Eserdeki mükemmellik fiilin mükemmelliğini, fiildeki mükemmellik isim veya unvanın mükemmelliğini, isim veya unvandaki mükemmellik sıfatın, sıfattaki mükemmellik şe’nin, şe’ndeki mükemmellik zâtın mükemmelliğini gösterir. (Sözler, “22. Söz, 2. Makam, 10. Lem’a”; Mesnevî-i Nûriye, “Lem’alar, 14. Lem’a”)
Eser, onu meydana getiren fiilin kalitesini gösterir. Meselâ, bir bina, bina yapma fiilinin; bir resim, resim çizme fiilinin; bir yazı veya kitap, yazı veya kitap yazma fiillinin kalitesini ortaya koyar. Fiil ise, onu işleyen unvanın kapasite ve kabiliyetini ortaya koyar. Bina yapma fiili mimar ve/veya mühendis unvanını, resim çizme fiili ressam unvanını, kitap yazma fiili yazar unvanını gösterir. Unvan veya isim, sıfatın kalitesine aynadır. Mimar isim veya unvanı mimarlık sıfatına, ressam ismi ressamlık sıfatına, yazar ismi da yazarlık sıfatına ayna tutar. Sıfat ise, kaynağı olan şe’ni gösterir. Şe’n –çoğulu ‘şuûn’, Türkçe’de galat-ı meşhur olarak ‘şuunât’ şeklinde bir çoğul daha yapılmaktadır– kapasite, kabiliyet ve mesleğiyle bir kişinin ondan beklenen misyonu veya fonksiyonu demektir. Her sıfat da, onun kaynağı olan şe’ne işaret eder. Bir kişiye ait mimarlık sıfatı o kişinin mimarlık kapasite ve kabiliyetine veya misyonuna, ressamlık sıfatı onun ressamlık kapasite ve kabiliyetine veya misyonuna, yazarlık sıfatı da yazarlık kapasite ve kabiliyet veya misyonuna delildir. Şe’nler ise, onlara sahip kişiyi nazara verir. Böylece bir kişiyi; kapasitesi, kabiliyeti, mesleği ve meslekteki yeri ve o mesleğin sahibi olarak ondan ne beklenebileceği (şe’n), meslekî sıfatı (sıfat), meslekî sıfatının kendine kazandırdığı unvan (isim) ve bu unvanla sergilediği iş ve faaliyet (fiil) ve söz konusu iş ve faaliyetinin neticesinde ortaya çıkan eseriyle tanıyabiliriz.
İşte, kâinatta atomdan tohuma, tohumdan çekirdeğe, çekirdekten bitkilere ve ağaçlara, oradan yeryüzüne ve bütün diğer sistemlere kadar hangi bir esere bakarsak bakalım, hepsinde aynı mükemmelliği görürüz. Eserdeki bu mükemmellik, bizi onu meydana getiren İlâhî fiillerin, yani yaratma, şekil verme, renk verme, faydalar ve hikmetler takma, görme, işitme, bilme, dileme gibi fiillerin mükemmelliğine; bu fiillerdeki mükemmellik, onların kaynağı olan Yaratıcı (Ĥâliq), Şekil Veren (Musavvir), Renk Veren (Mülevvin), Hikmetli Sahibi (Hakîm), Gören (Basîr), İşiten (Semî‘), Bilen (Alîm), Dileyen (Mürîd) gibi İsimlerin mükemmelliğine; İsimlerdeki mükemmellik onların kaynağı olan Yaratma (Ĥalq), Şekil Verme (Tasvir), Renk Verme (Telvîn), Hikmet, Basar, Sem‘, İlim ve İrade gibi Sıfatların mükemmelliğine götürür. Sıfatlardaki mükemmellik, onların menşei olan Cenab-ı Allah’ın Allah olarak sahip bulunduğu, Allah olmanın ayrılmaz hususiyetleri olarak Yaratıcı, Şekil Verici, Renk Verici ve Hikmetler Sahibi, Gören, İşiten, Bilen ve Dile-yen Olma gibi Şe’nlerin mükemmelliğini işaretler. Şe’nlerdeki mükemmellik ise, onların sahibi bulunan Cenab-ı Allah’ın Zâtî mükemmelliğine delildir.
| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |