Etkili İnsanların 12 Ortak Özelliği

1. Komut beklemezler, inisiyatif alır ve yaparlar.
2. Kurban rolünü seçmezler. Çözüme odaklanırlar.
3. Şikayet etmezler, hallederler.
4. Bilmediklerini kabul eder, sonra hızla öğrenirler.
5. Fikirleri sadece konuşmakla kalmaz, harekete geçirirler.
6. Empati kurarlar ve gerçekten dinlerler.
7. Başkalarının gözden kaçırdığı noktaları farkederler.
8. Başkalarının gözden kaçırdığı eğilimleri fark ederler.
9. Zor durumları duygusal zekâyla yönetirler.
10. Başladıkları işi bitirirler.
11. Her şeyi herkes için kolaylaştırmaya çalışırlar.
12. Başkalarını geliştirmekten ve ilerletmekten keyif alırlar.

Kaynak: Dr. Chris Mullen
Çeviri: Hülya Mutlu

1. Komut beklemezler, inisiyatif alır ve yaparlar.

Pırlanta ve Nûr Müelliflerinin anlayışında hizmet insanı, Hayırlı bir iş olduğunda “Birileri yapsın” diye beklemez.. Çünkü iyilik ve hizmetin gecikmesi, çoğu zaman fırsatların kaybolmasına sebep olur. Eserlerinde insanın dünyaya boş yere gönderilmediği, aktif bir kulluk için yaratıldığı sıkça vurgulanır. Bu yüzden etkili insan, şartların mükemmel olmasını beklemez; eksik imkânlarla da olsa harekete geçer. İnisiyatif almak, kişinin “yeterlilik” duygusunun güçlü olduğunu gösterir. İnisiyatif alan insanlar daha özgüvenli ve üretken hâle gelirler. Toplumları ileri götüren insanlar genellikle sorumluluk almaktan kaçınmayan insanlardır. Toplum içinde aktif davranan insanlar çevrelerine de hareket enerjisi verir. Günümüz dünyasında şartlar toplumu ilgilendiren konularda insiyatif alırken kolektif aklın ön planda olmasını zaruri kılar.

2. Kurban rolünü seçmezler. Çözüme odaklanırlar.

İnsan sürekli kendini mağdur gören, kaderden şikâyet eden birisi olmamalıdır. Zorluklar karşısında “Neden ben?” demek yerine “Bu durumda benim vazifem nedir?” sorusunu sormalıdır. Çünkü musibetlerin insanı olgunlaştıran bir yönünün olduğunu inandığımız değerler bize söyler. Pırlanta ve Nûr Müellifleri eserlerinde sabır, tevekkül ve rıza kavramlarını sıkça anlatır. Hizmet insanının kırgınlık küskünlük ve kavga etmek yerine yaptığı iyi ve güzel işlerde yoluna devam etmesi gerektiğini ifade ederler. Böylece insanlar sorunların altında kalıp ezilmezler. Böyle bir hareket ve düşünce tarzı insanların maddî ve  Mânevî gelişimine büyük katkı sağlar. Sürekli mağdur rolüne giren insanlar zamanla “öğrenilmiş çaresizlik” geliştirebilirler. Bu durum kişinin sorunları çözebileceğine dair inancını azaltır. Etkili insanlar ise problemleri hayatın olağan bir parçası olarak görür ve çözüm üretmeye yönelirler. Mağduriyet kültürünün yaygınlaşması toplumlarda karamsarlığı artırır. Sürekli şikâyet eden toplumlar üretmekte zorlanır. Buna karşılık sorumluluk alan bireyler toplumsal dayanıklılığı güçlendirir.

3. Şikayet etmezler, hallederler.

