[Kütüb-ü Sitte Hadis Ansiklopedisi ve RiyâzüsSâlihin hadis kitaplarından seçilmiştir.]
01-] NİYETE GÖRE DEĞER KAZANAN İŞLER
Hz. Ömer (ra) demiştir ki: Resûlullah’ı sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyururken işittim: “Ameller (başka değil) ancak niyetlere göredir; herkesin niyeti ne ise eline geçecek odur. KİMİN hicreti, Allah ve Resûlü (rızası ve hoşnutlukları) için ise onun hicreti Allah ve Resûlü’nedir. KİMİN hicreti de elde etmeyi umduğu bir dünyalık veya nikâhlanmak istediği bir kadın için ise onun hicreti de hedeflediği şeyedir.” [Buhari, İman 41; Müslim, İmâre 155]
02~] FİTNE ZAMANI DUÂ
Allah Rasûlü “İleride fitneler olacak. BOĞULMAK ÜZERE olan bir kişinin Allah’a yakarışı gibi yalvarıp DUÂ ETMEDİKÇE o fitnelerden KURTULMAK mümkün değildir.” diyerek, fitne zamanında Allah’a dua etmenin önemini vurgulamıştır. (İbn Ebî Şeybe,Musannef, 8/701)
03~] MUSÎBETLERİN UHREVÎ MÜKÂFATI
“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Kıyamet günü, afiyet ehli kimseler, BELÂ EHLİNE (Sıkıntı Çekenlere) sevapları verilince, DÜNYADA iken DERİLERİNİN makaslarla kazınmış olmasını TEMENNİ EDECEKLER.” [Tirmizî, Zühd 59, (2404).] buyurdular.
04~] İSTİĞFARIN KAZANDIRDIKLARI
“Her kim ısrarlı bir şekilde istiğfara devam eder (onu tabiatının bir yanı hâline getirir) ise Allah ona HER SIKINTIDAN bir çıkış kapısı, HER ÜZÜNTÜDEN bir kurtuluş çaresi gösterir ve onu hiç UMMADIĞI YERLERDEN rızıklandırır.” [Ebû Davud, Vitir 26]
05~] MÜ’MİN’E ZARAR VEREN ZARARA UĞRAR
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: KİM mü’mine ZARAR verirse Allah da onu ZARARA uğratır. KİM de mü’mine MEŞAKKAT verirse, Allah da ona MEŞAKKAT verir.” [Tirmizi, Birr 27, (1941)]
06~] İMTİHANLARIN SEBEBİ
“Sizden birisinin kendi ALTININI ATEŞTE ERİTEREK TEMİZLEYİP SAFLAŞTIRDIĞI GİBİ, kullarını en iyi bilip tanıyan Allahu Teâlâ da SİZİ MUSİBETLERLE imtihan eder.” (Hâkim, Müstedrek; Taberânî, el-Mu’cemul-Kebir; Beyhakî, Şuabül-İman)
07~] MAĞFİRET VESİLESİ SIKINTILAR
“Ayağına batan dikenin verdiği acı da dahil olmak üzere müslümanın başına gelen HER TÜRLÜ yorgunluk, hastalık, tasa, keder ve üzüntüyü, Allah MÜ’MİNİN HATALARINI MAĞFİRET ETMEYE VESİLE kılar.” [Buhari, Merdâ 1; Müslim, Birr 49]
08~] HAYIRLI İNSAN
“Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : “İnsanlara karışıp onların ezalarına katlanan müslüman, onlara karışmayıp, ezalarına katlanmayandan hayırlıdır.”buyurdular. [Tirmizi, Kıyamet 56, (2509), İbnu Mace, Fiten 23, (4032)]
09~] HALİS MÜNÂFIK’IN ÖZELLİKLERİ
