Cenab-ı Allah’ın ortağı, rakibi ve zıttı olmadığı gibi, “Ona benzer, O’nun gibi hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla gören-dir.” (Şûrâ Sûresi/42: 11) âyetinde ifade buyrulduğu üzere, O’nun misli, dengi ve benzeri de olamaz. Fakat, “Göklerde ve yerde en yüce sıfatlar ve misaller Allah içindir (ve O, bu sıfat ve misallerle anlatılmalıdır.) O, Azîz’dir; Hakîm’dir.” (Rûm Sûresi/30: 27) sırrıyla, misal ve temsil ile O’nun Şuûnu’na, Sıfat-ları’na ve İsimleri’ne bakılabilir. (Lem’alar, “14. Lem’a, 2. Makam, 5. Sır”)
Cenab-ı Allah (c.c.), hiçbir bakımdan varlıkların hiçbirine benzemez. Nasıl O’nun bir zıttı ve rakibi yoksa, misli, dengi ve benzeri de yoktur. Hiçbir şey, O’nun gibi değildir; Zât’ı noktasında O misallendirilemez, hiçbir şeye veya hiçbir kimseye benzetilemez, kimse ile arasında paralellik, benzerlik veya zıtlık kurulamaz. Fakat Cenab-ı Allah’ı tanıma adına O’nun Şuûn (Şe’nler) dediğimiz O’nun O olarak sahip bulunduğu aslî hususiyetleri, Sıfatları ve İsimleri vardır. Bunları da daha çok eserleriyle, yani Cenab-ı Allah’ı kâinata, kâinattaki Şuûn, Sıfât ve İsimleri’nin tecellilerine, eserlerine bakarak tanırız. Eserlerinden fiillerine, fiillerinden İsimleri’ne, İsimleri’nden Sıfatları’na, Sıfatları’ndan Şuûnu’na yürür ve bu şekilde O’nu tanımaya çalışırız. Bu tanıma çalışmasında O’nunla ilgili hakikatleri zihne yaklaştırmak, anlaşılır kılmak için misaller ve temsiller verilebilir. Fakat bu misaller ve temsiller, en güzel, manâyı en iyi ifade edecek, zihinlerde asla menfî bir iz bırakmayacak türde olmalıdır.
| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |