Bediüzzaman Hazretleri’nin lokman Hekim ruhlu talebesi Ali İhsan Tola der ki: ‘Bir gıdayı hazırlayanın, hatta sunanın halet-i ruhiyesi yiyene geçer’.“Ehl-i imanın ihlasla yaptığı yemekler ehl-i imana şifadır. Sonu hayır olan her şey hayırdır.
Ali İhsan Tolanın bu sözünü destekleyen şöyle bir menkıbe anlatılır… Bir keresinde Evliyadan Şah-ı Nakşibend (k.s), bir beldeye gider.. Orada sevenlerinden birisi onlara yemek ikram eder. Hak Dostu bir müddet yemeğe baktıktan sonra; “Biz bu yemeği yiyemeyiz.. yemek sahibi “Efendim kazancım helal yoldandır” der.. Şah-ı Nakşibend Hazretleri; “Evet bu yemekler helal yoldan temin edilmiş.. Lakin Bu yemekleri pişiren kimse, öfke halinde pişirmiş.. Eğer bizde yersek bizde öfkeli oluruz. Onun için biz bu yemeği yiyemeyiz. Sonra şöyle devam etti: “Bir yiyecek şayet gaflet içinde, öfkeyle hazırlansa, onda hayır ve bereket yoktur.. Zira ona NEFİS ve ŞEYTAN karışmıştır.. Böyle bir yemeği yiyen kimsede mutlaka bunun TESİRİ MEYDANA GELİR..”
Demek ki, insan yemek hazırlarken hangi halette ise o hali yemeğede tesir ediyor.. Ve o yemeği yiyene de o halet tesir ediyor.. O zaman Yemek yapan şahıs çok dikkat etmeli.. Her kim yemek yapacak veya içecek birşey hazırlayacaksa o esnada KALBten ve muhabbetle yapmalı.. Besmele ile başlanmalı niyet güzel olmalı samimi olmalı.. Meselâ yemeği hazırlarken Allahı zikir ve Salavat ve içinden gelerek dua edilirse bu zikirlerin ve duaların ve samiyetin yemeği yiyene yada içenlere de geçeceği bir gerçektir.. -Allahu a’lem- Hasılı ailemize dostlarımıza arkadaşlarımıza yiyecek ve içecek birşey hazırlarken dikkatli olmalıyız maddi ve manevi negatif her türlü durumdan içtinap etmeliyiz.. Pozitif olunur dualar zikirler okunursa ALLAHın izni ile yemeklerden yiyenlere içenlerde bu niyetteki güzel hasletler meydana çıkar diyebiliriz.. Rabbimiz niyeti güzel samimi insanların yemeğini yemeyi nasip etsin herdaim bizlere..