•26.Bölüm

Bu Bölümde On Fasıl Vardır

BİRİNCİ FASIL

Seyyid Alî ibn Şihâb el-Hemedânî (k.s.) Hazretlerinin Evrâd-ı Fethiyyesi

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

أَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ (٣)

O ki, O’ndan başka bir ilah yoktur. Hayy ve Kayyum’dur, hayatı Kendindendir ve varlığı ayakta tutan O’dur. İçten nedametle O’na tevbe ediyor ve kabul buyurmasını diliyorum. ALLAH’IM! Selam Sensin, bütün kusurlardan sâlimsin ve herkes için selâmet kaynağısın. Her selâm Sana râcidir. Bizi de selâmla karşıla Allahım ve fazl u kereminle Senin mutlak selâmet yurdun olan Cennet’ine al. Ey celâl ve ikram sahibi! Bereket Senin şiarın, ululuk da şanındır. ALLAH’IM! İhsan ettiğin nimetlerine mukabil Sana hamd ediyorum. Yine o hamdin nimetlerini artıracağı ümidini taşıyorum. Bilebildiğim ve bilemediğim her hamd ile Sana hamd ediyorum. Bildiğim, bilmediğim bütün nimetlerine hamd ediyorum. Küfür ve dalâlet hariç her hâlden dolayı Sana hamd olsun Allahım!

أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

اَللهُ لَۤا إِلٰـهَ إِلَّا هُوَۚ اَلْحَيُّ الْقَـيُّومُۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌۘ لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِۘ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُۤ إِلَّا بِإِذْنِهِْ ، يَعْلَمُ مَا بَـيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَاخَلْفَهُمْۚ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِٓ إِلَّا بِمَا شَۤاءَۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمٰوَاتِ وَالْأَرْضَۚ وَلَا يَـؤُۧدُهُ حِفْظُهُمَاۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ

، [سُبْحَانَ اللهِ (٣٣)]

[ اَلْحَمْدُ لِلهِ (٣٣) ]

، [ اَللهُ أَكْـبَرُ (٣٣) ]

 لَا إِلٰهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَـرِيكَ لَـهُ، لَـهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ، وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

Melik ü Cebbâr Allah’tan başka bir ilah yoktur. Vâhid ü Kahhâr Allah’tan başka bir ilah yoktur. Azîz ü Ğaffâr Allah’tan başka bir ilah yoktur. Kerîm ü Settâr Allah’tan başka bir ilah yoktur. Kebîr u Müteâl Allah’tan başka bir ilah yoktur. Geceyi ve gündüzü yaratan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Her yerde yegâne gerçek ma’bûd olan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Her varlığın kendi lisanıyla zikrettiği Allah’tan başka bir ilah yoktur. Nihayetsiz ihsanlarıyla ma’ruf Allah’tan başka bir ilah yoktur. Her an ayrı bir şe’nde olan Allah’tan başka bir ilah yoktur.

Allah’tan başka bir ilah yoktur ve iman yalnız O’nadır. Allah’tan başka bir ilah yoktur ve emn ü emân O’ndandır. Allah’tan başka bir ilah yoktur ve emanetler yalnız O’nun nezdinde güvende olur ve gerçek değerini bulur, kâr içinde kâra kavuşur. Allah’tan başka bir ilah yoktur ve gerçek havl ü kuvvet sadece O’na mahsustur. Allah’tan başka bir ilah yoktur; biz de yalnız O’na kulluk yaparız. Allah’tan başka bir ilah yoktur; bütün hakikatlerin verasındaki Hakikatü’l Hakâik sadece O’dur. Allah’tan başka bir ilah yoktur; sıdk ile iman edilecek en yüce gerçek budur. Allah’tan başka bir ilah yoktur; kulluk ve kölelik bir tek O’na olur. Allah’tan başka bir ilah yoktur; her lütuf ve rahmet O’ndan gelip bize ulaşır. Allah’tan başka bir ilah yoktur; her şeyden önce O vardı. Allah’tan başka bir ilah yoktur; her şeyden sonra yalnız O kalacaktır. Allah’tan başka bir ilah yoktur; her şey fenâ bulur, yalnız Rabbimiz bâkî kalır.

İKİNCİ FASIL

Mülkü elinde tutup dilediği gibi tasarrufta bulunduğu en âşikar hakikat olan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Hakka’l-yakîn Melik olan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Aliyy ü Azîm Allah’tan başka bir ilah yoktur. Hakîm ü Kerîm Allah’tan başka bir ilah yoktur. Yedi semanın ve Arş-ı Azîmin Rabbi Allah’tan başka bir ilah yoktur. Ekramülekramîn Allah’tan başka bir ilah yoktur. Erhamürrâhimîn Allah’tan başka bir ilah yoktur. Tevbe edenleri çok seven Allah’tan başka bir ilah yoktur. İhtiyaç içinde kıvranan kullarına merhamet eden Allah’tan başka bir ilah yoktur. Dalâlete düşmüşlere hidayet yollarını gösteren ve doğruya ileten Allah’tan başka bir ilah yoktur. Yolunu kaybetmişlere rehberlik yapan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Korku içinde bulunanların gönüllerine emniyet salan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Yardım dileyenlerin imdadına koşan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Yardımı gerçek yardım olan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Koruması başka korumalara benzemeyen Allah’tan başka bir ilah yoktur. Her şeyden sonra bâkî kalan, gerçek vâris Allah’tan başka bir ilah yoktur. Hikmetle hüküm verme hususunda eşi benzeri bulunmayan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Bütün rızıkları yalnız Kendisi veren Allah’tan başka bir ilah yoktur. Gönülleri ve kapıları açan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Mağfiret buyurmak yalnız Yüce Zâtının şanı olan Allah’tan başka bir ilah yoktur. Rahmet ve merhameti bütün merhametlerin kaynağı olan Allah’tan başka bir ilah yoktur.

