Adetullah’tandır..

Tarih boyunca hak yolda yürüyen herkes mutlaka bir bedel ödemiştir. Peygamberlerden sahabelere, büyük âlimlerden gönül sultanlarına kadar her biri, inandıkları değerler uğruna zorluklara göğüs germiş, iftiralara uğramış, sürgünlere gönderilmiş, hatta canlarını vermiştir. Çünkü bu yol, kolay bir yol değildir. Bu yol, sabır, sebat ve teslimiyet ister. İşte bu yüzden hakikat yolunun çilesi; Allah’ın değişmeyen sünnetidir. Her çağın kendine has karanlığı, her devrin kendine mahsus zalimi, her asrın ayrı bir çilesi vardır. Ve her zamanın, o karanlığı yaran bir nuru, zulme direnen bir hak eri, her çağa umut olan bir “Yusuf”u, bir “Musa”sı, bir “İbrahim”i mutlaka olmuştur. Bu da, Allah’ın sünnetidir; yani adetullahtır. Rabbimizin kainata yerleştirdiği değişmeyen, ilahi nizamın bir parçasıdır..

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke’de müşriklerden, Medine’de münafıklardan çekti.. Dört halifenin üçü şehit edildi.. Hz. Osman’a Yahudi denildi.. Hazreti Ali tekfir edildi ve öldürdü.. Hz. Hasan zehirlendi.. Hz. Hüseyin’e asi denildi ve kafası kesilerek öldürüldü.. Ehl-i beyte minberlerden kırk sene lânet okundu.. Dört mezheb imamının dördü de işkence gördü.. Ebu Hanife iki kere imana davet edildi.. Mevlâna Hazretlerine Moğol casusu denildi.. Halid-i Bağdadî’ye yogi dediler. Bedîüzzaman Hazretlerine sahte peygamber ve bâtınî dediler. Yetmedi; “Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı Harblerde bir câni gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan men’edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men’etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti…” (Tarihçe-i Hayat) dedirttiler.. Ve günümüzde HE’ye ve Hizmet hareketine gönül vermiş insanlara yapılanlar, söylenenler, yukarıdaki örneklere ne kadar da çok benziyor? Bunların hepsi, yolun doğru, çizginin aynı olduğunun göstergeleridir.

Ve ​Vadenin dolması: Mazlum açısından: Hz. Nuh’a: “Rabbim ben mağlup oldum” dediğinde yardım  geldi. Hz. Yunus’a: Balığın karnında geldi. Hz. İbrahim’e: Ateşin içinde geldi. Hz. İsmail’e: Bıçak boğazına dayandığında geldi. Hz. Musa’ya: Denizin içinde geldi. Zalim açısından: Nemrud: Hz. İbrahimi ateşe atmanın rahatlığı içindeyken. Firavun: İşte İsrailoğullarını yakaladım deme durumundayken. Ebrehe: Kâbe ye son hamlesini yapmak üzere harekete geçtiğinde.

Demek ki!

ADETULLAH’TANDIR, Medine’ye sürülmeden Mekke fethedilmez…
ADETULLAH’TANDIR, Son ayaz düşmeden bahar gelmez…
ADETULLAH’TANDIR, Zalim, Karun kadar zengin olmadan servetiyle beraber yerin dibine batmaz.
ADETULLAH’TANDIR, Şer yek vücut olup çarmıhlar kurmadan Hz İsa’lar Arş-ı Ala’ya yükselmez…
ADETULLAH’TANDIR, Nemrut‘un ateşi göklere ermeden ‘Hz İbrahimler‘ selamete ermez…
ADETULLAH’TANDIR, Hastalık kalp ve lisana ulaşmadan ‘Hz Eyyup‘lar şifaya ermez…
ADETULLAH’TANDIR, Hak dostuna dil uzatan hainler iflah olmaz…
ADETULLAH’TANDIR, Salihler içindeki hainler tasfiye olmadan salahe erilmez…
ADETULLAH’TANDIR, Dev dalgalara tutulmadan ‘Hz Nuh‘un gemisi sahil-i selamete ulaşmaz…
ADETULLAH’TANDIR, ‘Hz Yakup‘ kadar ağlamadan ‘Hz Yusuf‘a kavuşulmaz…
ADETULLAH’TANDIR, Çile çekilmeden kemale erilmez…
ADETULLAH’TANDIR, Firavun ordusuyla ardınıza düşmeden önünüzdeki okyanuslar, ikiye bölünmez…
ADETULLAH’TANDIR, Firavun‘un Sarayı‘nda çile çekilmeden ‘Musa‘ olunmaz…
ADETULLAH’TANDIR, Kömür şiddetli basınç yemeden elmasa dönüşmez…
ADETULLAH’TANDIR, Dokuz ay kıvranmadan, doğum olmaz…
ADETULLAH’TANDIR, Gece zifiri karanlığa tam bürünmeden, güneş doğmaz…
ADETULLAH’TANDIR, Çekirdek çatlamadan çiçek açmaz…
ADETULLAH’TANDIR, Kuyulara düşmeden, zindanlara girmeden, “Hz Yusuf“lar saraya sultan olmaz…
ADETULLAH’TANDIR, Sebepler tamamen sükut etmeden ‘Hz Yunus“lar balığın karnından çıkmaz…
ADETULLAH’TANDIR, Aynı mefkureyi paylaşan bütün kalpler aynı heyecanı duymadan beşaret gelmez…
ADETULLAH’TANDIR, Münafıklar, masumlara musaallat olup gerçek yüzleri ortaya çıkmadan, rahmet kapısı sonuna kadar aralanmaz…
ADETULLAH’TANDIR, Şer bütün kapıları yüzünüze kapatmadan, hayrın kapısı açılmaz…

Allah’ım! N’olur zâlime verdiğin mühleti sona erdir, bütün mazlumları, mağdurları masumları Zâtına has sürprizlerle sevindir. Âmin.

Bu yazı 22 kez okundu