Ahirette Bekleyen Kurban Ordusu

Asr-ı saadetten şu hadiseye bir nazar edelim: 

Hz. Aişe (radıyallâhu anha) bir adak kurbanı kestirdi. Kürek kemiği hariç hepsini infak etti, dağıttı. Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) ona “Ya Aişe, kurbanı ne yaptın?” diye sordular. “Hepsini başkalarına dağıttım, bize sadece bir kürek kemiği kaldı.” cevabını verdi. “Bilakis ya Aişe, bize o bahsettiğin kürek kemiği hariç, kurbanın bütünü kalmıştır.” buyurdular. (Tirmizî, Kıyâme, 33) Demek ki yediklerimiz değil, yedirdiklerimiz bize kalacak ahirette ve biz burada yedirdiklerimizi orada yiyeceğiz, daha harika bir yiyecek olarak fazlasıyla elde edeceğiz.

“Her kim aç bir kimseyi doyurursa, Allah ona cennet meyvesi yedirir. Her kim susuz bir mü’mine su verirse, kıyamet gününde Allah ona ağzı kapalı saf bir içecekten içirir. Her kim çıplak bir mü’mini giydirirse, Allah ona cennetin yeşil elbiselerinden giydirir.” Nitekim Allah Rasulü’nün haber verdiğine göre, Cenab-ı Mevla şöyle buyurmuştur: Ey Ademoğlu sen infak et ki Allah sana infak etsin. (Sen ver ki Allah da sana versin).” (Buhari; Müslim rivayet etmiştir.)

Demek ki veren, esasen kendisine veriyor, başkasına değil. Kaldı ki akıllı insan, sevdiklerini cennete götürebilen insandır. Efendimiz’in tasvirleri içinde: “Akıllı insan nefsini kontrol eden ve ölüm sonrası için amel edendir. Ahmaka gelince, o, kendisini hevasının peşine salmış ve bir de Allah’tan kurtuluş umut eden insandır.”

Kurban infakı, ölüm sonrasına yapılan akıllıca bir yatırımdır, bunda şüphe yok. Anlatılır ki: Arifin birisi, bir zengine: “Malı mı, yoksa günahı mı daha çok seviyorsun?” diye sormuş. Zengin: “Tabii ki malı seviyorum.” demiş. “Doğru söylemiyorsun!” demiş arif… “Çünkü: Günahı daha çok seviyorsun ki ölürken beraberinde malını değil de onları götürüyorsun. Eğer, yiğit isen, malı günahsız olarak beraberinde götürmeye çalış. Malını seviyorsan, onu kendinden önce Rabbinin yanına gönder ki, gittiğinde onları orada bulasın, işine yarasınlar.”

Akıllı adam, hazırladığı erzakı yollarda bırakan değil, kalacağı yere gönderendir. Allah yoluna veren, malını dünya yolunda bırakmamış, yanında götürmüş olur, daha doğrusu kendisinden önce malını ahirete göndermiş olur. Bu bakımdan kurban, ehl-i infakı ve ehli cihadı ahirette büyük bir kurban ordusu ile karşılanacaklardır, inşallah ne mahşer mahkemesinde lehlerine şahitsiz kalacaklar ne de sırat köprüsünde takılıp kalacaklardır…

Bu yazı 11 kez okundu