Allah’tan başka bir ilah yoktur, yalnız O vardır. O vaadinde sâdıktır. Kuluna her zaman yardım eder. Yoluna sahip çıkanları azîz tutar. Muhalefet edenleri hezimete uğratır. Sonunda yalnız O kalır ve O’nun dilediği olur. Allah’tan başka bir ilah yoktur; nimet O’nun, fazl u ihsan O’nundur; en güzel sena da yalnız O’nadır. Yarattıkları sayısınca, arşının ağırlığınca, hoşnutluğu kadar ve kelimelerinin mürekkepleri miktarınca “Allah’tan başka bir ilah yoktur”. Vahdaniyet, ferdâniyet, kadîmiyet, ezeliyet ve ebediyet sahibi Allah’tan başka bir ilah yoktur. O’nun ne zıddı, ne niddi, ne benzeri ve ne de ortağı vardır. Allah’tan başka bir ilah yoktur, Ma’bud-u bi’l-hak ve Maksud-u bi’l-istihkak sadece O’dur. Mülk O’nundur; hamd O’nadır. Hayat veren O, emaneten verdiği hayatı geri alan O, ölüm söz konusu olmadan ezelî ve ebedî hayatın sahibi O’dur. Hayır O’nun elindedir. O her şeye gücü yeten bir Kâdir-i Mutlaktır. Her kimse ve her nesnenin dönüşü yalnız O’nadır.

هُوَ الْأَوَّلُ وَالْأٰخِرُ وَالظَّاهِرُ وَالْبَاطِنُۚ وَهُوَ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمٌ، لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌۚ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ

حَسْبُنَا اللهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ، نِعْمَ الْمَوْلَى وَنِعْمَ النَّصِيرُ

غُفْرَانَكَ رَبَّـنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ (٣)

وَ لَا حَوْلَ وَلَا قُـوَّةَ إِلَّا بِاللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ

ALLAH’IM! Verdiğini engelleyecek, men ettiğini verecek, kazanı geri çevirecek, hükmünü değiştirecek hiçbir güç yoktur. Mal ve makam sahiplerinin sahip olduğu şeyler de, Senin lütuf ve ihsanının yerine geçip kendilerine fayda vermez.

سُبْحَانَ رَبِّـيَ الْعَلِيِّ الْأَعْلَى الْوَهَّابِ (٣)

سُبْحَانَ رَبِّـيَ الْعَلِيِّ الْكَرِيمِ الْوَهَّابِ  يَا وَهَّابُ

ÜÇÜNCÜ FASIL

Sen Sübhansın, en mükemmel evsâf ile muttasıf, bütün eksikliklerden de berîsin. Biz Sana bihakkın ibadet edemedik ey Ma’bûd! Sen Sübhansın, her türlü noksandan münezzehsin. Biz Seni hakkıyla bilemedik ey Ma’rûf! Sen Sübhansın, bütün eksikliklerden müberrâsın. Biz Sana hakkıyla şükredemedik ey her dilde Meşkûr! Ebed Sultanı Allah Sübhan’dır. Vâhid ü Ehad Allah Sübhan’dır. Ferd ü Samed Allah Sübhan’dır. Semayı direksiz ayakta tutan Allah Sübhan’dır. Yerküreyi bir döşek gibi yayıp boşlukta yüzdüren Allah Sübhan’dır. Eş ve evlat edinmekten münezzeh, müberrâ Allah Sübhan’dır. “Doğurmamış ve doğmamış olan. Hiçbir şey Kendisine denk olmayan” Allah Sübhan’dır. Melik ve Kuddûs Allah Sübhan’dır. Mülk ve mülk ötesi melekût âlemlerinin biricik sahibi Allah Sübhan’dır. İzzet, azamet, kudret, heybet, celâl, cemâl, kemâl, bekâ, senâ, ziya, sayısız ihsanlar, sınırsız nimetler, kibriya ve ceberût sahibi Allah Sübhan’dır. Melik ve Ma’bûd Allah Sübhan’dır. Melik ve Mevcûd-u Hakîkî Allah Sübhan’dır. Uyku ve ölüm gibi mahlûkata mahsus avârızdan berî, Melik, Hâlık ve Hayy Allah Sübhan’dır. Bizim Rabbimiz, bütün meleklerin ve Cebrâîl’in Rabbi, Sübbûh ve Kuddûs’tür; her türlü kemâl evsâfıyla mevsûf, bütün noksanlardan berî ve Zâtında mukaddes ve münezzeh, fiillerinde mutahhir ve munazziftir. Sübhan’dır Allah. Hamd O’nadır. O’ndan başka bir ilah yoktur. Büyük yalnız O’dur. Gerçek havl ve kuvvet de sadece O Aliyy ü Azîm’e aittir.