“Dört haslet vardır, kimde bu hasletler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde de bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir haslet var demektir: Emanet edilince HIYANET eder, konuşunca YALAN söyler, söz verince SÖZÜNDE durmaz, husumet edince HADDİ aşar.” [Buhari, İman 24, Mezalim 17, Cizye 17, Müslim, İman 106, (58), Ebu Davud, Sünnet 16, (4688), Tirmizi, İman 14, (2634), Nesai, İman 20, (8, 116)]
10~] ZALİMLERE BENZEMEMEK İÇİN
Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder, KÖTÜLÜKTEN nehyeder, zalimin elini tutup ZULMÜNE MÂNİ olur, onu hak çizgisine getirir ve hak üzerinde tutarsınız ya da Allah kalblerinizi birbirine benzetir de İsrailoğullarına lanet ettiği gibi size de lanet eder.” [Ebû Davud, Melahim 17; Tirmizi, Tefsîru sûre 5/6]
11~] KARDEŞİNE İHANET OLAN SÖZ
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : “Kime İLME MÜSTENİD OLMAYAN bir fetva verilmişse, bunun GÜNAHI ona fetva verene aittir. Kim, bir kardeşine, gerçeğin başka olduğunu bile hile, farklı bir irşadda bulunursa ona İHANET etmiş olur.”buyurdular. [Ebu Davud, İlm 8, (3657)]
12~] EN ÜSTÜN SADAKA
“Resulullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) : SADAKANIN en üstünü, kişinin bir İLİM öğrenip sonra da onu Müslüman kardeşine ÖĞRETMESİDİR.” buyurdular. [İbnu Mace Sünen (243) – Hds :(6060)]
13~] SÖZÜ DİKKATLİ SÖYLEME
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Kul (bazan), ALLAH’IN RIZASINA UYGUN OLAN bir kelamı, ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah onun sebebiyle cennetteki derecesini yükseltir. Yine kul (bazan) ALLAH’IN HOŞNUTSUZLUĞUNA SEBEP OLAN bir kelimeyi ehemmiyet vermeksizin sarfeder de Allah, o sebeple onu cehennemde yetmiş yıllık aşağıya atar.” buyurdular. [Buhari,Rikak 23,Müslim,Zühd 49,(2988),Muvatta,4,(985),Tirmizi,Zühd 10, (2315)]
14~] MADDÎ VE MÂNEVÎ YARDIMIN MÜKÂFATI
Allah Resûlü
«مَنْ نَفَّسَ عَنْ مُؤْمِنٍ كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ الدُّنْيَا، نَفَّسَ اللّٰهُ عَنْهُ كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ،
“…Kim bir müminin DÜNYAYA AİT BİR SIKINTISINI giderirse Allah da kıyamet günü,onun yaşayacağı sıkıntılarından bir SIKINTISINI giderir…” (Müslim,Birr 15 (2580)) buyurarak Müslümanı, maddi-manevi sıkıntısı olan kimselerin yardımına davet ve teşvik etmiştir.
15~] AYIBININ ÖRTÜLMESİ İÇİN
“Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Kim müslüman kardeşinin AYIBINI örterse, Kıyamet günü Allah da onun ayıbını örter. Kim de müslüman kardeşinin AYIBINI açarsa Allah da onun ayıbını açıp evinin içinde bile rezil eder.” [İbnu Mace Sünen (2546) – Hds :(6789)]
16~] GIYABEN DUÂ
“Kardeşinin GIYABINDA DUÂ EDEN hiçbir mü’min yoktur ki melek de: “Bir misli de sana olsun” demesin.” [Müslim,Zikr 86,88,(2732,2733);Ebû Dâvud,Salât 364,(1534).] Ebû Dâvud’un rivâyetinde şu ziyâde vardır: “Melekler: “Âmin,bir misli de sana olsun!”derler.” [Kütüb-ü sitte]
