Mâide-i Zikir ve Duâ

Kendi acz ve zaafınızın idraki içinde gücü her şeye yeten Kudreti Sonsuz’a yönelmeli ve O’na içinizi dökmelisiniz. Evet, bir yönüyle, Allah’a sunacağımız ibadetler arasında duadan daha güçlü bir amel yoktur. Çünkü dua, Allah’ın varlığına, birliğine, hâzır ve nâzır olduğuna inanarak sebepler üstü bir taleple Cenâb-ı Hakk’a arz-ı hâlde bulunmaktır. Dua için ellerimizi açtığımızda, biliriz ki, bizim sesimizi işiten, kudret eli her şeye yetişen, bütün ihtiyaçlarımızı yerine getirmeye muktedir ve hadsiz düşmanlarımızı defetmeye kâdir bir Rabbimiz var. İşte, bu iman ve inançla, Mevlâ-yı Müteâl’e dua etmeliyiz…(Eser: Diriliş Çağrısı- Sözün De Bittiği An)

“1 Defa”

اَللّٰهُ أكْبَرُ، اَللّٰهُ أكْبَرُ، اَللّٰهُ أكْبَرُ، اَللّٰهُ أكْبَرُ اَللّٰهُ أكْبَرُ، اَللّٰهُ أكْبَرُ، اَللّٰهُ أكْبَرُ، اَللّٰهُ أكْبَرُ اَللّٰهُ أكْبَرُ، اَللّٰهُ أكْبَرُ 

بِسْـــــمِ اللّٰهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

فَرْدٌ حَيٌّ قَيُّومٌ حَكَمٌ عَدْلٌ قُدُّوسٌ

“3 Defa”

أَلْفُ أَلْفِ أَسْتَغْفِرُ اللهَ مِنْ كُلِّ خَطَأٍ وَمِنْ كُلِّ ذَنْبٍ وَمِنْ كُلِّ مَعْصِيَةٍ وَمِنْ كُلِّ مَا لَا يُحِبُّ رَبُّنَا وَلَا يَرْضَى وَمَا لَا يَنْبَغِي لَنَا وَلَا يَلِيقُ بِنَا وَأَتُوبُ إِلَيْهِ 

Her hatamdan, her günahımdan, işlediğim her masiyetten ve Rabbimiz’in sevip hoşnut olmadığı, bize yakışmayan ve uygun düşmeyen her his, düşünce, söz ve amelden dolayı Yüce Allah’a binler defa tevbe ve istiğfar ediyorum. Elfü elfi estağfirullah. Milyon kere estağfirullah. [16 Aralık 2018 BMTL]

“Salâten Tüncînâ 3 defa”

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ، صَلَاةً تُـنْجِينَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ الْاَهْوَالِ وَالْاٰفَاتِ، وَتَـقْضِي لَـنَا بِهَا جَمِيعَ الْحَاجَاتِ، وَتُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ جَمِيعِ السَّيِّـئَاتِ، وَتَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَى الدَّرَجَاتِ، وَتُـبَـلِّغُنَا بِهَآ اَقْصَى الْغَايَاتِ مِنْ جَمِيعِ الْخَيْرَاتِ فِي الْحَيَاةِ وَبَعْدَ الْمَمَاتِ، اٰمِينَ يَا مُجِيبَ الدَّعَوَاتِ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ 

Allahım! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve ehl-i beytine salât ve rahmet eyle ve o salât ile bizi her türlü korku ve belâlardan salim kıl. Onunla bütün ihtiyaçlarımızı gider. Bizi bütün günahlardan temizle. Onunla, bizi nezdindeki en yüce derecelere yükselt. Bizi hem dünyada hem de öldükten sonra bütün hayır ve güzelliklerin en nihai noktalarına ulaştır. Ey dualara icabet eden, bizim bu duamızı da kabul et!

“1 Defa”

