11-) Nazar, zevkî bir meselede tasarruf etse onu bozar.

Nazar, zevkî bir meselede tasarruf etse onu bozar. Zevketmek yoluyla ve keşfen ulaşılan sonuçlar, görüş ve düşüncenin terazisinde tartılmazsa katılaşır ve çirkinleşir. [ İşârât.]

Bir yazıda, sözde, manzarada ayrı ayrı beş duyuya, zihnî melekelere, kalbe, hislere, vicdana veya aynı anda bunların tamamına hitap eden yanlar olduğu gibi, zevke, zevketmeye, birden keşf veya hissedilmeye hitap eden yanlar da vardır. Bu yanlar, daha çok kişilerin mizacına, idrak derinliğine, kalbî saffetine, konu ile içten, derinden ve etraflıca ilgilenmesine bağlıdır. Zevken ve keşfen ulaşılan sonuçlar ve manâlar üzerinde akıl yürütülmez; onlar, görüş ve düşünce merceği altında incelenmez. Böyle yapılacak olsa, söz konusu ince manâlar ve sonuçlar tadını kaybeder, zevksiz teori veya görüş halini alır. Meselâ, toprağa atılan bir çekirdek ilmî olarak incelenebilir; yapısı ve maddî özellikleri hakkında belli bilgilere ulaşılır. Fakat o çekirdek dışarıda güzel bir çiçek, fidan veya sümbül halini alınca, bu defa ondaki güzelliklere çekirdek temelinde ilmî açıdan bakılacak olsa, bu güzellikler silinir; göze, vicdana, hislere, kalbe verdiği zevk gider ve bu fakültelerin ondan alacağı manâlar da kaybolur.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 24 kez okundu