***

اَللّٰهُمَّ أَنْتَ الْمَلِكُ الْحَقُّ الَّـذِي لَا إِلٰـهَ إِلَّا أَنْتَ

يَا اَللهُ ﷻ، يَا رَحْمٰنُ ﷻ، يَا رَحِيمُ ﷻ، يَا مَلِكُﷻ ،يَا قُدُّوسُ ﷻ، يَا سَلَامُﷻ يَا مُؤْمِنُ ﷻ، يَا مُهَيْمِنُﷻ ،يَا عَزِيزُ ﷻ، يَا جَبَّارُ ﷻ،يَا مُتَـكَـبِّرُ ﷻ، يَا خَالِقُ ﷻ،يَا بَارِئُﷻ ، يَا مُصَوِّرُﷻ ،يَا غَفَّارُ ﷻ، يَا قَهَّارُ ﷻ،يَا وَهَّابُ ﷻ، يَا رَزَّاقُ ﷻ،يَا فَـتَّاحُ ﷻ، يَا عَلِيمُ ﷻ،يَا قَابِضُ ﷻ، يَا بَاسِطُ ﷻ،يَا خَافِضُ ﷻ، يَا رَافِعُ ﷻ،يَا مُعِزُّ ﷻ، يَا مُذِلُّ ﷻ،يَا سَمِيعُ ﷻ، يَا بَصِيرُ ﷻ،يَا حَكَمُ ﷻ، يَا عَدْلُ ﷻ،يَا لَطِيفُ ﷻ، يَا خَبِيرُ ﷻ،يَا حَلِيمُ ﷻ، يَا عَظِيمُ ﷻ،يَا غَفُورُ ﷻ، يَا شَكُورُ ﷻ،يَا عَلِيُّﷻ ، يَا كَبِيرُﷻ ،يَا حَفِيظُ ﷻ، يَا مُقِيتُ ﷻ، يَا حَسِيبُ ﷻ، يَا جَلِيلُ ﷻ، يَا كَرِيمُ ﷻ، يَا رَقِيبُﷻ ، يَا مُجِيبُﷻ ، يَا وَاسِعُﷻ ،يَا حَكِيمُﷻ ، يَا وَدُودُ ﷻ، يَا مَجِيدُ ﷻ، يَا بَاعِثُ ﷻ، يَا شَهِيدُ ﷻ، يَا حَقُّ ﷻ،

DÖRDÜNCÜ FASIL

يَا وَكِيلُ ﷻ، يَا قَوِيُّ ﷻ، يَا مَتِينُ ﷻ، يَا وَلِيُّ ﷻ،يَا حَمِيدُﷻ ، يَا مُحْصِيﷻ ،يَا مُبْدِئُ ﷻ، يَا مُعِيدُﷻ ،يَا مُحْيِي ﷻ، يَا مُمِيتُ ﷻ،يَا حَيُّ ﷻ، يَا قَـيُّومُﷻ ، يَا وَاجِدُ ﷻ، يَا مَاجِدُﷻ ،يَا وَاحِدُﷻ ، يَا أَحَدُﷻ ،يَا صَمَدُ ﷻ، يَا قَادِرُ ﷻ،يَا مُقْتَدِرُ ﷻ، يَا مُقَدِّمُ ﷻ، يَا مُؤَخِّرُﷻ ، يَا أَوَّلُﷻ ،يَا أٰخِرُ ﷻ، يَا ظَاهِرُ ﷻ،يَا بَاطِنُ ﷻ، يَا وَالِي ﷻ، يَا مُتَعَالِﷻ ، يَا بَرُّ ﷻ،يَا تَوَّابُﷻ ، يَا مُنْـتَقِمُ ﷻ، يَا عَفُوُّ ﷻ، يَا رَؤُوفُﷻ ، يَا مَالِكَ الْمُلْكِ ﷻ، يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ ﷻ، يَا رَبُّﷻ ، يَا مُقْسِطُ ﷻ، يَا جَامِعُﷻ ، يَا غَنِيُّ ﷻ، يَا مُغْنِي ﷻ، يَا مُعْطِيﷻ ، يَا مَانِعُ ﷻ، يَا ضَارُّ ﷻ، يَا نَافِعُ ﷻ، يَا نُورُﷻ ،يَا هَادِيﷻ ، يَا بَدِيعُﷻ ،يَا بَاقِي ﷻ، يَا وَارِثُ ﷻ، يَا رَشِيدُ ﷻ، يَا صَبُورُﷻ ،يَا صَادِقُﷻ ، يَا سَتَّارُﷻ يَا مَـنْ تَقَدَّسَتْ عَنِ الْأَشْبَاهِ ذَاتُهُ، وَتَـنَـزَّهَتْ عَنْ مُشَابَهَةِ الْأَمْثَالِ صِفَاتُهُ

Ey sayısız delilleri vahdaniyetine apaçık delalet, masnûatı da rubûbiyetine şehadet eden! Ey vâhidiyeti azlık ifade eden bir vâhidiyet olmayan! Ey mevcûdiyeti katiyen hiçbir illete dayanmayan! Ey iyilik ile gayet derecede maruf ve ihsan ile nihayetsiz şekilde mevsuf olan! Ey başlangıcı olmayan bir Evvel ü Kadîm, yine nihayeti bulunmayan bir Âhir ü Kerîm ü Rahîm olan! Günahkâr ve âsi kullarını kerem, lütuf ve hilmiyle bağışlayan! Ey Halîm! Ey, [“O’nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla işitir ve görür”] hakikatinin yegâne Sahibi! Bize Allah yeter. O ne güzel vekîl ve ne güzel yardımcıdır!