Etkili insanın temel vasıflarından biri, problem konuşmaktan çok çözüm üretmesidir. Etkili insan Sürekli karamsarlık yaymak, insanları suçlamak veya umutsuzluk aşılamak yerine yapıcı davranmaya çalışır. Çünkü sürekli olumsuz düşünceler fert ve toplumları çökertir. Pırlanta Eserler ve Risale-i Nur’daki “müsbet hareket” anlayışı tam da bunu ifade eder. İnsan, kavga ve yıkım yerine tamir ve ıslaha yönelmelidir. Bu yüzden Etkili insanlar bulunduğu ortamda huzuru artırmaya, kırılan gönülleri onarmaya ve insanlara umut vermeye çalışır. Çözüm odaklı insanlar Sorunlara takılıp kalmak yerine ne yapılabileceğine yoğunlaşırlar. Bu yaklaşım insanda stres seviyesini azaltır. Çözüm üreten insanlar bulundukları çevrede güven oluşturur. İnsanlar, sürekli problem anlatan değil, proplemlerden çıkış yolu gösteren insanlara değer verir. Böyle insanlar toplumsal gelişmenin önemli aktörleri hâline gelir.

4. Bilmediklerini kabul eder, sonra hızla öğrenirler.

Gerçek ilim insanı kibirli değil mütevazı yapar. “Her şeyi biliyorum” diyen insan gelişimini durdurmuş olur. Hakiki âlim, ne kadar öğrenirse öğrensin kendini eksik görür. Pırlanta ve Nûr Müellifleri eserlerinde sürekli okuma, araştırma ve kendini yenileme üzerinde durur. Cehaleti insanlığın en büyük düşmanlarından biri olarak görürler. Bu yüzden etkili insan, hata yapmaktan korkmaz; yanlışını kabul eder ve öğrenmeye açık olur. Müspet değişime ve gelişime açık insanların en önemli özelliği, hatalarını ve eksiklerini kabul edebilmeleridir. Kendi bilgisini mutlak gören insanlar öğrenmeye kapanır. Oysa hata yapabileceğini ve eksikleri olabileceğini kabul eden insanlar zihinsel olarak daha esnek olur. Bilgi çağında ayakta kalan toplumlar, öğrenmeye açık insanlar yetiştiren toplumlardır. Sürekli öğrenen insanlar müspet gelişime ve değişime daha kolay uyum sağlar ve toplumsal dönüşümlerde daha başarılı olur.

5. Fikirleri sadece konuşmakla kalmaz, harekete geçirirler.

Sadece konuşan değil, yaşadığıyla örnek olan insanlar etkili olur. Çünkü düşüncenin gerçek değeri hayata yansıdığı zaman anlaşılır. İman, ahlâk, merhamet ve fedakârlık teoride değil pratikte görülmelidir. Bu anlayışta samimiyet çok önemlidir. İnsan anlattığı değerleri önce kendi hayatında temsil etmeye çalışmalıdır. Başkalarına iyiliği tavsiye edip kendisi uygulamayan biri inandırıcılığını kaybeder. Bu yüzden etkili insan sözle değil hâliyle de insanlara tesir eder. Düşünceyi davranışa dönüştürmek güçlü bir irade göstergesidir. Pek çok insan hayal kurar ama harekete geçemez. Etkili insanlar ise endişelerine rağmen harekete geçme cesaretini gösterirler. Toplumları dönüştüren şey yalnızca fikirler değil, uygulanan fikirlerdir. İnsanlar samimi ve tutarlı davranışlardan daha çok etkilenirler. Bu yüzden davranışa dönüşmeyen düşünceler toplumsal etki oluşturmakta yetersiz kalır.

