Onların adaletini gören Müslüman oluyordu

Hazreti Ömer (ra), devlet başkanlığı döneminde bedevi (taşradan gelmiş, kültür seviyesi düşük) birisinden at satın aldı. Kısa bir süre sonra atın yürümesinde rahatsızlık olduğu ortaya çıktı. Hazreti Ömer (ra) bedeviyi bulup kendisine özürlü at sattığını, atını geri alıp parasını vermesini istedi. Bedevi kabul etmedi. Şüreyh isimli bir zatın anlaşmazlığa çözüm bulması için aralarında hakem yapma da anlaştılar. Şüreyh 2 tarafı da dinledikten sonra Hazreti Ömer’e: “Sen atı sağlam teslim aldın değil mi?” diye sordu. Hazret, Ömer: “Sağlam teslim aldım” diye cevap verdi. Şüreyh: “O zaman ya bu adama atını aldığın gibi sağlam teslim edeceksin veya alış-verişine razı olacaksın” diyerek kararını bildirdi. Kara Hazreti Ömer’in hoşuna gitti, yakın takibe aldı ve bir süre sonra Şüreyh’i Kufe’ye kadı (hakim) tayin etti.

Hazreti Ali’ (ra) ın halifeliği döneminde Hazreti Ali’nin kalkanı kaybolan kalkanını Kufe çarşısında satmaya çalışırken bir Yahudinin elinde gördü. Yahudi’ye elindeki kalkanın knedisine ait olduğunu söyleyince Yahudi kalkanın kendisine ait olduğunu iddia etti.  Hazreti Ali (ra) ve Yahudi şehrin kadısı Şüreyh’e başvurdular. Şüreyh, ki tarafı da dinledikten sonra Hazreti Ali (ra)ye: “Ya Emire’l-Mü’minin! Ben kalkanın sana ait olduğundan şüphem yoktur. Ama bunun ispatı için adil iki şahit lazım” dedi. Hazreti Ali (ra): “Kamber ve oğlum Hasan şahitlerimdir” diye karşılık verdi. Şüreyh: Hasan senin birinci derece yakının olduğu için senin hakkında şahitliği geçerli değildir” dedi. Başka şahit olmadığı için de kalkanı Yahudi’ye verdi. Yahudi bu adalet karşısında kalkanın Hazreti Ali’ye ait olduğunu söyledi ve Müslüman oldu. Kalkanı Hazreti Ali’ye vermek istedi. Hazreti Ali’ (ra) de kalkanı Yahudiye hediye etti. (Modern Arapça Dilbilgisi, Cantaş yayınları, İstanbul, sayfa 145)

Onların adaletini gören Müslüman oluyordu. Şimdi ise hemen hemen bütün dünyada “Ben Müslümanım” diyenlerin özellikle idarecilerin yaptıkları haksızlıkları ve zulümleri gören Müslümanlar bile: “Ben böyle Müslümanların dininden değilim” diyenlerden her gün binlercesini görmek mümkün. Hazreti Ali ve Şureyh’in adalete bakışlarıyla “acırsanız acınacak hale düşerseniz” diyen islam maskesi takmış münafıkların adalete bakışları taban tabana zıt.. adalet yoksa din olmaz, adalet yoksa ahlâk olmaz, ahlak yoksa kanunların da bir kıymeti olmaz…

Nereden nereye?

Bu yazı 4 kez okundu