BEŞİNCİ FASIL

Ey Kendisi için fenâ söz konusu olmayan, her zaman dâimî olan! Ey zevale uğramaksızın ezelden ebede hep kâim bulunan! Ey bütün varlığı bir vezire ihtiyaç duymaksızın evirip çeviren! Bizim ve anne-babamızın bütün işlerimizi kolaylaştır. Ben Seni, Senin Ulu Zâtını sena ettiğin gibi sena edemem. Sen Yüce Zâtını nasıl sena etmişsen öylesin. Yakınlığına erenler sadece izzet bulurlar. Medh ü senan başları döndürecek kadar uludur. İsimlerin mukaddes, şanın yücedir; Senden başka bir ilah yoktur.  Allah, kudretiyle dilediğini yapar ve izzetiyle dilediği gibi hükmeder.  [“İyi bilin ki, bütün işler eninde sonunda Allah’a döner.”] [“O’nun vechi (Zâtı) hariç, her şey yok olacaktır. Hüküm O’nundur ve hepiniz O’nun huzuruna götürüleceksiniz.”] [“Onlara karşı Allah sana yeter. O Semî’ ve Alîm’dir, her şeyi işitir, her şeyi bilir.” ]

Allah bize yeter ve kâfidir. Allah Kendisine dua edenleri mutlaka duyar. O verâların verâsındadır; O’nun verasında hiçbir şey yoktur. Kim de O’nun ipine sımsıkı sarılırsa necat bulur. Ezelden Rabb-i Rahîm ve Hakk-ı Kerîm olan Allah Sübhan’dır. Halîm ve Kerîm Allah’tan başka bir ilah yoktur. Yedi kat semanın ve Arş-ı azim’in Rabbi Allah’ın şanı yücedir ve O bütün eksikliklerden münezzehtir. Hamd ü sena, şükr ü minnet, medh ü tebcîl Mabud-u Mutlak Allah’ın Hakkı ve O’na mahsustur. Allah’tan başka bir ilah yoktur. Tek ilah O’dur. Ortağı bulunmaktan münezzehtir. Mülk O’nun, hamd O’nadır. Gerçek ilah O, Vâhid, Samed, Ferd, Vitr, Hayy, Kayyûm, Dâimî ve Ebedî O’dur. Eş ve evlat edinmek gibi yaratılmışlara mahsus hâllerden berîdir. [“Hâkimiyetinde hiçbir ortağı yoktur. Acze düşüp de bir desteğe muhtaç olmamıştır. Öyleyse tekbir getirerek O’nun büyüklüğünü ilan et!”] Büyük Allah’tır.

***

[ Dinimiz için ALLAH BİZE YETER. Dünyamız için ALLAH BİZE YETER. Gam ve tasa veren şeylere karşı keremi bol ALLAH BİZE YETER. Haddini aşıp hukukumuza tecavüz eden bâğîlere karşı ALLAH BİZE YETER. Haset gözüyle bakanlara karşı ALLAH BİZE YETER. Hakkımızda kötülük düşünüp, bize komplo kuranlara karşı ALLAH BİZE YETER. Ölüm anında ALLAH BİZE YETER. Kabirde ALLAH BİZE YETER. Sorular sorulurken ALLAH BİZE YETER. Kıyamette, hesap gününde ALLAH BİZE YETER. Amellerin tartıldığı mizanda ALLAH BİZE YETER. Sırattan geçerken ALLAH BİZE YETER. İnsanların Cennetlikler ve Cehennemlikler olarak ayrıldığı sırada ALLAH BİZE YETER. Likâullah esnasında ALLAH BİZE YETER. Kendisinden başka hiçbir ilah olmayan ALLAH BİZE YETER. Ben yalnız O’na tevekkül ettim; yüzümü de bir tek O’na dönerim. Allah’tan başka bir ilah yoktur. Allah Sübhan’dır. O’nun şanı ne yücedir! Allah’tan başka bir ilah yoktur. Allah Sübhan’dır. O ne kadar da Halîm’dir! Allah’tan başka bir ilah yoktur. Allah Sübhan’dır. O ne kadar da Kerîm’dir! Allah’tan başka bir ilah yoktur. Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) O’nun elçisidir. Bu da en büyük gerçektir. ]

***

ALLAH’IM! Efendimiz Hazreti Muhammed’e zâkirler zikrettikçe salât eyle. Yine gafiller gafletlerinde bocalayıp durdukça Efendimiz Hazreti Muhammed’e salât eyle. Rab olarak Allah Teâlâ’dan, din olarak İslâm’dan, nebî ve Resûl olarak Hazreti Muhammed’den (aleyhissalâtü vesselâm), imam ve rehber olarak Kur’ân’dan, kıble olarak Kabe’den, üzerimize farz kılınmış vecibeler olarak namaz, zekat, oruç ve hacdan, kardeş olarak müminlerden, imam ve halife olarak Ebû Bekr-i Sıddîk, Ömer-i Faruk, Osman-ı Zinnureyn ve Aliy-yi Murtaza’dan, kudve ve kılavuz olarak sahabeden (rıdvanüllahi teâlâ aleyhim ecmaîn), helal olarak Allah’ın helal kıldıklarından ve ona terettüp eden hesaptan, haram olarak Allah’ın haram saydıklarından ve karşılığındaki azaptan, Cennet’te vaad edilen sevaptan, Cehennem’deki ikabdan -Allahım! Sen bizi o azab ve ikaba maruz bırakma- razı olduk.