6. Empati kurarlar ve gerçekten dinlerler.

İnsanları gerçekten dinlemek ve anlamaya çalışmak büyük ahlâkî bir olgunluk olarak kabul edilir. Çünkü her insanın farklı bir imtihanı, yükü ve hikâyesi vardır. Etkili insan karşısındakini küçümsemeden dinler ve onun duygularını anlamaya çalışır. Pırlanta ve Nûr Müellifleri hoşgörü, diyalog ve gönül kazanmanın önemini sıkça vurgular ve insanın yaratılış itibarıyla çok değerli olduğunu ifade ederler. Bu yüzden etkili insan ötekileştiren kırıcı bir söylem değil kuşatıcı bir söylem kullanır. Empati, sağlıklı ilişkilerin temelidir. İnsan kendisini anlaşılmış hissettiğinde daha güvende hisseder. Gerçekten dinleyen kişiler sosyal ilişkilerde daha güçlü bağlar kurabilirler. Empati toplumsal çatışmaları azaltır. İnsanlar birbirini anlamaya başladığında kutuplaşma azalır. Bu nedenle empati becerisi güçlü toplumlarda sosyal uyum daha yüksektir.

7. Başkalarının gözden kaçırdığı noktaları farkederler.

Büyük insanlar çoğu kişinin görmediği ayrıntıları fark eder. Küçük gibi görünen meselelerin arkasındaki derin anlamları okuyabilirler. Çünkü dikkat ve tefekkür onların düşünce dünyasının önemli parçalarıdır. Pırlanta ve Nûr Müellifleri bir çiçekten yıldızlara kadar her şeyin Allah’ın sanatını gösterdiğini anlatılır. Bu bakış açısı insana derin düşünme alışkanlığı kazandırır. Etkili insan olayların sadece dış yüzüne bakmaz; sebeplerini, sonuçlarını ve hikmetlerini anlamaya çalışır. Detayları fark etmek yüksek dikkat ve gözlem becerisiyle ilişkilidir. Böyle insanlar olayların görünen yüzünün ötesini analiz edebilirler. Bu durum karar verme süreçlerinde avantaj sağlar. Büyük değişimler çoğu zaman küçük işaretlerle başlar. İnce detayları okuyabilen insanlar toplumsal dönüşümleri daha erken fark eder ve buna göre hareket ederler.

8. Başkalarının gözden kaçırdığı eğilimleri fark ederler.

Bu anlayıştaki insanlar sadece kendi şahsî hayatlarıyla ilgilenmez; toplumun problemlerini de anlamaya çalışırlar. Gençliğin hangi tehlikelerle karşı karşıya olduğunu, insanların hangi manevi boşluklara düştüğünü fark etmeye çalışırlar. Pırlanta ve Nûr Müellifleri; imansızlık, ümitsizlik ve cehaleti önemli hastalıklar olarak teşhis etmiştir. Bunlara karşılık eğitim, ahlâk ve maneviyat eksenli çözümler üzerinde durmuşlardır. Etkili insan sadece bugünü değil geleceği de düşünür. İnsan davranışlarını anlayabilen kişiler sosyal zekâ açısından daha gelişmiştir. İnsanların korkularını, beklentilerini ve yönelimlerini okuyabilmek liderlik becerisini artırır. Toplumun değişen ihtiyaçlarını fark eden insanlar daha etkili olur. Çünkü toplumlar durağan değil sürekli değişen yapılardır. Bu değişimi okuyamayan insanlar zamanla etkisini kaybeder.

9. Zor durumları duygusal zekâyla yönetirler.

Öfkesine yenilmeyen, kriz anında sükûnetini koruyabilen insanlar daha etkili olur. Çünkü ani öfke çoğu zaman yanlış kararlar doğurur. Sabır ve soğukkanlılık ise insanı daha isabetli davranışlara yöneltir. Nûr ve Pırlanta eserlerinde nefis terbiyesi önemli bir yer tutar. İnsan kin kıskançlık öfke ve intikam gibi duyguların esiri olmamalıdır. Etkili insan kırıldığı zaman bile adaletli davranmaya çalışır; şahsî duygularını hakikatin önüne geçirmez. Duygusal olgunluk, kişinin öfke ve stres anlarında kendini kontrol edebilmesidir. Ani tepkiler yerine bilinçli davranabilmek güçlü bir kişilik göstergesidir. Bu durum hem ruh sağlığını hem ilişkileri olumlu etkiler. Duygularını yönetebilen insanlar toplumsal krizlerde daha yapıcı rol oynar. Panik, öfke ve nefret yerine sakinlik ve sağduyulu hareket ederler. Bu da toplumdaki gerilimleri azaltır.