17~] DÜNYADA CENNET BAHÇELERİ
Abdullah ibn Ömer, Allah Rasûlü’nden şu rivayette bulunur: “CENNET BAHÇELERİNE YOLUNUZ DÜŞERSE onlardan istifadeye bakın.” “Yâ Rasûlellah, CENNET BAHÇELERİ de nedir?” diye sorduklarında Allah Rasûlü şu cevabı verdi: “Zikir meclisleridir. Allah’ın bazı melekleri vardır ki, böyle meclisleri ararlar ve onları bulunca da, o meclisleri çevrelerler.” (Müslim, “Zikir”, 39)
18~] KİM ALLAH YOLUNDADIR
Ebû Musa el-Eş’arî (ra) anh demiştir ki: Nebiler Serveri Resûlullah’a sallallahu aleyhi ve sellem: “Biri cesaretini göstermek, diğeri vatanının, milletinin ve ailesinin şerefini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek üzere savaşan kimselerden HANGİSİ ALLAH YOLUNDADIR?” diye soruldu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim Allah’ın ADINI YÜCELTMEK (O’nun adını bayraklaştırmak) İSTİKAMETİNDE MÜCADELE EDİYORSA, işte o Allah yolundadır.” [Buhârî, İlim 45, Cihad, 15, Tevhîd 28; Müslim, İmâre 150, 151]
19~] ŞEKLE DEĞİL KALBE BAKILIYOR
Ebû Hureyre Abdurrahman İbn Sahr (ra) demiştir ki: Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
«إِنَّ اللّٰهَ لَا يَنْظُرُ إِلٰى أَجْسَامِكُمْ وَلَا إِلٰى صُوَرِكُمْ وَلٰكِنْ يَنْظُرُ إِلٰى قُلُوبِكُمْ»
“Allah, sizin sûret, şekil ve dış görünüşlerinize değil; kalblerinize (kalbî temayüllerinize) bakar.” [Müslim, Birr 33]
20~] KOR ATEŞİ TUTMAK KADAR ZOR ZAMANLAR
Rasûlüllah (sallallâhu aleyhi ve sellem): “İnsanlara öyle bir zaman gelecektir ki, aralarında DÎNİ ÜZERİNE SABREDEN, ateşi elinde tutan gibi olacaktır.” [Tirmizî, Sünen, IV, 526 ]
21~] ALLAHIN DESTEĞİ VE İDARECİ OLMAYI İSTEMEK
Rasûlüllah (sallallâhu aleyhi ve sellem): “..Emîr olmayı isteme. Zira onu istediğinden ötürü sana verilirse onunla baş başa bıra kılırsın. İstemeden sana verilirse, onun uğrunda yardım görürsün.” [Buhârî, el-Câmi’us-Sahîh, VII, 216]
22~] DOĞRULUĞUNA YEMİN EDİLEN ÜÇ ŞEY
Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Üç şey vardır, (bunların doğruluğu hususunda size) yemin ederim. Ayrıca bir de hadis söyleyeceğim, bunları iyi belleyin: Kişinin malı SADAKA SEBEBİYLE eksilmez. Bir kula haksız ZULÜM yapılır o da sabrederse, Allah onun izzetini (dünya ve ahirette) mutlaka artırır. Bir kul DİLENME KAPISINI açtı mı, onunla birlikte Allah da o zavallıya fakirlik kapısını açar.” [Tirmizi, Zühd 17, (2326)]
23~] YÜZ ŞEHİT SEVABI KAZANMAK İÇİN
Resûl-u Ekrem (aleyhissalâtü vesselam):
مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّتِي عِنْدَ فَسَادِ أُمَّتِي فَلَهُ أَجْرُ مِائَةِ شَهِيدٍ
“Ümmetim bozulduğu zaman kim benim sünnetime sarılırsa yüz şehit sevabı kazanabilir.” [et-Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat 5/315; İbni Adiyy, el-Kâmil 2/327; el-Beyhakî, ez-Zühd s. 118.]
