Eşya, vücuda geldikten sonra da Yaratıcı’dan alâkası kesilmez. Vücudun sürekli tekrarlanmasından ibaret olan bekası için daima Yaratıcı’ya muhtaçtır. (İşarâtü’l-İ’caz, Bakara Sûresi, 20. âyetin tefsirinde)
Nasıl Cenab-ı Allah (c.c.) yarattığı hiçbir şeyi ihmal etmiyor, Kudret’in ölçüsü ve mercii bulunduğu Rezzak (Rızıklandıran), Ğaffar (hataları, günahları Çok Bağışlayan), Muhyî (Hayat Veren, Dirilten), Mümît (Ölümü Veren) gibi fiilî sıfatlarla ve Hikmet’in düsturları ve nezareti altında onu terbiye ediyor ve ettiriyorsa, eşya da, bir defa yaratıldıktan sonra Yaratıcı ile olan alâkası hiçbir zaman kesilmez. Çünkü o, hayatının devamını bütünüyle Cenab-ı Hakk’ın Kayyûmiyet’ine borçludur. Cenab-ı Allah Kayyûm olarak Kendisi bizâtihî daima, kesintisiz ve ezelden ebede, yani sonsuzca hayattadır ve yine Kayyûm olarak, yarattığı bütün varlıkların hayatını da dilediği müddet devam ettirir. Esasen varlıkların hayatının devamı, yaratmanın sürekli tekrarından ibarettir. Bazı âlimler, bunu insanın nefes almasına benzetmişler ve bu yönüyle kâinata “Rahmân’ın nefesi” demişlerdir. İnsan, sürekli nefes alır verir ve her nefes alışı onun için ayrı bir hayat veya hayatın tekrarıdır. Cenab-ı Allah (c.c.), Sıfatları’nın ve İsimleri’nin kesintisiz tecellisiyle içindeki her bir varlıkla birlikte kâinatı âdeta bir hava gibi “teneffüs eder”. Teneffüsün havayı içeri çekip dışarı vermek olması gibi, kâinat da âdeta zamansızlık içinde denebilecek bir hızla sürekli bir zeval (Cenab-ı Allah’ta fâni olma) ve hudûs (haricî vücut âlemine çıkma) yaşar. Yani Allah, onu âdeta zamansızlık içinde denebilecek bir hızla yok ve yeniden var eder. Film şeridinde kare kare olan görüntülerin ekranda kesintisiz veya ucunda ateş bulunan bir sopa hızla çevrildiği zaman ateşin bir daire şeklinde görünmesi gibi, Cenab-ı Allah’ın sürekli yok edip yeniden var ettiği kâinat ve ondaki her bir varlık, varlığını ve varlığının devamını her ânında Cenab-ı Allah’a borçludur.
Mesele, devamlı görünen hayat açısından ele alındığında da, yine her bir varlık, her ânında Cenab-ı Allah’a borçludur. Çünkü hayatın devamı adına bütün bir vücudun her an hayatta olup düzenli çalışması gerekir. Vücut, her gün kısmen ve belli zaman aralıklarında tamamen denebilecek ölçüde yenilenir. Bunlar ise, rızka bağlıdır. Rızkı gönderen de, vücudu kuran ve ona sistemini veren de, onu çalıştıran da, Cenab-ı Allah’tır. Hz. Ali’nin dikkat çektiği gibi, her bir nefes yeni bir hayat demektir ve her bir yudumda, her bir lokmada ölüm olabilir; olmuyorsa hayat yeniden bahşedilmektedir.
| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |