3-) Bir Sözde Onu Söyleyenin Sorumluluğu

Bir sözden anlaşılan her manâdan dolayı sözü söyleyen sorgulanmaz. Zira sözün söylenme maksadı dışındaki manâlar, ancak irade edilmişlerse sorumluluk getirir. Aksi halde, söyleyen sorguya çekilmez. Söyleyen, maksadına kefildir ve ondan sorumludur. [Muhakemât, “Onuncu Mukaddime”]

Bir sözden, onu dinleyen veya okuyan, onu söyleyenin kastetmediği, belki hiç düşünmediği manâlar çıkarabilir. Maksat ve meramını ancak o sözle anlatabilecek kişi, sözündeki kastetmediği bu manâlardan sorumlu tutulmaz. Bu noktada sözün sahibine düşen, düşünerek konuşmak, söylediği sözden maksadını aşan, hattâ maksadının tersine olabilecek manâlar çıkmaması için gereken dikkati göstermektir. Bununla birlikte, kişi bu dikkati göstermeden de yazmış, bilhassa konuşmuş olsa, kastetmediği manâlardan sorumlu tutulmaz.

Sözü söyleyen, bizatihî kastetmediği manâlardan sorumlu tutulamayacağı gibi, bazen insan, maksat ve meramını anlatmada başka yol bulamaz ve meramını ancak tek bir yolla anlatabilir. Bu durumda, söylediği sözün başka manâlara gelebileceğinin de farkındadır. Fakat maksat ve meramını ancak tercih etme mecburiyetinde kaldığı yolla anlatabileceği için, bu vaziyette söylediği sözdeki başka manâlardan sorumlu değildir.

Bu durum, bilhassa halk içinde yaygın kullanımı olan atasözleri ve deyimler için sözkonusudur. Halkın içinde konuşan, halk çoğunluğunu muhatap alan, özellikle de dinî tebliğde bulunan bir insan, insanların çoğu da avam olduğu için, halkın kullandığı deyimleri ve atasözlerini kullanmak, maksadı anlatmada muhataplar nazarında genel–geçer kabûllere ve örfe saygı gösterme gereği duyar. Bu tür konuşmalarda, atasözleri ve deyimlerde teşbih, istiare, mecaz ve kinaye gibi sanatlara çokça başvurulur. Bu sanatların kullanıldığı sözlerde sözün doğruluğu ve yanlışlığı da, onun zahirî manâsında değil, kullanılan teşbih, istiare, mecaz ve kinayenin ifade ettiği manâdadır.

Meselâ, “Eli uzun” deyimi, Türkçe’de hırsızları, “Kolu uzun”, nüfuz sahibi olmayı tavsif için kullanılır. “Kolu uzun”, Araplar arasında ise genellikle cömert manâsında istimal edilir. Kendilerinden bu deyimlerle bahsedilen insanlar elleri ve kolları gerçekten uzun olmasa da, eğer hırsız, nüfuz sahibi veya cömert iseler, bu sözler doğrudur. İşte böylesi sözlerde, ondaki maksada ve kullanılan sanatlardaki asıl manâya bakılır, zâhirî manâ nazara alınmaz.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-2 | Ali Ünal |

Bu yazı 35 kez okundu