Hayata Dair Notlar-34

İbadet iki kısımdır; bir kısmı müsbet, diğeri menfi… Müsbet kısmı bellidir. Menfi kısmı ise, hastalıklara, musibetlere sabredip, Rabbini düşünmek ve ona iltica etmekle olur. Eğer, insan sabreder, musibetin mükafatını düşünüp şükrederse her bir saati bir günlük ibadet hükmüne geçebilir. Hatta Muhacir Hafız Ahmed ismindeki bir âhiret kardeşimin hastalığını çok merak etmiştim. Kalbime: “Onu tebrik et. Her dakikası bir günlük ibadet hükmüne geçiyor.” diye ihtar edildi. Zaten o zât sabır … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-33

Kalb gözü kör olan firavun, mûsâ (a.s.)ın deryâ gibi olan bâtınını ehemmiyyetsiz gördü; saltanatına güvenerek onun üzerine hücum etti. agâh ol! firavun meşrebinde olan kimseler deryâ mesâbesinde olan insân-ı kâmile hücum ettiği vakit o deryanın dibinde kalakalır ve helâk olur! @ahmedavnibey *** Müstebit hükümdarlar halkın topluca kendilerine tabi olmalarını isterler ve asla ihtilaf çıkmasını arzu etmezler; hürriyyet-i kelâm [ifade hürriyeti] … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-32 Evlilik

Kur’ân-ı Kerîm, mesut bir toplumu, kadınıyla erkeğiyle ele alırken konuyu şöyle resmeder: “Allah’a teslim olan erkekler ve teslim olan kadınlar, İslâm dinine iman eden erkekler ve iman eden kadınlar, taate devam eden erkekler ve taate devam eden kadınlar, dürüst erkekler ve dürüst kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar, hayır yolunda infak eden erkekler ve infak eden kadınlar, oruç … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-31 (Yasin Suresi)

Yâsîn sûresinde Yer Alan Konular: Yâsîn sûresinde İslâm akaidinin üç temel konusu (tevhid, nübüvvet ve âhiret) tabiatın mükemmel kuruluşundan ve işleyişinden delillerle anlatılır. Bu arada geçmiş kavimlerden ibret alınacak örnekler verilir. Sûre dört bölümden oluşur ve birinci bölümünde ana konu Hz. Peygamber’in nübüvveti ve Kur’an’ın vahiy ürünü olduğunun ispatıdır. (1-12.ayet) Sûrenin ikinci bölümü, Hak dinin tebliğcilerine gönderildikleri bir yerleşim yerinin halkının … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-30

İki sene evvel benim hakkımda bir müdür sebepsiz, gıyabımda, tezyifkârâne, hakaretli sözler söylemişti. Sonra bana söylediler. Bir saat kadar Eski Said damarıyla müteessir oldum. Sonra Cenâb-ı Hakk’ın rahmetiyle şöyle bir hakikat kalbe geldi, sıkıntıyı izâle edip o adamı da bana helâl ettirdi. O hakikat şudur: Nefsime dedim: Eğer onun tahkiri ve beyan ettiği kusurlar, şahsıma ve nefsime ait ise; Allah ondan razı … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-29

Kalb ehli yüce kâmetlerin jest ve mimiklerine, tavır ve davranışlarına bakıldığında, onlarda haşyetin akis ve alâmetleri görülür ve hissedilir; bu sayede onların huzurunda ciddi bir insibağ banyosu yaşanır, mânevî bir huzura erilir. [..] Bir gün, Alvar İmamı’nın huzuruna gelen birisi, “Efe Hazretleri! Hacca gitmiştim, Medine-i Münevvere’deki köpekler, bakımsızlıktan mıdır nedendir, uyuz olmuşlar.” der. Bu sözü duyan Hazret, birdenbire … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-28

Feyzi kardeşim, Sen Isparta vilâyetindeki kahramanlara benzemek istiyorsan, tam onlar gibi olmalısın. Hapishanede –Allah rahmet eylesin– mühim bir şeyh ve mürşid ve cazibedar bir Nakşî evliyasından bir zât, dört ay mütemadiyen Risale-i Nur’un elli-altmış şakirtleri içinde celbkârâne sohbet ettiği hâlde, yalnız birtek şakirdi muvakkaten kendine çekebildi. Mütebâkisi, o cazibedar şeyhe karşı müstağni kaldılar. Risale-i Nur’un yüksek, kıymettar hizmet-i imaniyesi onlara … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-27

Bediüzzaman, Van’da bulunduğu zamanlarda, Vali Tahir Paşa ile bazı gazetelerden havâdis okurdu. Bilhassa İslâmiyet’i alâkadar eden hususlara dikkat ederdi. Van’daki ikameti esnasında, âlem-i İslâm’ın vaziyetini bir derece öğrenmiş bulunuyordu. Birgün Tahir Paşa bir gazetede şu müthiş haberi ona göstermişti. Haber şu idi: İngiliz Meclis-i Meb’usân’ında Müstemlekât Nâzırı, elinde Kur’ân-ı Kerîm’i göstererek söylediği bir nutukta: “Bu Kur’ân, İslâmların elinde bulundukça biz onlara hâkim olamayız. Ne yapıp … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-26

Bir sözde ve onu değerlendirmede yalnız söyleyene bakılmaz; bir söz, onu söyleyen, onu söylemekteki maksat, muhatap, söylenme sebebi, söylenme zaman, mekân ve şartları; yani, “Kim söylemiş; hangi maksatla söylemiş; kime söylemiş; niçin söylemiş; ne zaman, nerede ve hangi şartlarda söylemiş?” bütün bunlar, önemlidir. [Muhakemât, “İkinci Makale, Onikinci Mesele”; Sözler, “25. Söz, İkinci Şule’nin İkinci Nûru”] Söz, bağlamından koparılarak değil, bütün … Devamını oku

Hayata Dair Notlar-25

Mücadele-i ilmiyede mağlûp düşenlerden bazı zâhir hocalar, Molla Said’i ahali nazarında küçük düşürmek için var kuvvetleriyle çalışıyorlardı. Her hususatını tecessüs ettirirlerdi. Birgün, nasılsa kazaen sabah namazını geçirmiş. Buna vâkıf olan hasımları: “Molla Said namazı terk etmiştir.” diyerek, ahali arasında işâada bulundular. Molla Said’den soruldu ki: “Niçin herkes bunu böyle söylüyor?” Molla Said: “Evet, esassız bir şey, âlemin içinde çabuk yayılmaz. Hata bendedir. Onun için iki cezaya … Devamını oku