123-) Hayat ve Ölümün Allah’ın birliğine ve bekasına bakması

Hayat, Cenab-ı Allah’ın varlığına ve Birliği’ne, ölüm ise, O’nun bekasına delildir. [Sözler, “22. Söz, 2. Makam, 10. Lem’a”; Şualar, “4. Şua, 6. Mertebe-i Nûriye-i Hasbiye; 15. Şua, 1. Makam, 8. Kelime”]

Her an, her saniye ve salise milyarlarca canlı varlık hayata gönderilmekte ve milyarlarcası hayattan alınmaktadır. Güneş altında akıp giden bir nehrin yüzündeki kabarcıklarda kabarcıklar sayısınca birbirinin aynısı güneşçikler parlar. Nehrin güneşle irtibatı kesildiğinde, meselâ nehir bir tünele girdiğinde kabarcıklardaki güneşçikler görünmez olur. Bu da gösterir ki, o kabarcıklarda parlayan güneşçikler, nehre veya kabarcıklara ait değildir; kabarcıklarda, onların safi kalbleri veya göz bebeklerinde parlayan güneşçikler, semadaki tek bir güneşe aittir ve parlamalarıyla, varlıklarıyla o güneşin varlığına, birbirlerinin aynısı olmalarıyla o güneşin birliğine işaret ederler. Nehir tünelden çıktığında, nehrin tünelde iken kaybolan kabarcıklarındaki güneşçikler de tekrar ortaya çıkar. Demek oluyor ki, nehir tünele girmiş, âdeta tünelde kaybolmuş ve görünmez olmuş olsa da semadaki güneş, varlığını sürdürmektedir. İşte, nehir tünelde görünmez olduğunda yüzündeki kabarcıklardaki güneşçiklerin de kaybolması, tünelden çıktığında aynı kabarcıkların tekrar görünmesi, güneşin bekasını, nehrin tünelde görünmez olmasıyla güneşin kayıp veya yok olmayıp, varlığının devam ettiğini gösterir.

Bunun gibi, kâinatta, özellikle müşahede sahamıza giren yeryüzünde her an sayısız denecek varlık hayat sahasına çıkmalarıyla yaratan, şekillendiren ve hayata gönderen Cenab-ı Allah’ın varlığına, hayata gelen ve giden varlıklar, onların türleri arasındaki mahiyet birliği, hayata gelme ve gitme ve hayatın devamındaki muhteşem düzen ise Allah’ın Birliği’ne işaret eder. Her an sayısız denebilecek varlığın hayattan alınıp yerlerine yenilerinin gelmesi de, Cenab-ı Allah’ın bekasına, varlıkların ölmesiyle O’nun da ölmediğine ve varlığını kesintisiz devam ettirdiğine delildir.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 26 kez okundu