ALTINCI FASIL

Merhaba, hoş geldin ey yeni sabah, ey yeni gün ve ey her şeyi adaletle tastamam kaydeden şâhit ve kâtip iki mükerrem melek! Allah Teâlâ günümüzün şu ilk saatlerinde size selâm etsin. Lütfen bizim için açtığınız sayfanın başına şu ikrarımızı kaydediniz:

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Ve şahit olunuz ki, biz Allah’tan başka bir ilah olmadığına, tek ilahın O olduğuna, hiçbir şerîki bulunmadığına, Hazreti Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) O’nun kulu ve Resûlü olduğuna ve O’nu, “müşrikler istemeseler bile, bütün dinlere üstün kılmak için hidayet ve hak din ile gönderdiğine” şehadet eder; bu şehadetle yaşar, bunun üzerine ölür ve inşallah yarın o iman ve eman içinde tekrar diriliriz. Yarattıklarının şerrinden Allah’ın tastamam kelimelerine sığınırım. İsimlerin en güzeline sahip olan Allah’ın adıyla.

بِسْمِ اللهِ الَّذِي لَا يَـضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّـمَاءِ وَهُوَ السَّـمِيعُ الْعَلِيمُ

اَلْحَمْدُ لِلهِ الَّذِي أَحْيَانَا بَعْدَمَا أَمَاتَـنَا وَرَدَّ إِلَـيْـنَـا أَرْوَاحَنَا وَإِلَـيْـهِ الْبَعْثُ وَالنُّشُورُ (٣)

Biz ve bütün mülk Allah’a ait olarak sabahladık. Azamet, kibriya, ceberût, saltanat ve hüccet Allah’a aittir. Bütün ihsan ve nimetler de Allah’ındır. Gece, gündüz ve ikisi içerisinde sakin olan ne varsa hepsi Vâhid ü Kahhâr Allah’a aittir. İslâm fıtratı ve ihlas/tevhîd kelimesi ile Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (sallallahu aleyhi vesellem) dini üzerinde ve hiçbir zaman şirke düşmeden hep Hakk’a yönelen ve Müslüman olan atamız İbrahim’in (aleyhisselâm) milletinden olarak sabaha erdik. Allah’ın, meleklerinin, nebîlerinin, elçilerinin, hamele-i Arşın ve bütün mahlûkatının salavâtı Efendimiz ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e, âline ve ashâbına olsun. Allah’ın rahmet ve bereketi de yine Kainatın İftihar Tablosu’na ve onların üzerine olsun.

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın Resûlü!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın Habîbi!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın Halîli!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın şanı yüce Nebîsi!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın seçkin Mustafası!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın en hayırlı kulu!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın arşının nuru!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın vahyinin emin elçisi!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın en seçkin kulu!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın âlemlere rahmet olarak irsal buyurduğu!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın nice güzelliklerle tezyîn buyurduğu!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın sayısız payelerle teşrîf buyurduğu!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın sınırsız ikramlarla tekrîm buyurduğu!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın azametli payelerle başkalarına üstün kıldığı!

•Salât ü selâm Sana ey Allah’ın bizzat talîm buyurduğu!

•Salât ü selâm Sana ey bütün elçilerin Seyyidi!

•Salât ü selâm Sana ey müttakilerin İmamı!

•Salât ü selâm Sana ey nübüvvet silsilesinin son halkası ve mührü!

•Salât ü selâm Sana ey günahkârların şefaatçisi!

•Salât ü selâm Sana ey âlemlere Rahmet olarak irsal buyrulan!

•Salât ü selâm Sana ey Âlemlerin Rabbinin mükerrem elçisi!

Allah’ın, meleklerinin, nebîlerinin, elçilerinin, hamele-i Arşın ve bütün mahlûkatının salavâtı Efendimiz ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e, âline ve ashâbına olsun. Allah’ın rahmet ve bereketi de yine Kâinatın İftihar Tablosu’na ve onların üzerine olsun.

***

Allahım!

Evvelkiler içerisinde Efendimiz ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e salât eyle. Sonradan gelenler içerisinde Efendimiz ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e salât eyle. Mele-i A’lâ’da hesap gününe kadar Efendimiz ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e salât eyle. Her vakit, her lahza Efendimiz ve Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e salât eyle. Diğer enbiya ve mürselîne, mukarreb meleklere, salih kullara, semavat ve arz sâkinlerinden bütün ibadet ve tâat ehline de salât eyle. O salavât hakkı için de ey Erhamürrâhimîn, bize merhamet et ve bizi onlarla beraber haşreyle. Evvel-âhirbütün hamd ü senalar yalnız Sanadır Allahım!

