89-) İnkarda bir ile bin, birdir.

“Bilhassa gerçeklerin varlığını ispatta kıymet ve ehemmiyet, sayı çokluğunda değildir. Dolayısıyla, kâfirlerin çokluğu, bir iman hakikatini daha çok sayıda insanın reddetmesi, o hakikate zarar vermez.” [Lem’alar, “17. Lem’a, 6. Nota”]

İNKÂRDA BİR İLE BİN, BİRDİR

Kıymet ve ehemmiyet, sayı çokluğunda değildir. Çünkü insan, insan olmaz, insanlıktan çıkarsa şeytana dönüşür ve hayvanî ihtiraslarda battıkça ondaki menfî hayvanî sıfatların gelişmesiyle o hayvanı da geride bırakır. Hayvanlar sayı olarak insanlardan çok daha fazla olduğu halde, insana bütün hayvanlar üzerinde bir mevki verilmiştir. Bu bakımdan, kâfirlerin çokluğu, mü’minleri şüpheye düşürmemelidir. Cenab-ı Allah (c.c.), özellikle dünya hayatını hedef almaları sebebiyle bilmeden de olsa Şeriat-ı Tekvîniye’ye itaat eden kâfirleri dünyanın imarında kullanmakta, onların Şeriat-ı Tekvîniye’ye itaatle sergiledikleri işbölümü, iş ahlâkı, çalışma, zaman tanzimi gibi güzel haslet ve davranışlarını dünyada mükâfatlandırmaktadır. Cenab-ı Allah (c.c.), kâfirleri, ayrıca, mü’min kullarına olan nimetlerinin derecelerini bildirmek için bir kıyas birimi olarak da istihdam etmektedir. Ehl-i küfrün bir kişi veya bin kişi, hattâ milyon ve milyar kişi olarak bir iman hakikatini inkâr ve nefyetmesinde hiçbir kuvvet yoktur. Çünkü, yukarıda arzolunduğu gibi, küfür ve nefiyde ittifak, hiçbir kuvvet ifade etmez. Bin nefyedici, inkâr edici ile bir nefyedici veya inkâr edici aynıdır. Meselâ, Ramazan hilâlini iki kişi gördüm derken, milyonlarca kişi görmedim dese, bu milyonlarca kişinin hilâlin doğmadığı iddiasının, iki kişinin “gördüm” şahitliği karşısında hiçbir değeri olmayacaktır. Yeryüzünde bir şeyin varlığı onu bir kişinin görüp göstermesiyle ispatlanır; fakat yokluğu, bütün zamanlarda bütün yeryüzünü dolaşmadıkça asla ispat edilemez. İşte, küfür, inkâr ve dalâletin mahiyeti nefiy olduğu için, kâfirlerin çok sayıda olması iman hakikatlerinin hakikat olmasına zarar vermez. Ayrıca, inkâr veya nefyin sebepleri farklı farklıdır. İnkâr ve nefy sebeplerinin farklılığı da, inkâr ve nefyin olmayan gücünü iyice kırar. O bakımdan, bu gerçekler karşısında mü’minler, kâfirlerin çokluğuna bakarak iman hakikatleri konusunda şüpheye düşmemelidirler.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |
Bu yazı 28 kez okundu