50-) Şeriat, ikidir: Şeriat-ı Garra ve Tekvinî-fıtrî Şeriat

Şeriat, ikidir: Birincisi, küçük âlem olan insanın hallerine ve davranışlarına düzen veren ve Allah’ın Kelâm Sıfatı’ndan gelen Şeriat-ı Garra’dır. İkincisi, büyük (makro) insan olan âlemin, kâinatın, tabiatın hareketlerini düzene koyan ve İrade Sıfatı’ndan gelip, bütün kâinatı kuşatan tekvinî veya fıtrî Şeriat’tır. [Sözler, “Lemeât”]

ŞERİAT-I GARRÂ, ŞERİAT-I FITRİYE/TEKVÎNİYE

Cenab-ı Allah’ın (c.c.) iki tür şeriatı vardır. Bunlardan biri, Şeriat-ı Fıtriye veya Tekvîniye ’dir ki, Cenab-ı Allah’ın İrade Sıfatı’ndan gelir. Bu Şeriat, makro-insan olan kâinatın hayatını düzene koyan, cansız denilen bütün varlıklarla bitkilerin, hayvanların ve insanlık âleminde insanın iradesi dışında çalışan vücudun tâbi olduğu kanunlar bütünüdür. (B)ilimler bunları kanunlar olarak incelese de, aslında bunlar, Cenab-ı Allah’ın icraatlarının unvanlarıdır. ‘Kanun’ denmesi, bu icraatlardaki ıttırad, yani değişmeyen süreklilik sebebiyledir. Cenab-ı Allah (c.c.), bu süreklilik ve değişmezliği dilediği nebîsi ve velîsi için gerektiğinde değiştirebilir ki bu, harikulâdelik ifade eder. Bu harikulâdelik peygamber için olursa buna ‘mûcize’, velî için olursa ‘keramet’ denir. Bu düzenli icraata, birer unvan olmaktan çıkarılıp, kendilerine kâinat hadiselerinde hakikî yaratıcı tesir vermemek kaydıyla ‘kanun’ demekte mahzur yoktur. Fakat modern bilimin yaptığı gibi, kanunlar sanki şuurluymuş, sanki ilim, irade, hikmet ve kudret sahibiymiş ve sanki hariçte varlığı bulunan faal ve yaratıcı güçlermiş gibi, onları kâinat hadiselerinden sorumlu ve onların meydana getiricisi görmek, apaçık dalâlettir, küfürdür. Ayrıca, Cenab-ı Allah’ın insan hayatı için koyduğu kanunlar da vardır. Meselâ, kazanmak ve başarmak için çalışmak; doymak için yemek; kanmak için içmek; yorulunca dinlenmek; hastalık yapan faktörlerden geri durmak ve hasta olunduğunda gerekli ilacı kullanmak, gerekli tedavi yoluna başvurmak; ürün almak için toprağı sürülmesi gereken zamanda sürmek ve bilâhare gerekli bakım ve sulamayı yapmak… evet bunlar ve bunlar gibi hayatın gereklilikleri, Şeriat-ı Fıtriye veya Tekvîniye’ye dâhildir.

Cenab-ı Allah’ın (c.c.) bir de normo veya mikro-kâinat olan insanın halleri ve davranışları için koyduğu ve hayatını Allah’ın razı olacağı istikamette nizam ve intizam altına alan kanunlar bütünü veya Şeriat vardır. Bu, Din veya Din’e ait Şeriat (Şeriat-ı Garrâ)dır ki, Cenab-ı Allah’ın Kelâm Sıfatı’ndan gelir. Bir diğer ifadeyle, bu Şeriat’ın kaynağı, Vahy-i Metlûv’e, yani doğrudan okunan, peygambere genellikle melek vasıtasıyla gönderilip tebliğ ve tilâvet olunan Vahy’e dâhil Kitap ile Vahy-i Gayr-ı Metlûv, yani genellikle peygamberin kalbine manâ olarak bırakılan Vahy’e dâhil Sünnet’tir. Bütün ibadetler, muamelât, yani ferdî, içtimaî, iktisadî (ekonomik) ve siyasî hayatla ilgili uyulması gereken kaideler, milletlerarası münasebetlere ait kurallar ile ceza hukukunun hükümleri, hattâ ahlâk düsturları, bu Şeriat’a dâhildir.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 23 kez okundu