Tarihsel süreçte görüyoruz ki, neredeyse bütün Peygamberler geldikleri dönemin şartlarına uyum sağlamıyor, entegre olmuyor ve her daim muhalif noktada duruyorlardı. Yani zalimlerin kurduğu düzen için ‘Ne yapalım sistem böyle, insanlar yoksa ev alamazlar, sokakta yatarlar, perişan olurlar dinden çıkarlar, en iyisi zalim sisteme destek vermeye devam edelim, faiz yerine de kar marjı diyelim, böylelikle sisteme entegre olup ev sahibi olalım’ deyip bahane falan üretmediler, zalime destek kokan zerre kadar dahi gedik açmadılar. Kısacası, onlar yaşadıkları dönemin şartlarını kabul etmeyip, sisteme karşı çıkıp ve sistemi çeşitli stratejilerle yıkmak için son nefeslerine kadar mücadele ettiler. Ve bu yıkılan sistemlerden biride son dönemde ekonomik zulm sistemiydi. Ve 13 asır sürmüştü. Ancak, Hamza’nın da anlattığı gibi:
‘‘Hz. İsa’nın yaşadığı dönemde, Kudüs’teki Süleyman Mabedinin avlusunda, faizle borç veren din adamlarının tezgâhları vardı. İncil’de anlatılan bir hikayeye göre Hz. İsa, Kudüs’e girdiğinde ilk işi, Mabed’e gidip, oradaki faizci simsarların tezgahlarını devirmek ve onları kovmak olmuştu. Böylece Yahudi din adamları, Hz. İsa’yı yok etmek için yollar aramaya başladılar. Tıpkı Kureyş müşriklerinin, faizin yasak olduğunu söyleyerek kölelik sistemine çomak sokan Hz. Muhammed sav’i öldürmek istemeleri (nedenlerinden biriydi) gibi. Tezgâh ile banka aynı anlamdadır. Banka kelimesinin kökeni buraya dayanır. Yunancada bankaya “trapeza” derler. Çünkü trapeza, tezgâh anlamına gelir. Türkçede de bazen “banko” olarak kullanılan bu kelime ile parklarda üzerinde oturduğumuz banklar da aynı köktendir. Hz. İsa, faizle insanları köleleştirenler simsarların tezgâhlarını veya diğer bir deyişle bankalarını devirirken, bunu kölelik sisteminin haksızlığına karşı bir tavır olarak yapıyordu…’’
Evet, Mümin ya da ahlaklı bir gayr-i Müslimin yapacağı şeylerden biride budur. Yapılacak ilk şey, zalim sisteme entegre olmak değil, Allah Resulü sav’in ‘Medine Pazarı’ stratejisinde yaptığı gibi o sistemin içerisinde gedik açıp alternatif oluşturmak. Ne yazık ki şu an için genel anlamda Müslümanların temsil noktasında olanlar ise bunun tam tersini yapıyor. Misal bir İlahiyatçı diyor ki, ‘Ne yapalım sistem böyle. Başka türlü ev alamazsın. Mecbur kredi ile alacaksın…’
Kaynak : @RaufAtillaPolat paylaşımlarından alınmıştır.