58-Destek Tesellisi

Cenab-ı Hakk kainattaki her varlığa kesintisiz bir şekilde yardım etmektedir. Çünkü o Rahman’dır. Ayırt etmeksizin destek olmamanasını taşır ‘Rahman’ ismi. İlahi ahlakın en önemli yönlerinden biridir bu. Kainatta var olan her şey yardıma amadedir ve destek üzere programlanmıştır. Kainatın içerisinde her şeyin birbirlerinin yardımına koşması da bu sebepledir. İnsana da daima türlü yardımlar ulaşır. Yardımın tamamen kesildiği bir an bile yoktur. Bazen yardım gelmiyor gibi görünse de, o durumda yardımın gelmeyişi bir yardımdır, desteğin ulaşmaması bir destektir.

İlahi yardımlar insanın heveslerine göre gelmez. Bazen kişinin darmadağın edilmesi bir tür yardımdır. Bazen ruh halinin bozulması ona verilmiş bir destektir. Nefsin incitilmiş olmasından dolayı bunlara yardım değil de azapmış gözüyle bakılması bu hakikati değiştirmez. Mesela, dünyayı ahirete, günahı sevaba kararlıca ve daima tercih etmiş bir insan için kaderin biçtiği beceriksizlik ve tembellik, ona yapılmış büyük bir iyilik değil midir?

Çocuklar çikolataya ihtiyaç duyduklarını düşünürler. Çok emindirler bu konuda; ağlayıp sızlar ve çikolata isterler. Hakiki ihtiyacının çikolata değil de süt olduğunu kabullenen çocuk var mıdır? Bir çocuğun elinden çikolatanın alınıp önüne bir çorba kasesinin konulması onun hayatında berbat bir olay, hatta azaptır. Ona zulmediliyor, istedikleri verilmiyor, kimse ona yardım etmiyor ve onu sevmiyor, herkes onu üzmeye çalışıyor diye düşünür. Anne baba onun hevesine rağmen hakiki ihtiyaçlarını gidermeye devam eder. Zararını bilmediği için akrebe el uzatan çocuğa o anda serbestlik tanımak mı şefkattir, yoksa ona engel olmak mı? İşte biz de büyümüş çocuklarız. Cenab-ı Hakk, arzu ettiğimiz ancak bize zararı dokunacak şeyleri elimizden alıp, yerine faydalı olanı koymaktadır. Bu faydalı şeyler bazen musibet, bazen hastalık, bazen de huzursuzluk ambalajına sarılı olarak bize ulaşmaktadır.

Uyuşturucu bağımlısı, uyuşturucu ihtiyacımı gider dediğin de, o kişi aslında lisan-ı haliyle beni bu uyuşturucudan kurtar diye feryat etmektedir. Biz onun uyuşturucu ihtiyacını giderip, uyuşturucudan kurtulma ihtiyacını göz ardı edersek, buna gerçek bir şefkat denilebilir mi? Hevesini baz alarak yardım ettiğimiz kişiyi daha büyük bir acıya gark etmiş olmaz mıyız? Çatışma, insanın istek ve ihtiyaçlarının karşı karşıya geldiği zamanlarda yaşanır. İnsanın ihtiyaçları ile istekleri birbirinin zıddı duruma geldiğinde, onun ihtiyaçlarını gidermeyi önce lemek merhametin bir gereği, onun isteklerini öncelemekse bir acımasızlıktır. Heveslerimizle ihtiyaçlarımız, birbirinin zıddı duruma geldiğinde, Rabbimiz heveslerimizi bir tarafa bırakıyor ve hoşumuza gitmediği halde ihtiyacımızı giderecek olayları bize yaşatıyorsa, bundan ancak memnun olunmalıdır.

Cenab-ı Hakk bugüne kadar bize ne yaptıysa, yardım etmek için, destek olmak için yaptı. Bizden ne aldıysa da bunun içindi. Ama verilenlerin bazılarının hoşumuza gitmemesi, alınanların bazılarından rahatsızlık duymamız, bunların zulüm değil yardım oldukları gerçeğini değiştirmez. Nefsimize ve hevesimize uymayan bu faydalı şeylere zararlı ve anlamsız diye bakamayız. Hakiki menfaatimiz her seferinde hesaba katılmıştır; suri, aldatıcı ve sahte menfaatimiz değil. Birisinin, bir şeyin veya bir olayın bize musallat olmasına ihtiyaç duymaya başladığımız anda, rahmet ve hikmet kanunları onu bize mu sallat eder ve böylece ihtiyacımızı giderir.

Eser: Dervişin Teselli Koleksiyonu

Bu yazı 13 kez okundu