Zehirli İnsanlar

Hindistan’da bir hükümdar zehirlenmekten korktuğu için vücudunu yavaş yavaş zehire alıştırmıştır. Sofrasına hep zehirli yemekler konmuştur. Sonunda hükümdar zehirli bir kişi olmuş ve üzerine konan sinekler hemen ölürlermiş. Nefesi bile zehirli olmuş. (Tarihi Hakikatler, İsmail Hami Danişment, Tercüman Yayınları, 1979, İstanbul, cilt:1 sayfa 524)

İnternet ortamında bulabildiğim “Zehirli İnsan Profillerini” anlatan en derli toplu yazılardan birisi ile bu tip insanları daha yakından tanıyalım..

“ZEHİRLİ İNSANLARIN ÖZELLİKLERİ”

“Zehirli insanlar”la, çevrenizde, her yerde karşılaşabilirsiniz. Eşiniz, diğer aile bireyleriniz, arkadaşlarınız, iş arkadaşlarınız ya da komşularınız bile “zehirli insan” tanımına girebilirler. Bu insanlarla etkileşime girğinizde, sizin bütün içsel gücünüzü tüketirler ve kendinizi kötü hissetmenize neden olurlar; bir anlamda sizi zehirlerler. Sezgilerinize güvenecek olursanız, kimlerin bu gibi nitelikler taşıdığını genelde bilirsiniz. Ancak, zehirli insanlar sizinle oynayabilirler, üstelik çok gözde, çok çekici insanlar da olabilirler. Kendilerinin size kötü davranmadıklarına ve gerçek sorunun sizde olduğuna, sizi inandırmaya çalışabilirler. Zehirli insanların ortak birtakım özellikleri vardır. Bu insanlar, Çok sık yalan söylerler. Koyduğunuz sınırlara genelde saygı göstermezler. Başkalarından olmadık isteklerde bulunurlar. İstediklerini elde etmek için sizi ellerinde oynatmaya çalışırlar. Kendilerine hep yardım edilmesi beklentisi içindedirler, ancak başkalarına hiç yardımcı olmazlar. Başkalarının isteklerini, gereksinmelerini ve duygularını hiç önemsemezler. Her şeyin, öncelikli olarak, onların hakkı olduğuna inanırlar. Davranışlarının sorumluluğunu almazlar ve hep başkalarını suçlarlar. Kuralların, kendileri için geçerli olmadığını düşünürler. Çok seyrek olarak özür dilerler; özür dileseler bile, ya baskı altında kaldıkları için özür dilerler ya da diledikleri özürlerinde içten değildirler ya da son derece yüzeyseldirler.

Hep konuşurlar, hiç dinlemezler. Sürekli eleştiricidirler. Arkanızdan konuşurlar, sizi çekiştirirler, sizinle ilgili kötü yorumlarda bulunurlar. Duygusal durumları, tutum ve davranışları değişken ve öngörülebilir değildir. Aşırı tepkiler gösterirler. Kendilerince, onlar, hep büyük sorunlar yaşıyorlardır, abartılı bir biçimde, hep bunu dile getirirler; ancak bunlar için, bir türlü, bir davranış ya da tutum değişikliğine gitmek istemezler. Sizin yaşadığınız duyguları anlayışla karşılamazlar ya da bunları gözardı ederler, duygularınızı görmezden gelirler. Özel günleri ya da özel durumları berbat ederler. Bu gibi durumların tadını çıkarmanıza engel olurlar. Diğer yakınlarınızla kurduğunuz ilişkileri baltalarlar. Edilgin-saldırgan (pasif-agresif) tutumlar sergilerler (“duvar gibi” sessiz kalırlar, işleri sürüncemede bırakırlar, yapmaları gereken işleri unuttuklarını söylerler, sözümona övgüde bulunurlarken, yanı sıra örtük bir eleştiri getirirler)

Söyledikleriyle, olan bitenleri algılama biçiminizden ya da kendinizden bile kuşku duymanıza yol açarlar. Uzlaşmaya hiç yanaşmazlar. Öylesine bir baskı kurarlar ve kaygı oluştururlar ki, sağlığınız, iş görebilme yeterliğiniz ya da huzurunuz bundan çok olumsuz yönde etkilenir. İçsel gücünüzü tüketirler. Onlarla etkileşimde olmak, size, kendinizi kötü hissettirir. Onlara göre, onlar her zaman “haklı”dırlar ve siz hep “haksız”sınızdır. Sizin seçimlerinizi, değerlerinizi ve inançlarınızı küçümserler ve bunları değersizleştirmeye çalışırlar. Sizinle ya da sizin yaşamınızla, gerçekte, hiç ilgili değildirler. İstediklerini elde edemeyince öfke patlamaları gösterirler. Bağırıp çağırırlar, söverler ya da insanlara ad takarlar. Kimi zaman saldırgan davranışlar da gösterirler. Zehirli insanlarla aramıza sınır koymak öyle kolay değildir. Ancak bu gibi insanlarla aramıza sınır koymayı öğrenebilirsek çok daha güçlü olur ve ruh sağlığımızı koruruz. [ boylampsikiyatri.com adlı internet sitesinden alınmıştır.]

Bu yazı 19 kez okundu