Allahtan Uzaklaştıran Namaz ve Alışverişte Hile

“Allahtan Uzaklaştıran Namaz “

Namazı kıl. Çünkü namaz -gerçekten kılındığı zaman- insanı iğrenç işlerden, kötülüklerden alıkor. Çünkü namaz Allah’a bağlanma durumudur. Bu yüzden kişi namazla birlikte büyük günah işlemekten, kötülüklere bulaşmaktan utanır, bu şekilde Allah’ın karşısına çıkmaktan sıkılır. Namaz arınmadır, kötülüklerden soyutlanmadır. Kötülüklerin kiri, iğrenç davranışların ağırlığı namazla uyuşmazlar: “Namaz kılan, buna rağmen namazı kendisini iğrenç işlerden ve kötülüklerden alıkoymayan birisinin kıldığı namaz, kendisini Allah’dan uzaklaştırmaktan başka işe yaramamıştır. (İbn-i Cerir rivayet etmiş ve “Bize Ali anlattı, ona da İsmail b. Meslem Hasan’dan aktararak anlattı. Hasan’da ona Resulullah şöyle buyurdu demiştir” der.) Böyle birisi namazı olduğu gibi kılmamıştır. Sadece namazın gerektirdiği davranışları yerine getirmiştir. Namazı gerçek anlamda kılmak ile, namazın gerektirdiği hareketleri yapmak arasında büyük fark vardır. Namaz gerçek anlamda kılındığı zaman Allah’ı anmaktır. “Allah’ı anmak en büyük ibadettir.” Kesin olarak büyüktür, her türlü heyecandan, her türlü özlemden büyüktür. Bütün ibadetlerden ve içten yakarışlardan daha büyüktür. “Allah ne yaptığınızı bilir.” (Ankebût Sûresi 45.ayet/Fizilal-il Kuran/Seyyid Kutub )

Alışverişte Hile”

Aldatmanın her çeşidi İslâm’da mezmumdur ve kınanmıştır. İşinde, alışverişinde, ticarî ve insanî münasebetlerinde mü’minleri aldatan, onların aldanma yönlerini araştıran, dahası bazılarının iyi niyetinden veya saflığından istifade etmeye kalkışan ve daha geniş mânâsıyla, hangi yol ve usûlle olursa olsun mü’minleri sömürmeye çalışan bir insan, er-geç Allah Resûlü’nden ayrı düşme tokadını yer ve yediği bu tokatla da tevbe edinceye kadar hep sendeler durur; ihtimal artık hiçbir işinde ve bilhassa da ahiret işlerinde kat’iyen dikiş tutturamaz. Bir gün Efendimiz pazar yerinde dolaşırken bir satıcıya rastlar. Tezgâhtaki mala elini daldırdığında kuru hurmaların üstte, yaş hurmaların ise altta olduğunu görür. Böyle yapan sahabiyi itap eder ve “Aldatan bizden değildir.” buyurur. (Bkz.: Müslim, iman 164; Tirmizî, büyû 74; İbn Mâce, ticârât 36.) Müslümanlık bunu âmir bulunduğu hâlde günümüzde ticaret, âdeta aldatma üzerine kurulmuş gibidir. [..] Eğer söylenenlerde zerre kadar mübalâğa varsa -ki reklâmlarda söylenenlerin yüzde doksanı mübalâğadır- bu yolla elde edilen kazancın helâl olduğu söylenemez. [Enginliğiyle Bizim Dünyamız]

Bu yazı 60 kez okundu