‘Buradaki masa’ ibaresi doğru bir ibare değildir. Hiçbir varlık ‘burada’ olamaz çünkü hiçbir şey bulunduğu yerde bir daha bulunamaz. Dünya kendi etrafında ve güneş etrafında dönmektedir. Bu dönüş esnasında geçtiği bir koordinattan sonsuza dek bir daha geçemeyecektir. Çünkü güneş, etrafındaki gezegenlerle birlikte ayrı bir hareket halindedir ve güneşin içinde bulunduğu galaksi de dairesel olmayan başka bir harekede bilinmeyen bir yere doğru ilerlemektedir. Uzayda tuttuğu koordinat bakımından ‘buradaki masa’ hep hareket halindedir o yüzden ‘buradaki’ diye nitelenemez. Ayrıca şimdi bulunduğu koordinata sonsuza dek bir daha uğramayacağından, bu nite leme sonsuza dek hatalı olacaktır. Kimse aynı evde oturamaz, aynı okula gidemez, aynı şehirde iki gün üst üste bulunamaz. ‘Şimdiki faaliyet’ ibaresi hatalıdır, çünkü zaman hareket halindedir, hatta zaman hareketin bir başka boyutudur. ‘Ben’ ibaresi hatalıdır, çünkü eskidir. İnsanın bedeni hücreler bakımından defalarca değişmekte, eski bedeninden bir parça dahi kalmamaktadır. İnsanın ‘ben’ demesi nasıl doğru olabilir? ‘Ben’, ‘Şimdi’, ‘Burada’ ifadeleri hayatı kolaylaştıran isimlendirmelerdir. Hakikatte doğru olmasalar da yine de lüzumlu ve hayatidirler.
Mekan düzleminde, bedene kendini sıkışık görmek nasıl bir acı kaynağıysa, zaman düzleminde kendini ‘şimdi’ye mahkum etmek de öyle bir keder kaynağıdır. İnsan kendini şimdiye çivilerse, başına gelen her şeyin en acılı tarafını yaşamaya mecbur kalır. Oysa Rabbimiz bize, dilediğimiz zaman geçmişin herhangi bir bölümünde, dilediğimiz zaman da geleceğin her hangi bir parçasında yaşayabilme imkanını vermiş, geleceğe karşılık hayal, geçmişe karşılık hafıza kuvvelerimizi bu konuda istihdam etmiştir. İnsan kendini sahiplenmeyip, varlığını bedenine ve zamanı şimdiye münhasır kılmadığı müddetçe, ruhuyla, geçmiş zamanın derinliklerine inip, oradaki acıları, hüzünleri, hataları bulabilir ve onlarla yüzleşebilir; geçmişte oluşan boşlukları doldurup, acıları sevinçlere, günahları sevaplara dönüştürebi lir. Kalp ve ruhuyla olayların onu negatif etkileyen tarafları na ulaşıp onları tadil edebilir. Beden merkezli düşüncelerden vazgeçen biri yine hayal ve ruhuyla kendi geleceğine yükselip, oradaki korkularla yüzleşerek, onları birer mutluluk kaynağına dönüştürebilir. Geçmiş ve geleceğin okyanusunda kürek çekebilen bir ruh, ‘şimdi’nin dar ve ‘burada’nın kısıtlı ala nında, bütün zorlukların en bunaltıcı yanlarını üstlenmekten kurtulmuş olur. Baudelaire, “Her nerede değilsem, orada mutlu olacakmışım gibi gelir” derken yanılmıyor olmalı.
Eser: Dervişin Teselli Koleksiyonu