154-) Biz, Ezelî Güneşler Güneşi’ne sonsuz uzağız; fakat O’nun rahmet ve diğer tecelli ışıkları, O’nu bize yakın etmektedir.

Nasıl biz güneşe yetişemiyorsak, ondan çok uzak olup, ona yanaşamıyorsak, buna karşılık güneş, aksini, cilvesini, ışığı ve ısısını elimizdeki ayna vasıtasıyla bizim elimize veriyorsa, benzer şekilde biz, Ezelî Güneşler Güneşi’ne sonsuz uzağız; fakat O’nun rahmet ve diğer tecelli ışıkları, O’nu bize yakın etmektedir. (Lem’alar, “14. Lem’a, 2. Makam, 5. Sır”)

Güneş, zâtı itibariyle bizden çok uzaktır ve bizim ona yaklaşmamız mümkün değildir. Fakat güneş, ısısı, ışığı, ışığındaki renkler ve hattâ şeffaf cisimlerdeki bizzat yansımasıyla bize yakın, göz bebeğimizdeki aksiyle bize bizden de yakın olur. Biz ise, ona yaklaşmaya çalışsak yanarız. Bunun gibi, biz, Cenab-ı Allah’a sonsuzca uzağız. O ise, yer ve zamandan münezzeh olarak Biz’e bizden daha yakındır. Ama biz, O’nu ve Zâtî yakınlığını idrak edemeyiz. Fakat nasıl güneş, ısısı, ışığı ve ışığındaki renklerle bize bizden yakınsa, Cenab-ı Allah da, Sıfat ve İsim tecelleriyle, rahmet, rızıklardırma, yaratma, hayatta tutma, hayattan alma, şekil verme, renk verme vb. tecelli ışıklarıyla bize bizden yakın olup, bize Kendi’ni tanıttırır.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 12 kez okundu