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ حٰمۤۘ ❁ تَـنْزِيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَزِيزِ الْعَلِيمِۙ غَافِـرِ الذَّنْبِ وَقَابِلِ التَّوْبِ شَـدِيدِ الْعِقَابِ ذِي الطَّوْلِۘ لَۤا إِلٰـهَ إِلَّا هُـوَۘ إِلَـيْـهِ الْمَصِيرُ اَللّٰهُ لَۤا إِلٰهَ إِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَـيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِـنَـةٌ وَلَا نَـوْمٌۘ لَـهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِۘ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُۤ إِلَّا بِـإِذْنِه۪ۘ يَعْلَمُ مَا بَـيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْۚ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِه۪ۤ إِلَّا بِمَا شَۤاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضَۚ وَلَا يَـؤُۧدُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ  لَۤا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَـدْ تَـبَـيَّنَ الرُّشْـدُ مِنَ الْغَيِّۚ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَى۠ لَا انْفِصَامَ لَهَاۘ وَاللّٰهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ  اَللّٰهُ وَلِيُّ الَّذِينَ أٰمَنُوا يُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ إِلَى النُّورِۘ وَالَّذِينَ كَفَرُۤوا أَوْلِيَۤاؤُۨهُمُ الطَّاغُوتُ يُخْرِجُونَـهُمْ مِنَ النُّورِ إِلَى الظُّلُمَاتِۘ أُوۨلٰۤئِكَ أَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ فِيهَا خَالِدُونَ

(Mü’min Sûresi 1-3) (Bakara 255-57)

“1 Defa”

رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ

Ya Rabbî! Şeytanların vesveselerinden, onların yanımda bulunmalarından Sana sığınırım! (Mü’minûn, 97-98)

رَبَّنَا لاَ تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِنْ لَدُنْكَ رَحْمَةً إِنَّكَ أَنْتَ الْوَهَّابُ

Ey bizim kerîm Rabbimiz, bize hidâyet verdikten sonra kalplerimizi saptırma ve katından bize bir rahmet bağışla. Şüphesiz bağışı bol olan vehhab Sensin Sen! (Âl-i İmrân, 8-9)

اَللّٰهُمََّ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَحُبَّ عَمَلٍ يُقَرِّبُنِي إِلَى حُبّـِكَ

Allahım! Senden seni sevmeyi, seni sevenleri sevmeyi ve senin sevgine ulaştıracak amelleri sevmeyi dilerim. (Tirmizî, Daavât 73)

اَللّٰهُمَّ أَحْسِنْ عاَقِبَتَنَا فِي الْأُمُورِ كُلِّهاَ وَأَجِرْناَ مِنْ خِزْيِ الدُّنْياَ وَعَذَابِ الْآخِرَةِ

Allahım! Yapıp edegeldiğimiz bütün işlerimizin neticesini güzel eyle! Bizleri dünyada rezil rüsvay olmaktan ve âhiret azâbından koru! (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/181)

 اَللّٰهُمَّ اجْمَعْ شَمْلَنَا أُمَّةَ مُحَمَّدٍ، اَللّٰهُمَّ أَلِّفْ بَيْنَنَا أُمَّةَ مُحَمَّدٍ، اَللّٰهُمَّ يَا قَاضِيَ الْحَاجَاتِ، يَا دَافِعَ الْبَلِيَّاتِ، اِقْضِ حَوَائِجَنَا وادْفَعْ عَنَّا الْبَلاَيَا. اَللّٰهُمَّ يَا حَافِظُ، يَا حَفِيظُ، اِحْفَظْنَا وَاحْفَظْ إِخْوَانَنَا وَأَحِبَّاءَنَا وَأَصْدِقَاءَنَا مِنْ كُلِّ شَرٍّ وَضَرٍّ

Allah’ım! Ümmet-i Muhammed olarak hepimizi birliğe erdir. Allah’ım! Ümmet-i Muhammed olarak hepimizin arasını birleştir! Kalplerimizi birbirine bağla. Ey İhtiyaç ve hâcetleri gideren, belâları def edip kaldıran Allah’ım! Bizim ihtiyaçlarımızı gider, belâları bizden uzaklaştır ve kaldır. Ey bizleri koruyup gözeten Allah’ım! Bizleri, kardeşlerimizi, sevdiklerimizi, yârânlarımızı ve dostlarımızı her türlü şer ve zarardan sen koru.

اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَــيِّـدِنَا مُحَمّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَآئِهَا وَعَافِـيَـةِ الْاَبْدَانِ وَشِفَآئِهَا وَنُورِ الْاَبْصَارِ وَضِيَآئِهَا وَعَلٰى اٰلِـهِ وَصَحْبِـهِ وَسَـلِّمْ

“Allahım! Kalplerin tabîbi (doktoru) ve devâsı, bedenlerin âfiyet ve şifâsı, gözlerin nûr ve ziyâsı Efendimiz Hz. Muhammed’e ve O’nun âile ve ashâbına salât ve selâm eyle.” (Beyzade Mustafa Efendi’ye ait bir salât-u selâm. Bkz. Âsâr-ı Şeyh Seyyid Mustafa Beyzade, Dâru’t-tıbâati’l-Âmire, 1264 s. 127)

“11 Defa”

 حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ ، نِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّصِيرُ ، غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَاِلَيْكَ ٱلْمَصِيرُ

“Koruyup kollayıcı olarak Allah bize yeter; O ne güzel dost ve ne güzel yardımcıdır.” “Affını dileriz ya Rabbenâ, dönüşümüz Sanadır.”

