Japon sazan balıklarının, enteresan özellikleri vardır. Bu balık, yavru iken küçük bir kabın içine konulduğunda sadece sekiz santim büyümektedir. Eğer konulduğu kap biraz daha büyük bir kapsa kabın büyüklüğü nisbetine göre bu balık da on beş, yirmi santime kadar büyüyebilmektedir. Hatta bu balık küçük bir havuza konulduğunda boyu yarım metreye kadar ulaşabiliyor. Daha da enteresanı bu balık, büyük bir göle bırakıldığında boyunun bir metreye kadar ulaşmasıdır… Bu örnekten yola çıkarak şöyle düşünmeye başladım. Demek ki insanın hedefleri büyük olur ve o hedeflere göre himmeti de âli olursa, elde edeceği neticeler de o kadar büyük olur. Onun için “Kimin himmeti milleti ise, o kişi tek başına bir millettir.” denilmiştir. İşte böyle yüce bir dava ve himmet sahibi olan Hz. İbrahim aleyhisselam hakkında Kur’an-ı Kerimde: “Gerçekten İbrahim, hak dine yönelen, Allah’a iteat üzere bulunan, tek başına bir ümmet, bütün hayırlı halleri kendinde toplayan bir önder idi.” buyurulmuştur (Nahl suresi, 120). Demek ki hedef ve himmetleri büyük tutmak gerekiyor. (Safvet Senih/Çitlembik)
Doğru anlamak için bi’de şöyle düşünmekte fayda var. Hedefi büyük tutarsanız, oraya erişemeseniz de ileri bir noktaya varırsınız, denilir. Bir açıdan ve yerine göre doğrudur bu. Yalnız, “ama…”sı var. “Çok şey istemeye şartlanırsanız, azını da elde edemezsiniz” sözünü de unutmamak lazım. Bu da bazen ve yerine göre doğrudur. Şartlarını ve özelliklerini dikkate almadan hiçbir söz anlaşılamaz.