Tilkinin Eti Helâldir” Fetvâsı Verirse

İnsanların çoğu bazı yanlarıyla azıcık parlak bir insan ortaya çıkınca, onun arkasından sürüklenebilirler. “Kitle psikolojisi” denen bir şey var. Bu tarihî tekerrürler devr-i dâimi içinde hep devam edegelmiştir. Hazreti Nuh’a “sâhir” demişler, “kâhin” demişler, “büyücü” demişler. Hazreti Hûd’a başka bir şey demişler. Hazreti Sâlih’e başka bir şey demişler. Hazreti Musa’ya başka bir şey demişler. Demişler… Efendimiz’e demedik bir şey bırakmamışlar. Demedik şey bırakmamışlar… Demek ki, bu yolda yürüyenlerin kaderi, böyle!.. Allah alınıp-satılmaktan, peylenmekten muhafaza buyursun. [30/07/2017 ***]

Yaşlı tilki yavrularına rızıklarını nasıl elde edeceklerini, tehlikelerden nasıl korunacaklarını anlatıyormuş. Uzun uzun yaptığı nasihatlerinin sonunda: Sakın hocaların tavuklarını almaya uğraşmayın. “Tilkinin eti helaldir” fetvasını verirlerse hepiniz yandınız demiş. Müslümanlar için en tehlikeli kişiler, DÜNYA MENFAATLERİ İÇİN dini kullanan hocalardır.

Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin aşıkların önderi ilan ettiği ve çok etkilendiği zatlardan birisi de Feridüddin Attar (ö: 630-1232) menfaatçi hocaların hışmına uğrayan Allah dostlarındandır. Harzemşahlar devrinde Semerkant müftüsünün dini menfaat elde etmek için kullandığını görünce böyle yapmasının doğru olmadığını kendisine söylemiş ve bu hususta “Lisan-ü’l-Gayb isimli eserini yazmıştır. Müftü bunu hazmedememiş ve Attar’a elinde delil olmadığı halde, aslı astarı olmayan iftiralarda bulunarak sapık olduğunu her tarafta anlatmaya başlamış ve eserlerini yaktırmıştır. Adam müftü olduğundan toplumda belli bir ağırlığı vardır. Kısa zamanda anlattıklarının etkisi görülmeye başlamış. Halk Attar’dan nefret etmeye ve düşmanlık beslemeye başlamış. Attar sokağa çıkamaz hale gelmiş. Herkesin kendisine sapık, hain olarak bakmasından dolayı şehrini terk etmekten başka çare bulamamış ve Mekke’ye doğru yola çıkmıştır. (Allah Dostları İbnü’l-Cevzi, Şule Yayınları 2003 Kaynak eserler dizisi 1 Cağaloğlu / İstanbul, 7. Cilt, sayfa: 104)

Dünyevi menfaatler için Allah dostu bir zat, yalan ve iftiralarla Semerkant’ta hain, sapık ilan edilmiş ve hicrete mecbur kalmıştır. Semerkant halkı müftülerine inanmakla Feridüddin Attar gibi bir zattan kendilerini mahrum bırakma talihsizliğini yaşamışlardır. Hak dostlarında bu şekilde muamelelere maruz kalmayan hemen yok gibidir.

Yazıklar olsun yeri ve zamanı geldiğinde doğruları konuşmayan hocalara!
Yazıkları olsun menfaatleri için Dîni kullanan sahtekâr hocalara!
Yazıkları olsun onlara inanan cahil yığınlara!

Bu yazı 6 kez okundu