Risâle-i Nur’u günde 10 sayfa okuyan kendini muhafaza eder, 15 sayfa okuyan şevke gelir, 20 sayfa okuyan hizmet eder. (Zübeyir Gündüzalp)
***
Bilgi ile cehâlet arasındaki en temel fark şudur: Cehâlet, en koyu ve en kapalı kanaattir; bu nedenle câhil en keskin inançlı kişidir. Bilgi ise en şeffaf ve en açık şüphedir. Bu nedenle âlim en ‘mütereddit’ insandır. (Mâverdî Edeb el-Dunyâ ve el-Dîn)
***
“Kendi menfaati uğruna her şeyi yok sayan insanların eninde sonunda varacağı yer hüsrandır.” (Farabi)
***
Elmaslar baskı altında oluşur. Zeytinyağı çıkarmak için zeytinlerin sıkılması gerekir. Tohumlar ise karanlıkta yetişir. Ne zaman kendini sıkılmış, baskı altında veya karanlıkta hissedersen dönüşüm yakındır demektir…
***
Kişi, hizmet edeceği bir davaya ya da seveceği bir insana kendini adayarak ne kadar çok kendini unutursa, o kadar çok insan olur ve kendini de o kadar çok gerçekleştirir. (İnsanın Anlam Arayışı, Viktor E. Frankl)
***
“Efendim dünya çok değişti. Tabular yıkıldı. Sistemler çöktü. Yeni düzenin yeni çağı başladı. Aman ayak uyduralım, kervana katılmakta gecikmeyelim” tavrı, Batı’ya yöneldiğimiz ilk günden beri aynıdır. Ve bu tavır, düşüncesizlik tavrıdır. Başka bir şey değil. Değişme anlayışımız zerre kadar değişmemiştir. (Ahmet Selim-ZAMAN)
***
Sevgiye açık insan, rasyonelliğe hazır ve açık olan insan demektir. Yani hem akla uygun davranmak sevginin; hem de sevgi akla uygun davranmanın gereğidir. Onlar beraber yürür. […] Pozitif değerler ve kavramlar hep aynı yöne doğru akarlar. Biri oraya biri öbür tarafa gitmez. (Ahmet Selim-ZAMAN)
***
İnsan, “sorumluluk şuuru” kazanmadan; hayatın ufuklarını göremez. Farklılaşamaz, tekâmül edemez. Sevemez, sabredemez, düşünemez… Fedakârlık edemez. “Kendini düşünüyor” sözü mecazîdir. Aslı, “Nefsini önde tutuyor” demektir. Doğru manasıyla kendini düşünen (tefekkür eden), kendi hakikatini öğrenir… Keşke kendini düşünse. Keşke öyle olsa! Kendini düşünmüyor, kendine zulmediyor. Kendine zulmeden herkese zulmeder… Zulüm, zulmetle beslenir. Zulmet, karanlıktır. Merhamet, sevgi, fedakârlık, feragat; aydınlığın eserleridir. Gönül aydınlığının… Sorumluluk şuuruna sahip olmak; gönül aydınlığının, ebediyet ufkuna yönelmesidir. İyi insan, böyle olunur. (Ahmet Selim-ZAMAN)
***
Bize şimdi en önce gereken şey sevgiye açık olmaya çalışmaktır. Buradan başlamalıyız ve başlayabiliriz. Çünkü inançlarımızla düşüncelerimizi irtibatlandıracak olan kaynak sevgidir ve biz sevgiyi çok çabuk ortaya çıkaracak bir fıtrata sahibiz. Çünkü sevgiyle doğduk. İlahî sevgiden başlayan ve bütün varlığı kucaklayan bir rahmet düzenine uygun bir fıtrat üzere yaratıldık. Biraz kendimize gelme çabası göstererek onunla çabuk buluşuruz. Bunu sadece soyut plan için değil, sosyal ve somut meseleler için de söylüyorum. “Güncel” için söylüyorum. Düşünce planının kısırlıktan çoraklıktan kurtarılıp bereketlenmesi için söylüyorum. (Ahmet Selim-ZAMAN)
***
Herkes sevgi ister; fakat sevginin de istekleri, ihtiyaçları, icapları olduğu pek düşünülmez. Halbuki sevgi çok şümullü, çok özellikli, çok hayatî bir kavramdır. Sevginin varlığı birçok şeyin de varlığıdır; yokluğu birçok şeyin de yokluğudur. Sevginin yokluğu DEĞERİ ÇÖKERTİR, bir dizi kavramı HASARA UĞRATIR, bir dizi kavramı da İFADESİZ, TEZAHÜRSÜZ bırakır. Önce sende sevginin bu aslî menbaı, mahiyeti, bilinci var olacak ki; eşini, çocuklarını, yakınlarını, dostlarını, milletini ve insanı sevebilesin. SEVGİSİZLİĞİN aklı da körelttiğini bileceksin ki, AKLÎ ve MADDÎ değerler adına onu ihmal etme, hor görme, lüzumsuz bulma şaşkınlığına düşmeyesin. (Ahmet Selim-ZAMAN)
***
“ÜSLUB-U BEYAN AYNİYLE İNSAN” denilmiş. Üslup, raftan alıp kullanabileceğin bir model, bir enstrüman değil. Üslup sensin, senin kişiliğin, senin karakter bileşken. Öyle değilsin ama öyle davranıyormuşsun! Olur mu hiç! Öyle olmadığı halde öyle görünenin, öyle göründüğü halde öyle olmayanın üslubundan söz etmek mecazîdir; ya hüsnüzan yakıştırmasıdır, ya da yokluğunu işaretlemek amacına bağlı bir telaffuz zaruretidir. Üslubun bozuk demek, üslubun yok demektir. Senin işin kelimelerle; cümleden bile haberin yok. (Ahmet Selim-ZAMAN)