129-) Kâinattaki bütün sebepler, kanunlar, insanlar, istediklerini yapma hürriyetine sahip birer fail olarak bir araya gelebilecek olsalar, bir ağaç yaratamazlar, yapamazlar.

Sadece bir ağacın, hattâ bir çiçeğin bile yaratılmasında o derece harika bir intizam, bir sanat, bir hikmet vardır ki, kâinattaki bütün sebepler, bütün kanunlar, bütün insanlar, istediklerini yapma hürriyetine sahip birer fail olarak bir araya gelebilecek olsalar, yine de onu taklit edip, bir ağaç yaratamazlar, yapamazlar. [Sözler, “17. Söz, 2. Makam, Farsça Münacat”]

İnsan, Cenab-ı Allah’ın kendisine verdiği kabiliyetleri ve akıl gibi melekeleri kullanarak ve büyük ölçüde “tabiat”taki eşyayı taklit ederek bir şeyler üretir; sonra da yaptıklarına bakarak büyük bir gururla her şeyi yapabileceğini zanneder. Bunun da ötesinde, kendi üstünde bir otorite tanımama adına, bu inkârcılığına kâinatı da ortak yapmak sevdasıyla, fakat kâinatta tek bir zerreyi bile yaratamadığını görerek, muhteşem kâinatı sebepler gibi, tesadüf gibi, kanunlar gibi cansız, şuursuz, iradesiz, bilgisiz şeylere atfeder. Bu, tarihte hiçbir zaman emsali olamayacak bir cehalet, gaflet ve dalâlettir ki, insanı insanlığından utandırır. En küçük bir fiilini, bir kâğıda koyacağı bir noktayı bile kendisi aradan çekilip meselâ sebeplere, tesadüflere, “tabiat”a, “tabiat güçleri”ne, kendisinin bir araya getirdiği kâğıt ve kaleme bırakmayan insan, kâinatta kendisinden daha üstün sebep, yaratılmışlar içinde kendisinden daha üstün bir fâil olmamasına rağmen, tek bir toprak zerresini, bir otu, bir hava zerresini bile yaratamama, onlara vücut verememe âcizliğine bakmaz, şu muazzam kâinatın ve ondaki her bir şeyin varlığını ve varlığını sürdürmesini şuursuz, iradesiz, güçsüz ve bilgisiz tesadüf gibi, hattâ kanunlar gibi bazısı gerçekten yok ve varlıkları itibarî, birer isimden, isimlendirmeden ibaret ve hiçbir şey meydana getirmeye gücü yetmeyen şeylere havale edebilir; havale eder ve sonra da buna “(b)ilim” der. Evet, kâinattaki bütün sebepler, bütün kanunlar, bütün madde, bütün tesadüfler, bütün insanlar, bütün kâinat istediklerini yapma hürriyetine sahip birer fail olarak bir araya gelebilecek olsalar, bir otu, bir toprak zerresini, bir hava zerresini, bir su zerresini bile yaratamaz, yoktan var edemezler.

| Risale-i Nûr’da Küllî Kaideler-1 | Ali Ünal |

Bu yazı 26 kez okundu