Dünden Bugüne Aynı Endişe

Muhammed Harzemşah’ın etrafındaki bazı kişiler, makamlarını ve itibarlarını kaybedecekleri korkusu ile Mevlâna Hazretlerinin babası Baha Veled Hazretleri hakkında Harzemşah’ı endişelendirecek şeyler söylüyorlardı. Baha Veled, Belh halkını tamamıyla kendisine bağlamıştır. Bizi ve sizi kabul etmiyor, kıymet vermiyor. Emr-i bi’l-ma’rufla kendini meşhur ederek saltanatı ele geçirmek istiyor. Bu hususta hiç vakit kaybetmeden çareler düşünmek ve harekete geçmek gerekmektedir diyorlardı. Dostlarından bazıları, hakkında söylenen bu sözleri Baha Veled’e bildirmişti. Çok geçmeden Harzemşah, Sultanü’l-Ulema Baha Veled Hazretleri’ne bir adamını göndererek şunları söyledi: Şeyhimiz eğer Belh ülkesini kabul ederse bu günden itibaren padişahlık, ülke ve askerler onun olsun. Allah ona iki çeşit saltanat vermiştir. Birincisi dünya, ikincisi ahiret saltanatıdır. Bana da başka bir ülkeye gidip yerleşmem için müsaade etsin, çünkü bir ülkede iki sultan olmaz. Eğer dünya saltanatını bize bırakırsa, bu bize büyük bir lütuf olur. Baha Veled Hazretleri elçiye: Sultana selâm söyle, bu dünyanın fâni ülkeleri, askerleri, hazineleri, taht ve talihleri padişahlara yaraşır. Biz dervişiz, bize memleket ve saltanat uygun düşmez, dedi.

Aynı endişeyi ne yazık ki dünden bu güne birçokları taşımıştır. Bazılarının da sürekli bu endişeyi tahrik etmesi, meseleyi bir balon gibi şişirmesi, bu endişelerin devamlı gündemde kalmasına sebep olmaktadır. Gözlerinin bu dünyadan başka bir diyarı net olarak seçememesinden olsa gerek, Allah’ın rızasına talip olmayı anlayamamakta, milletimiz ve memleketimiz için yapılan hayırlı çalışmalar arkasında başka sebepler aramaktadırlar. Halbuki onlar için “Dünya öyle bir meta değil ki bir nizaa değsin.” İnşallah bir gün o saadeti, o zevki anlarlar…

Eser: Mesel Denizi

Bu yazı 3 kez okundu