Hiçbir Kimseyi Hakir Görme Hiçbir İyiliği Hafife Alma

Allah’a iman eden bir kimse hafife alınamaz. Müslüman olmasa bile Hz. Ali’nin yaklaşımıyla bütün insanlar, insan olmaları açısından bizimle eşit olduklarına göre hiç kimseyi hakir göremeyiz. [..] İnsanlığın İftihar Tablosu, hayat-ı seniyyeleri boyunca hiçbir şahsı tahkir etmemiş, hafife almamıştır. Başkaları bizi utandırsalar da biz utandıramayız. Bizi incitseler de incitemeyiz. Zira bizim telakkimizde insanları incitme, kırma bir kaymadır. Başkalarının sizi incitmesi onlar hesabına bir kaymadır. Eğer onlara aynıyla mukabelede bulunacak olursanız bir kayma da siz yaşamış olursunuz. Başkalarının haksız yere vurmasına , ayıplamasına, karalamasına sabretmenin, günahlarınız için kefaret olacağını da unutmamalısınız. [Güzel Ahlâk Adına Bazı Ölçüler/ İstikâmet Çizgisi] “

Ebu Zerr (ra) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Ey Ebu Zerr! Mâruf’dan (iyilik) hiç bir şeyi hakir görme, hatta bir kardeşini güler bir yüzle karşılaman bile (basit bir şey değildir). Et satın aldığın veya bir tencere kaynattığın zaman suyunu artır, ondan komşuna bir avuç (kadar da olsa) ver.” [Tirmizî, Et’ime: 30]

Ma’rufaklın ve şeriatın güzel bulduğu, tasvîb ettiği her şeydir. Türkçemizdeki iyilik kelimesi kısmen bunu karşılayabilir. Allah’a ibadet ve taat, insanlara ihsan sayılan her şey bu kelimeyle ifâde edilebilir. İnsanların görüp garipsemediği, normal karşıladığı bir fiil, bir durum, adâletli bir iş, aile ve başkalarıyla hoş sohbet, güler yüz hep ma’ruftan sayılmaktadır. Resulullahgüler yüzü de ma’ruftan saymıştır. Çünkü bu, mü’minin kalbine sürûr verir. İşte bu, ma’ruf’tur. Gönderilecek çorba suyunun avuçla ifâdesi, az bile olsa yapılacak iyiliğin gerekli ve makbul olduğunu ifâde eder.

İbrahim Canan
Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi
Akçağ Yayınları: 10.Cilt

Bu yazı 33 kez okundu