39-) Selef âlimlerinin aralarındaki tenkitler ve Ümmet’in büyükleri aleyhinde hürmetsizlik ve emniyetsizlik telkini

 Selef âlimlerinin aralarındaki tenkitleri onlar aleyhinde kullanarak Ümmet’in büyükleri aleyhinde hürmetsizlik ve emniyetsizlik telkin ederek İslâmiyet’in kudsiyetini zihinlerde sarsmak da, en tehlikeli bir cerbezedir. [Tulûât]

SELEF ÂLİMLERİNİ TENKİTTE İNSAFSIZ BİR CERBEZE ŞEKLİ

Asrımızda, hattâ son asırlarda en tehlikeli bir cerbeze türü daha var ki, o da, selef âlimleri arasındaki tenkitleri onların aleyhinde kullanarak, İslâm Ümmeti’nin büyükleri aleyhinde hürmetsizlik ve güvensizlik telkin edip, İslâmiyet’in kudsiyetini zihinlerde sarsmaktır. Bu cinayet, daha çok ya İslâm’a ve İslâmî geçmişimize düşmanlık yapan bazı sözümona modernler tarafından işlenmekte veya Müslümanların son asırlarda düştüğü mağlûbiyet halinin sebeplerini araştırırken, yanlışlardan hareket edip geçmişi insafsızca tenkitten, suçu geçmişe yüklemekten kaynaklanmaktadır. Bilhassa tamir ve yeniden inşâ adına müsbet harekete dayalı bir hizmet içinde bulunamayanlar, bu insafsızlığı en fazla işleyenlerdir.

Büyük âlimler arasında her zaman görüş ayrılıklarından gelen karşılıklı tenkitler olması gayet normaldir. Fakat onlara talebe bile olamayacak veya belli seviyede ilme sahip insanların dahi bu tenkitleri onlar aleyhinde kullanmaları, cerbeze ve cerbeze olmanın da ötesinde had bilmezlik ve tam bir saygısızlıktır. Bu cerbezeyi şöyle yapmaktadırlar: Meselâ, İmam Darekutnî, bir hadisçi olarak İmam A’zam Ebu Hanife hazretlerini tenkit edebilir. Büyük hadis imamı Buharî de Hz. İmam’ı bazı hususlarda tenkit etmiştir. Yine, farklı mezheplere mensup âlimler arasında görüş ayrılığından gelen münakaşalar olur ve olmuştur. Bugün cerbeze ile kendilerine ilim âleminde yer açmaya çalışan bazıları, Darekutnî’nin tenkitlerini İmam A’zam Ebu Hanife (r.a.) aleyhinde, hadisçilerin bazı fakihler aleyhindeki tenkitlerini bu fakihler, bazı fakihlerin hadisçiler aleyhindeki tenkitlerini bu hadisçiler aleyhinde kullanmaktadırlar. Bu tür cerbezeyi en fazla yapanlar da Şiîlerdir. Onlar, meselâ İmam Buharî’nin güvenilir bulup kendisinden hadis aldığı, fakat İmam Müslim veya bir başka hadis imamının zayıf bulup terk ettiği bir râvi sebebiyle İmam Buharî’nin hadislerine dil uzatmakta ve İmam Buharî’yi mevzu hadis rivayet etmekle suçlayabilmektedirler. Oysa, güvenilir bir ravî ömrünün bir noktasında, yaşlandığında hafıza zayıflığına düşebilir ve bu râviyi zayıf bulan hadis imamı, onunla bu döneminde karşılaşmış olabilir.

Son asırlarda, bilhassa günümüzde selef âlimlerine talebe bile olamayacak pek çokları, bu cerbezeyi pek çok kullanmakta ve İslâmiyet’in asırlar arasında ulaşma kanalları olan büyük âlimleri bu şekilde güya çürütme, onları tartıda hafif gösterip, kendileri güya büyük görünme gibi küçüklük alâmetleri sergilemekte ve neticede İslâmiyet’in kudsiyetini zihinlerde ve kalblerde sarsmak gibi cinayetler işlemektedirler.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 22 kez okundu