“11 Defa”

 رَبِّ إِنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنْتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ

Rabbim, bu dert bana iyice dokundu! Sen, Merhametlilerin En Merhametlisisin! (Enbiyâ, 21/83)

“11 Defa”

 لَۤا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ۠ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَۚ

Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin; doğrusu ben kendi kendime zulmettim, affını bekliyorum. (Enbiyâ sûresi, 21/87)

“11 Defa”

 حَسْبِيَ اللّٰهُ۬ لَۤا إِلٰهَ إِلَّا هُوَۘ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben yalnız O’na dayanırım. Çünkü O, büyük Arş’ın, muazzam hükümranlığın sahibidir. (Tevbe, 9/129)

“33 Defa”

 سُبْحَانَ اللهِ وَبِحَمْدِهِ سُبْحَانَ اللهِ الْعَظِيمِ

Allah’ı her türlü noksandan tenzîh eder ve O’na hamd ederim. Şanı yüce Allah, her türlü eksiklikten münezzehtir.

“33 Defa”

 سُبْحَانَ اللهِ، اَلْحَمْدُ لِلهِ، لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ، اَللهُ أَكْـبَرُ

Allah bütün noksanlardan münezzehtir. Hamd Allah’a mahsustur. Allah’tan başka ilah yoktur. Büyük Allah’tır. 

“33 Defa”

لَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللّٰهِ

Gerçek güç ve kuvvet, ululuk ve azamet tahtının yegâne sultanı Allah’ındır ve O’ndan gelir.

“129 Defa”

يَا لَطِيفُ

“Allah (celle celâluhû) Latîftir. O, lütûflarını insanların içine, onlara hiç hissettirmeden akıtıverir. İnsanlar hissetmezler; ama, onları ilâhî esintiler sessiz sessiz sarıvermiştir. Latîf ismi, ilâhî tecellilerin, en kudsî feyizlerin bilmediğimiz bir noktadan gelip, bizim ruhumuzu sarması demektir.” [A.G.T-4]

***

ALLAH’IM İsm-i âzamın hakkı için.. esmâ-i hüsnân hakkı için.. Furkan-ı Hakîm ve sûreleri, âyetleri, sırları, nurları, kelime ve harfleri hakkı için… Resûl-i Ekrem’in (aleyhissalâtü vetteslimât) ve O’nun mucizeleri, kemâlatı, şeriatı ve sünneti hakkı için… Yine O’nun âli, ashabı, ensarı (radıyallâhu anhüm) ve onların mücahedeleri hakkı için… Ya Rabbi! Ashab-ı Bedir ve Şühedâ-yı Uhud ve onların Sen’in yolundaki mücadeleleri hakkı için.. evliya ve keşfiyatları hakkı için.. asfiya ve tahkikatları hakkı için.. Şüheda ve Hak yolundaki mücahedeleri hakkı için.. Kâbe ve ziyaretçileri hakkı için.. Ravza ve sinesindeki şanı yüce Son Peygamber hakkı için… Ya Rabbi! Bütün enbiya ve resûller (alâ nebiyyina ve aleyhimüsselâm) ve onlara indirilen kitap ve sahifeler hakkı için… (Büyük Cevşen Şefaat Duâsından) 

