40-) Bâtıla düşüp, hakkı iptale çalışan, bâtılı hak nazarıyla alır

Mübtıl (bâtıla düşüp, hakkı iptale çalışan), bâtılı hak nazarıyla alır. [Sözler, “Lemeât”]

Cenab-ı Allah (c.c.), insanı kerim yaratmıştır; yani insan, yaratılıştan asil, şerefli ve pek çok donanıma sahiptir. Bu asalet ve donanımla insan, aile ve çevre şartlarının tesiri altında vicdanı tamamen tefessüh etmedikçe, yaşayışı ve davranışlarıyla kalbi bütün bütün bozulmadıkça hakkı ve hakikati arar. O, bu şekilde hakikatin madenini kazarken, farkına varmadan başına bâtıl düşer. Veya hakikati aramaktan takatsiz veya hakkı elde etmekten yorgun düştüğü bir anda, aslî fıtratı, vicdanı ve fikrinin muhal ve akıl dışı bildiği bir meseleyi tebeî, yani sathî ve ikinci dereceden veya yana kaymış bir bakışla kabûle mecbur olur. (Muhakemât, “3. Makale, 1. Maksat”) Şu kadar ki, eğer insan, ben-sevgisi, enaniyet, kör taraftarlık, menfaatlerine mağlûbiyet gibi faktörlerin tesirinde bütün bütün bâtılda boğulmadıkça, hak ve hakikatperest kalabildiği, hak ve adalete taraftar olup, zulme ve sefih bir hayata sapmadığı takdirde, yine bir gün hakkı veya hak gelir, onu bulur.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 31 kez okundu