24~] DOĞRULUK VE YALANIN GÖTÜRDÜĞÜ YER
“Size DOĞRULUK yaraşır. DOĞRULUK insanı iyiliğe, o da Cennet’e çeker götürür. İnsan, kendini bir kere DOĞRULUĞA verip, o yola yöneldi mi, hep DOĞRU söyler, DOĞRUYU araştırır; böylece o insan, Allah katında “SIDDÎK” olarak yazılır. Yalandan sakınınız. Yalan insanı fücura, bataklığa, o da Cehennem’e ulaştırır. Bir insan, kendini bir kere yalana kaptırdı mı, daima yalan söyler, neticede Allah katında “yalancı” olarak yazılır…” [Buhârî, edeb 69; Müslim, birr 103-105; Ebû Dâvûd, edeb 80]
25~] KÜFÜR İLE İHTAMIN TEHLİKESİ
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Bir şahıs DİN KARDEŞİNİ ‘kâfir!’ diye İTHAM EDERSE, söylenilen bu iddia ya sözün muhatabına ya da söyleyen kişiye râci olur. Eğer KÜFÜR İTHAMINA maruz kalan kişi söylenildiği gibi hakikaten kâfir ise o zaman o şahıs ehl-i küfürdür; söz yerini bulmuş olur. Eğer İTHAM EDİLEN KİŞİ kâfir değilse, söylenilen iddia boşta kalmayıp söyleyen kişiye GERİ DÖNER (o kişi kâfir olmuş olur).” [Buhari, Edeb 73; Müslim, İman 111]
26~] ÇETİN İMTİHANLARDAN KURTULUŞ YOLU
Ukbe İbn Âmir radıyallahu anh demiştir ki: Ben, “Ya Resûlallah! ÇETİN İMTİHANLARA MARUZ KALINCA kurtulmanın yolu nedir?” diye sordum. Buyurdular ki: “ALEYHİNE olacak ŞEKİLDE KONUŞMAKTAN SAKIN, bulunduğun mekânda Cenâb-ı Hakk’ın rızasına MATUF İŞLERLE MEŞGUL ol, GÜNAH ve KUSURLARIN için de GÖZYAŞI DÖK!” [Tirmizi, Zühd 61]
27~] DENGİ OLMAYAN İBÂDET
“Ya Resûlallah! Allah yolunda CİHADA MUADİL BAŞKA bir AMEL var mıdır?” diye sorulduğunda, “Var ama sizin onu yapmaya GÜCÜNÜZ YETMEZ.” buyurdu. Bu soru kendisine iki veya üç defa tevcih edildi ve O her defasında aynı cevabı verdi. Akabinde şöyle buyurdu: “Allah yolundaki mücahidin misali, GÜNDÜZLERİ sâim, GECELERİ kâim, Allah’ın âyetlerine (emir ve yasaklarına) karşı SAYGILI (hüşyâr bir kalbe sahip) ve -rıza-yı ilâhî yolunda hizmet eden mücahit, cepheden dönünceye kadar- ARALIKSIZ NAMAZ KILIP ORUÇ TUTAN bir kimse gibidir. (Hiç kimse bu kadar ibadet edemeyeceğine göre mücahidin alacağı sevaba da kimse erişemez.)” [Buhari, Cihâd 1; Müslim, İmâre 110]
28~] EN HAYIRLI İNSAN OLMAK İÇİN
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
«خَيْرُكُمْ مَنْ تَعَلَّمَ الْقُرْاٰنَ وَعَلَّمَهُ»
“Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı (hakikatleri ve incelikleri ile) öğrenen ve onu başkalarına öğretendir.” [Buhari, Fedâilu’l-Kur’ân 21]
29~] ANLATTIĞINI YAŞAMAYANLARI BEKLEYEN ÂKIBET
Resûlullah’ı sallallahu aleyhi ve sellem şöyle: “Kıyamet günü BİRİSİ getirilir ve CEHENNEM ATEŞİNE ATILIR. Bağırsakları karnından dışarı sarkar ve onlarla birlikte değirmen çeviren merkep gibi döner durur. Cehennem ahâlisi onun yanına toplanırlar ve derler ki: Ey filân! Nedir bu hâlin? Sen İYİLİĞİ EMREDİP kötülükten nehyetmez miydin? O kişi de: Evet, iyiliği emrederdim, fakat KENDİM YAPMAZDIM; münkerden nehyederdim ama kendim yapardım, der.” [Buhari, Bed’ul-halk 10; Müslim, Zühd 51]
30~] KÂMİL MÜ’MİN OLMAK İÇİN
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem: “Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyleri, ehl-i iman kardeşi için de arzu edip istemedikçe kâmil manada iman etmiş olmaz.” [Buhari, İman 7; Müslim, İman 71]
31~] HAKKIYLA TEVEKKÜLÜN NETİCESİ
Resûlullah’ı sallallahu aleyhi ve sellem: “Eğer siz, Allah’a hakkıyla TEVEKKÜL etseniz, sizi, sabah yuvasından aç ayrılıp, akşam tok olarak dönen kuşların beslendiği gibi rızıklandırırdı.” [Tirmizi, Zühd 33]