YEDİNCİ FASIL

ALLAH’IM! Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve bütün âl ü ashâbına salât, selâm ve bereket ihsan eyle. ALLAH’IM! Her işte âkıbetimizi güzel eyle ve bizi dünyada perişan olmaktan, âhirette de azaba uğramaktan muhafaza buyur. Yüce, en yüce ve Vehhâb olan Rabbim Sübhan’dır; bütün noksanlardan beridir. Ey Vehhâb! Ey zerrelerden seyyarelere kadar canlı cansız bütün mevcûdâtı kabza-ı tasarrufunda bulunduran Yüceler Yücesi Rab! Ey hiç açılmaz gibi görünen kapıları sevdiği kulları için peşi peşine ardına kadar açan Müfettihu’l-Ebvâb! Ey varlığına bir başlangıç ve bir nihayet asla söz konusu olmayıp eşya ve hâdiselere sürekli hükmeden Müsebbibü’l-Esbâb! Talebinden bile aciz olduğumuz lütuf kapılarını biz nâçâr kulların için de aralamanı; dünya ve ukba saadetine vesile olabilecek şekilde sebepleri bizim için de musahhar kılmanı diliyoruz. Bizi sadece Senin hoşnutluğuna götürebilecek işlerle meşgul olan, fazlına nihayetsiz güven ve itimat içinde bulunan, Senin kapından başka kapılarda dilencilik yapmayan, sadece Senin ünsiyetinden lezzet alan, Senin için olmadıkça insanların arasına katılmayan, kazana razı olan, Senin için olmayan her şeyden ve herkesten uzak duran, hükmüne gönülden boyun eğip yürekten râm olan, birer imtihan vasıtası olan musibetlere karşı sabır kalesine sığınan, nihayetsiz nimetlerine karşı sürekli şükürle gerilen, dilinde sürekli Senin nâm-ı celîlin, elinde daima Senin Yüce Kitabın, gece-gündüz ulu dergâhına el açıp yana yakıla yalvaran, dünyanın dünyaya bakan bütün yönlerinden uzaklaşıp âhiret iştiyakıyla yanıp tutuşan, hüşyar bir kalble sürekli Sana teveccühte bulunan, kapında tazarru içerisinde yakarıp duran, lezzetleri acılaştıran ölümü her zaman hatırlayıp davranışlarını hep ölüm ötesi hayata göre tanzim eden bahtiyar kullarından eyle! [“Ya Rabbenâ! Resûllerin vasıtasıyla bize vaad ettiğin mükâfâtları lutfet; bizi kıyamet günü rüsvay ve perişan eyleme! Vaadinden dönmek kendisi için muhal olan yegâne zât Sensin!”]

ALLAH’IM! Tevfîkini refîkimiz, sırat-ı müstakîmini de her zaman tarîkimiz eyle. ALLAH’IM! Bizi hoşnut olduğun maksatlarımıza ulaştır ve tevbelerimizi kabul buyur. Şüphesiz ki Sen, tevbeleri kabul eden merhameti sonsuz bir Tevvâb ü Rahîm’sin. ALLAH’IM! Seninle sabahladık, Seninle akşama erdik, Senin iznin ve inayetinle yaşar ve yine öyle ölür, neticede de yalnız Sana döneriz. ALLAH’IM! Bizi hakkı hak olarak görüp ona ittiba etmeye, bâtılı bâtıl olarak bilip ondan da uzak durmaya muvaffak kıl. Canlarımızı Müslüman olarak al ve bizi salihler zümresine dâhil eyle. Olup bitenlerin şerrinden de bizleri koru Allahım!

ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’i mağfiret buyur. ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’e şefaat et. ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’e merhamet eyle! ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’i nusretinle destekle. ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’in önündeki yolları bir kez daha aç. ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’in kalblerini her şeyin en doğru ve güzel olanına aç. ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’in her hâlini ıslah buyur. ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’i muhafaza buyur. ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’e bereket bahşet. ALLAH’IM! Ümmet-i Muhammed’i sıkıntılarından kurtar. ALLAH’IM! Efendimiz Hazreti Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) hürmetine bütün ümmet-i Muhammed’in seyyiâtını bağışla.

SEKİZİNCİ FASIL

Ey tevbe eden kullarını çok seven Allahım! Bize de tevbe yollarını aç ve yaptığımız tevbelerimizi kabul buyur. Ey korku yaşayanlara emniyet vaadeden; bizi de emîn kıl. Ey yolunu şaşıranlara doğru yolu gösteren; bize de o dosdoğru yolu göster. Ey dalâlete düşenleri hidayet eden; bizi de hidayet buyur ve hidayetimizi artır. Ey rahmet dilenenlerin imdadına merhametiyle yetişen; bizim imdadımıza da yetiş. Ey ümitsizlik yaşayanların biricik recası, ümit kaynağı; ümidimizi kaybetmekten bizi koru. Ey isyankâr kullarına rahmetiyle muamelede bulunan; bizi de rahmetinle sarıp sarmala. Ey günaha düşenleri bağışlayan; bizim günahlarımızı da bağışla, seyyiâtımızı affet ve bizi iyilerle beraber yanına al.

***

Allahım! Kalblerimizi aç. Allahım! Gönüllerimizi nurlandır. Allahım! Sadır ve sinelerimize inşirah bahşet. Allahım! Ayıplarımızı ört! Allahım! İşlerimizi kolaylaştır. Allahım! Yüzümüzü ağart. Allahım! Kalblerimizi kirlerden arındır. Allahım! Kabirlerimizi tenvîr buyur. Allahım! Günahlarımızı yarlığa. Allahım! Kalblerimizi muhafaza buyur. Allahım! Murat ve maksudumuzu gerçekleştir. Ey gizli ve sürpriz lütufların sahibi Allahım! Bizi korktuklarımızdan emin eyle.

***

ALLAH’IM! Bizi, anne-babamızı ve onların anne-babalarını, meşayihimizi ve onların meşayihlerini, üstadımızı, rehberimizi ve onun üstadlarını, sevdiklerimizi, yakınlarımızı, toplum ve milletimizi, arkadaşlarımızı, kardeşlerimizi, bize bir iyiliği dokunan herkesi, din kardeşlerimiz olan müminleri, bize hayır dualarla dua edenleri, üzerimizde herhangi bir hakkı olanları, bize hayır dua ve hasenâtta bulunanları ve bütün ümmet-i Muhammed’i mağfiret buyur. Ey nimet ve feyizlerini başımızdan aşağıya sağanak sağanak yağdıran Feyyâz-ı Mutlak! Ey Erhamürrâhimîn! Rahmetinle bizi bütün bela ve hastalıklardan koru. Hamd yalnız Sana mahsustur Allahım! Efendimiz Hazreti Muhammed’e, tertemiz ehline, iyilerden iyi, kerimlerden kerim bütün ashâbına salât eyle. Ya Hayy u ya Kayyûm! Senden başka bir ilah yoktur.

