin. Demek ki konuştursa, çok kelâm edecekmişsin!” buyurur.
Eser: Edeb Yâ Hû/ Sayfa : 179/Rehber Yayınları