Sen sen ol bir daha sohbetten uzaklaşma!

“Zamanın birinde sohbete uzun süredir gelmeyen dervişi ziyarete giden bir mürşidin hikayesi… Bir kış günü talebenin kapısını çalar hocası. Talebe bakar ki hocası ayağına kadar gelmiştir. Utanır, mahcup bir edayla içeri davet eder hocasını.. Hocası selam verir, yanmakta olan ocağın başına oturur, alır eline maşayı karıştırır ateşi. Sükût sohbeti bir müddet sürer. Dervis daha sonra mutfağa gider ikram için bir tas dolusu hoşaf getirir, hocasına ikram eder. Hocası yine ateşi karıştırmaktadır sessizce.. Bir kor alır,..ateşten ayırır bir kenara. Bir müddet bekledikten sonra korun ateşi söner.

Der ki hoca: “Evladım bak! Ateşten ayrılan kor nasıl da söndü, ateşini yitirdi. Bunun tekrar yanması için tekrar ateşe girmesi gerek. Aynen bunun gibi derviş de Allah aşkı ve muhabbetini murad ediyorsa sohbetten ayrı kalmaması gerek. Eğer ayrı kalırsa, bu kor gibi söner; soğuk, işe yaramaz bir odun gibi olur, kimseye de faydası olmaz. Sen sen ol bir daha sohbetten uzaklaşma!” der ve geldiği gibi çıkar gider.” (@RaufAtillaPolat hesabından alınmıştır)

Bu yazı 19 kez okundu