[“Ya Hayy! (33 defa)”]

[“Lâilâheillallah. (33 defa)”]

[“Allah. (33 defa)”]

Bizi hâlis, muhlis, sâdık ve musaddık olarak ve Hazreti Muhammed’in (aleyhissalâtü vesselâm) Allah’ın Resûlü olduğuna gönülden inanarak (söyleyip işlemeye muvaffak kıl Allahım!) Efendimizle beraber bütün enbiya ve mürselîne de salât eyle Allahım! Bütün hamd ve senalar yalnız Sanadır.

Evrâd-ı Fethiyye’nin Hitamı

 بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

مَا كَانَ مُحَمَّدٌ أَبَۤـا أَحَدٍ مِنْ رِجَالِكُمْ وَلٰكِنْ رَسُولَ اللهِ وَخَاتَمَ النَّبِـيِّينَۘ وَكَانَ اللهُ بِكُلِّ شَيْءٍ عَلِيمًا

Meal: “Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) içinizden hiçbir erkeğin babası değildir, lâkin Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilir.”

إِنَّ اللهَ وَمَلٰٰۤۤئِكَـتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَۤا أَيُّهَا الَّذِينَ أٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا

Meal: “Muhakkak ki Allah ve melekleri şanı yüce O Peygambere hep salât (rahmet ve sena) ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir içtenlikle selâm verin.”

ALLAH’IM! Efendimiz, Nebîmiz, Resûlümüz, şefaatçimiz, bütün günahlarımızın şefaatçisi, tabibimiz, kalblerimizin tabibi, göz aydınlığımız, yüce dostumuz, bütün âlemlerin dostu, Hasan ve Hüseyin efendilerimizin eşsiz ceddi, mahlûkatın en şereflisi Ebu’l-Kâsım Muhammed’e (aleyhi efdalüssalavât ve ekmelüttahiyyât) ve âl ü evladına, paklardan pak ezvâcına, diğer ashâbına, tâbiîn ve tebe-i tâbiîn olan sahabeden sonraki iki nesle ve ihsan şuuru içerisinde Efendimiz’e ve onlara ittiba eden bütün müminlere hesap gününe kadar salât eyle. Bütün nebî ve resûllere de (salavâtullahi ve selâmuhû alâ nebiyyina ve aleyhim ecmaîn) salât ve selâm eyle. Hamd ü sena, şükr ü minnet yalnız ve yalnız Sanadır Allahım!

DOKUZUNCU FASIL

Allahım! Seni daima zikretme, Sana şükretme ve güzel kullukta bulunma hususunda bizim yardımcımız ol. Bizi gerçek kulluğa muvaffak kıl. Mâsiyetlerden uzak tut. Allahım! Vaktimizi ömrünü zikir, şükür, rükû ve secdede geçiren kullarının vakitleri gibi hayırlı ve bereketli eyle; bizi haybet ve hüsrana uğramış, cahil, ümitsiz, nâdim ve gafil kimselerden eyleme. Allahım! Senin dinine omuz verenlere yardım et; Müslümanlarıhüsran ve hizlana uğratmak isteyen kem talihlilere de asla fırsat verme. Allahım! Bizi, hepimizi mağfiret buyur, merhametinle sarıp sarmala ve ebedi selâmet yurdu olan Cennet’ine al. Allahım! Bizleri herkesin korku ile tir tir titrediği dehşetli zamanlarda, “onlara bir korku yoktur; onlar bir hüzün de yaşayacak değillerdir”müjdesiyle taltif buyurduğun bahtiyar kullarından eyle. Bunu Senin engin rahmetinden dileniyoruz ey Merhametliler Merhametlisi Rabbimiz! Dileniyor ve hamd ü senalarımızı sadece Sana tevcih ediyoruz.

Şürûtun Fethiyye

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ

Yarattığı dâneler adedince “lâilâheillallah.” Kainattaki çakıl taşları sayısınca “lâilâheillallah.” Kelimeleri miktarınca “lâilâheillallah.” Arşının ağırlığınca “lâilâheillallah.” Semavatı dolusunca “lâilâheillallah.” Arzı dolusunca “lâilâheillallah.” Bunların bir misli kadar daha “lâilâheillallah.” Lâilâheillallah; Allah’tan başka bir ilah yoktur. Tek ilah O’dur. Şerîki yoktur. Mülk O’nundur; hamd O’nadır. Can veren O, verdiği canı geri alan O, Hayy u lâ yemût O, her hayır elinde bulunan O, her şeye kâdir olan O, her varlığın dönüşü Kendisine olan da yalnız O’dur. Af ve mağfiretimi Allah’tan dilerim. Allah Sübhan’dır; her türlü eksiklikten muallâdır. Hamd yalnız Allah’adır. Allah’tan başka bir ilah yoktur. Büyük Allah’tır. Gerçek havl ve kuvvetin sahibi de Aliyy ü Azîm olan Allah’tır. Efendimiz Hazreti Muhammed’e ve tertemiz ehline, kerem timsali ashâbına salât eyle Allahım! Bütün hamd ü senalar sadece Senin hakkın ve Sana mahsustur.

