163-) Yeryüzünü, bütün yıldızları ve ‘güneş’leri tesbih taneleri gibi kaldırıp çevirecek kuvvette bir ele sahip olmayan, kâinatta yaratma ve icat iddiasında bulunamaz.

Yeryüzünü, bütün yıldızları ve ‘güneş’leri tesbih taneleri gibi kaldırıp çevirecek kuvvette bir ele sahip olmayan, kâinatta yaratma ve icat iddiasında bulunamaz. (Sünuhât)

Kâinattaki birlik ve bütünlük, bir şeyin her şeyle, her şeyin bir şeyle münasebeti, bir şeyin varlığının bütün kâinatın varlığını gerektirmesi –bir meyvenin varlığı için ağacının çekirdeğinin, havanın, suyun, toprağın, güneşin, kendi ve güneş etrafındaki hareketleriyle yeryüzünün varlığının ve bunların orantılı işbirliğinin şart olması gibi– gibi gerçekler, kâinatta tek bir şeyi yaratan ve idare eden Kudret’le, bütün kâinatı yaratan ve idare eden Kudret’in aynı kudret olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, bütün yeryüzünü, güneşi, ayı, yıldızları, su, hava ve toprak gibi unsurları yaratamayan, ‘eli’nde tesbih taneleri çevirir gibi çeviremeyen hiçbir şey veya kuvvet, kâinatta yaratma ve kâinatı sahiplenme iddiasında bulunamayacağı gibi, tek bir zerreyi de yaratma ve sahiplenme iddiasında bulunamaz.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 5 kez okundu