Dil ve Kalb Uyumu: Hz. Musa düşkünlük içinde dua eden bir adama uğradı ve “Yâ Rabbi! Elimde olsa bu adamın ihtiyacını görürdüm dedi. Allah Teâlâ’dan Musa (a.s)’a vahiy geldi: “Ben o kuluma senden daha çok merhamet ederim. Fakat o Bana dua ediyor ama kalbi, sahibi bulunduğu koyun sürüsündedir. Kalbi Benden başka bir yerde bulunan kulumun duasını kabul etmem». Musa (a.s.) durumu adama hatırlattı. Adam her şeyi terkederek kalbi ile Allah Taâlâ´ya teveccüh etti ve derhal ihtiyacı görüldü. [Kuşeyrî Risâlesi]
Anarsan Anılırsın: Zikrin insana kazandırdığı en büyük imtiyazlardan biri de, zikre zikirle mukabele edilmiş olmasıdır. Allah’ı çokça anan kişi, O’nun tarafından anılma şerefine kavuşur. Zira, Allah Taâlâ: «Beni zikrediniz ki, ben de sizi zikredeyim» buyurmuştur. (Bakara, 2/152). Hadiste şöyle buyrulmuştur: Cebrail (a.s.) Resûlüllah (s.a.) e geldi ve şöyle dedi: “Allah Taâlâ buyuruyor ki: Hiç bir ümmete vermediğimi senin ümmetine ihsan eyledim”. Resûlüllah: “Bu nedir, ya Cebrail?”, diye sordu. Cebrail, “Allah Teâlanın: ‘Beni zikrediniz ki ben de sizi zikredeyim´ buyurmuş olmasıdır. Allah diğer ümmetlerden hiç birine bu şekilde hitap etmemiştir” diye cevap verdi. [Kût’ül-Kulûb]