بِسْمِ ﷲِالرَّحْمَنِ اارَّحِيم

Sübhan’dır Allah; bütün hamd ü senalar yalnız O’nun hakkıdır. Azamet tahtının biricik sultanı olan Allah Sübhan’dır; bütün eksikliklerden münezzeh, bütün kemâlât ile de muttasıftır. Beni bağışlamasını yalnız Allah’tan isterim. Allah’ı, Kendisine mahsus hamd ile, mahlûkatı adedince, Arşının ağırlığı, Zâtının hoşnutluğu ve kelimelerinin mürekkepleri ve ilim, nimet, rahmet ve re’fetinin sonsuzluğu kadar tesbih ederim. Gerçek güç ve kuvvet Aliyy ü Azîm olan Allah’a aittir.

ON’UNCU FASIL

ALLAH’IM! Ya Hayy u ya Kayyûm! YA ALLAH! Ey gökleri ve yeri eşsiz şekilde yaratan! Ey bütün mülkün yegâne Mâliki! Ey celâl ve ikram Sahibi! Ey Kendisinden başka hiçbir ilah olmayan! İzzetin hakkı için Senden, kalblerimizi, cisimlerimizi, bedenlerimizi, ruhlarımızı, marifet ve kudretinin nuruyla ebediyyen,dâima, kalıcı ve en doğruyu görüp bulacak şekilde ihya buyurmanı diliyoruz.

[“Ya Allah! (3 defa)”] Allahım! Ya Hayy u ya Kayyûm! Ya Allah! Ey gökleri ve yeri eşsiz şekilde yaratan! Ey bütün mülkün yegâne Mâliki! Ey celâl ve ikram Sahibi! Senden başka bir ilah yoktur. İzzetin hakkı için Senden, kalblerimizi, cisimlerimizi, bedenlerimizi, ruhlarımızı, marifetinin nuruyla ebediyyen, dâima, kalıcı ve en doğruyu görüp bilecek şekilde ihya buyurmanı diliyoruz.

[“Ya Allah! (3 defa)”] ALLAH’IM! Ey varlığı Kendinden olan Vâcibü’l-Vücûd! Ey lütuflarını cömertçe yağdıran Rabbim ! Rahmet nurlarını bizim başımızdan aşağıya da cömertçe yağdır ve marifetinin kemâline ulaşmayı bizim için de kolaylaştır. [“Sübhansın Allahım! Senin öğrettiğinden başka bizim hiçbir ilmimiz yoktur.”] Senin ilham buyurduğundan başka bir marifetimiz de yoktur. [“Her şeyi bilen, her işini hikmetle gören Alîm ü Hakîm yalnız Sensin.” ]

Ey Yüceler Yücesi Allahım! Senden bizi daima korumanı, nimetlerini tastamam lutfetmeni, rahmetini bütün kuşatıcılığıyla göndermeni, afv u afiyetinin gerçekleşmesini, hayatın darlıktan uzak olanını, ömrün mesut ve bahtiyarını, vaktin, Senin hoşnutluğuna muvafık ve güzel olanını, rızkın genişini, fazl u ihsanların tatlısını, lütufların en faydalı olanını, nimetlerin genişini ve ihsanlarının temamiyetini diliyoruz. ALLAH’IM! Bizim yanımızda ol ve bizi Sana muhalefet etmekten koru. Ey Ğaffâr! Ey Allahım ! Ömürlerimizi mesud eyle. Taleplerimizi bereketiyle gerçekleştir. Sabah ve akşamlarımızı lutfedeceğin afiyetle taçlandır. Dönüşümüzü Senin mağfiretine doğru yap. Affınla dolu kovaları günahlarımızın üzerine boşalt. Ayıp ve kusurlarımızı ıslah buyur. Takvayı bize azık kıl. Cehd ü içtihadımızı dinin istikametinde eyle. Tevekkül ve itimadımız sadece Sanadır. Bizleri istikamet yolunda sabit tut. Kıyamet günü bizi nedametle kıvrandıracak duygu, düşünce, söz ve fiillerden bizi dünyada uzak eyle. ALLAH’IM! Sen bizim yegâne Rabbimizsin. Bizi günahların ağır yükünden kurtar. Bize ebrârın yaşadığı hayatı yaşamayı lutfet. Bizi başkalarına muhtaç bırakma. Şerîr kimselerin şerlerini bizden uzak eyle. Bizi, babalarımızı, annelerimizi, meşâyihimizi ve onların meşâyihlerini, üstadımızı, rehberimizi ve onun üstadlarını, kardeşlerimizi, erkek-kadın bütün müminleri, müridlerimizi ve tilmizlerimizi borçtan, zulümden ve Cehennem azabından azâde eyle.

Ey Azîz ü Ğaffâr, ey Kerîm ü Settâr, ey Halîm ü Cebbâr ve ey Vehhâb, bütün bunları Senin rahmetinden dileniyoruz.  Efendimiz Hazreti Muhammed’e, pak nesline, kerîm ashâbına salât eyle ve o salât hürmetine dualarımızı yüce nezdinde en güzel şekilde kabul buyur. Sen Ma’bûd-u Mutlaksın. Hamd ü sena, şükr ü minnet, medh ü tebcîl Senin hakkın ve Sana mahsustur.

-Yakaran Gönüller-

Bu yazı 664 kez okundu