32~] DÎNİ DEĞERLERİNİ BASİT BİR DÜNYALIĞA SATANLAR
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Salih amelleri işlemede acele edin (geri kalmayın)!. Zira yakın bir gelecekte ZİFİRİ KARANLIK geceler gibi birtakım FİTNELER ZUHUR edecektir. O zamanda insan, mümin olarak sabahlar da AKŞAMA kâfir olarak çıkar. Aynı şekilde mümin olarak geceler ama SABAHA kâfir olarak çıkar. Dinini basit bir dünyalığa satar (değişir).” [Müslim, İman 186]
33~] MUTLAKA HESABI SORULACAK BEŞ ŞEY
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Hiçbir kul, kıyamet gününde, ÖMRÜNÜ nerede tükettiğinden, BİLGİSİNİ nasıl değerlendirdiğinden, MALINI hangi yollarla kazanıp nerelerde sarfettiğinden ve BEDENİNİ nerelerde yıprattığından hesaba çekilmedikçe bir adım dahi atamaz.”[Tirmizi,Kıyamet 1]
34~] RIZKIN GENİŞLEMESİ İÇİN
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir kudsî hadiste Yüce Allah’ın şöyle buyurduğunu bildirmiştir: “Ey insanoğlu! Allah yolunda İNFAK ET Kİ, sana da infak edilsin (rızkın genişletilsin)!” [Buhari, Tefsîru sûre 11/2; Müslim, Zekât 36]
35~] MÜNÂKAŞA VE CİDAL
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “MÜNÂKAŞA ve CİDALDEN -haklı dahi olsa- uzak duran kimseye cennetin kıyısında bir köşk verileceğine kefil benim. Şakacıktan dahi olsa yalan söylemeyen kimseye cennetin merkezinde bir kasır tahsis edileceğine kefil benim. Güzel ahlâk sahibi insana da cennetin zirvesinde bir köşk verileceğine kefil benim.” [Ebû Davud, Edeb 7]
36~] CEHENNEM ATEŞİNDEN KORUYAN İKİ ŞEY
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Allah korkusundan ötürü ağlayan kişinin cehenneme girmesi, sağılmış sütün memeye dönmesi kadar muhaldir. Allah yolunda KOŞTURUP HİZMET ETMENİN TOZU ile cehennem dumanı asla bir arada bulunmaz.” [Tirmizi, Fedâilu’l-cihâd 8; Zühd 9]
37~] EL DİL VE KALB İLE MÜCADELE
Resûlullah’ı sallallahu aleyhi ve sellem: “Sizden kim bir KÖTÜLÜK görürse, onu ELİYLE değiştirsin. Şayet eliyle değiştiremezse DİLİYLE değiştirsin. Diliyle de değiştirmeye gücü yetmezse KALBİYLE düzeltme cihetine gitsin ki, bu, imanın en zayıf derecesidir.” [Müslim, İman 78]
38~] EN FAZİLETLİ CİHAD
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem: “En faziletli cihat, zalim bir idarecinin karşısında adaleti (doğruyu ve hakkı) söylemektir.” [Ebû Davud, Melâhim 17; Tirmizi, Fiten 13]
39~] ÖLÜYÜ TAKİP EDEN ÜÇ ŞEY
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem : “Ölüyü kabre kadar ÜÇ ŞEY TAKİP EDER; aile fertleri, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri kalır. Aile fertleri ve malı geriye döner; ameli (ölüyle birlikte) kalır.” [Buhari, Rikak 42; Müslim, Zühd 5]
40~] İFLAS ETMİŞ OLANLAR
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, “Müflis (iflas eden) kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Sahabiler: “Bize göre MÜFLİS, parası ve malı kalmayan kimsedir.” diye cevap verdiler. Ancak Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bu hususu şöyle izah buyurdular: “Ümmetimin MÜFLİSİ, kıyamet günü namaz, oruç ve zekât gibi amellerle gelir, gelir ama şuna sövmüş, buna zina isnad ve iftirasında bulunmuş, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, şunu dövmüş vaziyettedir. Hâl böyleyken iyiliklerinin sevabı şuna buna verilir ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları tükenirse bu defa hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilir. Sonunda (mücrim olarak) cehenneme atılıverir.” [Müslim, Birr 59]