Senden, cânî ve serkeşleri bile içine alan geniş ve kuşatıcı affınla, hiçbir kulun Senin üzerinde hiçbir hakkı olmamasına rağmen iyi ve kötü herkese ulaşan ihsanınla, bize de bol bol lütufta bulunmanı.. Senden başka herkes ve her şeyden bizi müstağni kılmanı.. ömrümüzü hayırlı ve uzun kılmanı.. mümin kullarının kalblerine bizim ve üzerinde yürüdüğümüz yolun sevgisini yerleştirmeni.. üzerimizde bulunan hak ve borçları ödemeye muvaffak kılmanı.. göz açıp kapayıncaya kadar bizi kendimizle ve nefsimizle başbaşa bırakmamanı.. günahlarımızı bağışlamanı.. helal ve hoş kazanç ihsan etmeni.. sürçmelerimizi affetmeni.. amellerimizi ve yine Senin havlinle işleyebildiğimiz iyiliklerimizi kabul etmeni.. bizi, zürriyetimizi ve erkek-kadın bütün inananları karanlıklardan nura çıkarmanı.. günahlarla aramıza en büyük kalkan ve en sağlam bir sur ile girmeni.. İslâm’ı en büyük talebimiz haline getirmeni.. lütuf ve rahmetinden ümit kesmeden, af ve müsamahan hakkında ye’se düşmeden dinî ve dünyevî işlerimizde bize tertemiz ve afiyet içinde bir hayat yaşatmanı.. demimize damarımıza karışacak her çeşit zulümden ve ağyar mülahazalarından bizi uzak tutmanı.. inkisar içindeki kalbimizi zafer ve nusretinle sarıp sarmalamanı.. inabe ve hüsn-ü yakîn ile rızıklandırmanı.. salih kullarına dünyayı nasıl göstermişsen bize de öyle göstermeni.. kopan bağlarımızı fazlınla birleştirmeni.. zayıf ve cılız halimizi kudretinle güçlendirmeni.. eğri büğrü huylarımızı  izale etmeni.. gevşeyen himmetimizi gafletinden uyandırmanı.. Senin haşyetinden gözyaşlarımızı kesintisiz yağan yağmurlar gibi akıtmanı ve en çok talepte bulunduğumuz isteklerimizi bahşetmeni ve bizi âkıbetin en güzeliyle serfiraz kılmanı diliyoruz. 

Bizleri daimî himayen altında tutmanı.. değişmeyen ve herhangi bir zarar dokundurulamayan yakınlığına almanı.. hiç kimsenin dokunamayacağı fakat içine girenlerin her ihtiyacına kâfi gelen korumana dâhil etmeni.. her şeyi ihata etmiş bulunan ve asla parçalanamayan sıyanetinle saklamanı.. yüksek ve aşılamayan kalene, asla zayi olmayan emanetlerin arasına katmanı.. hıfz u inayet çadırında muhafaza buyurmanı.. koruman, gözetmen ve setretmen ile sarıp sarmalamanı.. kötülerin şerrini bizden uzak tutmanı.. azametinin nuruyla bizi zalim ve fâcirlerden gizlemeni.. şer konuşan bütün dilleri bize karşı bağlamanı.. zarar vermek kastıyla atılan bütün okları geri çevirmeni.. hasetle bakan kem gözleri, düşmanlıkla atan bütün kalbleri göremez ve atamaz hale getirmeni.. kahrımızı isteyenleri, rahat ve istikrar bulamayacakları şekilde kahretmeni.. arzı bütün genişliğine rağmen onlara dar hale getirmeni.. eziyet etmeyi meslek haline getiren her zalimi hilm, lütf ve mühlet dairenden çıkarmanı.. ısrarla düşmanlık yapanların ellerini kollarını kelepçeleyip kalblerini bağlamanı.. emellerine ulaşmalarına müsaade etmemeni.. haddini aşan ve zarar vermek için fırsat kollayanlara karşı bizi sıyanet etmeni.. kaybolan ve elden giden şeylere karşılık lütuflarınla bizi sevindirmeni.. her türlü fitne, hayırsızlık ve sıkıntıların şerrinden bizi korumanı.. kalbimizi bütün haset, garaz ve kinlerden arındırmanı.. arkadan ve önden gelebilecek şerlerden bizi muhafaza etmeni.. her iki cihanda gaye-i hayallerimize ulaştırmanı.. kazanın karşı konulamaz hükümleri ve kaderde olan ağır belalara karşı sürpriz ve gizli lütuflarınla bizi bürümeni ve gece-gündüz, ikamette-seferde, uyurken-uyanıkken, açık-gizli her halimizde güzellerden güzel maiyyetinle bizimle beraber olmanı Senden dileniyoruz.  (el Kulûbüddâria Ashâb-ı Bedir’in Sonundaki Duâ)

Ey Yüceler Yücesi Allahım! İsm-i âzamın, Furkan-ı Ahkem’in, Resûl-i Ekrem’in  (aleyhissalâtü vesselâm) hakkı için, bizim şu okuduklarımızı, muhabbetine en çok mazhar kıldığın veli kullarından kabul buyurduğun gibi, bizden de en güzel şekilde kabul buyur. Âmin, elfü elfi âmin. Ve’l-hamdü lillahi Rabbi’lâlemîn. (El Kulûbüddâria=Yakaran Gönüller)

Bu yazı 112 kez okundu