Deccalin Ateşinde Yanmayı Tercih Eden Talihliler

Hz. Huzeyfe (ra) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Deccal çıktığı vakit beraberinde su ve ateş vardır. Ancak halkın ateş olarak gördüğü tatlı sudur;  halkın su olarak gördüğü ise yakıcı bir ateştir. Sizden kim o güne ererse, halkın ateş olarak gördüğüne düş(meyi kabul et)sin. Çünkü o, tatlı soğuk sudur.” (Buhârî, Fiten 26, Enbiya 50; Müslim, Fiten 105; Ebu Davud, Melahim 14)

Hadis, Deccal’le ilgili haberlerin sembol ve teşbih ifade ettiğini, değerlendirmelerin izafî olduğunu anlamada  daha açıktır. Çünkü, Deccal beraberinde ateş getirecek. Fakat bunun ateş olması beşerî bir  değerlendirmedir; insanlara göre ateştir, İlahî ölçülere göre ise o ateş değil, tatlı sudur. Resulullah’ı dinleyen mü’minlerin o ateşi tercih etmesi gerekir. Çünkü insanlar nazarında tatlı olan “su”yu ise, Allah nazarında ateştir. Bu, Deccal’in, İslam tarafından reddedilen, nefisperestlerin hoşuna giden her çeşit sefahat, israfat, malayaniyat ve muharremat ve Allah’a isyanları tatbikata koyup, insanları buna zorla sevketmeye çalışacağının, uymayanların onun kahrına uğrayıp “ateş”ine  atılacağının ifadesidir. Ateşi ise, insanların diri diri yakıldığı fırınlar, idamlar, hapishaneler, işten, aştan olmalar, aziller, tahkirler vs.’dir. Ama dini için, Allah  rızası için bunlara katlanıp Deccal’in “tatlı suyu”na yani  ikram, taltif ve terfiine, vereceği mevki, makam ve ünvana iltifat ve  itibar etmeyenler, o dünya ateşinde yansalar da uhrevî ebedî lütfa, İlahî ikrama mazhar olacaklardır. Bu sebeple Resûl-i Ekrem o devre erecek Müslümanlara Deccal’in ateşinde yanmayı tercih etmelerini irşad buyurmaktadır.

İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 14.Cilt

Bu yazı 31 kez okundu