10. Başladıkları işi bitirirler.

İstikrar, hizmet anlayışının en temel prensiplerinden birisidir. Bir işe heyecanla başlayıp kısa sürede bırakmak yerine, sabırla devam etmek esastır. Çünkü büyük başarılar uzun soluklu emek ister. Pırlanta ve Nûr Müelliflerinin eserlerinde adanmışlık ruhundan söz ederken sürekliliği vurgular. En zor şartlarda bile hizmete devam etmek onların en önemli özelliğidir. Pırlanta ve Nûr Müellifleri gibi büyük ve etkili insanlar en olumsuz anlarda bile çay koy keçeli yeniden başlıyoruz derler. Süreklilik, disiplin ve iç motivasyon göstergesidir. İnsanların çoğu başlangıç heyecanına sahiptir; fakat devamlılık göstermek daha zordur. Etkili insanlar uzun vadeli düşünürler. Büyük kurumlar ve medeniyetler istikrarlı insanların emeğiyle oluşur. Sürekli yarım bırakılan işler toplumda güvensizlik oluştururken, tamamlanan işler güven ve kalite algısını netice verir.

11. Her şeyi herkes için kolaylaştırmaya çalışırlar.

İslam ahlâkında zorlaştırmak değil kolaylaştırmak esastır. Etkili insan çevresindeki insanların yükünü hafifletmeye çalışır. İnsanları kıran, yoran ve umutsuzluğa iten değil; rahatlatan ve destekleyen biri olmaya gayret eder. Bu anlayışta fedakârlık ve diğergâmlık önemlidir. İnsan sadece kendi rahatını düşünmez; başkalarının huzuru için de çaba gösterir. Böylece bulunduğu ortamda güven ve sevgi atmosferi oluşur.

Yardımseverlik insanın kendisini daha anlamlı hissetmesini sağlar. Başkalarının hayatını kolaylaştırmak insanın iç huzurunu ve aidiyet duygusunu artırır. Dayanışma kültürü; topluluk ve toplumları krizler karşısında daha dirençli yapar. İnsanların birbirine destek olduğu topluluklar ve toplumlarda yalnızlık, güvensizlik ve sosyal çöküş daha az görülür.

12. Başkalarını geliştirmekten ve ilerletmekten keyif alırlar.

Gerçek etkili insanlar sadece kendilerini geliştirmekle yetinmez; yeni insanların yetişmesine de yatırım yaparlar. Çünkü kalıcı hizmetlerin güçlü nesillerle devam edeceğine inanırlar. Pırlanta ve Nûr Müellifleri eğitim ve insan yetiştirme üzerinde özellikle durmuş, bunu toplumun geleceği açısından çok önemli görmüşlerdir ve talebe yetiştirmeyi insan yetiştirmeyi manevi hizmetin merkezine koymuşlardır. Etkili insan başkasının başarısını kıskanmaz; aksine onun gelişmesinden sevinç duyar. Olgun insanlar sadece kendi başarılarına odaklanmaz. Başkalarının gelişimine katkı sunmak insanda derin bir anlam ve huzur duygusu oluşturur. Bu durum narsistik eğilimlerini de azaltır. Bir topluluğun ve toplumun devamlılığı, yetişmiş yeni insan gücüne bağlıdır. Bilgi ve tecrübenin yeni nesillere aktarılması topluluğun ve toplumun ayakta kalmasını sağlar. Bu yüzden stratejik hareket edip sürekli yeni insan yetiştiren topluluklar ve toplumlar daha kalıcı ve güçlü olur.

Bu yazı 8 kez okundu