Hacı Kemal’in uzun zamandır ilgilendiği çok cömert bir iş adamı vardır. Hacı Kemal ne zaman gitse onu boş çevirmez ama eğitim hizmetlerine karşı biraz mesafeli durmaktadır. Hacı Kemal ister ki o da işin içine girsin, dışarıdan biri gibi davranmasın. Bir gün kendinden yaşça biraz küçük bir eğitim gönüllüsünü yanına alır ve bu iş adamının evine ziyarete gider.
Olayın gerisini Abdullah Aymaz’dan dinleyelim: “… yaşı kendinden küçük bir dert arkadaşına, ‘Gel seninle birisine gidelim. Çok sehavetli birisi… Meseleleri anlarsa, kendini adayabilir.’ der. Sonra beraber giderler. Bir tatil günü evine varırlar. Bakarlar ki, denize nâzır, bahçeli evinde uzanmış İmam-ı Gazali Hazretleri’nin ‘Âbidler Yolu’ kitabını okumaktadır. Derhâl Hacı Kemal Bey yüksek sesle ‘Yat hacı, yat… Milletin çocuğu ne idüğü belirsiz yerlerde mahvolsun, sen yat bakalım!’ diyerek bağırmaya başlar. Arkadaşı telaştadır: ‘Bu zat şimdi bizi kovar! Birazdan bizi kapı önüne bırakır!’ diye endişelenir fakat ona hiçbir şey söyleyemez. Ev sahibi gayet mülayemet ve samimiyetle ‘Gel hele hacım… Siz bizi nereye çağırdınız da gelmedik. Şöyle bir buyur bakalım.’ diyerek karşılar.
Oradan ayrılıp giderlerken dertdaşı ona ‘Ya Hacı Kemal Ağabey sen ne yaptın orada öyle?’ diye sorar. O da ‘Ne yapmışım ben?’ der. Arkadaşı ‘Nasıl bağırıyordun! Az daha ev sahibi bizi kovacak diye ödüm patladı!’ deyince ‘Hiç merak etme, o bizi kovamaz. Çünkü ben on beş gecedir teheccütlerde onun için dua ediyorum ama gidelim bir başkasına aynı şeyi yapalım, o kovabilir!’ der.”
Adanmış Bir Gönül İnsanı Hacı Ata
Muhittin KÜÇÜK