59-) İki kişinin söyledikleri aynı söz, birisinin cehaletine diğerinin ilmine delâlet eder. 

Bazen olur ki, iki kişinin söyledikleri aynı söz, birisinin cehalet ve sathîliğine, diğerinin ilmine ve maharetine delâlet eder. [İşârâtü’l-İ’caz, “Nübüvvet Hakkında, 6. Mesele, 2. Nükte”]

İki kişiden çıkan aynı söz, farklı tesir yapar ve farklı intibalara sebep olur. Sözün söylenme sebebi, söylenme şekli, söylendiği yer, zaman ve şartlar, söyleyen kişi ve muhatap, sözün güzelliğine, tesirine ve yol açacağı intiba ve uyaracağı düşüncelere etki yapar. Dolayısıyla, bir sözün güzelliğini, kalitesini ve niteliğini bu unsurlar, yani “Kim söylemiş? Kime söylemiş? Niçin söylemiş? Ne zaman söylemiş? Nerede söylemiş? Hangi şartlarda söylemiş? Nasıl söylemiş?” sorularına verilecek cevaplar tayin eder. Bir insan bütün bu unsurları nazara alarak konuşur; bir başkası da hiç bunları nazara almadan konuşur. Dolayısıyla, söz konusu faktörleri nazara alarak söylenen bir söz, söyleyenin ilmini ve maharetini ortaya koyar ve o sözden beklenen olumlu tesir ve intibaı yaparken, bu faktörler nazara alınmadan söylenen bir söz ise söylenmekteki maksada ters bir tesir oluşturabilir ve söyleyenin cehaletini ve sathîliğini gösterir. Bu noktada Hz. Bediüzzaman, birbirine benzer iki ikazda bulunur: “Ata et, ite ot atmayın!” İkincisi: “Bülbül, sarayda tutulur; at, ahıra bağlanır.” Yani kime, hangi şartlarda ne söyleneceğini bilmek gerekir. Ayrıca, söylenen sözde zamanın başka bir tesiri daha vardır. Yani, bir zaman kıymet ifade eden bir sözün başka zamanda kıymeti kalmayabilir.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 26 kez okundu