108-) Şiar ve Alâmetlerin Küfürle ilgisi

Küfür kalbe ait bir sıfat olmakla birlikte, alâmet ve/veya şiar vasfı kazanmış bazı uygulamalar küfürle hükmetmeye sebep olabilir. (İşârâtü’l-İ’câz, “Bakara Sûresi, 6. âyetin tefsirinde”)

ŞİAR VE ALÂMETLERİN KÜFÜRLE İLGİSİ

Küfür, temelde kalbin amelidir ve dolayısıyla kalbe ait bir sıfattır. Fakat İslâm Fıkıh tarihinde zünnar (Hıristiyanlara ait kuşak) bağlamak ve bilhassa fötr cinsinden şapka giymek gibi bazı uygulamalar küfür sayılmıştır. Buna sebep şudur: Şeriat veya Fıkıh, zahire göre hükmeder. Hattâ bir hükme illet, yani o hükmün verilmesine hakikî sebep olmayan bazı zahirî sebepleri bile illet yerine kabûl eder. Meselâ, beline zünnar bağlayan veya başına fötr giyen birini gördüğünde, eğer o şahsın fötrle camiye girip, zünnarı veya fötrü çıkararak namaz kıldığına veya herhangi bir yerde namaz kıldığına şahit olunmamışsa, zünnar rukûa, fötr secdeye mâni olduğu için o kişinin namaz kılmadığı hükmünü verir.

İkinci olarak, zünnar, asırlarca Hıristiyanlara ait bir kuşak olup, Hıristiyanlığın alâmetlerinden biri haline gelmiş, bir Hıristiyanlık alâmeti olmuştur. Aynı şekilde, bilhassa fötr de asırlarca Müslümanlar arasında kâfirlik alâmeti olarak telâkki edilmiştir ve fötrün Yahudilik’le ilgili böyle bir alâmet olma özelliği de vardır. Dolayısıyla zünnar bağlayan ve fötr giyen bir insanda mü’min olduğuna dair açık alâmet görülmemişse, Şeriat, onun küfrüne hükmeder. Şiar ve/veya alâmetlerin böyle bir tayin edici özelliği ve fonksiyonu vardır.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 28 kez okundu