Efendiye nasıl kul olunuyormuş gördün mü!

Yoksul, yarıçıplak..sersefil dervişin biri, yolun kenarında oturup etrafı seyrediyormuş. O sırada yoldan, oldukça şaşaalı kıyafetler giyinmiş, gösterişli ziynet eşyaları takınmış bir grup geçmiş. Derviş yanındaki birine merakla sormuş: ”Bunlar kimdir, nerenin efendisi bunlar?” Adam cevap vermiş: ‘Bunlar efendi değil, bunlar Horasan valisinin köleleridir. Vali kendi ihtişamını göstermek için kölelerini de böyle giydiriyor.” Derviş, gökyüzüne bakıp gülümsemiş ve naz makamında demiş ki ”Ey Rabbim, millet kuluna nasıl bakıyor, gördün mü?” Gel zaman, git zaman Padişahın Horasan valisiyle arası bozulmuş. Bozulunca Horasan Valisini de kölelerini de hapse attırmış. Padişah, valinin hazinelerinin peşindeymiş! Validen hazinelerin yerini bir türlü öğrenemeyince, zindana attırdığı kölelere teker teker işkence edip hazinelerin yerini sormuş. Ancak KÖLELERİN HİÇBİRİ, EFENDİLERİNİN SIRRINI İFŞÂ ETMEMİŞ ve birer birer zindanda can vermişler. Bu hadise bizim dervişin kulağına da gelmiş! Derviş, zamanında imrenerek baktığı kölelerin başına gelenlere çok üzülmüş. O gece, rüyasında sırlarla dolu bir âlemde gâibden kendisine seslenen şöyle bir ses duymuş: ”Ey Hakk’ın biçare gafil dervişi! Efendiye nasıl kul olunuyormuş gördün mü!”

Rabbim bizleri de sâdıklardan eylesin..

Bu yazı 19 kez okundu