Hayata Dair Notlar-6

Fetih el-Musûlî “Bir hasta yedirilmez, içirilmez ve tedavi edilmezse ölmez mi? İşte kalb de aynen böyledir; Üç gün arka arkaya ilim ve hikmetten menedilirse ölür.” İlimden yoksun bir kimsenin kalbi, hasta ve ölüdür. Bunun üzerine bir de dünyayı sever ve onunla meşgul olursa bütün hissiyatını kaybeder. (İhyâ-u Ulûmi’d-Dîn)

***

Kalbini kötü düşüncelerle doldurup, bize de ümitsizlik aşılayarak  ufkumuzu daraltan kimseye söyleyin ; Mutluluğun sırrı, hayatı yaratıp rızkı teslim eden Allah’a karşı hüsnü zanda bulunmaktır… (İmam Şafii)

***

“Allah (cc) Ne zaman dilini duaya sevk ediyorsa, bil ki sana bir şeyler vermek istiyordur.” (Atâullah İskenderî, Hikem-i Atâiyye)

***

Alçakça söylenen bir söze, asla karşılık verme; Çünkü o sözün sahibinde, kendi gibi, daha nice alçak söz vardır. (Hz. Ali (r.a.)

***

Bir insan aklına gelen her şeyi söyler mi? Sesli düşünüyormuş, egzersiz yapıyormuş gibi milletin önünde konuşulur mu? Bir de kılıf uydurmuşlar, “ben teorik analiz yapıyorum” diyorlar. “Zayıf da olsa şöyle bir ihtimali öngörürsek şunlar şunlar olur” diye masal anlatıyorlar. Kardeşim insanlarda toplumda “olabilirlik duygusu” diye bir şey vardır ve bu duygu çok önemlidir. Olabilirlik duyguları alabildiğine aşılırsa; olacaklar, olabilecekler bundan etkilenir. Bu kadarını bile düşünemiyorsan, senin analizciliğinden ve think-tank’ciliğinden ne hayır gelir? (Ahmet Selim-ZAMAN)

***

Bir gündem aceleciliğimiz var ki, anlatmakla bitmez. “Şunu çöz, bunu çöz…” diye her gün her şeyi “acil ve aktüel” konularmış gibi, bir günde çözülüverecek şeylermiş gibi sıralayıp duruyoruz. Alınan mesafeleri, yapılan işleri, gerçekleşen değişimleri adeta yok sayıyoruz. BAZI MESELELER zaman ister, bir sürecin yaşanmasını gerektirir. Her şeyi aynı derecede “mümkün ve acil” görür de hepsini birden gündemin birinci sırasına yerleştirirsen hiçbirini çözemezsin. Biliyoruz ki alınan mesafenin bilincinde olmak o meselenin daha ileriye götürülmesi için bir “mesned dinamiği” gibi yapıcı bir rol oynar. Onu görmezlikten gelirsen hep sıfırdan başlayarak tekrara düşersin ve yeni gelişmenin önünü tıkayıp bir kısır döngüye düşersin. … Bu telaş duygusallığından uzaklaşmalıyız. Dün bir tek giriş cümlesiyle bile temas edilemeyen nice meseleler, bugün “sesli düşünme” savrukluğu içinde didik didik edilebiliyor. “Hadi çöz bunu!” demeden önce, insan “BU KONUDA YETERİNCE DÜŞÜNCE ÜRETTİK Mİ?” diye bir sorar. “Sesli düşünme” metodu ile siyasî aktüel talepte bulunulamaz, demokrasi geliştirilemez. (Ahmet Selim-ZAMAN)

***

Çözüm ne demek? Herkesin memnun olacağı, ihtilafların ve rahatsızlıkların ortadan kalkacağı, müşterek menfaatlere uygun bir durumun meydana getirilmesi demek. Her değişim çözüm değildir. Bazı değişimler yeni meseleler üretir. Geniş ve derin değerlendirmelerin yapılmasına ihtiyaç vardır çözümün oluşturulabilmesi için. Çözüm bir çeşit inşadır. Planlı, projeli, bütünlüğüyle tutarlı bir model ortaya koyup onu gerçekleştirmektir. El yordamıyla, dalgalanmaya bırakma metoduyla, bakalım ne olacak bekleyişiyle, zaman nasılsa bir şeyler getirir zannıyla çözüme ulaşılmaz. (Ahmet Selim-ZAMAN)

***

Birçok tartışma bilgisizlikten doğuyor. İyi bilmemek, hiç bilmemekten daha kötüdür. İtidal ve basiret yetersizliği içindeki tartışmalar, gereken bilgi ve düşünce genişliğinden uzak kalarak, kavgaya dönüşür. Bağırıp çağırmalar, hakaretler, kırıcı polemikler arasında sadece gerginlik üretilir. Ne özeleştiri, ne dengeli eleştiri, ne de çözüm kaynağı olabilecek bir düşünce birikimi meydana getirebilir. Dar ve yüzeysel ortam, bencil tepkilerin kavga alanı olmaktan kurtulamaz. Ufuk görünmez, ışık gelmez, sevgi ve düşünce doğmaz, terkip ve metod sıkıntıları aşılamaz. (Ahmet Selim-ZAMAN)

***

Aşırı benciller hüsrana kapılmaya epey meyillidir. Bir kişi ne kadar bencilse, hüsranları da o denli şiddetli olur. (Kesin İnançlılar, Eric Hoffer)

***

Çağımızın en büyük sorunu; akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendinden emin olmalarıdır. (Bertrand Russell)

***

Dünyada iyilik kaç özellikle tamamlanır? Üç şeyle tamam olur. Bir kimseden menfaat ümidi yokken ona karşı tevazu göstermek ve sohbet etmek. Minnetsiz cömertlikte bulunmak. Ödül beklemeksizin hizmet etmek. (Râhatü’l-İnsân ve Zafer-Nâme Metinleri)

Bu yazı 46 kez okundu